Kategoriler
Günlük hayat Türk Sineması Videolar

Kutsal Damacana 2 Fragman

Kutsal damacana 1 ile çok güzel bir komedi serisine başlayan Şafak sezer, her ne kadar ilk filmde epey eksiklikler olsada beğenilmesi üzerine serinin 2. filmini çıkarmaya hazırlanıyor. Fragmanı internete düştü bile. Bu yazının üstünde orjinal fragmanı izleyebilirsiniz.

Kutsal Damacana 2 Afişi [orjinal degil]

Ben ek olarak fazladan bir kaç sahne videosu daha ekeyeceğim, ben çok güldüm sizinde hoşlanacağınızdan eminim.

Kutsal Damacana 2 Fragmani – 2

Kategoriler
Günlük hayat Türk Sineması Videolar

Yahşi Batı Fragman – Türkçe

Cem yılmaz, bence Türkiyedeki en yetenekli ve komik insanlardan birisi. Her filmini kötü bile olsa izlerim ki henüz çok da kötü bir filmine rastlamadım. Komedi sahnelendirmeden sinemaya bir kayma gösteriyor son zamanlarda ve bence çokda iyi beceriyor. Türk sinamasında çok kaliteli işlere imza atmakta. Severek ve gülerek izliyoruz. İns beyaz perde de çalışmaya devam eder. Fazla uzatmak istemiyorum fragman’ı izlemek isteyebilirsiniz. [Bu yazının üstünde]

Kategoriler
Güncel Haberler Günlük hayat İnternet Dünyası Türk Sineması Videolar

Recep İvedik 3 / FULL HD ORJİNAL FRAGMAN

Serisinin 2. filmini pek sevmediğim, Recep ivedik tiplemesiyle bir çok kişinin beğenisini toplayan sahan gökbakar, serinin 3. filmi olan Recep ivedik 3 ‘ün fragmanı internete düştü. Dana önce burada fragmanı yayınlamıştım, zamanımın darlığından burada ancak yazabiliyorum. Sizde fragmanı bu yazının üst tarafından izleyebilirsiniz. Beğenip beğenmediğinizi yorum olarak düşerseniz izleyicileride bu konuda yönlendirebilirsiniz..

Recep İvedik 3 / FULL HD ORJİNAL FRAGMAN
Recep İvedik 3 / FULL HD ORJİNAL FRAGMAN

Ben fragmanı çok beğendim :):) 2-3 kere izledim ve her izlemede de güldüm diyebilirim. Yine argo kelimeler olsa da bence recep ivedik tiplemesi çok komik :) Yaktın beni emel sahnesine çok bayıldım hatta. Sizde bi izleyin fragmanı beğeneceğinizden eminim:):)

Bu sıkıntılı günlerde gülmek için iyi bir nedenimiz var bence.

Kategoriler
Geçmiş Tarih Genel Konular Ivır Zıvır Resim galerileri Türk Sineması Türkiye üzerine

Eski Türk Filmleri Afişleri [33 tane]

Yeni arsivime kattigim Eski Türk Filmleri Afişlerini sizlerle paylasiyorum arkadaslar. Hepside harika bunlarin. Eski olduklari icin o zmani dusunerek bazi arkadaslarim yorumlayamayacaktir, ancak o donemi dusundugunuzde film afisleri gayet basarili. Hepside gonullerimizde taht kurmus Artizler :)(: Isterseni gecelim film afislerine.

Kategoriler
Deneme Yazıları Eğitim - öğretim Günlük hayat Günün Tarihi iletişim Öğrenci Konuları Öğretmenlik üzerine Toplumsal Konular Türk Sineması Türkiye üzerine

2009 yapımı olan İki Dil Bir Bavul

2009 yapımı olan İki Dil Bir Bavul ;

Filmin konusunda üniversiteyi yeni bitiren bir öğretmen Kürt Köyüne tayin olmuştur. Bu farklı coğrafyada, öğretmen anlatımda çok zorlanmıştır. Çünkü bu yerinin bile bilinmediği köyde Türkçe bilen bir öğrencisi yoktur. Bir yılını bu öğrencilere Türkçe öğretmekle geçen öğretmen sonunda bunun üstesinden gelir. Eğitim Türkçe öğrendikden sonra, yeniden başlamaya hazırdır. Bu farklı kültürde çok zorluklarla karşılaşan öğretmenin başından geçen bir solukta izleyip, tadı damağınızda kalacak süper bir film.

 
2009 yılının sonuna doğru yine Türk Sinemalarında bir hareketlilik oluşmuş durumda. İki Dil Bir Bavul ise tüm filmlerden ayrı Türkiye gerçeklerine değinen, yönetmenliğini Orhan Eskiköy ve Özgür Doğan’ın gerçekleştirdiği drama bir film. Yaklaşık bir buçuk saat süren İki Dil Bir Bavul filmi izleyenleri büyüleyecek durumda.
 
Herkesin tuhaf gözlerle baktığı Doğu Bölgesinde böyle bir drama film şuana kadar çok nadir yapıldı. Filmin konusu ve akışı çok iyi bağlandığı için izleyiciler bir solukta bitirecek durumda. Oturduğunuz gibi kalkacağınız hissine kapılacağınızdan eminim. İki Dil Bir Davul’un genç yönetmenlerinden bu derece güzel bir film yapılması, bu yönetmenler hakkında ileriye dönük güzel fikirlerimizin doğmasına sebeb oluyor. Sinema severler tarafından yüksek puanlarla bahsedilen İki Dil Bir Davul ;
 
Türkiye’nin en büyük sinema sitesi : sinemalar.com da 7,1/10 puanlamasına sahip.
 
Dünyanın en büyük sinema sitesi ImdB de ise : 7,3/10 puan almış durumda.
 
Ünlü isimler tarafından önerilen film hakkında bir görüş şöyle ;
 
“Tam da şu sıralar seyretmemiz, seyrettirmemiz gereken bir film” Yıldırım Türker / Radikal.
 
İyi Seyirler.

Mustafa GÜLŞEN

Kategoriler
Genel Konular Günlük hayat Günün Tarihi Sinema Dünyası Toplumsal Konular Türk Sineması Türkiye üzerine

Nefes rekor kırdı

Nefes filmi, üç günde toplam 334 bin 215 izleyiciyle rekor kırdı.

Vizyona gireli 3 gün olmasına rağmen dolduran sinemaseverler Nefes filmine büyük ilgi gösterdi.

Irak sınırında görevli 40 askerin destansı öyküsünün anlatıldığı Nefes filmi 3’üncü günüde 334 bin 215 izleyici rakamına ulaştı. Nefes böylelikle bu yaz gösterime giren filmler arasında hafta sonu en iyi açılış yapan film rekorunu kırarak büyük bir başarıya imza attı.

Güneydoğu'da yaşanan terörün anlatıldığı film, gerçeklere dayanması ve çarpıcı sahneleriyle dikkatleri çoktan üzerine çekti bile. Şimdiden sosyal paylaşım sitesi Facebook'ta fragmanları milyonlarca kişi tarafından izlendi. Çekimleri iki yılda tamamlanan filmde ünlü bir isme yer verilmezken, konservatuvar mezunu 40 genç oyunu, Nefes'in oyuncu kadrosunu oluşturdu.

Kaynak

Kategoriler
Amerika üzerine Dünya ülkeleri Günlük hayat Hollywood Kişisel makaleler Sinema Dünyası Tarih Makale Toplumsal Konular

Amerika siyahi bir başkana çoktan hazırdı

Yıllardır Amerikan filmlerini izleyen biriyim. Amerikan taraftarı olduğum için falan değil aslında, sadece Hollywood’un hızlı, hareketli tarzını sevdiğim için… Hollywood yapımı filmlerin hepsinde, Amerika kötü adam rolünde olsa bile her zaman kendisinin reklamını yapar. Amerikan bayrağı hemen her Hollywood yapımında muhakkak birkaç kez dalgalanır. Amerikan silahlı kuvvetleri salgın hastalıklarda bile 112 acil yardım ekibi gibi tanklar, helikopterler, bir sürü üst rütbeli asker o bölgeyi karantinaya alır ve ordu bir anda salgın hastalığın olduğu bölge sanki ele geçirilmiş bir toprak parçası gibi kendini konumlandırır. Bunlar bir ülkenin ulusal ve milli güvenlik koordinasyonu açısından halkına verdiği önemi göstermek için bence olağan şeyler. Olması da gerekli diye düşünüyorum açıkçası. En çabuk en hızlı ve hareketli bir biçimde kahramanlık edalarıyla süslenerek seyircinin izleme menüsüne koyulur.

Hollywood yıllardır filmlerinin bir kısmında felaketleri konu alır. Bir kısmında uzay projelerini seyirciye sunar. Bir başkasında yukarıda anlatmaya çalıştığım gibi bilinmeyen hastalıkları karantinaya alan bir askeri gücün hikayesi anlatılır. Rambo gibi filmlerde dünyanın bir ucunda da olsa kahramanlık destanları yazılır vs vs. Bence bu filmlerin ortak bir yönü var. Belki seyirci de bunun farkında. Amerikan halkının vazgeçilmez bir parçası ve kültürü olan zenciler hemen hemen bütün Hollywood filmlerinde muhakkak rol almışlardır. Ama iyi ama kötü, ama lider ama bilim adamı, herneyin canlandırılması gerekiyorsa muhakkak beyaz perde de Hollywood zenci bir aktörünü kullanmıştır. Bundan sonra da kullanacaktır. Hollywood bazı filmlerinde bir zenci aktörü başkan dahi yapmıştır. Mesela ARMEGEDDON filmi. Bu filmde Amerikan başkanı bir zenciydi hatırlarsanız.

Şimdi! Gerçek hayata baktığımız zaman Amerika yavaş yavaş zenci bir vatandaşını liderliğe hazırlıyordu zaten. Amerikan Genel Kurmay Başkanlığı, Genel Sekreterlik, üst düzey askeri yöneticilik yapmış bir zenci. Colin Powell. 35 sene profesyonel askerlik geçmişi olan Powell, bu sürede, sayısız komutanlık ve kurmaylık görevlerinde bulundu ve general oldu. Aralık 1987’den Ocak 1989’a kadar Amerikan Başkanı’nın Ulusal Güvenlik İlişkileri Danışmanlığını yaptı. Daha sonra, 1 Ekim 1989’dan 30 Eylül 1993’e kadar Savunma Bakanlığı’nın en yüksek askeri pozisyonu Genelkurmay Başkanlığı yaptı. Bu süreçte 28 kriz yönetti. Bunlara 1991 Çöl Fırtınası Harekatı da dahil. Powell, ABD Başkanı George W. Bush tarafından 16 Aralık 2000’de Dışişleri Bakanlığı’na aday olarak gösterildi ve ABD Senatosu tarafından oybirliğinle onaylanmasının ardından, 20 Ocak 2001’de 65. Dışişleri Bakanı olarak yemin etti. 26 Ocak 2005’te görevini bıraktı. Bill Clinton, George W. Bush, hatta Ronald Reagan’la çalıştı. Son dönemde ise Bush, Dışişleri Bakanlığı görevini Condoleezza Rice isminde bir zenci bayana verdi. Ve şimdi bakıyoruz Amerikanın en tepesinde, dünyanın en medyatik en göz önündeki başkanı bir Kenya kökenli zenci: Barack Hussein Obama. Sizce Amerika gibi sistem üzerine kurulu bir devletin bunları sıradan ve sadece halk seçtiği için mi bugün Beyaz Saray’da bir zenci başkan oturuyordur? Bence bu tartışılır, hem de çok tartışılır. Tartışılacak başka bir konu daha var. Obama’nın yemin törenine milyonlarca insan katıldı. Milyarlarca insan televizyondan, internet üzerinden Obama’nın yemin törenini izledi. Benim aklıma bazen şöyle birşey de takılıyor. “Acaba bu kadar insan Obama’nın başkan olmasını mı kutluyor, yoksa George W. Bush’un gidişini mi?” Bush’un yaptıkları ortada. Yeni başkana ciddi bir enkaz bıraktı. Açıkçası dünyanın anasını ağlattı gitti. Obama ne yapacak. Biraz zaman vermek gerekir. Ama oda boş durmuyor, kıpırdanmaya başladı bile. Çünkü acil çözümlere ihtayaç duyan bir sürü problem var. Sempatik olmak yetmiyor, kaldırılmayı bekleyen bir dünya enkaz var ortada.

Ne garip tesadüf ki, BEYAZ SARAY’ın inşaasında Barack Obama’nın ataları inşaat işçisi olarak çalışmışlar. Bugün onların torunu olan Obama, dedelerinin yapmış olduğu o BEYAZ SARAY’da başkan olarak oturuyor. Belki de tarih yavaş yavaş Amerika’dan intikam almaya başlayacak. Yarın KIZILDERİLİLER Amerikan başkanlığına neden aday olmasınlar. Hatta o koltuğa neden oturmasınlar. Şimdi bunu okurken aklınıza belki de şu gelebilir. Amerika’ya başkan olmak öyle herkesin harcı değil, KIZILDERİLİLER hiç mümkün değil diyebilirsiniz. Ama unutmayın ki, Avustralya’nın yerlileri olan Aborjinler Avustralya meclisinde ve yönetiminde temsil ediliyorlar ve oy kullanma hakları var. Belki benim bilmediğim başka siyasi haklara da sahiptirler. Neden KIZILDERİLİLER Amerikaya başkan olmasınlar. Onlar da Amerika’nın yerlisi değiller mi?

Konuyu toplayacak olursak, Amerika yıllardan beri en iyi tanıtım faktörü olan filmlerle zenci vatandaşlarını üst seviye rollerde hep kullandı. Daha sonra o filmlerde canlandırıldığı gibi gerçek hayatta zenci vatandaşlarına çok önemli uluslararası görevler verdi. (Genel Kurmay Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığı, dünyanın önemli noktalarında üst düzey komutanlıklar, diplomatlıklar vs.) Ve bugün Barack Obama ABD başkanı. Bence Amerika siyahi bir başkanı çoktan istiyordu ve hazırdı zaten… Yemin töreni bunu gösterdi bence… Bundan sonra ne yapacak. Veya ondan neler isteyecekler. Amerika’yı ABD başkanı yönetir. Bunu herkes biliyor.

Peki ya başkanı yönetenler kimler sizce?

Kategoriler
Genel Konular Sinema Dünyası Türk Sineması

Türk Komedi Sineması Nereye Gidiyor?

  Türkiye’de izlenime girdiğinde gişeleri altüst eden film türleri genelde Türk komedi filmleri oluyor fakat ne yazık ki üretilen komedi filmlerinin yüzde seksen beşi boş.
   Bu türlerin başını Recep İvedik çekiyor.İnsanları küfürle güldürmeye çalışan bu film sinemayla içli dışlı olan insanlar için tam bir hayal kırıklığı.Sadece malum film değil bunun gibi bir çok örnek var bunlardan size bahsedeyim.
  Destere;büyük umutlarla bileti alıp salona girmiştim.Film başladı.İlk başta Peker bey küfür ederek insanları güldürmeye çalıştı.Bazı kişiler özellikle çocuklar bu küfürlere kırıp geçildiler.Fakat bende herhangi bir mimik hareketi yok öyle filmin ilk yarısını izledim.İkinci yarısında isyan ederek sinema salonundan çıktım.Alttaki alışveriş merkezinden bir film satın aldım ve onu izledim.O film için hem zaman hem de para kaybettim.
  Avanak Kuzenler;belki bir şeyler çıkarmışlardır diye dvd’sini almıştım.Evde oturdum film başladı.Yirmi dakka sonra midem bulanarak filmin dvd’sini çöpe attım.
  Çılgın Dershane;bomboş bir film.Erotizm,küfür,salakca espiriler katarak bir film yapmaya çalışmışlar ama bana hiç bir şekilde zevk verdiğini söyleyemem.
  Günümüzde de saygı duyulucak komedi filmleri de yok değil.Ferhan Şensoy’un Son Ders’i bana komedi,hüzünü aynı anda yaşattı ve gerçekten çok hoşuma gitti.Bayrampaşa Ben Fazla Kalmayacağım eğlenceli vakit geçirtti ve gerçekten bana ders çıkaracak şeyler gösterdi. Fakat her zaman ki gibi absült filmler onlardan daha ön plana çıkmayı başardı.
  Nerde o eski komedi filmleri değil mi arkadaşlar?Kemal Sunal,Şener Şen,Adile Naşit,Münir Özkul ve daha ismini sayamadığım yüzlerce yüce usta.Keşke tekrar bir araya gelseler bizlere Hababam Sınıfı gibi Neşeli Günler gibi filmler yapabilseler.Koltuğumdan kalkmadan hayatımın sonuna kadar onları izlerim…

 Alaattin Cem Özdemir