Yokluğun Hayatın İntikamıdır
Yokluğun Hayatın İntikamıdır

Dilleri lâl, kendileri hâmuş, kalemlerinin ucu kör, gönülleri yar ateşiyle tutuşan Mecnunların, Leylaların aşkı…

Meclis-i Hamuşandakileri bile kıskandıran, dillere destan olan aşklardan bahsediyorum. Yanı başında oturmasına rağmen tek kelam edememene, gelmeyeceğini bildiğin halde arkasından su dökmene, içindeki tüm acılara rağmen umarsızca gülmene, hayata onun gözlerinden bakabilmene, tüm olanlara her şeye rağmen seni seviyorum diyebilmene, onunla ilgili bir şeyler yazayım derken ak kâğıda masum masum bakmana neden olan şey var ya, işte ondan!
Bir de bunu anlatması var tabi…

Saatlerce düşünüp yazdıklarımı karalayıp masadan kalktığımı bilirim defalarca.
Hokkamda bir damla mürekkep kalmadığını, harcadıklarımın ise ak kâğıdın üstünde uçuştuklarını bilirim.

Aşkı tanımlayamam, istesem de yaşayamam belki ama onunla ilgili bir şeyler yaz deseler, hayat denen şu sınava boş kâğıt verip haddimi bilirim. Aşkı ak kâğıda karalayamayacağımı bilirim…

2 YORUMLAR

Bir Cevap Yazın