Kur’an’da birçok ayette söz edilen “kurtuluş” kelimesi, inanan insanın Allah’a itaatle boyun eğmesi, O’nun buyruklarını yerine getirerek hem dünyadaki nimetlere hem de ahiretteki sonsuz güzelliklere ve mutluluğa kavuşması anlamındadır. İşte bu gerçek kurtuluştur.

Kur’an ayetlerinden, Allah’a karşı yalan uydurup iftira düzenlerin, O’nun ayetlerini yalanlayanların, zalimlerin, dinden dönenlerin, Allah’ın emirleri dışında helal ve haramlar koyanların, Allah’a ortak koşanların, suçlu günahkarların kurtuluşa eremeyeceklerini anlıyoruz.

Allah’ın kurtuluş müjdesi verdiği kulları, nefislerini arındıranlar, namazlarını kılanlar, takva sahibi olanlar, Allah yolunda mücadele edenlerdir.

İnsanın yaşama amacı, nefsinin bitmek tükenmek bilmez tutkularını tatmin etmek değil, Allah’ın hoşnutluğunu kazanmaktır. Bencil tutkularının tutsağı olmuşken insan nasıl kurtuluşa ulaşabilir? Yalnızca Allah’a kul olduğu ve vicdanını tam kapasite kullandığında insan, kendisini tutsak alan bütün dünyevi putlarından kurtulur, özgürleşir. Allah’a tam bir teslimiyetle teslim olmak, onlarca puta kulluktan kurtulmak; işte bu, insanın tüm bağımlılıklardan gerçek özgürlük ve kurtuluşa ulaşmasıdır.

Müminun suresindeki ayetlerden, boş şeylerden yüz çeviren, huşû içinde namaz kılan ve zekatlarını veren müminlerin kurtuluşa ulaştıklarını anlıyoruz.

Mü’minler gerçekten felah bulmuştur;

Onlar namazlarında hûşû içinde olanlardır;

Onlar, ‘tümüyle boş’ şeylerden yüz çevirenlerdir;

Onlar, zekata ilişkin (söz ve görevlerini mutlaka) yerine getirenlerdir; (Müminun Suresi, 1-2-3-4)

Diğer Kur’an ayetlerinde ise gayba inananların, peygamberlere ve ahirete kesin bilgiyle inanan, iyiliği emredip kötülükten sakındıran, Allah’a şirk koşmayan, kulluk görevlerini yerine getiren, namuslu, ahde vefalı, faiz yemeyen, içki ve kumardan uzak duran insanların felâha/kurtuluşa erenler oldukları haber verilir.

Allah için ve O’nun sınırları içerisinde yaşamak, hem dünyada güzel bir yaşama, hem de ahirette sonsuz kurtuluşa kavuşturur. Mümin her işini Allah’ı rızasını hedefleyerek yapmaya çalışır. Yaptığı her davranışta Allah’ı hoşnut edip, O’nun sevgisini kazanma hissiyatı taşır. Kur’an ayetlerinden bilir ki; Allah’ın hoşnutluğunu kazanmış olmak, en büyük kurtuluş ve mutluluktur.

Allah, mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara içinde ebedi kalmak üzere, altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler vaadetmiştir. Allah’tan olan hoşnutluk ise en büyüktür. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur. (Tevbe Suresi, 72)

Fuat Türker


Bir Cevap Yazın