Rüzgârlarla Gönderiyorum Sevgimi

“bedenimden gitsen de, her zaman yüreğimde olacaksın. Şimdilik küçük bir ayrılık ısmarladım sana, ama üzülme sevdiğim, gün gelir kaldığımız yerden devam ederiz… Gün gelir yine kavuşuruz. Ve ben en güzel yaptığım şeyi yine yaparım; gözlerinin içine bakarak ”seni çok seviyorum” yine söylerim, hiç üzülme sen!”

Hatırlıyor musun karşılaştığımız o ilk günü, ikimizde üniversiteye yeni başlamıştık. Sen dalgalı saçlarınla kantine girdiğinde içimden “işte evleneceğim kız bu” diyerek, ruhumu hırpalamıştım. Hiçbir kıza âşık olamayacağımı düşünürdüm hep; aşk söz konusu olunca hiçbir şey yolunda gitmezdi. Şimdilerde masum bir aşkın kollarında mutluluktan, mutluluğa uçuyorsam, bu hep senin sayendedir. Sen, hayatıma giren en yalın mucizesin! Ve bir adın yok senin, öyle ya mucizelerin hiç adı olur mu?

Rüzgârlarla Gönderiyorum Sevgimi
Rüzgârlarla Gönderiyorum Sevgimi

Sen gelince… Bedenim canlanır, kendime gelirim. Kalbime bir tatlı heyecan çöker. Esen yellerden yüreğime gizlice bir ses “o seni bu hayatta mutlu edebilecek tek melek, onu sakın bırakma!” diyen fısıltılar, beni nasıl sana yöneltir, anlatamam. Ben, seninle hayatı severek yaşıyorum. Ne derdim var, ne de şikâyetlerim… İnsanız hepimiz, bazen isyanım taşıyor bedenimden, haksızlıklara dayanamıyorum. Ama sen, sanki benim bu hallerimi biliyormuşçasına, telefonla aramaların yok mu, her şey biranda mutluluğa dönüşüyor. Biliyorum, yürekten sevenler hissederlermiş böyle anları… Ben, senin en çok sezgilerindeki bu büyülü aşkı seviyorum. Hayatım ne zaman bulanıklaşsa, masumluğunla durultuyorsun ruhumu. Basit bir insan iken, şimdilerde çok özel olmanın tadını çıkartıyorum. Yani sen, öyle bir girdin ki o kantinin kapısından, sanki bana gönderilmiş bir melek gibi, ilk defa böylesine anlamlı yaşıyorum ömrümü. Kolay değil, bu zamana kadar gelebilmek ve benim bir kadına böylesine bağlanabilmem… İşte farkın bu senin!

Kader, bunca zaman koparmadıysa bizi birbirimizden, vardır bir bildiği, masum sevgilim. Belki şu an uzaktayız birbirimizden, belki her sabah uyandığımda gözümü seninle açamıyorum, ama üzülme, bu bize verilmiş en güzel fırsat. Sevgimizi daha hissederek yaşamanın tam zamanı ve kanıtlamanın da; ey ömrümün solmayan çiçeği, böyle zamanda daha da çok çöküyorsun içime, her halin başka bir şehrin güzelliği… Seni seviyorum!

Geçen akşam seni özlemenin ince kıyımlarıyla oturmuş tavla atıyorduk. Pencereyi hafiften açtım, rüzgâr esiyordu, saçlarım hafiften okşanıyormuş gibi hissettim. Ama hani sen hep derdin ya,” rüzgârlarla gönderiyorum sevgimi” aklıma geldi birden o söylediğin sözler, pencereyi sonuna kadar açtım, hava soğuktu, inan hiç umurumda değildi hiçbir şey, üşümedim de… Sadece yaşadım o anı, o anımızı. Seni çok özledim masum sevgilim!

Ha geldin, ha geleceksin… Özledim senin kokunu, ruhunun tebessümünü.
Unutma ki sen, düğün pastasını kesmek istediğim tek mucizesin(kadınsın)!

Emre onbey

5 YORUMLAR

  1. hocam naptin sen yaaa, ilk paragraf o kada guzel olmuski tarihler boyunce SIKILMADAN okunur, insani baska yerler goturen bu yapini sakin bozma. Selcuk ERAT kardesimin dedigi kadar varsin gercekten, seni aramizda gormek bizide cok mutlu edecektir. Bu eserlerini daimi bir sekilde sitemiz uzerinde gormek isteriz. Ellerine Yuregine saglik..

  2. Harflerin guzelligi onlari kullanan kisilerle sinirlidir. Sihir burada kendini gosterir hocam. Senin sihrinde bu harfleri kullanarak gonullere girmek. Pek cok kiside olmayan, zor yetisecek bir yetenek. Daimi olmasi dilegiyle :)

Bir Cevap Yazın