Bazı Türkler, İslam dinini kabul etmelerinin ardından hala göçebe yaşam tarzını devam ettirerek hayvancılıkla uğraşmışlardır. Yerleşik bir şekilde köylerde hayatlarını sürdürenler ise çeşitli zanaat faaliyetleri ve ticaretle uğraşmışlardır.

Göçebe Türkmenlerin içinde, hayvancılık önemli bir yer tutmuştur. Türklerde halı ve kilim dokumacılığı gibi sanat kolları popüler olup, bunların bir kısmı yabancı ülkelere ihraç edilmiştir. Bunun yanı sıra Türklerde altın, gümüş ve demir gibi madenlerin işlemeciliği de çok yaygındı. Selçuklular döneminde toprak devletin malı kabul edilmiş fakat bu topraktan en faydalı şekilde yararlanabilmek için, toprak belli vergiler karşılığında halka icar edilmiştir. Bu toprak dağılımı 4 farklı şekilde olmuştur :

a ) Has Topraklar

Bu topraklar hükümdar ve ailelerinin kullandığı topraklardır.

b) İkta Toprakları

Bu topraklar ise vergi gelirleri maaş ve hizmet karşılığı olarak yüksek makamlı devlet memurlarına, komutan ve askerlere verilen topraklardır. İkta sahipleri, ellerinde bulunan toprakların bir kısmıyla bakmayla yükümlü olduğu tımarlı sipahi besler, diğer kısmıylada kendi geçimini sağlamaya çalışırdı.

c) Mülk Topraklar

Tüm hakları şahısların üzerine olan topraklardır. Bu toprakların sahibi, elinde bulundurduğu toprakları istediği gibi kullanabilir ve satabilirdi. Eğer toprağını kullanmak istemez ise miras olarak bırakabilirdi.

d) Vakıf Toprakları

Halkın çeşitli ihtiyaçlarını gidermek için inşa edilmiş cami, medrese, alışveriş merkezi gibi müesseselerin giderlerini karşılayabilmek için ayrılmış topraklardır.

1 YORUM

Bir Cevap Yazın