Kategoriler
Doğa ve Yaşam Güncel Haberler Günlük hayat Günün Tarihi iletişim Kişisel makaleler Milli Görüş Toplumsal Konular Türk Tarihi Türkiye üzerine

Ölümsüz Askerler Geliyor

“yarın sorarlar: Allah için ne yaptın? Vatan için, dinin için, insanlık için… Bunun cevabını verebilecek şehitlerimiz, güzel insanlarımız var bizim, ya sizin vatan hainleri, neyiniz var? Korkarak savaşarak, kurduğunuz hain pusular yarın size sonsuz ızdırap olacak; mutlu ölüp, mutlu dirilemeyeceksiniz!

Yazmayayım diyorum… Kolay değil, ağır bir yük omuzlarda, taşımak hiç kolay değil! Bir şehit ki, vatanın omuzlarında yüceliyor. Vatan güzelleşiyor, anlamlaşıyor. Bayrak alabildiğince kırmızı, her taraf “Allah Allah” nidalarıyla coşmakta, cennet şehidini kucaklamaya hazır ve analarda, babalarda şefaatliğin vereceği huzur…

Ey güzel ülkem! Şehitlerin ev-ev dolaşıyor; kapılarınızı açın, duvarlarınızı yıkın, al-bayraklı şehitlerin geliyor! En güzel elbiselerinizi giyinin, kokularınızı sürünün, dualarınızı okuyun, bugün evlerinize resulün ölümsüz askerleri geliyor. Şahadet şerbetini içmiş, yüreği vatan sevgisiyle taşmış, yiğitler geliyor bugün; öyle kolay değil onları ağırlamak, öyle kolay değil…

Ölümsüz Askerler Geliyor
Ölümsüz Askerler Geliyor

Mehmet Akif’in şiirlerindeki askerler, mısraları yontarak, kıtalara sığmayarak, ordu halinde sıralanmış, Azrail’le karşılaşacakları zamanı bekliyorlar. Duymuşlar ki, “vatanı bölmek isteyenler varmış, her yerde eğlenip-gülüyorlarmış. Sahipsiz sanıyorlarmış bu toprakları.” Ataları vasiyet etmiş “burası vatan toprağıdır, kaderine terk-edilemez!” Yürüyün Mehmetçikler! Umuda, her dağın eteğindeki hainliğe; bir ölüm yıldıramaz bizi, bin ölüm isteriz Allahtan. Yetmezse daha da… Zaman bu zaman, Azrail her yerde kucaklamakta Mehmetçikleri…

Yarın sorarlar, ahirette… Ne yaptın dünyada, diye; ne yapmadık ki, birimiz şehit olurken, diğerimiz üzülüyordu. Bizde ölümsüz olmak istiyoruz diye, yanardık! Küllerimizden anlarlardı, vatanımızı nasıl sevdiğimizi. Ezanlar okunurdu en heybetli yanımıza, dualar kol gezerdi etrafımızda. Bir millet ki tarihe sığmazken, bir dünya nasıl sarar bu vatanın askerlerini. Nasıl kaşları çatılmaz Mustafa kemal’in askerlerinin… Bu nasıl bir şereftir, bu nasıl bir kahramanlıktır. Hangi tarih yazar bu destanı ve hangi yeryüzü kabullenir bu yiğitleri. Bu kadar taşarken içlerinden vatan sevgisi…

Ey güzel ülkem! Şehitlerin ev-ev dolaşıyor; kapılarınızı açın, duvarlarınızı yıkın, al-bayraklı şehitlerim geliyor! En güzel elbiselerinizi giyinin, kokularınızı sürünün, dualarınızı okuyun, bugün evlerinize resulün ölümsüz askerleri geliyor. Şahadet şerbetini içmiş, yüreği vatan sevgisiyle taşmış, yiğitler geliyor bugün; öyle kolay değil onları ağırlamak, öyle kolay değil…

Yazmayayım diyorum… Omuzlarımda ağır bir yük,” bizler şehit olmaya razıyız, sen yaz diyorlar!”

Allah sizden razı olsun… Vatan sağ olsun!

Emre onbey

Yazar emre_onbey

Bir asi adam o. Kapıları olmayan dünyasının, karanlık girmez odalarında yaşayan. Gizemli, ruhani esaretin en yakın zindanında gezen, basit bir adam. Çocukluğunun oyun hikâyeleriyle yaşadığını sanan küçük bir polyannacı/ biraz pinokyo! Bedelini ödediği tek şey yazdıklarında saklı.

Kendi kalemiyle,” ben asla ispatlama gereği duymam kendimi; olmayan bir şeyi, ispatlamak aptallıktır!” diye hayıflansa da, annesi onu” hüzünlü efe” diye anlatır. Yazarken içinde bulunduğu kimlikse, sadece muammadır!

“neden yazdığımı bilmiyorum, ama şayet bir gün neden yazdığımı anlarsam, işte o gün bu işi bırakırım” diyebilecek kadar da cesurdur… Biz, onun hep yazmasından yanayız! En çok kendi hikâyemizi…

“Ölümsüz Askerler Geliyor” için 6 yanıt

Xlord için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.