Kategoriler
Günün Tarihi Toplumsal Konular Türkiye üzerine

Başlarken..

Bu topraklar siyasi bakımdan olsun sosyolojik bakımdan olsun geçmişten beri çok farklı olaylara tanıklık etmiştir. Kimi zaman ülkenin bazı bölgelerinde insanlar sokaklarda dolaşamaz hale gelmiş, bir ölüm korkusuyla yaşamış, bazı bölgelerinde ise insanlar kimseyi düşünmeden ülkenin öbür yanını düşünmeden yaşar hale gelmiş. Batıda çocuklar babasını eve gelirken elinde bir şeyler aldığını görüp onun boynuna atlarken, doğuda çocuklar babası eve sağ geldi diye onu hiç bırakmayacakmış gibi sarılır duruma gelmişler. İşte bu topraklar bu şekilde hiçbir insanın tavsif etmeyeceği adaletsizliklere, zulümlere tanıklık etti. Ne pahasına olursa olsun hiçbir insan evladına bu şekilde bir merhametsizlik reva görülemez. Bu zulmü yapanlarında insanlıktan nasipdar olmadıklarını gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz. Yeri geldi bu topraklar sağ-sol kavgalara tanıklık etti. Kardeşliğimizi yüceltmemiz gerekirken, sağ-sol diye gruplara ayırıp bu ülkenin gençlerini acaba ne pahasına birbirine kırdırdılar! Oturup konuşsalardı kavga edecek yanları mı yoksa ortak bir paydada buluşabilecekleri yanları mı daha çok çıkardı. Bu topraklarda kan kokusu hiç gitmedi. Biz belki bunu pek anlayamayız ama ülkenin bazı bölgelerindekiler bunu çok iyi anlayabiliyorlar. Bu durum belki de içlerinden hiç çıkmayacak bir haset duygusuna yol açıyor.  Anaların gözünden yaş hiç eksik olmadı, babalar yıkılmamak için direndiler hep içlerine attılar. Peki bu saatten sonra ne yapmak lazım? Bu topraklarda herkesin kardeş duygular beslemesi için nasıl bir yol izlenmeli?

Bu soruları cevaplamaya çalışırken birazda kendimden bahsetmek istiyorum. Ben kendimi sol düşünceye daha yakın görüyorum ama bunu söylerken de hep bir yanım rahatsız oluyor. Neden? Çünkü çevreme baktığımda solun değerlerini bu topraklarla yoğurabilen bir kitle göremiyorum. Ekmekten, adaletten, özgürlükten bahsediyor fakat  Allah lafzını zikretmeyi unutuyoruz. Ben çevremde böyle bir kitleyi gözlemlemekteyim. Sağ kesime, muhafazakar kesime baktığımızda onlara da emek kelimesini bir türlü ağızlarına aldıramıyoruz. Şunu yapmayı bir türlü beceremiyoruz: Ben bir kesimi savunurken karşı tarafında güzel yanlarını görebilmeliyim, karşı tarafında güzel yanlarını düşünmeli ve kendime örnek almalıyım. Bu şekilde bir bütünlük yakalamamız mümkündür. Yani diyorum ki bırakalım artık şu kalıplaşmış yaşayış tarzlarını, başkasının gömleğini kendimize uyarlamaya çalışmayalım. Kendimize göre bir gömlek biçelim. Her zaman için hakkaniyeti savunalım. İnsanların değerlerine, kimliklerine, yaşayışlarına saygı gösterelim. Bırakalım artık şu kavga denen hiçbir soruna çözüm olmayacak menem şeyi.  Bu topraklarda kardeşlik duygusunu yüceltelim, birlikte yaşama güvenini birbirimize verelim, hep bir ağızdan Hakkı vurgulayalım. Başka bir dünyanın mümkün olduğuna inanıyorum. Omuz omuza olacağımız, kardeşçe yaşayabileceğimiz başka bir dünya mümkün!

MELİH KAYAR