Kategoriler
Geçmiş Tarih Öğrenci Konuları

İslam Kültürü ve Uygarlığı

Yönetim

İslam devletlerinin hepsinde devletin üst düzey yöneticileri hem askeri lider hemde dini liderdi. Fakat devlet yönetilirken Meşveret Meclisi ismi verilen bir tür danışma meclisininde verdiği fikirlere ve kararlara sadık olunurdu. İlk kez bu kurul Abbasiler döneminde Divan Örgütü’ne çevrilmiştir. Dört halife devrinde üst düzey yöneticiler Şura üyelerinin oylarıyla tespit edilirken Emevilerden sonra bu saltanata dönüşmüştür. Hz.Ömer zamanında valiliklerle yönetilebilen ülke, daha sonraları sınırların çok fazla genişlemesi üzerine eyaletlere bölünerek ilk kez Emeviler döneminde yönetilmiştir.

Ordu ve Donanma

İlk kez ordu ve donanma olarak Seriyye Birlikleri Hz. Muhammed döneminde gönüllü olarak kurulmuştur. İlk düzenli ve sürekli donanma ise Hz.Ömer zamanında kurulmuştur. Abbasiler zamanında ise Türk-Arap dostluğu üst seviyede olduğu için Türklerin kullandığı sistemlerle ve tekniklerle İslam Orduları daha modernize olmuştur. İlk İslam donanması Hz.Osman vaktinde Şam valisi olan Muaviye tarafından kurulmuştur. Bu ordu Emeviler dönemindede büyük bir gelişme kat etmiştir.

Maliye ve Ekonomi

İslam devletlerin hepsinde devletin sahip olduğu mal varlıklarına Beytül Mal ismi verilmiştir. Emeviler döneminde ilk kez İslam parası bastırılana kadar Bizans ve Sasani paraları kullanılmıştır. İlk bankanın kurulması ve çek uygulamasının hayata geçirilmesi Abbasiler döneminde olmuştur. İlk mali denetleme sistemi ise Hz.Ömer zamanında rayına oturmuştur.

Bilim, Kültür ve Sanat

İlk olarak Emeviler zamanında Arapça resmi dil olarak kabul edilmiştir ve Abbasiler dönemindede bilim dili durumuna kadar ilerlemiştir. Abbasiler ve Emeviler bilim dalında İslam devletlerinin gelişmesinde çok büyük paya sahiptirler. Resim ve heykelciliğin dışında tüm sanat dallarında bir gelişmişlik söz konusudur. İslam sanatı Emeviler döneminde Avrupa kalitesiyle yarışabilecek, Abbasiler döneminde ise Avrupa kalitesini geçebilecek bir noktaya gelmiştir.

Kategoriler
Dünya ülkeleri Genel Konular Günlük hayat Günün Tarihi Orta Doğu Türkiye üzerine

Suriye-Irak Gerginliği

 Son zamanlarda Suriye-Irak arasında büyük gerginlikler çıkmaya başladı.Bölge neredeyse 2001 den bugüne sorunsuz bir gün yaşamadı denebilir. Bölgeyi Amerikanın işgal etmesinden sonra oradaki coğrafya tabiri doğru olur ise adeta çorbaya dönüştüler.Ülkelerin birbirleri ile sorunları,intihar saldırıları ve pek çok benzeri durum baş göstermeye başladı

Suriye de özellikle İran İslam Devrimi’yle birlikte en yakın destekçileri arasında yer alan İran ile ve 1998’de Türkiye ile imzaladığı Adana Mutabakatı sonrasında Türkiye ile ilişkilerini benzersiz şekilde düzeltti. Biraz da yalnızlık duygusuyla ve güneyindeki İsrail’e karşı siyasi destek amacına yönelik bu yakınlaşmaya Türkiye de temiz ellerle karşılık verdi. Suriye-İsrail ilişkilerinde arabuluculuğa dahi soyundu.Türkiyenin bu yardımsever tavrı pek yeterli olmadı demek doğru olur.Türkiye de buluşan iki ülke yetkilileri yapılan görüşmelerde herhangi bir mutabakata varamadıklarını açıkladılar.İki ülkeninde bu inatçı tutumu çok büyük sorunlar yaratabilir.

Bölgenin konumu açısından İran ın A.B.D ye çok sert gitmesi Suriye-İsrail ilişkileri ve benzeri konular, o coğrafyanın insanlarını doğrudan etkilemektedir. Suriye’nin Irak sınırlarını terörist geçişlerine karşı koruyamadığı bir gerçektir. Öte yandan, Irak da aynı sınırları koruyamamaktadır. Bu sebeple Suriye’ye fazlaca yüklenilmemesi gerektiği düşünülmektedir. Her ne kadar bu son gerginlikte terör iki ülke arasına girmişse de, aslında iki Arap devleti arasındaki bölgesel üstünlük mücadelesi ve özellikle de Fırat sularının paylaşımı en önemli sorunlardan biridir. 

Suriye, barajlarında topladığı suyu, önceki yıllara oranla daha az oranda bırakmaktadır. Bu durum, normalleşen Irak’ta Ocak 2009da yapılacak genel seçimler öncesinde hükümete karşı önemli bir koz olarak kullanılmaktadır.Bu koz çok büyük önem arz etmektedir ve geleceği doğrudan etkileyecektir.