Türkiye’de Barış adını alan ilk kişi (kendisi bunu TRT için hazırladığı “7’den 77’ye” isimli programı aracılığıyla öğrenmişti), yurt içinde ve dışında kazandığı başarıları ile dünyanın unutulmayan simaları arasına girmiş olan besteci, yazar, gezgin, müzisyen, televizyon program yapımcısı Mehmet Barış Manço,…
Rikkat (türk sanat müziği sanatçısı) ve Hakkı Manço’nun ikinci çocukları olan Mehmet Barış Manço 2 ocak 1943 tarihinde İstanbul’un Üsküdar ilçesinde doğdu. Doğduğu dönemde ülke ikinci dünya savaşı dönemlerinde olduğu içi ailesi ona Mehmet Barış ismini vermiştir. Gazi Mustafa Kemal ilk okulunu bitiren Barış Manço okul hayatı boyunca hep hobi olarak müzikle uğraşmış, gitar çalmayı öğrenmiş, annesinden piano dersleri almıştır. Sahne ile ilk kez 1958 yılında Galatasaray Lisesi’nde öğrenciyken (kurduğu iki amatör grupla: Kafadarlar ve Harmoniler) tanışmış, Belçika’daki “Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisi”nde resim, grafik ve iç mimar üniversite eğitimi almıştır.
Türk müziğine damgasını vuran Barış Manço Türkiye’de ve bir çok yabancı ülkelerde sayısız konserler vermiş, 200den fazla besteleri sayesinde Belçika tarafından “Türk kültür elçisi”, Japonya Soka üniveristesi tarafından “Uluslarası kültür ve barış ödülü”, Türkiye Cumhuriyeti Devlet sanatçısı, Hey dergisi tarafından yılın erkek sanatçısı, Pamukkale üniversitesi tarafından “Öocuk eğitimi alanında Onursal Doktora” ve başka pek çok ödüller kazanmıştır.
1988 yılında TRT 1’de yayınlanmaya başlayan çocuk ve aileye yönelik eğitici ve eğlendirici bir dünya belgeseli olan “7’den 77’ye” ekranların en çok sevilen eğlence ve kültür programı oldu. Programda TV ekibi ile birlikte dünyanın 150’den fazla ülkesine gitmiş ve gezdiği yerleri seyircilerine tanıtmıştır. Ve bu nedenle de “Barış Çelebi” olarak adlandırılmıştır. Bu programla türk televizyonculuğunda ulaşılması zor bir rekora imza atmış, ekibiyle birlikte 5 kıtada 100’den fazla değişik yöreye giderek 600.000 km’ye yakın yol kat etmiştir.
Yaptığı sosyal sorumluluk projeleriyle, besteleriyle, tv programlarıyla tüm dünyada küçüklerin, büyüklerin sevgisini kazanan Barış Manço bir ara siyaset sahnesinde de göründü. Tansu Çiller ve Bedrettin Dalan onu Kadıköy Belediye Başkanı adaylığı için ikna ettiler. Lise yıllarında büyük elçi olmayı düşleyen Mehmet Barış Manço artık cumhurbaşkanı olmak istiyordu. Bunu dönemin cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e de bildirmişti. Ben hiçbir zaman partili olmadım, politikadan anladığım filan yok, öğrenmek de istemiyorum. Ben politika dünyasına yeni bir tat, yeni bir boyut, yeni bir çizgi, farklı bir gusto ve renk getirmek istiyorum. Arkamda 7’den 77’ye bunca milyonluk kitle var. Hele halk seçsin, cumhurbaşkanlığını benden başka kimse kazanamaz.
Fakat büyük sanatçının hayali yarıda kaldı. 2 şubat 1999 tarihinde geçirdiyi kalp krizi sonucunda hayata veda etdi.
Saçlarıma daha da aklar düşecek ve bir gün gelip Allah bu saçları geri alacak. Önemli olan bu geri alış sırasında hakkını vermiş olmam. Gelecekle ilgili hayallerim bunun hakkını vermek için yapacağım mücadeleyle süslü. Beni benim değil, benden sonra insanların anlatması önemli. Gelecek kuşaklar için Yad-ı Cemil olmak istiyorum. Tek niyet ve gayretim bundan ibaret.
Müsterih ol, Büyük Sanatçı, hayal etdiğin gibi yaşiyorsun gönüllerde.
Kadıköy Moda’da yaşadığı evi Kadıköy Belediyesi tarafından müzeye dönüştürülmüştür.

Bir Cevap Yazın