Yurdumuzun güzide şehirlerinden biridir Denizli. Türkiye ekonomisinin büyük bir kısmını sırtlamış olan bu şehir, ortalama bayan şoförünün de en fazla olduğu ilidir. Bu yüzden olsa gerek trafik kazaları da sık yaşanmaktadır Denizli’de. Pamukkale travertenleri, horozu, kızı ve tozuyla meşhur bir güzide şehrimiz. Fazla sözü uzatmaya ne hacet şehrin merkezide faaliyet halinde olan bir özel üniversite erkek öğrenci yurduna doğru gidelim. Denizli de son zamanlarda sayıları hızla artmaktadır, bu özel yurtların. Bizde bu özel yurtların ilk açılanlarından H.F.Ö adlı yurda gidiyoruz. Erkek Üniversite öğrencilerinin olduğu bir yurttu. Ağırlıklı olarak da üniversite birinci sınıflar kalıyor bu yurtta. Denizli de konut sorunu olduğu için özel yurtlar bulunmaz birer nimetti. Özellikle kendilerini gençlerin kötü ortamlara düşmelerini engellemeye adamış yurdun yöneticileri ve belletmenlerinin olması. Öğrenciler her gün belediye otobüslerine binip 20-30 dakika uzaklıktaki üniversite kampüsüne gitmektedirler. Belediye otobüsleri bir sabahları, birde akşamüstü okul çıkışı çok kalabalık olurdu. İstifleme usulü yerleşirlerdi otobüse. Hele Yenişehir, Tedaş ve Üçlerden gelenlerin hali daha trajı komikti. Belediye otobüsünün en önünde duran kimse o gün, otobüsün ön camı ile akraba olamama olasılığı sıfırdır. Kızlı, kadınlı, erkekli tıkış tıkış.

Neyse belediye otobüsünü bırakıp özel H.F.Ö erkek öğrenci yurduna geri dönüyoruz. Yurtta birine gözümüz takılıyor. Erkek öğrencilerinden birinin saçı uzamış, omuzlarına geliyordu. Yurt müdürü ve müdür yardımcısı her fırsatta öğrenciye saçını kesmesini istiyorlardı. Öğrenci de her seferinde saçlarını kesmek istemiyordu. Fakat yurt yöneticileri saçını kesmesi konusunda ısrar ediyorlardı. Öğrenciye birazda sert çıkıyorlardı. Aslında yurt yöneticilerin kötü niyetleri yoktu. Amaçları erkek öğrencinin saçını kısaltıp düzgün görünmesini sağlamaktı. Öğrenciyi birkaç kez daha ikaz ettiklerinde, öğrenci artık dayanamadı ve gidip saçını kısalttı. Aradan günler geçiyordu. Saçını kesen genç hep üzgün halde dolaşıyordu. Arada da odasından ağlama sesleri geliyordu. Okul müdürü öğrencinin bu halini görmüştü ama sormayı cesaret edemedi. Öğrenci derse gittiği bir gün yurt müdürü, öğrencinin odasına girdi. Yatağın üzerinde bir anı defteri duruyordu. Merak edip defteri açmak istedi; ama bu kul hakkı deyip açmak istemedi. İçini bir huzursuzluk kapladı. Dayanamıyordu. Defteri açıp ne yazdığına baktı. Belki öğrencinin ağlamasına bir cevap bulabilirdi. Defterin kapağını açınca; ‘Bu defter M.K.’ya aittir. İzinsiz okumayınız’ yazıyordu. Diğer sayfaları çevirip en son sayfaya geldiğinde gördüğü yazı karşında donakaldı. Gözlerinden yaşlar damlamaya başladı. Defterde şunlar yazıyordu:

‘Efendim(s.a.v), eğer senin -başınızdaki idarecilere uyunuz- emrin olmasaydı. Senin ellerinle okşadığın saçlarımı kesmezdim.’

Mehmet ŞAR

[email protected]

PAYLAS
Önceki İçerikYaşam ve getirileri..
Sonraki İçerikAile Neden Önemlidir?
1985 yılında Şanlı Urfa'da doğan yazarın çocukluk ve gençlik yılları Mersin'de geçti.Ortaöğretimi ve lise eğitimini Mersin'de tamamladı. Üniversiteyi Denizli de okudu. Liseden beri yazarlığa ve edebiyata merakı olan yazar bir türlü yazmaya başlayamadı. İlk olarak üniversite 2. sınıfta En İyi Dostum adlı hikayeyi yazdı. Daha sonra ara verdi. Derslerin yoğunluğundan dolayı yazamadı. Üniversiteyi bitirince yeni bir hikaye yazdı şuan onun basımıyla uğraşıyor. Yazıları mehmetsarr.blogcu.com www.yenimakale.com www.makaleci.com sitesinde yayınlanıyor. Daha çok şiir,edebiyat, güncel konular, dini konular,hikaye türünden yazılar yazıyor.

3 YORUMLAR

Bir Cevap Yazın