Çin’in kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin merkezi Urumçi’de yüzlerce kişi bu sabah yeni protestolar için sokağa döküldü. Polisle göstericiler arasında çatışmalar çıktığı bildirildi.
 

Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin merkezi Urumçi’de gerilim sürüyor. Ellerinde sopalarla protesto gösterisi yapmak isteyen Han milliyetinden Çinlilere karşı polis göz yaşartıcı bomba kullandı.

Resmi Şinhua haber ajansı, bazı apartmanlarda sakinlerin taş ve sopalarla olası bir saldırıya karşı hazırlık yaptıklarını bildirdi.

Yabancı haber ajansları çoğunluğu kadın olan protestocuların önceki gün meydana gelen olaylardan dolayı yakınlarının keyfi olarak gözaltına alınmasına tepki gösterdiği belirtildi.

Göstericilerin sloganlar attıkları, yumruklarını havaya kaldırdıkları ve Pazar gününden bu yana gözaltına alınanların serbest bırakılmalarını istedikleri kaydedildi. Bazı göstericilerin ayakkabılarını fırlattıkları ve kendilerine karşı tazyikli su kullanma tehdidinde bulunan polise direndikleri öğrenildi. Gösteriye katılan Uygur Türkleri, barışçı bir protesto eyleminin devletin yürüttüğü bir şiddet eylemine dönüştüğünü savundu.

SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI İLAN EDİLDİ
Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki etnik çatışmaların ardından, bölgede bu gece sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

Resmi haber ajansı Şinhua, sokağa çıkma yasağıyla ilgili kararın bölge hükümeti tarafından alındığını bildirdi.

*ÇATIŞMALARDAN SICAK KARELER İÇİN TIKLAYINIZ…

Urumçi’de iki gün boyunca güvenlik güçleriyle Uygur göstericiler arasındaki çatışmalar sonucu Çin devlet medyasına göre en az 156 kişi ölmüş, 1080 kişi de yaralanmıştı. Ölen ve yaralananlardan kaçının gösterici, kaçının olaylar sırasında orada bulunan ya da göstericilerce hedef alınmış kişiler olduğu bilinmiyor.

Çin yetkilileri, Sincan’ın en büyük ikinci kenti Kaşgar’a da yayılan gösteriler sonrası 1434’den fazla kişinin de gözaltına alındığını duyurdu.

Ülkedeki resmi haber ajansı Şinhua, olayların nedeni olarak gösterilen ve 26 Haziran’da Guangdong eyaletindeki bir oyuncak fabrikasında meydana gelen kavgaya karıştıkları iddia edilen 15 kişinin tutuklandığını aktardı. Şinhua, tutuklananların çoğunun Guangdonglu olduğunu ve 400’den fazla polisin diğer şüphelileri aradığını beyan etti.

BAŞKA KENTLERE DE SIÇRAYABİLİR
Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki olaylar nedeniyle Urumçi’de 1434 kişinin tutuklandığı, protesto gösterilerinin başka kentlere de sıçrama olasılığı bulunduğu bildirildi.

Dış dünyayla iletişimin tamamıyla kesildiği, bağımsız kaynakların gelişmeleri teyit edemediği bölgedeki gelişmelerle ilgili olarak Çin Resmi Haber Ajansı Şinhua, ”onyıllardır görülmeyen ölçüde kanlı etnik çatışmaların meydana geldiği ve 156 kişinin yaşamını yitirdidiği Uygur Özerk Bölgesi’nde polisin, 1434 kişiyi çatışmalardan sorumlu oldukları kuşkusuyla tutuklandığını” duyurdu.

Tutuklamaların, ek güvenlik güçlerinin bölgeye sevkedilmesinden sonra yapıldığı belirtilen haberde, bölgenin ikinci büyük kenti Kaşgar’da da 200 kişilik bir grubun protesto gösterisi yaptığı belirtilirken, camide toplandıkları ifade edilen bu grubun dağıtıldığı kaydedildi.

Haberde, protestocu grupların Kaşgar’ın farklı yerleri ile yine gergin atmosferin bulunduğu Yili ve Aksu kentlerinde de biraraya gelmeye çalıştıkları ifade edildi.

"OLAYLAR YURT DIŞINDAKİ GÜÇLER TARAFINDAN KIŞKIRTILIYOR"
Sincan Uygur Özerk Bölgesi Başkanı Nur Bekri, Urumçi kentinde meydana gelen şiddet olaylarının, "yurt dışındaki güçler tarafından kışkırtılan ve yurt içindeki güçlerce uygulanan planlı ve organize bir şiddet olayı" olduğunu söyledi.

Çin Uluslararası Radyosunun haberine göre Bekri, televizyonda yaptığı konuşmada, "Bölücü güçlerce kışkırtılan saldırıların bütün etnik gruplara mensup halk tarafından nefretle kınandığını ve bölücü faaliyetlerin kesinlikle başarısızlığa uğrayacağını" ifade etti.

"Etnik ayrımcılık faaliyetlerine yıllardır kararlılıkla karşı çıktıklarını" söyleyen Bekri, "Sincan’da bütün etnik gruplara mensup halkın barış içinde birlikte yaşadığını" belirtti.

Bekri, "Bütün milliyetlerin bir arada çalışarak refah ve gelişme için çaba harcadığı huzur ortamının korunması, uyumlu ve istikrarlı siyasi duruma daha fazla değer verilmesi gerektiğini" ifade etti.
Ajans, önceki haberlerinde ölü sayısının 156 olduğunu duyurmuştu.

Çin Komünist Partisi Sincan Komitesi üyesi ve Bölge Hükümeti Tanıtım Müdürü Li Yi de yaptığı açıklamada, ölenlerden 129’unun erkek ve 27’sinin kadın olduğunu bildirdi. Yaralı sayısının ise 1080 kişi oldu kaydedildi.

Yerel kamu güvenliği birimleri, olaya katılan, 1379’u erkek ve 55’i kadın olmak üzere toplam 1434 şüpheliyi gözaltına aldı.

"YAŞANANLAR BARIŞÇI PROTESTO DEĞİLDİ"
Çin Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, geçen pazar akşamı Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin merkezi Urumçi’de yaşananların "barışçı gösteri olmadığı" belirtildi.

Bakanlık sözcüsü Çin Gang Pekin’deki haftalık olağan basın toplantısında, yaşananları "kötü bir cinayet, sabotaj ve yağma" olarak değerlendirdi.

Sözcü, "Şiddeti barışçı gösteri diye niteleyenler, siyahı beyaz gibi gösterip kamuoyunu yanlış yönlendirmek istiyorlar" diye konuştu.

Urumçi’de şu ana kadar 156 kişinin ölümüne yol açan olaylar, Uygurların 26 Haziran’da Guangdong eyaletindeki bir oyuncak fabrikasında Han milliyetinden Çinlilerle Uygur işçiler arasında meydana gelen ve 2 Uygurun ölümüyle sonuçlanan kavgayı protesto etmek istemeleri üzerine başlamıştı.

ÖZERKLİK
Türkiye’nin de aralarında olduğu türlü ülkelerdeki Uygur diasporası temsilcileri, kısa ömürlü Doğu Türkistan Cumhuriyeti’nin bulunduğu bölgede bağımsızlık olmasa da en azından gerçek bir özerkliğin yerleştirilmesi gerektiğini savunuyor.

Uygur diasporası temsilcilerine göre, bölgeyi Çinlileştirme politikası izleyen Pekin yönetiminin nihai amacı, uyguladığı baskı, şiddet ve yıldırma yöntemleriyle Uygurlar’ı asimile etmek.

Aynı kaynaklar, gerek daha önceki fabrikadaki olayda, gerekse protesto gösterisinden sonraki olaylarda ölenlerin sayısının çok daha az olduğunu, Pekin yönetiminin bunu kasıtlı olarak düşük gösterdiğini savunuyor.

Pekin yönetimi, olaylarla ilgili olarak Uygur Amerikan Derneği Başkanı Rabia Kader’i kışkırtıcı olmakla suçlayarak, Kader’in ”Doğu Türkistan İslami Hareketi” adlı örgütle bağlantılı olduğunu ileri sürüyor. Sözkonusu örgüt, ABD’nin terör örgütleri listesinde yer alıyor.

Öte yandan, İnsan Hakları İzleme Örgütü Asya temsilcilerinden Sophie Richardson, olaylarla ilgili bağımsız araştırma yapılması konusunda Pekin yönetimine çağrıda bulundu.

Richardson, ”Şiddeti kim başlatırsa başlatmış olsun, yönetim yapıcı davranarak bölgedeki etnik gerginliği azaltmak için Uygurlar’ın yakınmalarını dinlemeli, durumu daha da ağırlaştırmamalı” dedi.

Buradan Alintidir

Bir Cevap Yazın