Her yazıda bir şeylerin beklentisi olmuyor mu .

Aslına bakılırsa insanlar her yaptıkları işten bir beklenti içinde olmazlar mı?

En temel den bakmak gerekirse bir anneyi düşünelim. Sahip olduğu çocuğun yada çocukların bu dünyaya gelme vesilesi ve göstermiş olduğu bir çok çaba sonrasın da, ne bekler. Saygı , sevgi,hoşgörü.

İkinci bir temel noktaya gelirsek ,hayatımız boyunca eğitim ve öğretimimizde yanımızda olan öğretmenlerimiz gelmiyor mu? Bizler için vermiş oldukları emek ve sabır karşısın da ki beklentileri ne olabilir? Elbetteki not başarısı ,güvenilir ,kendi ayakları üzerimizde durabilen bireyler olmamız değil mi ?.

İşin biraz daha köküne inelim mi ?

Diyelim ki anne rolündesiniz ve dünyaya gelmesine vesile olduğunuz yavrunuz bin bir türlü zorluklarla büyüdü ve tabiri caiz ise adam oldu.Peki ne oldu,sizin en büyük gurur kaynağınız ,yaşama sevinciniz ve başarınız oldu değil mi.

Peki diğer bir faktöre yani öğretmen faktörüne gelelim.

Yeni başlayan bir eğitim ve öğretim hayatının içinde bir çok öğrenciniz istediğiniz başarıyı sağladı ve verdiğiniz emek ve sabrınızın boşa çıkmadığını ve bunu yanın da da sizin öğrencileriniz olmasın dan ötürü büyük mutluluk duyuyorsunuz.

buraya kadar her şey  normla değil mi?

Fakat kaçırdığımız ince bir ayrıntı yok mu?

tüm bu olanların aslına bakılırsa kim kimin için yapıyor dersiniz?

Yani bu kadar emek ,zahmet ,sabır kimin için neden yapılıyor ,bunca öz veri neden?

Aklıma gelen tek şey GURUR.Onaylanma ve gurulandırılma , koltuk kabartma ihtiyacı.Benim oğlum ,benim kızım , benim öğrencim, benim benim derken bu böyle uzayıp gider.

işte insan oğlu  hep bir beklenti ve benlik duygusu içinde.

Öyle bir yer hayal ediyorum ki ,içinde benlik olmayan ve bir şeyleri yaparken yaşarken sadece kendim için yaptığım ,yada başkası için yaptığımın da sadece onun faydası için olduğu bir  yer hayal ediyorum.

öyle bir yer var mı ?

Olabilir ve  bence de var.Öyle bir dünya, bu dünyayı algılama boyutlarını çok ama çok farklı algılayan hatta zaman zaman hayat algısı dahi olmayan isimlendiremediğim bir dünya var. Daha doğrusunu ifade etmek gerekirse kendi içlerinde oluşturdukları ama bizim asla o dünyada olmamıza izin verilmeyen bir dünya var.

Merak edenler belkide tahmin yürütebilen leriniz var.

bu dünyaya sahip olanların bir kısmına otistik çocuklar diyebiliriz,belki down sendromlu çocuklar diyebiliriz ,belkide zihinsel engelli çocuklar diyebiliriz.

O dünyaya sahip çocukların ,bireylerin bir kısmının çok yakının da olma fırsatı ve şansını elde ettim ve bu şansım hala da devam etmek de.Şans diyorum . Çünkü bir çok kişi bu bahsi geçen durumların ne olduğunu bırakın bilmeyi isimlerini dahi duymuş değiller.Ben kendimi şanslı hissediyor ve öyle olduğuna inanıyorum.Hayatın çok farklı bir boyutunu görme şansını elde ettiğim için,sevgi ile neler yapılabileceğini gördüğüm için, karşılıksız sevmenin nasıl bir duygu olduğunu görebildiğim ve hissedebildiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum. Onlar diye bir ayrım yaparken aslında  kendimden de utanmıyor değilim.Bizden farklılar ama yine bizim içimizden bireyler.

umarım ve dilerim sizde böyle bir dünyanın varlığına inanır ve yakın şehitleri olma şansını elde edebilirsiniz.

Bu dünyayı çok uzatabiliriz.Konuyu da fazlasıyla uzatabiliriz…

Ama ben okunma ve beğeni beklentisi içinde olduğum yazımı daha fazla uzatmamak ve sıkmamak adına burada son veriyorum.

PAYLAS
Önceki İçerikYakışmadı..
Sonraki İçerikOlimpiyat Yolunda

1 YORUM

  1. Bende çevremde bu tarz olaylara rast geliyorum, hoş bişey değil. Benci bir toplum olmak gerçekten yaşamak istemeyeceğim bir yer olacaktır. Ancak insanlar temelden ne görüyorlarsa onu uyguluyorlar yada bilemiyorum büyüdükçe çocuklarda gelişen bir şey. Önlemini alabilirmiyiz emin değilim ancak o dünya bencede harika bir yer. Ara ara hayallerimizde kaybolduğumuzda da kendimizi bulduğumuz yerdir orası…

Bir Cevap Yazın