Birazdan okuyacağınız kocaman bir aldatmaca. Bu milleti bazı kumpaslara getirmeye çalışan yalancıların bir deşifresidir. Deşifre diyorum çünkü bu insanların gerçek yüzleri görmeye çalışacağız. Bu insanlar kaostan ve gerilimden hoşlanıyorlar. Bunlar hasta ruhlu insanlar yani mazoşistler. Adeta satanistler gibi kan kokusuna bayılıyorlar ve illaki o kan akacak. Kimin kanının akacağı ve nasıl akacağı önemli değil, kan aksında. Çünkü o koku onlara huzur veriyor. Keşke huzur verdikleri için bu kanı koklasalar yoksa onlar birilerine uşaklık etmek için mi bu kanı seviyorlar. Bu çapulcular hep tarih boyunca uşaklık etmiş ve etmeye devam ediyor. Bazen aklıma uç fikirler gelerek bu insanların kanından mı kaynaklanıyor diye merak ediyorum. Belki de ileride araştırma laboratuvarlarında bunların kanını inceleyebiliriz ve o insanların kanındaki mazoşist proteinin genini çözeriz ve belki de ıslah ederiz. Bu anlattıklarım 21 Mart Nevroz bayramı yani baharın gelişinin kutlanışının önsözüdür. Bayram bütün Türk’ i Cumhuriyetlerinde kutlanıyor ama bizde ne hikmetse baharın gelişi olaylara neden oluyor. Bu olayları ateşleyen Barış ve Demokrasi partisidir. Biliyoruz ki partisinde barış olan bir parti nasıl olurda savaş yanlısı olur ona pek anlam yükleyemedim. Gelelim nevroz davetiyelerine, zaman gazetesinden alıntı yaparak bahsedeyim; Davetiyenin arka kapağında ateş, demirci kawa ve kendini yaktığı iddia edilen Zekiye Alkan’ın fotoğrafı bulunuyor. Davetiyenin altında ise Şeyh Said, Seyit Rıza ve Mazlum Doğan’ın fotoğrafı bulunuyor. Tamam kutlayalım hatta bende bir ateş yakayım üstünden atlayım, eğlenelim, coşalım ama neden olaylar… Şimdiye kadar bir sürü olaylar çıkardık acaba sorunu çözdük mü ya da çözebilecek miyiz? Sorunu çözmek istiyorsak öncelikle PKK’ya PKK demeyi bileceksin. Sen PKK demezsen ben sana elimi uzatmam. Sen devlette kursan ki kuramazsın zaten, millette kursan sen benim düşmanımsın. Ben nasıl Şeyh Said’i nefretle anıyorsam Nurettin Demirtaş’ı da nefretle anacağım. Zerdüşt ten mesaj da yazsan nafile, Şeyh Said’den de yazsan nafile. 1915’ten önce Ermeniler milleti sadıka idi. Ne zaman başkalarına uşaklık etmeye başlayıp bizim aleyhimize çalıştılar ve bizim asli unsur olduğumuzu unuttular ve onları sınır dışı ettik. Mustafa Kemal derki: Türkiye; geçmişte Türk’tü, şimdi de Türk ve gelecekte de Türk kalacak der. Yani siz çapulculara bu bir ihtardır. Siz herhalde Türkiye topraklarında yaşamayı sevmiyorsunuz, o zaman az kaldı sizi sınır dışı etmeye. Bu millet toprak kadar vefalı, kardelen çiçekleri kadar sabırlı ama durgun deniz gibi her an fırtına koparacak kadar haşindir. Siz, siz olun Türk’ün sabrını zorlamayın. Zorlayanlar Çanakkale’de, Konstantin’de ve Van’da yoklar.

1 YORUM

  1. Soruna Benim Bakış Açımla Bakmamışsın.Fakat Kendi Görüşünü Bize Anlatabildin.
    Van’ı Bu Yazıda Kullanmanı Beğenmedim. 2 Yıldız. Yazılarının Devamı Yinede Merak Ediyorum…

Bir Cevap Yazın