Kategoriler
Azerbaycan üzerine Biyografi Doğu Türkistan Eğitim - öğretim Gazeteci Geçmiş Tarih Genel Konular Kafkaslar Şair şiir edebiyat Şiirler Türkiye üzerine Yazar

Masal !

MASAL

Perdeler inince gece yarısı,
Yorgun bedenimde güzel ellerin
Bana bilmediğim bir beni söyler
Beni kelimeler yepyeni söyler:
Perdeler inince gece yarısı.

Rûhuma sesinin diri şarkısı
Ürperişler verir, sıcak ve serin…
Sevmiş yüreğime derdini söyler;
Bilir ki doyamam, kendini söyler:
Rûhuma sesinin diri şarkısı.

Dinlediğim engin su şırıltısı,
Doldurur ömrümü, rû’yâlı, derin…
Yaşayış denilen şi’rini söyler,
Dünyâmızdan öte bir yeri söyler,
Dinlediğim engin su şırıltısı.

Perdeler inince gece yarısı,
Benim için aydınlanır gözlerin.
Bin bahar içinden birini söyler,
Çayır, çimen gibi bir ninni söyler:
Perdeler inince gece yarısı…

A. YAĞMUR TUNALI

(Türk Edebiyatı; Şubat 1997)

Arvis-Sorumlu: Yakup Icik

Kategoriler
Doğu Türkistan Genel Konular Günlük hayat Kişisel makaleler Milli Görüş Tarih Makale Türkiye üzerine

Türk Dünyası!

Orda Bir Türk Var Uzakta…

Orda bir Türk var uzakta,
O Türk bizim soylumuzdur.
Bilmesekte, yardım etmesekte,
O Türk, bizim soylumuzdur!

Anaları feryat eder orda,
Askerleri, sapıktır dağlarda!
Duymamazlıktan gelsekte,
o Türk bizim soylumuzdur!

E kardeşim, Türkiye’nin bugün zihniyeti bu değil mi? Gitme, yardım etme, görmemezlikten gel hatta yeri geldiğinde sat hatta ve hatta sattığın halde destek bekle!

Adamlara, yani Türk dünyasında başka Devletler’in topraklarında yaşayan esaret altında ki Türkler’e, yıllardır yaptığımız kıyaklar, üstte yazdığım dörtlükler gibi. Tabi ben çevirme yaptım ama, olsun…

Şimdi, o ” uzaklarda yaşıyorlar. ” diyipte, Brezilya’ya gidenlerin ve Azerbaycan’a gitmeye üşendikleri yerde yaşayan Azeri Türkler’i kimlerdir, nerelerde yaşarlar ve durumları nelerdir onları inceleyelim;

KARABAĞ SORUNU VE AZERİ TÜRKLER’İ

Karabağ sorunu denildiğinde akla hemen Hocalı katliamı gelir. Bu katliam, Rus ve Ermeni tarihinin en iğrenç noktasıdır. İki Millet’in, birlikte nasıl çirkinlikler yapabileceklerinin kanıtıdır.

Karabağ’da, onca katliam ve uluslarası hukuk gibi bir kavramın hiçe sayılarak hukuk dışı hareketler yapılmasına rağmen Azeri Türkleri’nin nüfusu az değildir. Hocalı katliamını biraz detaylandıralım. Ondan sonra bahsettiğim gibi ne kadar çirkinleştiklerini görelim;

Hocalı’da canını zor bela kurtarmış ve bugün hayatta olan yaşlı amcaların anlattıkları ile Avrupalı gözlemciler, bir rapor hazırlamıştır. Bu raporda, bir de Rus askeri vardır tanık olarak. Tabi kimliği gizlidir. Rapor başta Avrupa ülkeleri olmak üzere pek çok yerde yankı bulmuştur. Ancak Avrupa konseyinde Avrupalıların gösterdikleri çabanın onda birini ancak Türkiye göstermiştir. Buna rağmen Türkiye’nin Azerbaycan’dan yeri geldiğinde destek istemesi son derece çıkarcı bir davranıştır.

Katliamın yapıldığı sabah, tanıkların ağzından;

” Katliamdan bir gün önce, Hocalı’nın dünya ile iletişimini sağlayan her türlü teknolojik gereç etkisiz hale getirilmişti. Rus ve Ermeni askerleri Hocalı’nın çıkışlarını tutmuştu. Biz az çok durumu anladık. Halk tedirgindi. Sabah olduğunda Rus ve Ermeni askerleri Hocalı’ya girip sayısız insan öldürdüler. Hamile kadınların canlı canlı karnını yardılar. Gençlerin kafalarından top ve kale direği yapıp oynadılar ( Amerika’nın Irak’ta yaptıklarına ne kadar benziyor değil mi? ). Fırınlarda insanları yaktılar ( Bu da Ermeniler’in kurtuluş savaşı dönemimde yaptıklarının aynısı! ). ”

Evet, belki bu katliamlar Sovyetler döneminde yapıldı. Ancak, kominist rejim değişsede, ne Rusya’da, ne de hükümetler değiştiren Ermenistan’da hiçbir şey değiştirmedi.

Kafkaslar’da azımsanmayacak etkinliğe sahip İran ise, güney Azerbaycan’da bir asimilasyon politikası gütmektedir. İran’ın kuzeyinde, Azerbaycan’ın güneyinde yer alan İran Azerbaycan’ın da 30 Milyon Türk’ün yaşadığı bilinmektedir. Çoğu kişinin, ” İran’da ki Azeri Türkler’i benliğini unutmuş, kendisi Farsi hissediyor. ” gibi araştırmadan yoksun cümleler sarfetsede, İran’da Türkler’i hamam böceği olarak gösteren karikatürden sonra meydana gelen olaylardan haberleri olmadığındandır.

Ama çoğu kişinin haberi yoktur.

İran ile Türkiye’yi her daim birbirine düşürme politikaları güden Avrupalılar, hamam böceği karikatürü çizildiğini Türk medyasına yansıtmış, İran ile Türkiye’nin arasını bozmaya çalışmıştır. Lakin, bundan sonra meydana gelen olayları medyaya yansıtmamaların nedeni, Türk Milletin de, bir kin duygusu yaratmaktır.

Peki nedir ” o ” olaylar?

Hamam böceği karikatüründen sonra İran’da ki Azeri Türkler’i müthiş bir tepki vermiştir. Farsiler’in yoğun olarak yaşadığı yerler de özellikle sokaklara dökülen Türkler, arabaları yakıp parçalamışlar, ” Bozkurt ” işaretleri yaparak yaşadıkları heryerde eyleme imza atmışlardır.

İlginç olanı, Ahmedinejad bu olaylardan sonra herhangi bir müdahalede bulunmamıştır.

Bu olaylar meydana geldiğinde, Azeri Türkler’i, derneğimize olayların resimlerini ulaştırmış, biz de aynısını medya kuruluşlarına yollamıştık.

Sonuç, ilgilerini çekmemiş olmalı ki (!) olaylara yer vermediler.

Kısacası, İran’ın kuzeyinde ki ipler elimizdedir. Ancak bunun kullanılmadığını görüyoruz. Son olarak Güney Azerbaycan için yayın yapan soydaşlarımızın kanalı İran’ın isteği üzerine Türkiye’de yasaklanmıştır.

BALKAN TÜRKLERİ VE MACARLAR

Balkan Türkler’i, Türk Dünyası’nın diğer bölgelerinden farksız işkencelere maruz kalmıştır. Bunların en önemlisi, Bulgaristan’da yaşayan Türkler’in, yıllarca maruz kaldığı sıkıntılı yaşamdır. Bugün Bulgaristan asimilasyon politikasını bir nebze olsun azaltmıştır. Ancak, hiçbir şekilde Türk düşmanlığından vazgeçmemiştir. Son zamanlarda meydana gelen Türkler’e ait balıkçı teknelerini kurşunlamaları da buna güzel bir örnektir.

Gelelim Macarlar’a, Nihal Atsız onlardan ” kardeş Macarlar ” şeklinde bahseder. Öyledirler.

Özellikle resmi tarih kitaplarının saçma dayatmaları vardır. Örneğin Hristiyan olan Türk, kısa sürede asimile olmaya mahkumdur, en iyi Türk müslüman Türk’tür gibi…

Ancak Macar Türkler’i ve Gagavuz Türkler’i bu saçma dayatmayı bitirebilecek kapasitede kanıtlardır.

Macarlar Türk olduklarını unutmamıştır. Dünya’da ilk Türkoloji bölümünün açıldığı, ilk Turan dergisinin çıkarıldığı ülke Macaristan’dır.

Gagavuz Türkler’i, Hristiyan olmalarına rağmen en eski Türk geleneklerini adeta aynaya yansımasıdır. Türk kimliklerini kaybetmemişlerdir.

Bulgarlar’ın tamamının Hristiyan olduğunu iddia edenler de bu sözlerini araştırmadan yoksun bir şekilde sarfetmektedir. Rusya ve Ukrayna’nın bazı kesimlerinde müslüman Bulgar Türkler’i yaşamaktadır. Hristiyan Bulgar olupta Türk kimliğini unutmayanların sayısı az değildir.

Bir de Yahudi Türkler vardır. Bunlara ” Hazar Türk’ü ” denir. Türk özelliklerini hiçbir şekilde kaybetmedikleri gibi, İsrail ile aralarında duygusal bağ yoktur. Zaman zaman kin duygusunun öne çıktığı durumlarda yaşanır. Bir Çeçen sitesinin; ” Mossad, Türk istihbaratı tarafından bir operasyon ile Kafkaslar’da etinliğini kaybetti. ” iddiası vardı. Ne kadar doğrudur buna araştırmacılar karar verecektir, ancak böyle bir durum olduğunda Hazar Türkleri’nin etkinliğinin az olduğunu düşünemezsiniz.

Yine bazı politik-istihbarat konulu araştırmalarda, Hazar Türkleri’nin, Mossad’a İsrailoğullarından mış gibi sızdığını iddia edenler vardır. Aynı araştırmada bundan zaman zaman Türk istihbaratının da yararlandığı iddia edilmektedir.

RUSYA’DA YAŞAYAN TÜRKLER’İN DURUMU

Kimi sayımda 50, kimi sayımda ise 30 Milyon Türk soydaşımızın Rusya’da yaşadığı bilinmektedir. Ancak, bu yaşam zaman zaman dram halini almıştır.

Sadece 1800′lü yıllardan sonra gelen Orta Asya’da Rus hakimiyeti döneminde, 1 Milyon’un üzerin de Türk katledilmiştir. Öyle ki o zamanlardan kalma bazı videolar da, işçiye sözler, vaatler verip sonunda iktidara gelen Kominist yönetimin, sadece Türkler’i değil kendi insanlarını da katledikleri görülmektedir. Bunların büyük çoğunluğunu Rus işçilerinin ve köylülerinin oluşturması da hazindir.

Yine Orta Asya’da, Rusya’da yaşayan veya yaşamış olan Türkler’in soyadlarının Rusça ekler almış olması da bence apayrı bir dramdır.

Bugün Türkiye’de durum oldukça farklıdır.

Soyadlarını herkes, soyadı kanunu çıktığın da özgürce alabilmiştir.

Milletvekili Ahmet Türk’ün dedeleri kanunun çıktığı dönemde kendi istekleri ile ” Türk ” soyadını almıştır. Bununla beraber içinde Türk olan soyadlarına sahip Kürt sayısı da az değildir.

Ayrıca, soyadları Kürtçe veya başka dillerde olanlarda vardır.

Önce Hrant Dink’in öldürülmesini doğru bulmuyorum deyip, daha sonra soyadı kanununu eleştirip, herkes istediği dilde soyadı kullanabilmelidir gibi aydınlık palavraları atanlar, az önce Hrant Dink derken ayrıntıya dikkat etmeyenlerdir.

Yani, Ermeniler’in isimlerine bakın;

Hrant Dink

Bir de çarşı grubunun başında ki Ermeni vatandaş, adını unuttum…

Bunlar Ermenice isim soyisim kullanmıyorlar mı? Kullanıyorlar.

O halde hani soyadı konusunda Türkiye’de özgürlük yoktu?

İşte, Türkiye’de Ermeni veya Kürt vatandaş kendi adını ve soyadını kullanabilir. Ancak bir Azeri Türk’ü kullanamaz. Soyadında mutlaka Rusça ekler vardır.

Bir de, Sibirya’da çoğunluk olarak yaşayıp, Rus göçleri ile azınlık durumuna düşmüş olan Yenisey Türkler’i vardır.

ÇİN’DE YAŞAYAN TÜRKLER

Çin’de yaşayan Türkler’den bahsetmek için, Uygurlar’ın çektiklerine mutlaka değinmek gerekir. Benim Türkistan’da ki son olaylardan aylar önce Türkistan’da yaşanan zulmü anlatan makalemi okursanız, Uygur Türkleri’nin çektiklerini anlayabilirsiniz.

Yalnız Çin’de yaşayan sadece Uygur Türkleri değildir. Kazak soydaşlarımız başta olmak üzere çeşitli Türk boyları da vardır. Bununla beraber Çin içlerin de unutulmuş mahalleler de sefalet içerisinde yaşayan Hunlar’da bulundu.

Doğu Türkistan bölgesinde, 10.000′den fazla Çin askeri vardır. Bununla beraber Uygur Türkleri, kendi topraklarından çıkarılan yeraltı kaynaklarından komik rakamlar haricinde pay almamaktır.

Türkistan’da Çin’in kömür ihtiyacının %80′i giderilmektedir.

Bununla beraber, Türkistan’a sırf uydurma olan Sincan adı verildiği için ” De Facto bölge ” diyecek kadar Türk ruhunu kaybedip doğal olarak alçalmış insanlar-da-vardır!

Bu kimseler, uçağa kement atacak kadar ” de facto ” olmayan Osman Batur’dan ve onların torunlarından habersizdir! Bu kişilerin beyinleri ” De Facto ” durumundadır.

Yine, Uygur Türkleri’ni ABD’nin kışkırtmasına geliyor diyerek, kendi politikalarının yetersizliğine, tıkanmışlığına çare bulmaya çalışan densizler de toplumun içerisinde gezinmektedir.

Bunlara da soruyorum; Osman Batur’un karakterine sahip kaç tane Amerikan maşası gördünüz?

Amerika’nın maşası olupta, Osman Batur karakterine sahip bir kişi bile yoktur.

Bunların temelinde Rabiya Kadir adlı Uygur Türkü’nün olduğu ve Amerika’nın maşası olduğunu iddia edenler, Rabiya Kadir’in sürgüne gönderildiği ABD’de kendisine kalp ilaçlarının bile verilmediğini bilmezler.

Rabiya Kadir Amerikan Maşası olsa, kalp ilaçlarını alamaz mıydı?

Alırdı.

Ama maşa değil, maşa olan kalp ilaçlarından öte Nobel alıyor bu dünya’da!

” Ermeni ve Kürt soykırımı var. ” diyen Orhan Pamuk, Devlet arşivlerinin ve Türk araştırmacılarının tezlerini yoğunlaştırdığı dönemler de neden ortadan kayboluyor?

Çünkü kendisi ABD maşasıdır ve bunun ödülünü de nobel ödülü almıştır.

Tebrik ederiz (!)

Orhan Pamuk ile benim bile bilgisayarımda bile bulunan, Ermeni çetecilerinin 6-7 metrelik oluşturdukları duvarlara beraber bakalım. O duvarlar nasıl oluşuturulmuş biliyor musunuz?

Türk kafatasları ile!

Neyse, konu Mançurya dolaylarında açıldı, Sivas dolaylarına uzadı!

Uzatmayalım.

KUZEY IRAK TÜRKLERİ

Kuzey Irak Türkleri’nin yaşadığı ortamı iyi analiz etmek gerekir.

Bölgede, en büyük iki Kürt aşireti Barzani ve Talabani aşiretidir. Barzani aşireti, Osmanlı zamanların da her savaşta ve isyanda Osmanlı’nın yanında yer almıştır. Talabani ise her türlü isyan ve savaşta Osmanlı’nun karşısında ki güçlere destek vermiştir.

Barzani ve Talabani aşiretleri, bu yüzden sürtüşmektedir. Bu sürtüşmeden Kürtler kadar Türkmenler’de zarar görmüştür. Türkmenler’i anlatan bir şiir, Türkmenler’in Saddam zamanın da yaşadıklarını biraz olsun aktarıyor;

” Türkmenem demişem, Türkçe söylemişem, eskiyaka’da kurşuna dizilmişem… ”

Bir de türkü vardır;

” Yıktılar kalamızı, sürdüler balamızı, daha can boğazdayken, çektiler sal’amızı… ”

Bugün Kuzey Irak’ta 2.5 Milyon Türkmen yaşadığı bilinmektedir. Buralar önceki dönemler de Türkmen yoğunlukta idi.

Ancak, Kürtler’in zulümden kurtulur kurtulmaz oralarda ki Türkmenler’e yaptıkları, Saddam’ın yaptıkları ile birlikte Türkmenler sayıca çok azalmıştır. Ancak, buna rağmen buralar bizimdir ve her katliama rağmen öyle kalacaktır.

Gördüğünüz gibi, ayrıntısı ile anlatmadığım halde Türk DÜnyası büyük zulümler çekmiştir. Rusya-Çin-ABD-İngiltere gibi emperyalist sömürgeci Devletler’in Türk Dünyası üzerinde ki politikaları bellidir.

Örneğin, Türkiye-Azerbaycan birleşmesine karşın Karabağ’ın işgal edildiğini düşünmekteyim. Özellikle Kurtuluş Savaşı dönemin de, Ulu Önder’in iki soydaş ülke arasında sağladığı bilinçli ortam, bu işgali hazırlamıştır…

Her fırsatta kendi haklarından bahsedip;

” Türkçe yoktur, Türk Milleti yoktur! ” gibi saçmalıklar ile Millet’i yanıltmaya kalkan aydınları, tez bile olamayacak saçmalıkları çürütüldüğü için hapse atmak, koministlerin bile desteklemesi gereken bir durumdur.

Çünkü bu ” Halkların Kardeşliği ” hayaline aykırı değil midir?

Önce bana Türk yoktur de, sonra da biz seninle kardeş olacağız de.

Bize düşen;

TANRI TÜRK’Ü KORUSUN!

demektir.

Esenlikle…

Kategoriler
Doğu Türkistan Günlük hayat Kafkaslar

Doğu Türkistan’da katliam

Türkiye dışında en fazla Türk nüfusunun yaşadığı yer neresidir bilir misiniz? Doğu Türkistan … Bugün, üzerlerinde uygulanan bütün soykırım politikalarına rağmen, Doğu Türkistan ’da 38 milyon civarında Uygur Türkü yaşamaktadır. Uygur Türkleri , Hun , Göktürk , Uygur ve Karahanlı devletlerini kuran büyük bir kültür ve medeniyetin torunları ve bizim yakın akrabalarımız, soydaşlarımızdır.
Urumçi ’deki katliam esnasında, bir Uygur Türk kadının elinde salladığı ‘Gök Bayrak’ a dikkat ettiniz mi? Bu bayrak, rengi haricinde bayrağımızın aynıdır. Esasen, Türk Milleti ’nin ‘atayurt’ coğrafyasının en mümtaz yerinde, Doğu Türkistan ’da bulunan Uygur Türkleri , ‘Türklük şuuru’ na en fazla sahip Türk unsurudur.
***
Doğu Türkistan , Yakup Han zamanında (1820-1877) Osmanlı İmparatorluğu ’na kendi isteğiyle bağlanmıştı. Yakup Bey , Osmanlı Sultanı Abdülaziz ’e oğlu Yakup Han Töre ’yi (Hoca Töre ) yollayarak yardım talep etti. Abdülaziz Han , Hoca Töre ’nin talebi üzerine Doğu Türkistan ’a bir gemiyle asker ve silah göndermiştir. Yakup Bey , Sultan ’ın verdiği ‘emîr’ unvanıyla hâkimiyeti altındaki topraklarda, Osmanlı Sultanı Abdülaziz Han adına hutbe okutarak para bastırmıştır.
Ne yazık ki, ‘Can Doğu Türkistan’ , Yakup Bey ’in vefatı üzerine 1878’de Çinliler tarafından istilâ edilmiş; ancak 1930’lardan itibaren, işgali kabul etmeyen Uygur Türkleri , Kumul , Turfan ve Hoten savaşlarından sonra 1933’te ‘Şarkî Türkistan İslâm Cumhuriyeti’ ni, 1944’te de ‘Şarkî Türkistan Cumhuriyeti’ ni kurmuşlardır. 1949’daki komünist Çin işgalinden sonra bu atayurt topraklarına ‘Şincan Uygur Özerk Bölgesi’ adı verilmiştir. 1949’dan bu yana tam 60 yıldır Doğu Türkistan Türkleri , Uygurlar , Çin ’in işgali, esareti ve mezalimi altında inim inim inleyerek yaşamaya çalışmaktadır.
***
Uygur Türkleri ’nin önderlerinden, yakın dostum merhum İsa Yusuf Alptekin , ‘Doğu Türkistan Türkleri, bugün ya sessizce eriyip tarih sahnesinden silinme veya topyekûn ayaklanıp kahramanca ölme gibi bir tercih ile karşı karşıya bırakılmışlardır’ demişti.
Bugün Urumçi ’de, Çin Ordusunun ve paramiliter Çinlilerin Uygur Türkleri üzerinde uyguladıkları katliam bütün dünyanın gözleri önünde cereyan etmektedir. Resmen ilân edilen ölü sayısı 156 olmasına karşılık, alçakça şehit edilen Türk sayısının 1000’in üzerinde olduğu ve tutuklanan 6000 Uygur gencinin ‘ölümle’ ile tehdit edildiği bilinmektedir.
Çinli Vali , zulüm karşısında ayaklanan Türkler ’in idam edileceğini söylerken, bir taraftan da bölgedeki göçmen Çinlilere teminat vermektedir.
Aslında Doğu Türkistan ’da yaşanan sadece ‘katliam’ değil, aynı zamanda acımasız bir ‘soykırım’ dır. Müslüman Türkler nükleer denemelerde kobay olarak kullanılmakta; doğum yasağı ve mecburî kollektif kürtajla bebekler katledilmekte; insanî hayat hakkı ve hürriyet isteyen herkes yargısız infaz edilmekte; bölgeye her yıl plânlı olarak Çinli militan göçmenler yerleştirilmekte; yüz binlerce genç çalışma kamplarında işkence edilerek zorla çalıştırılmakta; kısaca her türlü insan hakkı fütursuzca çiğnenmektedir.
***
Dünyada en ucuz şey Türk kanıdır… Bunu kahrederek söylemiyoruz. Hele kan ırkçılığı peşinde hiç değiliz. Lâkin, tarihimize de, bugüne de bakarsanız bu tespitin ne kadar doğru olduğunu görürsünüz. Yüzyıl önce tehcir edilen Ermeniler ’in hesabı sorulurken, PKK teröristlerinin katli ortaya atılırken; Rumeli ’de Kafkaslar ’da, Orta Doğu ’da katledilen milyonlarca Türk ’ten hiç kimse söz etmiyor. ABD işgalinden sonra öldürülerek ve göç ettirilerek ortadan kaldırılan 800 bin Irak Türkü sahipsiz kaldı.
Düşününüz bir kere… Doğu Türkistan ’da yaşananların binde biri dünyanın bir başka bölgesinde yaşansaydı ne kadar büyük tepkilere sebep olurdu? CNN International dünkü haber bülteninde Çin ’deki sel felâketinde ölen 20 Çinli için gözyaşı dökerken, Urumçi ’deki katliamın sözünü bile etmiyordu.
Bizim medyamızda dahi bu acımasız katliamı ‘Etnik Çatışma’ başlığı altında verenler, Çinli katliamcılarla şehit edilen Uygur Türkleri ’ni aynı kefeye koyanlar olmuştur.
***
Dün kendisiyle görüştüğümüz Dünya Uygur Kurultayı başkan yardımcısı Seyit Tümtürk , Uygur Türkleri ’nin lideri Rabia Kader ’in Vaşington ’dan Ankara ’ya getirilmesini ve yapacağı Basın Toplantısı ’yla Uygur Türkleri ’ne hitap ederek normale dönüşün sağlanmasını teklif etti. Biz de bu teklifi olumlu karşılıyoruz.
Şunu altını çizerek belirtelim ki, Çin ile ilişkilerimizin bozulmaması adına Türkiye olarak bu katliam karşısında sessiz kalırsak, Türk Milleti ve tarih önünde sorumlu oluruz. Bu konuda Başbakan Erdoğan ’ın ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu ’nun tepkilerini müspet karşılıyoruz. Ancak, tepkinin bunun da ötesine taşınması lâzımdır.
Merhum İsa Yusuf Alptekin ’in vefatından önceki son yazısı şöyle bitiyordu: ‘Doğu Türkistan meselesi, insanlık adına halledilmedikçe ve renkleri solan insanların ülkesinde hürriyet güneşi doğmadıkça, alınlarında kara bir lekeyi daima taşıyacaklardır. Gönül arzu eder ki, Doğu Türkistan meselesinin halledilmesi dâvâsında öncülük şerefi Türkiye’nin hakkı olsun.’
Hepimizin bu temenniye iştirak etmesi lâzımdır.

Buradan Alintidir

Kategoriler
Doğu Türkistan Dünya ülkeleri Kafkaslar

Müslümanlar’a zulüm

Çin’in Tibet’e yönelik baskısı sürekli artıyor. Pekin’in desteklediği kanlı olayların temelinde de Müslüman Uygurlar’a yönelik baskı ve zulüm var. Bölgede yaşayan Müslümanlar’ın tek dileği vahşetin son bulması

Çin’ in yıllardır asimile etmeye çalıştığı Uygurlar arasındaki gerilimin uzun bir geçmişi var. Müslüman olan Uygurlar kendilerini kültürel ve etnik olarak diğer Orta Asya milletlerine yakın görüyor. Resmi olarak Sincan, Çin tarafından 1949’da özerk bir bölge olarak tarif ediliyor, tıpkı Çin’in güneyindeki Tibet gibi.

İşkencenin sonu ölüm
Pekin yönetimi, Tibet’e uyguladığa baskıyı artırırken Uygur militanlarını da bağımsız bir devlet kurmak amacıyla şiddet kampanyası yürütmekle suçluyor. Geçen 10 yılda çok sayıda Uygurlu hapse gönderildi ya da sonu ölümle sonuçlanan işkencelere maruz kaldı.

Sorumlu ben değilim
Çin’in olaylardan sorumlu tuttuğu Uygur Amerikan Derneği Başkanı Rabia Kader, suçlamaları reddetti. Hala ABD’de yaşayan Rabia Kader, "Yalnızca Çin’deki ailemi uyardım" diye konuştu.

Ailemi uyardım
Protesto eylemlerinin yapılacağını internetteki Uygur ve Çin sitelerinden öğrendiğini belirten Kader, ailesinden birinin bu olaylar içinde yakalanması durumunda işkence göreceğinden endişe ettiğini ifade etti. Öte yandan ABD, taraflara itidal çağrısında bulundu. Beyaz Saray Sözcüsü Robert Gibbs, "Urumçi’den gelen birçok kişinin öldüğü ve yaralandığı haberlerinden derin endişe duyuyoruz. Herkes soğukkanlı hareket etmeli" dedi.

Sansürlediler
Son olaylarda da Pekin yönetiminin sansürü yine işledi. Yüzlerce kişinin öldüğü söylenen olaylarla ilgili olarak Çin devlet televizyonuna yalnızca araba deviren ve yıkan, polise taş atana kalabalıklar, müdahale etmeyen ‘insaflı’ güvenlik güçleri, ‘asayiş berkemal’ görüntüleri ve dehşete düşmüş Han Çinlileri yansıdı. Cinayetler ise yer almadı…

Komik savunma: Barışçıl değildi…
Tam anlamıyla katliam yapan Çin’den komik bir açıklama geldi. Çin Dışişleri Bakanlığı, Urumçi’de yaşananların "barışçı gösteri olmadığı" belirtildi. Bakanlık sözcüsü Çin Gang, yaşananları "kötü bir cinayet, sabotaj ve yağma" olarak değerlendirdi. Sözcü, "Şiddeti barışçı gösteri diye niteleyenler, siyahı beyaz gibi gösterip kamuoyunu yanlış yönlendirmek istiyorlar" diye konuştu.

Türkiye endişeli
Tüm dünyanın gözü Çin’e çevrilirken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nden yaşanan olayların başlangıcından itibaren diplomatik olarak olayların durdurulması için çözüm yolları aradığı ortaya çıktı. Başbakan’a sürekli haber veren Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Türkiye olarak yapabileciğimiz çalışmaları yakından takip ediyoruz. Durumun düzelmesi için elimizden geleni yaparız" dedi. Öte yandan tüm yurtta Çin’in katliamı yapılan gösterilerle protesto edildi.

Buradan Alintidir

Kategoriler
Doğu Türkistan Günlük hayat Kafkaslar

Katliam durmuyor

Çinliler, Sincan’daki Uygur Türkleri’ni katletmeye devam ediyor… Öldürmeden önce birçok Uygur Türk’üne tecavüz eden Çinliler, dükkanları da yağmaladı. Dünya ülkeleri ise vahşete sessiz kalıyor

Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki 156 kişinin öldüğü, 828 kişinin yaralandığı olaylar aralıksız sürüyor. Gözaltına alınan Uygur Türkleri’nin serbest kalacağı haberleri üzerine Çinliler, ellerinde tahta ve demir sopalarla sokaklara döküldü. Çinliler’in sopalarla sarılarak Uygurlar’ın dükkanlarına saldırdı. İşyerilerini yağma etti. Uygur ve Çinli protestocular arasında çatışmalar sürerken, bilanço her geçen saat artıyor.

Bağlantıları kestiler
Polis ellerinde sopalarla protesto gösterisi yapmak isteyen Han Çinliler’e göz yaşartıcı bomba kullanırken Uygur Türkleri’ne silahla ateş ediyor. Bölgedeki birkaç yabancı haber ajansı, hayatını kaybeden birçok kadının tecavüze uğradığını duyurdu. Çin, yaptığı vahşeti kimse görmesin diye Sincan’da tüm telefon ve internet bağlantılarını kesti. Dünya ülkeleri ise bu büyük vahşete karşı sessiz kalmayı tercih ediyor.

‘Sokağa çıkma yasağı’ başladı
Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde etnik çatışmaların ardından gece sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Yasak, gece 21.00 ila sabah 06.00 arasında uygulanacak. Bölge hükümetinin olayların daha da büyümemesi için aldığı bu karara uymayanlar tutuklanacak.

Kaşgar da karıştı
Çin işkencesini andıran olaylar, Kaşgar kentine de sıçradı. Bir caminin yakınında 200 kişilik Uygur grubu polis tarafından dağıtıldı. Bu arada, yetkililer, ölenlerin kimliklerini belirleme çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.

Sokaklar cesetlerle dolu
Çin’in etnik katliamının dehşet verici fotoğraflarını dün tüm dünya gördü. Uluslararası haber ajanslarına Sincan bölgesinden insanın kanını donduran fotoğraflar düşüyor. Sokaklar cesetlerle dolu. Kadınlar tecavüz edildikten sonra öldürülüp sokağa atılmış. Birçok masum insan evine giderken vurulmuş.

Zorla kısırlaştırıp nüfusu düşürdüler
Çin’ in Uygurlar’a baskıları hiç bitmedi. Avrupa Doğu Türkistan Birliği adlı sürgünler derneği, Uygur kadınların zorla kısırlaştırıldığını rapor ediyor. Uluslararası Af Örgütü’ne göre dini ibadetlerler sabote ediliyor, camiler keyfi olarak kapatılıyor, dini bayramlar yasaklanıyor ve Uygur dili okullarda okutulmuyor. Çin gazetecileri Çin gözlem altında tuttuğu için bağımsız kaynak çok az.

Tek başına
Bin 500 kişiyi gözaltına alan Çin polisi, dün yine iş başındaydı. Uygur kadınları, eşleri, oğulları ve yakınları için sokaklara döküldü. Yakınlarına ne olduğunu merak eden kadınların feryatları dinmek bilmedi. İçlerinde öyle biri vardı ki tek başına yüzlerce askere isyan etti. Akrabalarının serbest bıraklmasını isteyen bu kadını polis, sert şekilde engelledi.

Haber alintidir..

Kategoriler
Doğu Türkistan Günlük hayat Türkiye üzerine

Türkiye’de iç siyaset oyunları

Türkiye’de siyaset yapmak ciddi kişisel özellikler gerektirir ! Liderlik, ileri görüşlülük falan diyeceğimi sanıyorsanız kesinlikle yanılıyorsunuz.Türkiye’de siyaset yapmak Ali Cengiz oyunlarının başka bir adıdır.Siyasette baktığınız her 100 adamdan 97’si sahtekardır.

Neyse bu düz mantık değerlendimenin dışına çıkarak bir kaç analiz yapmak istiyorum.

Biliyorsunuz bir seçim atlattık 29 Mart seçimleri.İşte bu seçimlerde AKP ve CHP arasında ciddi tartışmalar oldu.AKP baktı ki oyları düşüyor çareler aramaya başladı.O ara İsrail , Filistine askeri birliklerini soktu.İşte olaylar burda başladı.Hemen Erdoğan amcamız Davos’ta kahraman kesildi, 1.Dünya Savaşın’da İngiltere ile birleşip bizi arkadan vuran Arapların hamisi kesildi.İsrail gibi bize teknolojik yönden önemli katkılar sağlamış bir ülke ile ters düştü.Neyse tamam araplar din kardeşimizdir , bu Tayyip şeriatçıdır normal karşılarım.Ama işte bugün SOYDAŞLARIMIZ Doğu Türkistan’da URUMÇİ bölgesinde katlediliyorlar ama bu şeriatçı efendi gıkını çıkarıyor mu ? Siz söyleyin en ufak bir tepki veriyor mu ?

Kategoriler
Doğu Türkistan Günlük hayat Türkiye üzerine

Duydunuz mu?

Doğu Türkistan diye bir yer var duydunuz mu?

Çin’de, Çin’in batısındadır. Orada, Türkler yaşar. Kaç Milyon Türk’mü?

Yıllar önce, 100 Milyon üstü idi, şimdiler 21 Milyon deniliyor. Hiç fark yok değil mi?

Doğu Türkistan’ın zenginlikleri mükemmeldir. Hem yerüstü, hem yeraltı kaynakları açısından.

Çin’de, doğum oranı azaltıldı. Bunun nedeni, Çin’in nüfusudur. Ancak,Doğu Türkistan’da durum farklıdır. O kadar geniş topraklar, kullanılamamaktadır. Nedeni,nufüs azlığıdır.Ancak, bu doğum oranını azaltan yasalar bu topraklarda daha fazla ve daha sert uygulanmaktadır.

Davos zirvesini hatırladınız mı?

Doğu Türkistan için sesini çıkarmayanlar, Filistin için adeta volkan olmuşlardı!

Üstelik, Doğu Türkistan, daha önceki yazılarımı takib ederseniz, Filistin’den daha fazla zulüm görmektedir. Ancak, ses yok yetkililerden…

Geçen, Dtp’liler ile Mhp’liler göbek attılar Türkistan’da! Abdullah Gül’ün huzurlarında idiler beyefendiler!

Bir de anlaşma imzalandı. TİCARET ANLAŞMASI…

Çinliler yine Çinliliğini yapmıştı!

Bu olayın ardından Doğu Türkistan’da bir hafta içerisinde 140 Uygur Türk’ü şehit edildi. Pek çok Uygur kızıda kaçırıldı!

Şimdi sıkı durun! Bu sadece bir günün  bilançosu!

Bir haftada tamı tamına 1000 Türk’ün canına kıyıldı!

Hükümet’ten ses yok, Medya ve Basın mensupları pkk’nın sözde mücadelesine verdiği desteğin çeyreğini göstermedi.

Pkk’ya destekten kasıt, bunların içlerinde barındırdıkları bazı Köşe-Yazamazların, "Vatan sevme karını sev.", "Pkk demokrattır. Barıştan yanadır.", "Bir çift kadın memesine Vatan’ı satarım." diye yazan ve dağa çıkıp onları övenlerdir!

Hükümet’e birşey demiyorum, onlar ellerini kollarını Çin ile ticaret antlaşması imzalayarak bağladılar. Artık attıkları hiçbir adım, Mehteran Yürüyüşünden öte olmayacaktır. Bugüne kadarda olmamıştır. Kerkük, Doğu Türkistan, Karabağ konusundaki gibi…

Doğu Türkistan’da bu katliamlar olurken, Türkiye’de neler oluyordu?

-Başbakan ve Muhalefet birbirine çatıyordu yine.

-Televizyon kanallarından birisinde, romanlar oynuyordu, diğerinde halaylar çekiliyordu.

-İnsanlar, yukarıdaki meseleler ile oyalanıyordu.

Peki, medya haberdar etmediği için suçlu mu?

Bugün, Doğu Türkistan’da katliam oluyor dediklerimden gelen cevaplar,

"Ay ne güzel." Bir bayan arkadaşım…

":D" Bunu defalarca gönderende eski sınıf arkadaşımdır.

Bunlar gerçektir. Kimiside, cevap bile yazmadı. Sadece, bir kişi teşekkür etti.

Bu durumlarda, Medya’nın haber yapmamasını "Bir şey farketmeyecek." şeklinde haklı kılıyor.

Bugün, benim doğumgünümdür. Bugün olaylar sürüyor. Ancak, gerçek doğumgünümde, dündür. Nüfus cüzdanıma bugün olarak yazılmıştır. Bu "KATLİAM" da bana Doğu Türkistan hediyesi olmuştur. Tabi "mesaj" olarak.

Türkiye, diyelim ki Doğu Türkistan meselesine kulak verdi. Ne olacak? Lider mi var? Kimse bana Recep Tayyip Erdoğan lider olabilir demesin!

Sadece, kendi soydaşlarımıza karşı biraz daha duyarlı olalım.

Ben bunları yazarken, Doğu Türkistan’da halen Soydaşlarımız, 160 Türk’ün öldürülüp Uygur kızlarının kaçırılmasına karşı tepki vermekte ve "ŞEHİT" olmaktadır. Herkesi, sağduyuya davet ediyorum, soysuzluğa değil!

TANRI TÜRK’Ü KORUSUN!

Esenlikler…

Kategoriler
Doğu Türkistan Dünya ülkeleri Kişisel makaleler

GÜZEL TÜRKİSTAN…

Güzel Türkistan senge ne boldu
Sebeb vakitsiz gullerning soldu
Çemenler berbad kuşlar hem feryad
Hemmesi mahsun bolmazmı dil şad
Bilmem ne içün kuşlar uçmaz bahçeleringde

Birligimizning teprenmes tagı
Ümdimizning sönmez çıragı
Birleş ey halkim kelkendür çagı
Bezensin indi Türkistan bağı
Kozgal halkım yeter şunca cevrü cefalar

Devamıda var bu güzel ezginin. Her dinlediğimde gözlerim yaşarır.Bir Millet’in yaşadığı acıları çok güzel anlatır.

Doğu Türkistan…Çin’in batısında Uygur-Sincan Özerk Bölgesi adı ile varlığını sürdürüyor.Tabi bu ad ile var olmasının sebebi politikacıların beceriksizlikleri ve korkaklığıdır.Doğu Türkistan,bağımsız bir Devlet iken Çin tarafından pek çok hile ile esaret altına alınmıştır.

İşte ne oluyorsa bundan sonra oluyor.Çin,bu güzel Atayurdu’nu müthiş bir şekilde ezmeye başlıyor.

*Önce doğurganlığı düşürtüyor.Sebebi ise Çin’lilerin nüfus politikası olarak gösteriliyor.Ancak,yabancı gözlemciler bile,Doğu Türkistan’ın geniş coğrafyasının bu yüzden boş ve değerlendirilemeyecek olduğunu söylüyor.

*En yeni Çin işkencelerini bizim soydaşlarımız üzerinde uyguluyor.

*Piskopat mahkumları,Doğu Türkistan’a salıyorlar.Bu yüzden çok kayıp veriyoruz.

Ve daha pek çok etken ile,Doğu Türkistan’da nüfusumuz geriliyor ve 50 Milyon civarına düşüyor.

Peki,Doğu Türkistan neden Çin için bu kadar önemli?

Nedeni,Doğu Türkistan’ın tam bir cennet olmasıdır.Mesela,yer altı kaynakları müthiş zengindir.Yer üstü kaynaklarıda aynı şekildedir.

Ekonomide,sadece doğallığı değil,Tarihi zenginlikleride müthiş gelir getiriyor.Çin içerisinde böyle bir bölgeyi görenler şaşırıp kalıyor!

Çin’de birde İhtilalcilerimiz var.Bu örgüt,en son Olimpiyatlarda bombalı saldırı tehdidi ile ortaya çıktı.Tabi,bu bir dengesizlik olacaktı ve muhtemelen Türk İstihbaratı bu örgütü bu isteğinden vazgeçirdi.

Liderleri,tam bir Türk!Bağımsızlık hastası,tıpkı önceki liderleri gibi.Ama ne yazıkki,şartlar bu örgüt içinde çok zor.Örneğin,Türkiye bu örgüte resmi olarak kurtuluş örgütü diyemiyor.(Tabi,Filistin’den daha fazla işkence gören,müthiş bir katliama uğrayan Doğu Türkistan’daki bu örgüt için söylenmiyor!Ama Filistin’deki canlı bombalar özgürlükçü!)

Dilide,tıpkı diğer benlik unsurları gibi asimile edilmeye çalışılıyor.Çin,her konuda olduğu gibi bu konudada pek azimli!

Hani,bir tane medya veya basın mensubu sesini çıkarsa ya!(Büyük olanlar için geçerli.)

Bir tanesi,Terörist başını Türk’lere lütuf gibi göstereceğine,oradaki zulme ses olsa ya!

Gerçi,bunlar köşe yazılarında,bırakın Vatan sevmeyi gidin evlerinizde karılarınızı sevin diye yazılar yazandır,kadın göğsüne Vatanı satabileceğini yazandır!Bunlara neden sesleneyim ki?

Geçen,gerçekleşen Doğu Türkistan konferansına ne kadar kişi katıldı…

Birde internette,Tayyip Erdoğan’ı Davos’tan dönerken karşılayan tekbircilerin birisinin yorumuna hayret ettim.Aynen şöyle diyor halifemiz(!):

"Hristiyan veya Musevi bir Türk olmaktansa Arap olmayı tercih ederim.Hatta,Müslüman Türk’lerde önceliği Arap kardeşlerine vermelidir!"

Bak sen şuna!Bu adam biliyormu ki,Peygambersiz Tek Tanrı inancını yayan,Asya’da putperestliği sona erdiren Atalarının hangi dine mensup olduğunu?

Bu konuyada değineyim,Türk’ler Arap’lardan daha iyi müslümandır!Arap’lar yüzünden bugün abdest alma şeklimiz bile Arap Paganlarınınki ile birebirdir!

Tanrı demeye karşı çıkar bu tekbirciler.Ama,Tanrı ile Allah demenin aynı olduğunu bilmezler!

Allah adı Al-İlah’tan gelir.Al-İlah ise İslamiyet öncesi en büyük Putun adıdır!

Şimdi bu zihniyetteki adamlara sorarım,Müslüman bir Arap,Gök-Tengri inancına mensup bir Türk eder mi?Bir Doğu Türkistan’lı savaşçı edermi?

Dünyada,Doğu Türkistan kominist bir ülkede tek özerk cumhuriyet olmanın acısını yaşıyor!

Şimdi söyleyin bana,Müslüman olmadan önce bile Tek Tanrı inancını yayan,Asya’da putperestliği sona erdiren,Hristiyan kafilelerin kendilerinin bizzat Gök-Tengri inancına geçmek istiyoruz diye yanlarına geldiği,zulüm gören Doğu Türkistan’lı bir Türk’mü?Yoksa,Hz.Muhammed gibi Ulu bir insanın soyundan gelmesine rağmen petrol düşkünü haline gelmiş,zulüm görmenin acısını,küçük çocuklaran çıkararak almaya çalışan,İslamiyet’i yozlaştıran Arap’larmı?

Eğer hala Arap’lar diyorsanız,benim diyecek birşeyim kalmamış demektir…

Esenlikler…