Kategoriler
Bilgisayar Teknolojileri Donanım Günlük hayat Teknoloji Resimleri

Yeni nesil fareler çok yetenekli..

Bilgisayarla kullanıcının arasını bulan “fare” (mouse) yaklaşık yarım asırlık bir geçmişe sahip. Her ne kadar son yıllarda dokunmatik cihaz teknolojileriyle aradan çıkarılmaya çalışılsa da, yeni özellikler edinen fare, bilgisayar kullanıcılarının hala en önemli araçlarından biri. Üstelik multimedya özellikleriyle daha fazla dikkat çekmeye başlayan yeni nesil fareler, dokunmatikten özel ışık sistemlerine, kişiselleştirilebilir hafızadan kaydırma ve dokunma gibi yeni fonksiyonları da kullanıcılara sunabiliyor.

Resimleri sirayla takip ederek bu harika teknolojinin hangi noktaya geldigini ogrenin:

Kategoriler
Donanım

Uyumlu Laptop Ekranı Nasıl Seçilir?

LaptopEkran

“Kendin yap” anlayışı son yıllarda internet üzerinden fazlasıyla popular olan bir olgu olmaktadır. Hem zamandan hemde ekstra çıkan diğer masraflardan kaçınmak amacıyla kişiler kendilerinin yapabilecek durumda oldukları değiştirmeler için videolu veya sözlü yardım almaktadır.

Laptop ekranı değiştirme  bu duruma istisna değildir ve son yıllarda dizüstü bilgisayar sahipleri daha önce zor bir olarak görülen değiştirme işlemlerini rahatlıkla yapabilmektedirler. Bir çok şeyde olduğu gibi eğer bir konuda yeterli bilgiye sahipseniz değiştirme işlemlerini rahatlıkla yapabilirsiniz.

Dizüstü Ekranlar pek çok boyutlarda ve modellerde piyasaya sürülebilir, yapmanız gereken ilk şey bu laptop içindeki LCD modelini tanımlamaktır. Ürünün barkod numarası ile daha kesin ve hızlı stok bilgisine ulaşabilirsiniz. Birçok LCD ekranlar üreticileri dizüstü bilgisayarlarının içinde hangi  ekran kullandığı bilgisine sahipti. Ancak, eski kullnılan ekranların versiyonları ve bilgisayarın kendisinin modeleri arttıkça bilgileri paylaşmak yerine boyut veya çözünürlük ile müşterileri bilgilendirme yolunu seçtiler.

Örneğin Dell ve Sony gibi bazı dizüstü bilgisayar üreticileri aynı dizüstü modellerinde farklı ekran modellerini piyasaya sürebiliyor. Dell, dizüstü bilgisayar alımı yapılırken müşterilerine ekran çözünürlüklerini seçme hakkı verebiliyor. Bu yüzdendir ki her modele ait standart bir ekran modeli bulunmamaktadır.

Bilgisayar firmaları genellikle Çin veya diğer bir Uzak Doğu ülkesinde üretimi yapan firmadan güvece ve is birliği anlaşması satın alarak, ekran üretme hakkını başka firmalara vererek müşterilere kendi güvencesi altında satış yapmaktadır.

Bunu yaptıktan sonra, notebook ekranı Çıkarma, kolay bir süreç, yeni bir dizüstü bilgisayar ekranı onarım tamamen kaldırılması tersidir. Tüm süreç buraya link video adresinde bulunabilir, bu kısa ama özlü LCD Ekran Değiştirme Video gösterilmiştir.

Kategoriler
Bilgisayar Kullanım Deneme Yazıları Donanım Genel Konular iletişim İnternet Dünyası Program Anlatımları

WPA Güvenliğinin Özellikleri

Kablosuz ağlarda şifreleme tekniği olarak kullanılan WPA hakkında geniş bilgi 
WPA güvenliğinin özellikleri
WPA standardında aşağıdaki güvenlik özellikleri bulunmaktadır:

WPA kimlik doğrulaması
WPA'da 802.1x kimlik doğrulaması gerekmektedir. 802.11 standardında, 802.1x kimlik doğrulaması isteğe bağlıydı.

İçeri Arayan Kullanıcının Kimliğini Doğrulama Hizmeti (RADIUS) altyapısı olmayan ortamlarda, WPA önceden paylaşılan anahtar kullanımını destekler. RADIUS altyapısı olan ortamlarda, Genişletilebilir Kimlik Doğrulama Protokolü (EAP) ve RADIUS desteklenir.

WPA anahtarı yönetimi
802.1x ile, tek noktaya şifreleme anahtarlarının yeniden oluşturulması isteğe bağlıdır. Ayrıca 802.11 ve 802.1x, çok noktaya yayın ve yayın trafiği için kullanılan genel şifreleme anahtarını değiştirmek amacıyla kullanılabilen bir mekanizma sağlamaz. WPA ile, tek noktaya ve genel şifreleme anahtarlarının yeniden oluşturulması gerekir. Tek noktaya şifreleme anahtarı için, Geçici Anahtar Bütünlüğü Protokolü (TKIP) anahtarı her çerçeve için değiştirir ve bu değişiklik kablosuz istemci ile kablosuz erişim noktası (AP) arasında eşitlenir. Genel şifreleme anahtarı için, WPA, kablosuz AP'nin değiştirilmiş anahtarı bağlantılı kablosuz istemciye duyurmasını sağlayan bir araç içerir.

Kategoriler
Donanım Günlük hayat Teknoloji

Klavyeler

Çağımız artık büyüyor ve her evde mutlaka bir bilgisayar var artık..Ve bu bilgisayarların olmazsa olmaz parçalarından birisi hiç kuşkusuz klavyelerdir.

Peki hiç düşündünüzmü bu klavyeler nasıl tasarlanır , neye göre dizilir , nasıl kurgulanır ? Bu yazımızda biraz bundan bahsedelim sizlere

Bilgisayarın olmazsa olmaz giriş birimlerinden biridir Klavyeler. Bilgisayarlarımızdaki klavyeler bir zamanlar ve günümüzdede nadiren rastladığımız daktiloları andırırlar. Klavyelerde harfler, rakamlar ve işlem kolaylığı sağlayan ekstra tuşlar bulunur. Şüphesiz klavye bilgisayarlarımız için vazgeçilmez giriş birimlerinden biridir.

Klavyelerdeki harf dizilim sırası belli bir kritere göre dizilmiştir, klavyenin kullanıldığı ülkede hangi dil yaygın ise klavyelerde o dilde en sık kullanılan harfler kolaylık sağlıyacak şekilde dizilmişlerdir. Dolayısı ile her dilin kendine has bir klavyesi vardır diyebiliriz. Türkçe daktilolarda en üst satırın en solunda “F” olduğu için bu klavyeler “F” klavyeler olarak adlandırılmaktadır. “F” klavyelerdeki harfler de Türkiye de kullanılan daktilolardaki gibi dizilmiştir. Ama İngilizce klavyelerde en üst satırın en solunda “Q” harfi vardır. Bilgisayarların Türkiye’ye ilk girdiği dönemlerde teknoloji yeterince ileride olmadığı için, klavyelerdeki harf dizilişleri değiştirilememiş ve bilgisayar alanında ne yazık ki “Q” klavyeler yaygın olmuştur. Bu klavyelerde Türkçe ye özgü harfler klavyelerin sağ tarafında toplanmışlardır. Günümüzde hem “F” hem de “Q” klavyeler kullanılmaktadırlar.ama En çok Q kullanılmaktadır

Peki bilgisayara Nasıl Bağlanırlar ?

Klavyeler Bilgisayarlarımıza kendi ara kabloları ile bağlanırlar. Bu bağlantılar bilgisayarlarımızın kasa diye adlandırdığımız neredeyse tüm önemli donanımlarımızı içinde barındıran en büyük donanımın arka panelindeki girişlerden bağlanır. Bağlantı sağlandıktan sonra klavyelerimizde bastığımız tuşların harf bilgisi işlemciye ulaşır. İşlemci bu veriyi işleyip gerekli yere yollar.

Ama günümüzde kablosuz klavyelerde kullanılmaya başlanmıştır.Ama Yinede Kablolu gibisi rahat değildir bana göre.

 

Kategoriler
Bilgisayar Kullanım Donanım

SSD’ye terfi etmek için 10 neden!!

SSD’ye terfi etmek için 10 Neden?

Geçtiğimiz birkaç yıla bakıldığında SSD (Solid State Disk) teknolojisi vitrinleri süslemenin ötesine pek geçemedi. Fakat 2008’le birlikte fiyatlar biraz olsun "alınabilir" seviyelere inmeye başladı. Bugün 30GB kapasitede bir SSD’yi tüm vergilerle birlikte 200 TL’ye edinebilmek mümkün. Elbette depolama kapasitesi açısından sabit disklerin halen belirgin bir üstünlüğü var; ancak SSD’ler de söz konusu fiyat karşılığında oldukça çarpıcı özellikler sunuyorlar. 2009’la birlikte artık fiyatların düşeceğini ve birçok kullanıcının SSD’ye terfi edeceğini umuyoruz. Hatta geçtiğimiz yıl birkaç üretici, dizüstü bilgisayarlarında SSD alternatifini de seçenekler arasına dahil etmişti. Şimdi SSD teknolojisinin avantajlarına bir bakalım.

1) Sabit diskler mekanik bileşenler içerir. SSD’ler ise hareket eden bir parça içermez. Mobil cihazlarda kullanılabilmek adına sabit disklerde boyutlar 3.5 inçten 2.5 ince, hatta 1.8 ince kadar indirilebilir. Müzik çalarlardaysa 1 inç boyuta ulaşmış sabit disklerle karşılaşabilmek mümkündür. Sabit disklerde boyut azaldıkça hassaslık artar. SSD’lerde ise boyutla hassasiyet arasında bir orantı yoktur; SSD’ler her koşulda daha sağlamdır.

2) Sabit diskler dikey kayıt teknolojisinin günden güne geliştirilmesiyle sürekli olarak daha yüksek kapasitelerle kullanıcıların karşısına geliyor. Günümüzde SSD’lerin aynı hacimdeki sabit disklere göre bariz bir kapasite avantajı var. Yeni dedikodulara göre farkın önümüzdeki günlerde yine SSD lehine olması bekleniyor.

3) Sabit disklerin mekanik bileşenlere sahip olduğundan daha önce de bahsetmiştik. Modeline göre 4200, 5400 ya da 7200 devirle dönen disklerin 10.000 ve 15.000 devirli uç modelleri de var. Dönüş hızı ve plaka sayısının fazlalığına göre sıcaklık yer yer 60 dereceye kadar ulaşabiliyor. SSD’lerse düşük gerilim ihtiyaçları ve mekanik aksam içermemeleri nedeniyle neredeyse hiç ısınmazlar.

4) Masaüstü bilgisayarlarda tercih edilen 3.5 inçlik sabit diskler bugün 700 gram ağırlığa ulaşabilmekte. Dizüstü bilgisayarlarda tercih edilen 2.5 inç yapısındaki disklerse 100 ile 120 gram arasında değişen ağırlıklara sahipler. Aynı boyutlardaki bir SSD, benzer kapasiteler sunmasına karşın neredeyse üçte bir ağırlığa sahiptir.

5) Dizüstü bilgisayar sabit diskleri uyuma sırasında oldukça düşük enerji tüketirler. Söz konusu değerler bir SSD’nin tam verimle kullanılırken ihtiyaç duyduğu enerjiyle birbirine yakındır. Dizüstü bilgisayar diskleri özellikle okuma/yazma ve rastgele arama yaparken ciddi anlamda enerji tüketir. Dolayısıyla dizüstü bilgisayarlarda SSD tercih etmek batarya ile çalışma süresini de olumlu etkiler.

6) Sabit disklerin motorları diske enerji gelmesiyle birlikte gürültü üretmeye başlar. Tabii gürültünün asıl kaynağı sadece motor değildir. Okuma ve yazma işlemleri sırasında kafa disk yüzeyi üzerinde hareket eder ve çeşitli temaslarda bulunur. Halk arasında "tıkır tıkır" olarak adlandırılan mekanik sabit disk seslerine SSD’lerde rastlanmaz.

Kategoriler
Donanım Günlük hayat Teknoloji

Bilkent Üniversitesi, tek DVD’ye 1000 film birden sığdırdı

Bilkent Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma Merkezi’nde (NANOTAM), görüntü veren ve kayıt yapan DVD’lerin kapasitelerini günümüzdekinden binlerce kat arttıracak yeni bir teknoloji geliştirildi

Bilkent Üniversitesi NANOTAM Başkanı Prof. Dr. Ekmel Özbay’ın başkanlığında doktora öğrencileri Özgür Attila Çakmak ve Koray Aydın tarafından geliştirilen nanoteknoloji tabanlı meta malzemeler, yeni nesil DVD’lere uygulanırsa, bir DVD’ye binlerce filmin kaydedilmesi mümkün olacak. Yeni teknoloji, dünyanın en prestijli bilim dergilerinden “Physical Review Letters” dergisinde yayımlandı. Prof. Dr. Özbay, çalışmayla ilgili yaptığı açıklamada, DVD teknolojisinde kullanılan temel prensibin DVD yüzeyine uygulanan ışığın bilgiyi yazmasına ve okumasına bağlı olduğunu ve bu durumda bir DVD’ye daha fazla bilgi yazmak için ışığın mümkün olduğunca küçük bir noktaya odaklanması gerektiğini anlattı. Fizik kurallarına göre ışığın dalga boyundan daha küçük boyutlarda odaklanamadığını belirten Özbay, bu nedenle günümüzün en yüksek kapasiteli Blue-Ray DVD’lerinde bile elde edilebilecek en yüksek saklama kapasitesinin bu “doğa kanunu” ile sınırlı olduğunu belirtti. Bilkent Üniversitesi NANOTAM’da geliştirilen metamalzemelerin doğada rastlanmayan özelliklere sahip olduklarını dile getiren Özbay, şöyle konuştu: “Bu anlamda ’sihirli’ olarak da nitelendirilen metamalzemeleri kullanarak dalgaboyundan çok daha küçük bir alandan geçen ışık miktarını binlerce kat arttırabilen yeni bir teknoloji geliştirdik. Bu yeni teknoloji sayesinde dijital bilgiler DVD’lere çok daha küçük alanlara yazılabilecek ve var olan bilgi depolama kapasiteleri binlerce kat arttılabilecek.”

Yankı uyandırdı

Günümüzde 50-100 Gbyte ile sınırlı olan DVD kapasitelerinin en az bin kat arttırılabilecek bir teknolojiyi geliştirdiklerini bildiren Özbay, “Yaptığımız bilimsel araştırmalar sonucunda ışığın doğadaki davranışını değiştirdik. Yani sihirli özelliklere sahip yeni bir nanomalzeme geliştirdik ve bu malzemeyi kullanarak ışığın çok küçük bir alandan geçebileceğini gösterdik. Dünyanın önemli dergileri arasında bulunan ’Physical Review Letters’da yayımlanan bu çalışmamız bu konuda büyük yankı uyandırdı” diye konuştu. Türkiye’de kullanılan tüm DVD’lerin okuyucu ve kayıt teknolojilerinin yurt dışı kaynaklı olduğunu anımsatan Özbay, “Ne yazık ki şu aşamada geliştirdiğimiz bu teknolojiyi Türkiye’de değerlendirebilecek bir şirket bulunmuyor” dedi. Prof. Dr. Ekmel Özbay, çalışmalarıyla süper DVD’lerin üretim yolunun açıldığını, böylelikle bir DVD’ye binlerce filmin aynı anda kaydedilebileceğini bildirdi.

Hurriyet