Kategoriler
Günlük hayat Kişisel makaleler

Yenilirsem Sana Namerdim

“artık yazmak yok, harflere yalvarıp cümle kurmakta yok! Sanki o gelecekmiş hissiyle, sadece ona yazmakta yok! Artık annemle, babamla hayatı doyasıya yaşamak var. Şimdilik çok mutlu değilim ama çok mutlu olamayacağımı kim söyleyebilir ki…”

Hayatımda bir değişikliğe ihtiyacım vardı. Buna kesin bir şey söyleyecek kadar cesur ve olgun olduğumu söyleyemem ama bazen küçük değişiklerle, büyük kazanımlar elde edilebilir. Dedemin, “ ben hayatı deneme yanılma yöntemiyle öğrenmeseydim, kesin o beni yanıltırdı” sözünü her zaman uygulamak istemiştim. Şimdi galiba o dönemdeyim. Yine de sadece düşüncemde olsada herşey, şunun farkındayım ki oflarla, keşkelerle artık hayatımı devam ettirmek istemiyorum!

Yenilirsem Sana Namerdim
Makaleci den Emre ONBEY'in dedesine bir hediyedir bu resim.

Saat sabahın altısı ve neredeyse babam işe gidecek. Ve ben herzamankinden daha çok geç kalıyorum kalemle muhabbetime. Elimde yaramaz çocuk gibi duran kalemi zaptetmek bir yana gözlerimin uykuya müebbet oluşu bir yana, bu gece fena yordu beni. Aslında yazmaya bir süre ara verecektim, yazmayacaktım. Kendimi yenileme sürecinde, farklı uğraşlar edinmek istiyordum ki, sonuç gördüğünüz üzere, yine hayatın yanıltması…
Artık dedemin sözünü dinlemeliyim. Kendimi toparlamalı ve kararlı olmalıyım. Herşeyden önce inanmalıyım, güzel bir maceranın başında olacağıma. Hiçkimseden destek almadan, bak bu sözümü sevdim, en azından kendime olan özgüvenimi biraz olsun arttırdı. Evet, ne yaparsam yapayım kendim olmalıyım bu kararımda. Ölmek var, dönmek yok!

Ama yine de içimde korku var. Aslında korkularım, diyecektim. “Biraz cesaret emre, hadi başarabilirsin” sanki çok başarılı bir hayatım olmuş gibi. Bu huyumuda sevmiyorum, gaza gelemiyorum, hırslanamıyorum. Yine bilindik o soğukkanlı, mahçup tavırlar. Oysa ne güzel olurdu, kendime çizeceğim yeni bir yolda yürümek… çok güzel olurdu!

Annem hep derdi, “sen benim hüzünlü efemsin, hayattan kaçamazsın, korkarak savaşmak sana yakışmaz” diye, haklıydı! Neden korkuyorsam, kaybedeceklerinden korkarsa bir insan nasıl anlamlaşırki hayatı. Sonuna kadar değişimden yanayım! Bu sefer tamamdır, korkmadan alacağım kararlarımı… kaybetmek diye bir şey yok aslında, sadece az kazanmak var. Kaybettiğim bir çok şeyde bile kazandığımı biliyorum ben.

Ey hayat, bu sefer en donanımlı halinle gel bana. Son gelişinmiş gibi, sanki ilk defa yaratılmışım gibi saldır dört bir taraftan. Yenilirsem sana namerdim! Düşersem, sakın durma; en çok düştüğümde vur bana ama hiç acıma!

Emre onbey

Yazar emre_onbey

Bir asi adam o. Kapıları olmayan dünyasının, karanlık girmez odalarında yaşayan. Gizemli, ruhani esaretin en yakın zindanında gezen, basit bir adam. Çocukluğunun oyun hikâyeleriyle yaşadığını sanan küçük bir polyannacı/ biraz pinokyo! Bedelini ödediği tek şey yazdıklarında saklı.

Kendi kalemiyle,” ben asla ispatlama gereği duymam kendimi; olmayan bir şeyi, ispatlamak aptallıktır!” diye hayıflansa da, annesi onu” hüzünlü efe” diye anlatır. Yazarken içinde bulunduğu kimlikse, sadece muammadır!

“neden yazdığımı bilmiyorum, ama şayet bir gün neden yazdığımı anlarsam, işte o gün bu işi bırakırım” diyebilecek kadar da cesurdur… Biz, onun hep yazmasından yanayız! En çok kendi hikâyemizi…

“Yenilirsem Sana Namerdim” için 2 yanıt

Favorilere ekliyorum bu yaziyi, sonuna kadar okudum ve gercekten cok begendim. Bence yazmayi birakma EMRE hocam. Yazida gecen dedenizin sozune sonuna kadar katiliyorum. Ve cok etkilendigim icin arsivimdeki kendi cektigim resimlerden bir tanesini kendisine hediye ediyorum.

Ellerinize, yureginize saglik..

korkma güzel dostum bırakırmıyım hiç, belki biraz ara verebilirim… güzel fotoğraflarını koymanla, dostluğa ve sanata anlam kazandırıyorsun! farkındayım yüreğinin :)) bende unutulmaz bu ince hassas davranışlar…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.