Hayatın her alanında olduğu gibi işletmelerde de her gün çok sayıda karar alınır, işletmenin değişik düzeylerinde alınan kararlar değişik önemler taşır. Bu kararlar, dış çevre değişiklikleri, müşteri taleplerindeki değişiklikler, yeni personel alımı, personele eylem düzeltim bildiriminde bulunulması gibi konulara bağlı olarak verilebilir. Kararlar, duruma göre bireysel olarak veya grup tartışmaları sonunda verilir. Yöneticiler, karar verirken var olan kaynaklarını ve hareket alanlarını, diğer kişi ve birimleri ne şekilde etkileyeceğini gözden uzak tutmazlar. Kaynakları yetersiz bir işletmede her zaman iyi karar verilmeyebilir. Kararların etkinliği istenen sonuçların sağlanmasıyla ilgilidir.

Karar verme, belirli bir amaca yönelik olarak eyleme geçmek üzere, var olan veya gerçekleştirilebilecek seçeneklerin belirlenmesi ve bunlardan bir tanesinin tercih edilmesidir. Karar vermede en önemli konu, bireyin veya grubun kendilerini karar verme konumunda görüp görmemesidir. Birçok durumda karar vermesi gereken kişi, bunun farkında olmayabilir. Ya da aksi olup, karar vermemesi gerekenler karar vericiler gibi davranabilir. Bazen karar verme aşamalı bir süreci izler. Gruplar, kendi verdikleri kararları üst yönetime bildirerek yönetimin karar vermesini kolaylaştıran bir işlev görürler. Karar verme, sadece mekanik bir şekilde seçenekleri belirleme ve bunlardan bir tanesini seçme süreci olamaz. Konuların doğru yerde, doğru pozisyonda, doğru zamanda ve seçeneklerin araştırmaya dayalı olarak belirlenmesiyle gerçekleşen bir süreçtir bu.

Karar vermede seçeneklerden bir tanesinin seçilmesi de basit bir şekilde gerçekleşmez. Seçme işlemi her zaman dönülebilecek ve vazgeçilebilecek; diğer üyeleri ikna sürecini gerektirebilecek; geçici nitelikte deneme amaçlı; zorla kabul ettirmeye yönelik; ön karar niteliğinde; personelin tepkilerini belirlemeye yönelik, olabilir. Seçimin bir olgu değil, bir süreç olarak görülmesi bu nedenledir. Alternatifler sürekli yeni şekiller ve bilgilerle zenginleşecek ve karar vericiler ‘seçimi’ gelişen bir süreç olarak uygulamaya devam edeceklerdir.

Bu anlatılanlardan ‘karar verme’nin bitmez tükenmez bir süreç olduğunu anlamak yanılgıya düşmek olur. Gündelik yaşamdan örneklemek gerekirse; penaltı atışı karşısında kalecinin, karar vermek için çok fazla zamanı yoktur. O, deneyimleri ve o andaki önseziyle atlayışını hangi yöne yapacağına birkaç saniye içinde karar vermek zorundadır. Ama nikâh masasına evlenmek için oturmuş kadın ve erkek, o ana dek bu konu üzerinde defalarca düşünmüş, önce kendi aralarında konuşmuş, sonra ailelerine ya da dostlarına veya yakın bulduklarına danışarak, yani evlilik konusunda bir karar verme süreci yaşayarak kararlarını vermişlerdir.

Ray Joseph ise ‘Zaman Yönetimi’ adlı kitabında, daha atılgan düşüncelere yer veriyor, karar verme konusunda Charles Flory, ‘En büyük zaman hırsızı kararsızlıktır!’ diyor. Endişe o kadar yıkıcı bir şeydir ki, kişiyi daha günlük işlerine başlamadan yorar. Asıl kabul edilmesi zor olan, kötü bir kararın, hiç karar vermemekten daha iyi olduğudur.

Hata yapma korkusu: Haklı olmaktan sonra, en iyi şey haksız olmaktır; çünkü önünde sonunda bu sonuca varırsınız. Doğruyla yanlış arasında gidip gelirseniz tereddüte düşer hiçbir yere varamazsınız, ama kesinlikle yanılıyorsanız doğru düşünmenizi sağlayacak bir olayla karşılaştığınız için kendinizi şanslı saymanız gerekir. Bir hatanın sonuçlarından korkuyorsanız çekingen biri sayılırsınız. Her kararda risk vardır. Risksiz karar olmaz. İleri görüşlü şirket yönetimi risk alma işini destekler, iş hayatında en büyük kayıplardan biri yenilgi korkusuyla karar vermektir. Hiç hata yapmayan kimse, değerli ve işe yarar bir şey de yapmıyor demektir. Hiçbir hata yapmayan bir işletme ya riski göze almıyordur ya da ölüdür. Önemli olan hatalar değil, onlardan alınan derslerdir.

Zaman kullanımı: Karar açısından zamanın yönetimi çok önemlidir. Zaman sınırlaması konulmuş bir iş daima hızlı bitirilir. Zaman sınırlamaları mantıklı ve adil oldukları sürece iyi sonuç verirler.”

Karar verme süreci genel olarak şu aşamaları izler:

■ Sorunun tanımlanması

■ Durum analizi

■ Seçeneklerin belirlenmesi ve hesaplanması

■ Seçeneklerin tartışılması ve değerlendirilmesi

■ Seçimin yapılması

Karar verme, açık ve kapalı olarak sınıflandırılır:

■ Kapalı karar verme: Burada yöneticiler, sonuca yönelik ve açıkça tanımlanabilen seçenekler üretir. Bu seçenekler içinden amaca en çok yaklaşan seçilir.

■ Açık karar verme: Bu tarz karar verme sürecinde, bazı öncül sınırlar belirlenir. Bunlar karar verici kişi ya da gruplara ait kişisel faktörler, politika içerikleri ve karar verme kuralları, bilgi iletimi, onaylanmama etkisi, kendini gösteren problemler, tanımlanamayan veya gösterilemeyen seçeneklerdir.

Bir Cevap Yazın