Meclis Genel Kurulu'nda Kürt açılımı oturumunun Atatürk'ün ölüm yıldönümü olan 10 Kasım'dan başka bir gün yapılması için CHP veMHP'nin verdiği öneriler reddedildi. Öneriler görüşülürken Meclis'te gergin anlar yaşandı. AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Avni Doğan'ın, "Bu ülkede tetikçiliği kimin yaptığını bu millet bilir; kimin darbelerle, darbecilerle kol kola gezdiğini herkes bilir" sözleri tartışma yarattı.

TBMM Genel Kurulu’nda, demokratik açılımın öngörüşmelerine geçilmeden, öngerilim yaşandı.

MHP’nin grup önerisinin aleyhine söz alan AKP Kahramanmaraş milletvekili Avni Doğan’ın, muhalefet sıralarına dönerek, "darbeyi alkışladınız, bu Meclis’te tetikçiler var, MHP’ye CHP’nin ağzıyla konuşmak yakışıyor mu?" sözleri üzerine CHP ve MHP’liler oturdukları sıralardan kalkarak sert tepki gösterdiler.

TBMM Genel Kurulu’nda MHP’nin, "Demokratik Açılım"ın öngörüşlerinin 12 Kasım’da görüşülmesine ilişkin grup önerilerinin görüşmeleri sırasında gerilim yaşandı.

MHP’nin, grup önerisinin aleyhine söz alan AKP Kahramanmaraş Milletvekili Avni Doğan’ın sözleri gerilime neden oldu. Doğan, açılım ile ilgili öngörüşmenin 10 kasım anma gününde yapılmasının anlamına dikkat çekerek, Fransız ünlü şair ve yazar Victor Hugo’nun sözlerinden örnek verince; CHP ve MHP sıralarından, "Sen niye Atatürk’ün sözlerinden örnek vermiyorsun da, Hugo’nun sözlerinden örnek veriyorsun" karşılığını verdiler.

TBMM Genel Kurulu’nda gerileme neden olan diyalog şu şekilde gelişti: Avni Doğan : Artık Türkiye kabına sığmıyor. Hükümet burada açılımı anlatmak istiyor, niye karşı çıkıyorsunuz. Atatürk olsaydı bu açılıma destek verirdi? MHP sıralarından, "Ne alakası var. Siz ABD’ye teslim oldunuz.

Avni Doğan : MHP’ye CHP ağzıyla konuşmak yakışmıyor?

CHP ve MHP sıralarından bağırışmalar. "Ne diyorsun lan sen.. Ne olmuş CHP’ye?

CHP ve MHP sıralarından Avni doğan’a : Git bunları Maraş’ta anlat?

MHP sıralarından : Sen tetikçilik yapıyorsun.

Avni Doğan: Bu ülke kimlerin tetikçilik yaptığını çok iyi biliyor. Bu ülke kimlerin darbecileri alkışladığını çok iyi biliyor..

Sözleri üzerine CHP’liler ayağa kalkarak, "Sen kime darbeci diyorsun. Kendine gel sözlerini geri al.

Diğer taraftan MHP sıralarından da "tetikçi" sözlerine, "Asıl tetikçi sensin. Senin geçmişini de biz çok iyi biliyoruz? Sıralardan küfürler ve bağırışmalar devam ederken, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin araya girerek, Genel Kurul’u sakinleştirmeye çalıştı.

CHP’li Gürol Ergin, Canan Arıtman ve Malik Ejder ayağa kalkarak kürsüye yürümek istediler.

Bunun üzerine bazı CHP’liler engel oldular.

MHP’li Nevzat Korkmaz da, "Sen kime tetikçi diyorsun açıkla? Açıklamazsan?.

Genel Kurul’da karşılıklı bağırışmalar devam ederken, CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol söz isteyerek, Avni Doğan’ın, "darbecileri alkışlayanlar" sözünü geri almasını ve CHP’den özür dilemesini istedi.

Bunun üzerine AKP Grup Başkanvekilleri Avni doğan’dan kürsüye çıkarak CHP’den özür dilemesi yönünde Doğan’ı uyardılar.

 

 

-KIVIRMA SÖZLERİNE SAHİP ÇIK-

Avni Doğan ise kürsüye gelerek, "Ben herhangi bir grubu kast etmedim" dedi.

CHP sıralarından; "Bari kıvırma sözlerine sahip çık" şeklinde laf attılar.

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da, aynı şekilde Doğan’ın, "MHP CHP ağzıyla konuşuyor" diyerek, sözlerini geri almasını istedi.

Ancak. Doğan "Bu benim eleştiri hakkım kimse bunu benden isteyemez" dedi.

Genel Kurul’da CHP’nin grup önerisi üzerine görüşmeler devam ediyor.

-CHP’Lİ ÖYMEN’DEN İKTİDARA ELEŞTİRİ: TERÖR ÖRGÜTÜYLE MÜZAKERE YAPIYORSUNUZ

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, TBMM Genel Kurulu’nda, demokratik açılım ile ilgili görüşmeler sırasında Hükümeti eleştirirken, "Terör üyelerini kıskıvrak yakaladınız da, ceza almasını mı sağladınız. Atatürk bunu yapar mıydı. Atatürk şeyh Sait’le müzakere mi etti bunların hiçbirisini yapmadı. Ama siz terör örgütüyle masaya oturuyorsunuz. Terör örgütü ile müzakere yapıyorsunuz" dedi.
TBMM Genel Kurulu’nda, Hükümetin "Demokratik Açılım" ile ilgili genel görüşmenin öngörüşmeleri devam ederken, CHP Grubu adına söz alan Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, Atatürk’ün ölüm yıldönümünde söz konusu açılımın bugün yapılmasının ibret verici olduğunu vurguladı.
Öymen, AKP’ye açılan kapatma davasını hatırlatarak,  "Bugün iktidar partisinde bulunan parti Anayasa Mahkemesi tarafından ’laiklik karşıtı’ gerekçesiyle  kapatılma kararıyla karşı karşıya kalmıştır" dedi ve  Açılımın 10 Kasım’da yapılmasını eleştirdi.
Öymen, "Atatürk’ün hayatı 10 kasım’da sona erdi. Ancak, Atatürk’ün eserleri devrimi milletin kalbinde yaşayacaktır. Bu görüşmenin 10 Kasımda yapılması sadece Atatürk’ün anısına saygısızlık değil, iktidarın kafasından geçen proje terörle müzakeredir" dedi.
Öymen, açılım ile ilgili Hükümeti eleştirirken, "Terör üyelerini kıskıvrak yakaladınız da, ceza almasını mı sağladınız. Atatürk bunu yapar mıydı. Atatürk Şeyh Sait’le müzakere mi etti bunların hiçbirisini yapmadı. Ama siz terör örgütüyle masaya oturuyorsunuz. Terör örgütü ile müzakere yapıyorsunuz" diye sordu.


-HÜKÜMET YABANCILARIN PROJELERİNİ HAYATA GEÇİRİYOR-
Atatürk’ün, terörle ve düşmanla mücadele ederken, yabancıların değil, Türkiye’nin istihbaratını  kullandığını belirten Öymen şöyle dedi;  "Atatürk,  yabancı ülkelerin istihbaratıyla mı yararlandı.  Türkiye’nin istihbaratından yararlandı" diye konuştu.


-ANALAR KURUTULUŞ SAVAŞINDA AĞLAMADI MI?-
Hükümetin açılım sürecinde; "analar ağlamasın" diye yola çıktığını vurgulayan Öymen şöyle dedi:
"Şeyh Sait isyanında, Kıbrıs’ta, Kurtuluş savaşında analar ağlamadı mı? Kimse çıkıp da ‘analar ağlamasın’ diyen olumu, ABD’de de terörle mücadele ederken çıkıp ‘analar ağlamasın’  diyen oldumu mu?  Ama bunu sadece sizin hükümet yapıyor. Terör bitmek üzereyken siz geldiniz, 7 yıl da şehit sayısı arttı."
Hükümetin projelerini yabancıların ve başka ülkelerin yaptığını öne süren Öymen, "Yabancı ülkeler müdahale etti, siz 7 günlük sınır ötesi operasyonundan çekildiniz. Hükümetin bu konudaki tavrı yanlıştır. Şimdi siz çıkıp ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ diyorsunuz. Bunu  ’Atatürk’ dedi ’siz’ demediniz. Atatürk Şeyh Sait’le mücadele ederken de ‘yurtta sulh cihanda sulh’ dedi"  değerlendirmesinde bulundu.
Siyasi iktidarın, terörü meşrulaştırdığı suçlaması getiren Onur Öymen, Bakan Atalay’ın konuşmasına atıf yaparak, "Burada Sayın Bakan konuştu; açılımla ilgili bir şey söyledi mi? Geçenlerde bir ülkenin temsilcisi Türkiye’ye geldi ve ‘açılımı destekliyoruz’ dedi. Siz Anayasa taslağını da ilk önce yabancılara okutmadınız mı?, Acaba yabancılar mı sizin yol haritanızı hazırlıyor" diye sordu.
34 PKK’lının Türkiye geliş sırasında yaşananları da hatırlatan Öymen şöyle dedi:
"Şehit ailelerinin Türk bayraklarıyla yaptıkları protestolarda ellerinden alınan bayrakları Sayın Bakan siz mi istediniz. Dağlardan inenlere diyorsunuz ki; ‘Bunlar suç işlememiş’ nereden biliyorsunuz. Bunlar dağlara patates soymaya mı çıktı, nereden biliyorsunuz bunların suç işlemediklerini. Eline silah alan dağa çıkan adama ‘suçsuz’ diyorsunuz. Dağa çıkan serbest, konferans düzenleyen yıllarca hapis yatsın bumu sizin demokrasi anlayışınız. Bravo? Bu savunması mümkün olmayan bir yaklaşımdır." 

-ATALAY’IN "BÖLGE PARTİLERİ"SÖZÜ KIZDIRDI CHP’LİLER "ATAM ESERİNE SAHİP ÇIKACAĞIZ" PANKARTI AÇTI

Meclis Genel Kurulu’nda demokratik açılımla ilgili genel görüşme önergesinin ön görüşmeleri devam ederken, Genel Kurul, CHP’li milletvekillerinin pankart eylemine sahne oldu. İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın "AK Parti, bu ülkenin her bölgesini ve kesimini temsil eden bir Türkiye partisidir. Bu konuda da maalesef rakipsizdir. AK Parti dışındaki tüm partiler, bölge partileridir. "sözüne tepki gösteren CHP milletvekilleri üzerinde "Atam eserine sahip çıkacağız, seni unutturmayacağız" yazılı pankart açtılar. Oturumu yöneten Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin, CHP’lileri "burası miting meydanı değil" sözleriyle uyardı. Bakan Atalay konuşmasının devamında sözlerini düzeltti.
Demokratik açılımla ilgili genel görüşme önergesinin ön görüşmeleri Meclis Genel Kurulu’nda iktidarla muhalefet arasında sert tartışmalara yol açarken, hükümet adına konuşan İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın konuşması sırasında bazı CHP milletvekillerinin pankart açması gerginliğe neden oldu.


-ATALAY’DAN MUHALEFETE ELEŞTİRİ
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, TBMM’nin tarihi oturumlardan birini daha gerçekleştirdiğini belirterek "Açılımın sahibi ve adresi olarak hep Yüce Meclisi işaret ettik. Muhatabımızın millet ve milletin temsilcileri olduğunu vurguladık. Konunun milli iradenin ve demokrasinin tecelligâhı olan Meclisin çatısı altında tüm boyutlarıyla tartışılacağını ve çözüm yollarının bulunacağını söyledik. Ayrıca, şunu da ifade etmek isterim ki, biz demokratik açılımı baştan beri sadece AK Parti iktidarının meselesi olarak görmedik. Bunu partiler üstü bir milli mesele olarak gördük. Bu nedenle de her fırsatta muhalefet partilerinin katkılarını almak istedik. Onlara açık çağrılar yaptık, randevu taleplerinde bulunduk. Ancak maalesef bazı muhalefet partilerimiz bu taleplerimizi geri çevirdiler. Buna rağmen, biz bu meselenin Meclis çatısı altında tartışılarak iktidarı ve muhalefetiyle milletin temsilcilerinin görüşlerini almak istedik." diye konuştu.
Çoğulcu demokratik rejimlerde muhalefetin görevinin iktidarı sadece eleştirmek değil toplumsal sorunları çözmeye yönelik görüş ve önerilerini kamuoyuna sunmak olduğunu ifade eden Atalay, "Sadece sorunun parçası olan ve toplumsal meseleler konusunda hiçbir projesi ve gelecek tasavvuru olmayan muhalefetin kimseye faydası yoktur. Temenni ederim ki, bu görüşme vesilesiyle muhalefetimiz, Demokratik Açılım konusunda şu ana kadar hükümetimizden esirgediği yapıcı önerilerini, alternatif projelerini ve çözüme yönelik katkılarını da bizimle paylaşır."dedi. Atalay, şöyle konuştu:
"Başlattığımız tarihi açılımın anlam ve önemini kavrayabilmek için birliğimize kasteden bu oyunları ve bugün nasıl bir meseleyi çözmeye çalıştığımızı bilmemiz gerekiyor. Özellikle son çeyrek asırda kanlı ve tahrip edici bir hale gelen, buna karşın çözümü sürekli ertelenen, ertelendikçe de daha karmaşık ve içinden çıkılamaz hal alan ciddi bir terör meselesiyle karşı karşıyayız. Bu meselenin tanımlanması ve kaynakları konusunda ne düşünürsek düşünelim,  üzerinde herkesin birleştiği, hepimizi yaralayan bir gerçek vardır. O da bu meselenin ülkemize ve insanımıza her bakımdan kaybettiren, on binlerce insanımızın canına mal olan, kaynaklarımızı ve enerjimizi tüketen yakıcı bir mesele olduğu gerçeğidir. Artık, bu gerçekle yüzleşilmesi ve milletimize yıllardır acı çektiren bu sorunun palyatif tedbirlerle değil, gerçek ve kalıcı müdahalelerle çözüme kavuşturulması gerekmektedir."


-MUHALEFETE ‘BÖLGE PARTİLERİ’ DEDİ CHP’LİLER PANKART AÇTI-
Demokratik açılımı devletin tüm kurumlarını ve milletin tüm kesimlerini içine alacak şekilde, bir devlet politikası olarak en geniş katılımla yürütmeye çalıştıklarını söyleyen Atalay, hiçbir illegal yapıyla görüşmediklerini söyledi. Atalay, baştan beri,‘Anayasa’nın değiştirilmesi teklif edilemez esasları olan devletin bütünlüğünü, resmi dilin Türkçe olduğunu, bayrağın ay yıldızlı bayrak olduğunu ve milli marşın İstiklal Marşı’nın tartışılamaz olduğunu’ söylediklerini kaydeden Bakan Atalay’ın, konuşması sırasındaki "AK Parti, bu ülkenin her bölgesini ve kesimini temsil eden bir Türkiye partisidir. Bu konuda da maalesef rakipsizdir. AK Parti dışındaki tüm partiler, bölge partileridir. "sözü muhalefet milletvekillerinin tepkisine yol açtı. CHP milletvekilleri Atalay’ın sözlerini sıra kapaklarına vurarak protesto ederken, bazı CHP milletvekilleri de "Atam eserine sahip çıkacağız seni unutturmayacağız" yazılı pankart açtılar.


-ŞAHİN: BURASI MİTİNG ALANI DEĞİL-
CHP’lilerin pankart eylemine tepki gösteren Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin CHP milletvekillerini "Burası miting alanı değil o pankartları indiriniz. 90’ncı yılını kutlamaya hazırlandığımız TBMM’ye bunu layık göremezsiniz."sözleriyle uyardı. İdare amirlerini göreve çağıran Şahin, birleşime ara verdi.


-ATALAY SÖZLERİNİ DÜZELTTİ-
Verilen aranın ardından konuşmasına devam eden İçişleri Bakanı Beşir Atalay ise sözlerini düzelterek "Ben bugün konuşmama çıkarken muhalefeti rahatsız etmeden, polemik yapmadan bir meseleyi anlatmak istiyorum, hiçbir partiyi incitmek istemiyorum, düzeltiyorum" dedi. Daha sonra konuşmasını sürdüren Bakan Atalay, Kürt kökenli vatandaşları terör örgütünden ayrı tuttuklarını kaydederek "Demokratik açılımın hedeflerinden biri,  her türlü görüşün barışçıl şekilde ifade edilebildiği, çözüm önerilerinin karşılıklı hoşgörü içinde tartışılabildiği, çoğulcu ve özgürlükçü bir ortamın sağlanmasıydı. Bu hedefin büyük ölçüde gerçekleştiğini görmek bizi ziyadesiyle memnun etmektedir"dedi. Meclisin ‘toplumda oluşan karşılıklı anlayış ve şefkat dilinin gelişmesine öncülük yapması’nı istediklerini söyleyen Atalay hükümetin terörle mücadelede kararlılığını da vurguladı. Atalay, "ancak, terörle mücadelenin sadece güvenlik tedbirleriyle başarıya ulaşamayacağı, meselenin diğer boyutlarının da başarılı bir şekilde ele alınması gerektiği artık herkes tarafından kabul edilen bir gerçek haline gelmiştir. Başlattığımız Demokratik Açılım, terörü tüm boyutlarıyla ve bir bütün olarak ele almaktadır. Dolayısıyla, açılım süreci terörle mücadeledeki zafiyetin değil, tersine kararlı ve azimli mücadelenin bir sonucu ve gereği olarak anlaşılmalıdır"dedi.


-"ŞEHİTLERİN İSTİSMARINA VE İNCİTİLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ"-
Bakan Atalay, terörle mücadele ederken binlerce şehit verildiğini, binlerce güvenlik görevlisinin gazilik mertebesine ulaştığını da söyledi. Şehitlerin geride bıraktıkları emanetleri ve gazileri baş tacı olarak gördüklerini ifade eden Atalay, şehitlerin istismarına ve incitilmesine izin vermeyeceklerini kaydetti. Atalay, "Terör, tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de bizlere büyük acılar yaşatmıştır. Millet olmanın gereği bu acıları paylaşmayı ve birlikte yas tutmayı başarabilmektir. Biz bunu yaptık ve yapıyoruz. Ancak artık acıların da bitmesini istiyoruz. Şehit ve gazilerimize yenileri eklenmesin diyoruz. Daha fazla ana ve babanın yürekleri dağlanmasın istiyoruz. Paylaşılacak yeni acılar, yası tutulacak yeni kayıplar istemiyoruz. "dedi. Demokratik açılımın sadece teröristle mücadeleyi değil teröristi üreten ve onu sürekli hale getiren ‘çatışma lobisi’yle de mücadeleyi esas alan bir süreç olduğunu kaydeden Bakan Atalay, "Demokratik açılımı, bir bölünme projesi olarak sunmaya çalışıp topluma sürekli bölünme fobisi pompalayanlar, bilerek ya da bilmeyerek bu çatışma lobisinin değirmenine su taşıyorlar"dedi.


-DTP’YE ÜSTÜ KAPALI UYARI: TEKRARINI KİMSE AKLINDAN GEÇİRMESİN-Demokratik açılımın hedefinin ‘Türkiye’nin ayağındaki prangalardan kurtulması’ olduğunu belirten Bakan Atalay, şunları söyledi:
"Benzer sorunlarla karşılaşmış olan diğer ülkelerin tecrübeleri göstermiştir ki, terörü sonlandırmanın yolu terör örgütünün silah bırakmasından geçmektedir. Dağdan inişlerin özünde işte bu silah bırakma vardır. Eğer eli silahlı bazı kişiler, silahlarını bırakıp ülkeye geliyorlarsa bu terörle mücadelenin hedeflediği durumlardan biridir. Buradan hiç kimse kendisi için bir zafer görüntüsü çıkarmaya kalkışmasın. Toplumun çok büyük bir kısmının duygularını rencide edici siyasi şovlar bu meselenin çözümüne değil, ancak çözümsüzlüğüne katkı sunabilir. Biz bunları asla onaylamıyoruz. Tekrarını da kimse aklından bile geçirmesin. Dağdan inenlerin görüntüsünden mutlaka bir başarı hikayesi çıkarılacaksa, bu demokratik açılımın, milli birlik projesinin ve bin yıldır birlikte yaşayan milletimizin bundan sonra da birlikte yaşama iradesinin başarısıdır. Ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Herkes kanunların öngördüğü usul ve esaslara uymak zorundadır. Bu konuda hiç kimsenin ayrıcalığı ya da üstünlüğü bulunmamaktadır. Eve dönüş yapan bu vatandaşlarla ilgili bütün işlemler hukuk kuralları çerçevesinde yapılmıştır. Bu sürecin bundan sonra sağlıklı bir şekilde işleyebilmesi ve yeni sorunlara sebebiyet verilmemesi için herkesin daha sağduyulu davranması ve aklıselimle hareket etmesi gerekmektedir."
Demokratik açılımın bir başka temel hedefinin de demokratikleşme olduğunu söyleyen Bakan Atalay, demokratik açılım toplumun sadece belli bir kesimine yönelik olmadığını kaydetti. Atalay, "Hedef, herkesin daha özgür ve müreffeh bir Türkiye’de yaşamasını sağlamaktır. Bu nedenle demokratik açılımın sloganı ‘herkes için daha fazla özgürlük’tür." diye konuştu.

 

 MECLİS'TE GERİLİM ARTTI

Demokratik açılımla ilgili genel görüşme önergesinin ön görüşmelerinin yapıldığı Meclis Genel Kurulu’nda, AKP  Grup Başkanvekili Suat Kılıç’ın konuşması sırasında kavga çıktı.  Kılıç’ın MHP’nin de içinde olduğu 57’nci hükümet döneminde Meclis Genel Kurulu’nda yapılan kapalı oturumu kast ederek "O genel görüşmede Türk milletinin menfaatlerini kaç paraya, kime sattınız?" demesi MHP’lilerin sert tepkisine yol açtı. MHP Mersin Milletvekili Kadir Ural, kürsüye yürürken, Meclis Genel Kurulu’nda AKP’liler ile MHP’liler arasında kavga yaşandı. Oturumu yöneten Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin görüşmelere 10 dakika ara verdi. AKP’lilerle MHP’liler arasındaki kavga verilen arada da devam etti. 

Kaynak

Bir Cevap Yazın