Aşkın dünya üzerindeki etkisi göz ardı edilemez…Çoğu şairin,yazarın, hatta hepsinin

kaynağı aşktır…Her şarkıda aşk vardır..Her romanda ,şiirde.. 

 Aşkı yaşamakta, o mutluluğu yaşatmakta inanılmaz bir duygudur… İnsanın “Aşkım” dediği kişiyle gezmesi, eğlenmesi, sohbeti, sevişmesi doyumsuz duygulardır.

 Ama…

Ama… Terazinin diğer ucuna dostum dediğin inandığın, güvendiğin yeri geldiğinde canını tehlikeye attığın, birlikte sokaklarda bile yattığın kişiyi koyarsan hangisi ağır basar? 

 Şuan yanındaki sevgiline yâda eşine bir bak… Onu ilk gördüğün an ne hissetmiştin? İçinde bir şeyler kıpır kıpır olmamışımıydı? Yada seni tanıştıranlar aranızı yapmaya çalışmadılar mı?

 Şimdi bir de dön bak dostuna…Onu ilk gördüğün anı düşün,tanışmanı…Gerekirse çocukluğunu…Kafana top attı diye onun ayağına tekme attığın anı.İlk gördüğün zaman onu hemcinsin olsun yada olmasın içinde bir kıpırtı oldu mu?Yada seni dost olun siz diye zorlayan dost olmanız için uğraşan biri?Dostluk kendiliğinden mi oldu ? Bir anda mı? 

 Sizce hangisinde daha çok emek var? Daha çok yaşanmışlık? 

 Bu güne kadar kaç kişiye aşık olduğunu sandığını bir düşün? Bir de kaç kişiye “dostum” dediğine ya da şuan kaç dostunun olup kaç yıldır dostluğunu paylaştığına? 

Dostunun kalbini aşkın için kırarak yapacağın hatanın büyüklüğünü düşün… 

Onla simidini paylaştıysan her simit yiyişinde, çayını paylaştığında her çay içişinde, bir sigara paylaştıysan her duman çekişinde onu yine içine çektiğini düşün…

 Aşık olduğunu sandığın kişi ve kişileri 1 yıl 2 yıl 3 yıl sonra unutabileceğini,dostunu ise seni sen yapan değerlere sahip olduğu için hiç unutamayacağını bir düşün…ve dur sonra tekrar düşün…

3 YORUMLAR

Bir Cevap Yazın