Kategoriler
Geçmiş Tarih

Karahanlılar

Uygur Devleti’nin yok olmasından sonra Karluk boyunda yaşayan Bilge Kül Kadir Han tarafından 840 yılında kurulmuştur. Karahanlılar 932 senesinde İslamiyet’i kabul etmiştir ve en önemli ve en parlak dönemlerini Yusuf Kadir Han zamanında yaşamışlardır.

999 senesinde Samanoğulları Devleti’ni işgal eden Karahanlılar, Gazneliler, Büyük Selçuklular, Karahitaylar ve Moğollarla da rekabet içinde olmuşlardır. Karahanlılar yönetim biçimi olarak Yusuf Kadir Han’dan sonra veraset sistemine geçtiği için ikiye ayrılmıştır. Doğu Karahanlılar Moğollar, Batı Karahanlılar ise Harzemşahlar tarafından yok edilmiştir.

Karahanlılar, yönetimi ve halkının da tamamen Türklerden oluşması üzerine Türkçe diline ve Türk kültürüne çok önem göstermiştir. Orta Asya Türk kültürünü Selçuklular arasında yaygınlaşmasında etkin bir göreve sahiptirler. Çeşitli kervansaraylar düzenlemiş ve ticareti canlı tutmaya çalışan Karahanlılar bunun yanında ilk defa düzenli posta sistemini uygulayan Türk-İslam devleti olmuştur. Her alanda Türkçe dilini kullandıkları için çok değerli eserler ortaya çıkarmışlardır. Bunlardan en çok bilinenleri ve en çok önemli olanları Yusuf Hac Hacib tarafından kaleme alınmış Kutadgu Bilig ve Kaşgarlı Mahmut tarafından yazılan Divanı Lügat-it Türk’tür.

Kategoriler
Türk Tarihi

Türk – Arap İlişkileri

Arapların Türklerle ilk kez biraraya gelmeleri Hz.Ömer zamanına dayanır. İslam orduları İran’ı işgal etttikten sonra Kafkaslar bölgesinde Hazar Türkleri, Horasan bölgesinde ise Türgiş’lerle savaştılar. Hz.Osman döneminde Hazar Türkleri ile Araplar arasında ilk defa Türk – Arap savaşları başladı. Türklerle Araplar arasındaki savaşlar Abbasilerin yönetime el koymasıyla sona erdi. Abbasilerin dostça olan davranışları, Türklerin topluluklar halinde İslamiyet’i kabul etmelerinde büyük bir rol oynadı. Türklerin İslamiyet dinini seçmelerindeki temel nedenler arasında, Gök tanrı inancının İslam dinine görede mantıklı oluşu, Türklerin de tek Tanrı ve Cennet Cehennem inancına sahip olmaları, Türklerin tanrı ve ölülerin ardından kurban kesme işleminin İslam’a benzer olmasıdır. Ayrıca bu dönemde meydana gelen Talas Savaşı’da çok büyük bir dönüm noktasıdır.

Talas Savaşı

2.Köktürk Devleti 745 senesinde yok olunca Çinliler Talas vadisine kadar gelerek Orta Asya’da bulunan tüm devletleri ve ufak beylikleri ele geçirdiler. Bu yüzden Orta Asya’yı Çin kültüründen uzaklaştırmak hedefiyle Karluk Türkleriyle Araplar birlik kurdular. 751 senesinde meydana gelen Talas Savaşı’nı Türklerin büyük yardımları sayesinde Araplar kazandı. Bu savaş sayesinde, Orta Asya, Çin egemenliği altına girmekten son anda kurtuldu. Türklerle Müslümanlar arasındaki husumet sona erdi ve dostlukları başladı. Türkler, Abbasilerin siyasi yönetiminde büyük bir söz hakkına sahip oldular. İslamiyet Türkler içerisinde hızla yayılmaya başladı.

Türklerin İslam Dinine Katkıları

Türkler İslamiyet’i kabul ettikten kısa bir süre sonra İslamiyet’i geniş alanlara yaymayı başardılar. U sebeple İslam uygarlığının gelişmesinde ve büyümesinde önemli bir etkiye sahip oldular. Bizans’a karşı olan sınır devletlerinde “Avasım” ismi verilen şehirlerde Abbasi Devleti’nin her türlü gelebilecek saldıran korudular. Türk – İslam sentezini geliştirerek yeni bir modernize uygarlık ortaya çıkardılar.

Kategoriler
Geçmiş Tarih Türk Tarihi

Türk Devletlerinde Sosyal ve Ekonomik Hayat

Bazı Türkler, İslam dinini kabul etmelerinin ardından hala göçebe yaşam tarzını devam ettirerek hayvancılıkla uğraşmışlardır. Yerleşik bir şekilde köylerde hayatlarını sürdürenler ise çeşitli zanaat faaliyetleri ve ticaretle uğraşmışlardır.

Göçebe Türkmenlerin içinde, hayvancılık önemli bir yer tutmuştur. Türklerde halı ve kilim dokumacılığı gibi sanat kolları popüler olup, bunların bir kısmı yabancı ülkelere ihraç edilmiştir. Bunun yanı sıra Türklerde altın, gümüş ve demir gibi madenlerin işlemeciliği de çok yaygındı. Selçuklular döneminde toprak devletin malı kabul edilmiş fakat bu topraktan en faydalı şekilde yararlanabilmek için, toprak belli vergiler karşılığında halka icar edilmiştir. Bu toprak dağılımı 4 farklı şekilde olmuştur :

a ) Has Topraklar

Bu topraklar hükümdar ve ailelerinin kullandığı topraklardır.

b) İkta Toprakları

Bu topraklar ise vergi gelirleri maaş ve hizmet karşılığı olarak yüksek makamlı devlet memurlarına, komutan ve askerlere verilen topraklardır. İkta sahipleri, ellerinde bulunan toprakların bir kısmıyla bakmayla yükümlü olduğu tımarlı sipahi besler, diğer kısmıylada kendi geçimini sağlamaya çalışırdı.

c) Mülk Topraklar

Tüm hakları şahısların üzerine olan topraklardır. Bu toprakların sahibi, elinde bulundurduğu toprakları istediği gibi kullanabilir ve satabilirdi. Eğer toprağını kullanmak istemez ise miras olarak bırakabilirdi.

d) Vakıf Toprakları

Halkın çeşitli ihtiyaçlarını gidermek için inşa edilmiş cami, medrese, alışveriş merkezi gibi müesseselerin giderlerini karşılayabilmek için ayrılmış topraklardır.