Kategoriler
Güncel Haberler

Avrupa’da ilk Ebola ölümü

Ebola’nın son kurbanı Avrupa’dan. Liberya’da görev yaparken Ebola’ya yakalanan rahip Miguel Pajares tedavi için İspanya’ya getirildi. Tedavi için ABD’den “özel izin”le ilaç yola çıktı ancak rahip Pajares’e yetişmedi.

75 yaşındaki İspanyol rahip Miguel Pajares de, iki ABD’li sağlık görevlisi gibi Batı Afrika’da Ebola virüsüne yakalanan hastalara yardım ediyordu. Rahip Pajares de, iki ABD’li sağlık çalışanı gibi Ebola virüsüne yakalandı.

ABD’li sağlık görevlileri ülkelerine götürülerek tedavi altına alındı. Tedavilerinde “ZMapp” isimli bir ilaç kullanıldı ve iyileşme belirtileri gösterdiler.

İspanyol hükümeti de, Ebola virüsüne yakalanan vatandaşı rahip Miguel Pajares için benzer bir operasyon gerçekleştirdi.

Pajares tedavi için 5 gün önce uçakla Liberya’dan Madrid’e getirildi. Ancak Pajares’in sağlık durumu hiç de iyi değildi. Pajares’i ölümcül virüsten kurtarmak için İspanyol hükümeti önemli bir adım daha attı.

RAHİP İÇİN ÖZEL İZİN
ABD’li iki sağlık çalışanınını tedavisinde kullanılan “ZMapp” ilacı için özel izin alındı. İlaç Madrid’e getirilerek Pajares’in tedavisinde kullanılacaktı. İlaç yoldayken Pajares’ten acı haber geldi. 75 yaşındaki rahip Pajares Ebola virüsünden yaşamını yitiren ilk Avrupa vatandaşı oldu.

HENÜZ DENEME AŞAMASINDA
Henüz deneme aşamasında olan bu ilacı kullanan ABD’li hastaların durumunda iyileşme oldu ama bu iyileşmenin sebebinin “ZMapp” olup olmadığı henüz bilinmiyor.

AŞI İÇİN ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR
Ebola virüsüne karşı ilaç geliştirme çalışmaları da tüm hızıyla devam ediyor. Geliştirilecek aşının klinik testleri geçmesinin ardından kullanıma girmesi bekleniyor.

Batı Afrika’da şimdiye kadar 1000’in üzerinde kişinin hayatını kaybetmesine sebep olan Ebola’ya karşı geliştirilecek aşının klinik testlerine bu yıl içerisinde başlanacağı duyuruldu.

Ebola’ya karşı aşı geliştirmek için çalışmalar başlatan İngiliz ilaç firması GlaxoSmithKline, aşının klinik testlerine ne zaman başlanacağıyla ilgili kesin bir tarih vermedi.

ABD Ulusal Alerji ve Enfeksiyon Hastalıkları Enstitüsü (NIAID) ise, testlerin ilk safhasının sonbaharda başlayabileceğini duyurdu.

ACİL DURUM ALARMI
Ebola için ne ilaç ne de aşı bulunuyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün uluslararası acil durum alarmı verdiği Batı Afrika’da virüse yakalanan 1000’in üzerinde hasta hayatını kaybetti.

EBOLA VİRÜSÜ NEDİR?
Ebola virüsü dokunmayla bulaşmıyor. Ancak vücut sıvılarıyla bulaşıyor. Uzmanlar, hastalığın yüksek ateş, kas ağrısı ve halsizlik gibi belirtilerinin olduğuna vurgu yapıyor.

İshal, kanama, deri döküntüleri ve yüksek ateşe neden oluyor. Adını, Afrika’daki bir nehirden alıyor. Bulaşıcı olan virüs, kontrol altına alınmazsa salgınlar görülüyor.

Ebola virüsü, ipliksi yapıda, yaklaşık 80 numara metrik (Nm) boyundadır. Genetik materyali RNA’dan oluşur.

Kategoriler
Günlük hayat İnternet Dünyası

Gökhan Kılıç toplamda bronz aldı..

Avrupa Halter Şampiyonası’nda erkekler 56 kiloda Gökhan Kılıç, toplamda bronz madalya kazandı.

halter01.jpg
halter01.jpg

Kepez Spor Salonu’ndaki yarışmada, 56 kilo erkekler silkme müsabakalarında Gökhan Kılıç, toplamda elde ettiği 257 kiloyla bronz madalyanın sahibi oldu. Türk halterci, silkmede ise tartı farkıyla dereceye giremedi.
Gökhan Kılıç, silkmedeki ilk hakkında 136 kiloyu kaldırırken 2. ve 3. denemesinde ise 141 kiloda başarı olamadı.

Aynı kiloda yarışan Sedat Artuç ise silkmede 133 kiloyla altıncı, toplamda 245 kiloyla beşinci sırada yer aldı.

Azeri Valentin Snezhev Hristov, silkmede 155 kiloyla Avrupa Gençler rekorunu kırarken altın madalya da kazandı.

Silkmede Moldovalı Oleg Sirghi 146 kiloyla gümüş, Bulgaristan’dan Asen Muradov ise 136 kiloyla bronz madalyaya uzandı.

Azeri halterci toplamda da 280 kiloyla ilk sırada yer almayı başardı. Moldovalı Oleg Sirghi ise 262 kiloyla gümüş madalyanın sahibi oldu.

Kategoriler
Aklımdan geçenler Dünya ülkeleri Günün Tarihi Şuan Düşündüklerim Tarih Makale

Avrupada Türkiye Hayranlığı 2012

Makaleci.com’a Gördüğüm Son Olayların Neyi İma Ettiğini Anlatmak İstediğim Bir Yazı Yazmak İstiyordum.Oda Bu Yazıya Kısmet Oldu.

Öncelikle Yunanistan Medyasının Başlatığı Türkiye’ye Hayranlık Resitali Büyümeye Devam Ediyor.Resital Derken Bu Bir Şov Değil Gerçeğin Taa Kendisi.Özellikle Yunanların Basketbol Dünya Kupasının Türkiye’de Yapılacak Olmasına Üzülmesine Rağmen Türkiye’ye Gelip Salonları İnceleyince Şoke Olduklarını Hepimiz Gördük.Hatta Bir Gazetenin Manşeti Aynen Şöyledi. ”BİZİM SALONLAR TÜRKLERİNKİNİN YANINDA ANAOKULU GİBİ” Bu Manşet Özeleştiri Değildi Aslında.Türklere Hayranlığı Başlatan Bu Yazı ”Türkler Dünyaya 2 Kez Hükmedecek” Sözünün Başlangıcıydı Bence.

Bu Haberden Sonra Avrupalı Bilimadamları(veya Biliminsanları :) ) Çıktılar Dediler ki: 17. yüzyılda Nasıl Dünyanın En Güçlü 3-4 Ülkeside Türk Devletleri İse 21. Yüzyılın İlk çeyreği Dışında Tüm Yüzyıl Boyunca Türkler Yeniden Dünyada Egemenlik Sağlayacaklar dediler ki Bu Avrupalı Biliminsanlarının Ne Kadar Milliyetçilikten Uzaklaştığını Bence Göstermiş Olur.Bence Biliminsanları için Bu Müthiş Bir şey.

Avrupadaki Krizde Artık Türkiye’nin Ekmeğine Tereyağ Sürmekten Başka Birşey Değildi. Türkiye Artık  Etrafındaki En  Güçlü  Devlet Olmaya Adaylığını  Koydu ki İsrail  ve İran Bunu  İstemez Hale Hemen Geldi.Avrupanın İsrail ve İran’ı Çok Sevmediği Bilinen Birşeyken Çıkıp Türklerin Hem Avrupadaki Vatandaşlarını Kullanabilecek Olması Hemde Türk Devletinin Cazibesi Bir Yana 700 Yıllık Bir Çınarın Gölgesindeki Devletlerin Yani Eski Osmanlı Topraklarınında Cazibesi Olan Türkiye Şimdiden Bölgesinin En Güçlü Devleti Oldu Bile.Amerikanın Niye Türkiye’yi Her Konuda Yüksek Tuttuğu Anlaşılır Oldu.Burada Amerika Stratejilerini Beğendiğimide Söylemek İstiyorum.Türkiyeyi Destekleyerek Aslında Türkiye’yi Yükseltmediler.Hem Yükselenin Yanında Olup Hem Bakın Sizin 1 Numaralı Düşmanınızın 1 Numaralı Müttefiği Bunlar Mesajını Yolladı.Fakat Türkler Her Devlete Mesafeli Durarak Amerika’ya Gol Atmayı Bildi.

Birkaç Yıl Sonra Dünyada 2 Devletin Sözü Geçicek Benim Tahminimce Bunlardan Biri 2 Asırda Büyüyüp Dünyaya Yıllarca Hükmeden Amerika ve 700 Yılık Çınarı Yıkıp Herşeye Restart Atıp 70 Yılda Uyuyup Güzelleşen Türkiye Olacak.

Yazımın İlk Bölümü Bu Kadar İnşallah ikincisini yayınlamakta mümkün olur.

 

Kategoriler
Spor

Halter’de büyük başarı

Avrupa Halter Şampiyonasının ilk gününde 56 kiloda Sedat Artuç, silkmede kaldırdığı 139 kilo ile gümüş madalya kazanarak..

Belarus’un başkenti Minsk’te bugün başlayan Avrupa Halter Şampiyonasının ilk gününde 56 kiloda podyuma çıkan Sedat Artuç, silkmede kaldırdığı 139 kilo ile gümüş madalya kazanarak Avrupa ikincisi oldu.

Sedat Artuç, silkmedeki ilk hakkında 130 kiloyu kaldırırken, ikinci hakkında 135 kiloyu kaldırdı. Son hakkında ise 139 kiloyu kaldırmayı başaran Sedat Artuç, gümüş madalya kazandı. Artuç, koparmada kaldırdığı 112 kilo ile altıncı oldu. Toplamda ise kaldırdığı 251 kilo ile Avrupa dördüncüsü olarak şampiyonayı tamamladı.

Bu sıklette podyuma çıkan diğer Türk haltercisi Gökhan Kılıç, silkmedeki ilk hakkında 130 kiloyu, ikinci hakkında 138 kiloyu kaldırdı. Son hakkında 140 kiloyu deneyen Gökhan Kılıç başarılı olamadı ve silkmede Avrupa dördüncüsü oldu. Kılıç, koparmada kaldırdığı 113 kiloyla Avrupa dördüncüsü, toplamda da 251 kilo ile Avrupa beşincisi oldu.

Silkmede birinciliği Ermeni sporcu Smbat Margaryan 146 kiloyla alırken, ikinciliği Sedat Artuç 139 kilo, üçüncülüğü ise Belçikalı Tom Goegebuer 138 kiloyla aldı.

Toplamda şampiyonluğu ev sahibi Belerus sporcu, Vitaly Derbenev 256 kiloyla kazandı. İkinciliği Ermeni Margaryan 255 kilo ile alırken, üçüncülüğü Belçikalı Goegebuer aldı.

Koparmada Avrupa şampiyonluğunu, ev sahibi Belaruslu Vitaly Dzerbianiou 118 kilo ile kazanırken, ikinciliği Belçikalı Tom Goegebuer 116 kiloyla aldı. Üçüncülüğü ise Moldovalı Lurie Dudoglo 115 kiloyla elde etti.

Şampiyonanın yarın yapılacak ikinci gününde bayanlarda, 53 kiloda Aylin Daşdelen ve Sibel Özkan, erkeklerde 62 kiloda ise Erol Bilgin ve Bünyamin Sezer madalya için mücadele edecek.

Tek ilgilendigim spor bu olabilir çünkü arkadaşım bu yarışmadaydı..

Kaynak

Kategoriler
Eğitim - öğretim Güncel Haberler Günlük hayat Kişisel makaleler Toplumsal Konular Türkiye üzerine

Yine Aynı Oyunu Oynuyoruz…

Yüzyılların Osmanlı devleti sonlanırken yani T.C. kurulurken temelleri atılmıştı. Sağlamdı rejim yıkılmayacaktı ama kimse devletin yıkılmayacağına inanmıyordu. Halk arasında ‘en fazla 10 yıl içinde ekonomi yükselemez görürsün bak’ gibisinden konuşmalar yer alıyordu. Şu çılgın Türkler ne kadar çılgın olursa olsun dahi ingilizlerin aklının oyununa musallat olmadan ilerleyemedi. Londra konferansında ingilizler Musul’u vermeyiz Türkler ise Söke Söke alırız dediler…

Evet bu kargaşanın sonucunu tüm dünya ağzı açık bekliyordu her an çıkabilecek bir savaş Türkiye’yi aşırı ekonomik bunaltıya sokacaktı. Bunaltıya giren Türkiye çakallar tarafından parçalanacaktı. Aslında herkes böyle düşünürken İngilizler ABD ile çatışmadan aynı doğrultuda bir fikir yürütüp işlerini kolaylaştıracaktı.  Hatırlarsanız  ‘ Osmanlı Devletinin imzaladığı borçlar ve anlaşmalardan hiçbiri kabul edilmeyecekti‘ ama ingilizler yine yaptı. Çıkarttılar koca belgeyi dediler ki Bakın Maddeler burda görün biz anlaştık çoktan… sonra Şeyh Saidi petrol ile kışkırtıp onuda arkadan bıçakladılar bir devlet bu kadar mı şerefsiz olabiliyor derseniz evet olabiliyor. Şuan ki gibi yine iç işleriyle (tam da çok partili hayata geçiş sırasında) TerakkiPerveri bulup giriyorlar sonradan kapanmasına rağmen amaçlarına ulaştılar. Şeyh said Terakkileri dinleyip başkaldırdı ‘ Eyy Türk Milleti Ben Geliyorum ‘ dedi ama gelemeden gitti hemde yanan bir ateşin ortasına başkaldırış bastırıldı ama artık çok geçti

ÇÜNKÜ MUSUL İŞGAL EDİLMİŞTİ

SEBEP: AKILSIZ BAŞ

ama bundan sonra böyle olmuyacak diyenlere savaş yakındır ! işler kızışıyor. Terakkiperver serbest cumhuriyet fırkası (partisi) ile hayata devam ettikten sonra kapatıldı. burda hikaye değil TARİH yazıyoruz. hemde bir kalemlik. işte Günümüzde bu oyun yine oynanıyor. işte roller ve oyuncular:

  • ŞEYH SAİD   =>   KÜRDİSTAN
  • TERAKKİPERVER   =>   DEMOKRATİK TOPLUM PARTİSİ
  • SERBEST CUMHUR. PARTİSİ   =>  BARIŞ VE DEMOKRASİ PARTİSİ

senoryayı yazan yine ‘ingilizler’ yine ağzı aç bekleyinler ise çakal sürüsü ‘Avrupa’… şimdi bir şey anlamadıysan bu yazıyı okuma 5-6 ay sonra BDP kapatılınca geri dön ve tekrar oku o zaman deki

“SEN MÜNECCİM MİSİN ?”

Kategoriler
Bilimsel Makale Dunyadan Eğitim - öğretim Geçmiş Tarih Makaleci.com Hakkinda Tarih Makale Toplumsal Konular

Runik Yazı

Runik Yazı

Runik yazı; Ön-Türkler, Etrüskler, Macarlar ve vaktiyle Kuzey Avrupa ülkelerinde (İsveç, Norveç, Finlandiya, Almanya vs.) yaşayanlar tarafından kullanılmış bir yazı sistemidir.
Bu yazi sisteminin, Kuzey Avrupa ülkelerinde kullanılmıs alfabesine runik alfabe ya da Futhark adı verilir. Bu alfabeye verilen Futhark adı, alfabedeki ilk 6 harfin kullanılmasıyla oluşturulmuş yapay bir addır ve Iskandinav mitolojisindeki göksel yaşam kavramını ifade eder.
Runik adı ise, maji ve kahinlikle ilgili görülen bu alfabeyi kullanmış eski Cermen dili halklarının (Angil’lar, Vikingler vs.) Run’lar (runes) adıyla anılmış olmasıdır.
Run (rune) sözcüğünün Hint-Avrupa dillerindeki anlamı sirdir (mister).
Bu sözcükten türetilmiş raunen sözcüğü “sırdan söz etmek, mırıldanmakanlamına gelir…

Arastırma: Yakup Icik

Daha fazla kaynak icin lütfen: Runik yazı

Kategoriler
Geçmiş Tarih

İslamiyetten Önce Avrupa ve Afrikanın Durumu

İslamiyetten önceki dönemde karışıklıkların en üst düzeyde olduğu yer için Avrupa diyebiliriz. Afrikada ise sisyasi olarak önemli bölgeleri barındırıyordu. Kıta olarak incelersek;

Avrupa ; Kavimler Göçünün etkisiyle, karışık olan avrupa kıtası dahada karmaşık bir ortam içerisindeydi. Fransada, Vizigotlarla Franklar arasında yüzlerce yıl süren savaşta binlerce insan ölmüştü, Güney Fransada taht kavgaları başlamıştı. İspanyada da aynı şekilde taht kavgaları hüküm sürmekteydi. İngiltereyi Anglo Saksonların istila etmesi sonucu binlerce insan öldürülmüştü. Avrupayı istila eden Gotlar, Vandallar ve Germenler’in sürekli olarak birbirleri ile savaşması sonucu avrupa bir harabeden farksız hale gelmişti.
Dini bakımdan ise avrupalıların büyük çoğunluğu Hristiyandı. Skolastik düşünce hakimdi. ( Gözlem ve deneyi kabul etmeyen, papazların söyledikleri ile hareket eden düşünce biçimi ) . Bu düşüncenin avrupaya hakim olması ile düşünceler sınırlandırılmış ve bilim ilerliyememiş böylece doğu ülkeleri zenginleşip kültürleşirken, avrupalılar gerilemiştir. Burada yaşayan Yahudilere ise büyük bir baskı uygulanmıştır. Halk sınıflandırılmış ve zengin olanların kölesi yapılmıştı.

Kategoriler
Doğa ve Yaşam Dünya ülkeleri Eğitim - öğretim Geçmiş Tarih Günlük hayat Toplumsal Konular

Avrupada Feodalizm ve Sosyal Sınıflar

Roma İmparatorluğu ikiye bölündükten sonra zayıf kısım olan Batı Roma İmparatorluğu kısa zaman içinde yıkıldıktan sonra yerine krallıklar kurulmuştur. Birbirlerine üstünlük sağlamaya çalışan krallıklar anlaşamazlar ve böylece avrupada feodalite rejiminin doğmasına zemin oluştururlar. Avrupadaki Kavimler Göçü sonucunda meydana gelen karışıklıklar nedeniyle zayıf halk ve büyük toprak sahipleri, kendilerine güvende hissetmedikleri için ve hayatlarını devam ettirebilmek için o toplumun güçlü ve otorite sahibi kişilerin koruması altına girmek istemiştir. Halk, himayesine girdiği kişilerin topraklarını kira karşılığı işlemekteydi. Böylece derebeylik (feodalite) sistemi ortaya çıktı. Bu sistemin en önemli özelliklerinden biri de toprak sahibi (senyör) lerin, çevresi kalelerle, surlarla çevrili şatoların içinde yaşamalarıydı. Bu şatolar çok sayıda askeri birlik tarafından korunuyordu.

Feodalite (derebeylik) sistemi bütün ortaçağ avrupa’sında devam etmiştir. Barutun ateşli silahlarda kullanılmasıyla ve Bizans surlarının yıkılmasıyla bu sistem sona ermeye başladı. Bu sistemin yıkılması mutlak krallıkların güçlenmesini sağladı. Almanya dışında tüm avrupada derebeylik sistemi yıkıldı.