Bir öğrencimizin sürekli arkadaşlarını şikayet ettiğini düşünelim. Bu şekilde olan öğrencinin öncelikle kendisine zararı olacaktır. Sürekli çevresiyle ilgilenip, arkadaşlarının her an yanlışını yakalamaya çalışan öğrenci, derse birtürlü güdülenemeyecek, öğretmeninin ne dediğini anlamayacak ve aklı hep arkadaşlarında olacaktır. Böyle öğrenci, almış olduğu eğitmden hiç verim alamayacak ve gelişimine katkısı olmayacaktır.

Sürekli arkadaşlarını şikayet eden öğrenciden sınıf ortamı da olumsuz etkilenecektir. Diğer öğrenciler ve öğretmen bu durumdan çok rahatsız olacaklardır. İki de bir öğrencinin şikayet sesi dersin akışını bozacaktır. Öncelikle şikayet edilen öğrenciler, o öğrenciye dönüp “Ne yaptım ben?” şeklinde sorular soracaklar ve sınıf içinde karmaşa çıkacaktır. Diğer öğrenciler ise bu durumdan olumsuz etkilenecektir.

Eğitim sistemi de bu durumdan yara alacaktır. Ders planının uygulanmasında aksaklıklar çıkacak ve öğrencilerin ve öğretmenin motivasyonu bozulacak, zaman kaybı yaşanacağından dolayı öğretmen konuyu istediği gibi verimli şekilde işleyemeyecektir.

Arkadaşlarını sürekli şikayet eden öğrenci için yapılması gereken öncelikli davranış sorunun kaynağına inmektir. “Acaba bu öğrenci bu davranışını neden sergiliyor?” sorusuna cevap aranmalıdır. Bunun için öğrenciyle birebir konuşmak ve öğrencinin sınıf içerisindeki davranışlarını gözlemlemek en güzel yöntemlerdendir. Sorunun kaynağına göre öğrenciye çeşitli yollar gösterilerek, bu olumsuz davranışını ortadan kaldırması için ona yardımcı olunabilir. Örneğin, ona derslerle ilgilenmesini gerektirecek ödevler, görevler  verilir. Bu şekilde öğrenci arkadaşlarının davranışlarıyla ilgilenemeyecektir. Ayrıca öğrenciye, arkadaşlarını şikayet etmediği, derse dikkatlice katıldığı zamanlarda pekiştireçler verilerek bu davranışının olumlu olduğu ona hissettirilebilir. 

Bir Cevap Yazın