Genç Türkler Birliği

Yal yediği çanağı taşa çalan nedamet,

İbret al bak da bir gönlün leşte değilse.

Ne ayağında zincir ne boynunda bir kement,

Sen de sevebilirsin göz oynaşta değilse.

20 Şubat yıllardan beri, Türk olmayan bir bölgede Türk’ten habersiz, Türk bayrağının dalgalandırılarak şenliklerin yapıldığı bir tarih. Her yıl olduğu gibi bu yıl da özellikle Belçika’nın değişik yerlerinden Türk kökenli misafirlerini ağırlayan bu mini şenliğin, söylencelere dayalı bir geçmişi var.

Türkleri tanımamalarına rağmen Türk köyü diye adlandırılan, Belçika’nın Ardennen bölgesinden Faymonville köyünden bahsediyorum. Bölgede, Türkler olarak adlandırılan köylülerin anlatımına göre; sekizinci yüzyıla uzanan, bir başka söylenceye göre ise on altıncı on yedinci yüz yıldan kalma sözlü veriler. Türklere karşı birleşip yardım toplayan kiliseye yardım etmeme ve sonucunda da Hıristiyan düşmanı olarak nitelendirilen bir olaya bağlanan söylenceler. İkinci Dünya Savaşında ise Almanların Türk bayrak ve simgelerini görünce köye saldırmadıklarının ifade ediliyor olması, şenliğe giden yol olmalı.

Şenlikte kullanılan Türk giysilerinin özenle hazırlandığı, meydanında Türk bayrağının sürekli dalgalandığı ve bundan sonra da dalgalanacağını ifade eden bu köy halkının Avrupa’da hüküm sürmüş Hun devleti ile geçmişe dönük bir bağlantısı var mı bilemeyiz ama kendilerini Türk gibi ifade etmek istedikleri belli. Ayrıca köy halkının Türk bayrağına ve simgelerine olan sevgisi için geçmişe dönük bir baskı yâda asimilasyon uygulaması da söz konusu değil.

Bir diğer husus ise armasında Türk bayrağı olan bir futbol takımlarının olması. Adı, Genç Türkler Birliği anlamına gelen ‘‘RFC Turkania’’ olan ve Belçika amatör ligi D grubunda mücadele eden oldukça da başarılı bir takım. Türk milli takımı dışında armasında Türk bayrağı olan tek takım. Türk olmayan küçücük bir topluluğun Türk bayrağını benimseyip saygı duyması, amatör ligdeki bir takımın armasında Türk bayrağının bulunması çok mu önemli diyenler olacaktır elbette. Ben şahsen bu duruma ibretlik olarak bakıyorum. Diğer birçok ülkenin olduğu gibi Belçika’da Türk ve Türk yurdu düşmanlarının cirit attığı bir yer iken, bağrından böyle bir köyün çıkmış olması. Yurdumuzun bazı yerlerinde dalgalandırılmak istenmeyen bayrağımızın burada özgürce ve sevilerek dalgalandırılıyor olması ayrıca gurur verici diye düşünüyorum.

Biz bu köy halkının bayrağımıza, adımıza, geçmişimize gösterdikleri sevgiden dolayı memnuniyetimizi belirtiyoruz. Yaşı Türkiye Cumhuriyetinden üç yaş büyük olan, Genç Türkler Birliği’ne mücadelelerinde başarılar diliyoruz.

Bu arada bir ayrıntıya değinmek istiyorum. Bu köy ve halkı ile ilgili zaman zaman yazılı basından haber ve bilgiler okuyoruz. Bizim basın, köy halkının kendilerini Türk olmadıklarını ifade ettikleri halde Türk hissediyorlar diye yazıyorlar. Yani Türk köyü gibi lanse ediyorlar. Türk kavramı soya dayalı, dolayısıyla hissetmekle değişmeyecek bir olgu. Benimsemek, sevmek, saygı duymak başka bir şey, Türk soyunun taşıdığı kanı taşıyor olmak ve Türk olmak başka bir şey. Kısacası hissetmekle Türk olunmaz.

Bu vatanın ekmeğini yiyip havasını solurken Türk adına, Türk adı ile ilgili her varlığa ve bayrağımıza alerjisi olanlara, fırsat buldukça bayrağımızı yakanlara, Türk kavramıyla ilgili ne varsa bertaraf etmek isteyenlere ibret olsun diyoruz.

Osman Öcal

2 YORUMLAR

Bir Cevap Yazın