Kategoriler
Deneme Yazıları Dünya ülkeleri Eğitim - öğretim Genel Konular Günlük hayat Günün Tarihi iletişim Kişisel makaleler Toplumsal Konular

Doğunun Sapkın Felsefelerinde Huzur Aramak

İnsanların büyük çoğunluğu, yeryüzünde yaşanan kargaşanın, kavgaların, savaşların, sıkıntıların, samimiyetsizliğin, bencilliğin sona ermesini, huzur, barış ve mutluluk içinde bir yaşama ulaşmanın yollarını arar. Bu arayış içindeki bazı kişiler özlemini duydukları yaşamı, insanlar tarafından oluşturulmuş batıl dinlerde bulabileceklerini düşünürler. Oysa yalnızca dünyada ve ahirette sonsuza dek sürecek bir yaşam, ancak Kur’an ahlâkının gereğince yaşanmasıyla umut edilebilir.
Söz ettiğimiz batıl dinler Doğu dinleridir ve pek çok sapkın inanç içerirler. Ancak insanların birçoğu, bu görüşlerin iç yüzlerini detaylı olarak bilmezler.

Kategoriler
Sevgi ve Ask Dünyası

Bu Benimkisi Aşk Değil

“Yeni bir yılın sabahındayım, dinlediğim bir şarkı aklıma düşürdü seni. Diyor ki, “seni görebildiğim yer rüyalar artık,” rüyalarda olmasa hani… Yanmışım sevgilim, öyle bir tutuşmuşum ki hayatın tam ortasında kalakalmışım. Şimdi seninle yalnızlığımı paylaşsam, çok ayıp etmiş olurum. Ama bunu yapmayacağım. Seninle geçmişimi yâd edeceğim sadece. Beni, ben yapan o güzel kadına bir değil, bin anlam katacağım bugün de…”

Son sevdiğim olduğunu mu sandın, söylenen her söze inanıyorsun güzel sevgilim. Ama evet, sen benim son sevdiğimsin ama aynı zamanda da ilk sevdiğimsin! Bunu unutma, yarın senin için öleceğim…

Sensiz(ken) yanıyordum. Küllerimden anlıyorlardı, tanıyorlardı beni artık. Biliyorlardı neden yandığımı, her günün batımında… Öyle yüreğimden tutuşmuştum ki, ateş olmasa da, yanıyordum. Her yanımda yokluğun kol geziyordu. Sensiz olmayan tek şey sevgiydi! Ey benim nazlı yanım, sevgisizde yaşanmıyor ki hani. Hadi tutsana yüreğimden, hadi kalsana yanımda, bırakmasana gün batımlarına… Hadi nasırlı ellerime, ellerini kenetlesene!

Zamansız gittin sevgilim. Bir vedayı bile çok gördün. Belki de haklıydın gitmelerinde, nedenlerin vardı. Zaten kızamıyorum bu yüzden sana. Her şeyde bir neden aramak çok saçma, hele aşksa bu mantık ötesi bir durum işte! Umarım gittiğin yerde, çok mutlusundur. Yüzün gülüyordur. Kapısını açtığın adam elinde çiçeklerle, dilinde sevgi sözcükleriyle geliyordur her defasında. Yoksa üzülürüm…

Yeni bir yılın sabahındayım, bir şarkı aklıma düşürdü seni. Diyor ki, seni görebildiğim yer rüyalar artık, rüyalarda olmasa hani… Yanmışım sevgilim, öyle bir tutuşmuşum ki hayatın tam ortasında kalakalmışım. Şimdi seninle yalnızlığımı paylaşsam, çok ayıp etmiş olurum. Ama bunu yapmayacağım. Seninle geçmişimi yâd edeceğim sadece. Beni, ben yapan o güzel kadına bir değil, bin anlam katacağım bugün de…

Bak yarın, bugün oldu. Sen gideli heybem iyicene hafifledi. Dört bir tarafta yokluğun halay çekiyor. Bilmez misin efe torunuyum ben, şöyle ağırdan bir zeybek nasılda giderdi, gözlerinin tam karşısında. Etrafında bir dönsem, başım üstüne-dizlerimi yoluna çökertsem hiçte fena olmazdı hani. Galiba ufaktan kaderimin kaybedişlerine çöküyorum. Olsun varsın. Sevmek, bilmeden tüketmekmiş ömrü… Varsın sana harcansın ömrüm, hiç gocunmam!

Seninle geçirdiğimiz o zamanları arıyorum halen. Nereden başlasam, nereye uzansam şöyle bir, aklıma çakılıyorsun. Sitemim asla olmadı sana. Nasıl olsun ki, insan sevdiğine de sitem ederse, ne anlamı kalır o aşkın değil mi? Yoksa etmeli mi… bilirsin, ben pek beceremem duygularımı yansıtmayı. Yazarım, çizerim sadece. Ara sıra resimde yaparım ama söyleyemem bir türlü. Söylersem, gizeminin gideceğini düşünürüm aşkımın. Korkarım ama bilirim ki sevmek, sevdiğini keşfetmektir! Beni yeniden bulmanı çok isterdim.

Benim öyle yeni bir yılda beklentilerim olmadı hiçbir zaman. Nasıl olsun ki, olmadı işte! Biliyorum hiçbir zaman bir kadın tarafında onurlandırılmayacağım. Çünkü unutamıyorum seni, belki de bu yüzden acılarım yenileniyor. Kadınların sezgileri çok kuvvetli, ne halde olduğumu anlıyorlar. Öyle işte, özledim seni… Çok!

Bu benimkisi aşk değil, başka bir şey. Üstelik bu ben de, ben değilim/ seninim…

Emre onbey