Kategoriler
Şiirler

SABAHA ÜÇ KALA

   Geceydi !

Tüm zamanın durup,

Bedenlerin çırılçıplak olduğu bir andı …

Sabaha 3 saat kalmıştı !

Gözü açık düşlerde,

Kahpelerin dilekleri çınlıyordu

Kaldırım taşlarında …

Köpeklerin uluması uzaklardan geliyor,

Korkutuyordu …

Kahpeler kaçışıyorlardı deliklere !

Bir de !!

Sırça kadehlere uzanmış,

Kibar eller vardı aynı vakitte …

Süs köpekleriyle yattıkları,

İpek çarşaflar kirleniyordu !

İpek çarşaflar atılıyordu !

İnsanlar vardı …

Doyumsuz istekle sevişenler vardı !

Saçlara dokunanlar vardı şefkatle …

Acıkanlar vardı birbirlerine …

Sabahlara 2 kala

Kahpeler hayal kuruyordu,

Gözleri kapalı …

Yemyeşil bahçelerde koşuyorlardı  …

Kahpeler için için ağlıyorlardı …

Akıllarında tertemiz namuslarıyla  !…

Birde namussuzlar vardı !!!

Sabaha 1 kala ,

Ellerini yıkayıp gidenlerden  !

Öpmeye, sırça kadeh tutan elleri !

Yapma çiçekleri atarak ipek çarşafa …

Sabah vakti eve döndü kahpeler !

Kah soğuk , kah ılık suda

Titreyerek temizlenen ,

Sımsıcak gözyaşlarıyla

Yalvaran kahpeler vardı !…

Mahzen yuvasından,

Kurtulmak vardı …

Daha kaç gün vardı akıllarında !

Korkup kaçacakları it sesinden …

İpek çarşaflara göndereceği,

Kaç yapma çiçekli vardı …

Geceler vardı şimdi !

Sabahlara yitmiş,

Geceler doğacaktı yine …

Sabahlarsa hep bitmiş !!!

Bir başka kaldırımda koşuşmalar,

Boyalı suratlarla ,

Aklında kahpelerin !

Sabahlara 5 !

Sabahlara 4 !

Sabahlara 3  vardı !

Dualar vardı  …

Akıp giden sularla ,

Alnında kelepçesiyle ,

Geçmişinden öte ,

Hep koşan geleceğine !

KAHPELER vardı !!!

 

saygılarımla,

arzu koç.

Kategoriler
Doğa ve Yaşam Günlük hayat Kişisel makaleler Şiirler

Önsöz Sonsöz (edebiyat Şiir)

Önsöz / Sonsöz

Yüzyillardir yazildi siirler, kalemlerin ucu bitmedi.
Duygular sayfalardan tasti, gözler irmak oldu akti, satir satir gam-keder-elem demlendi misralarda.
Sonra dizildi bir bir ask-sevgi-sefa ve mutluluk ama yinede dolduramadik gönlümüzdeki boslugu…

Kimi zaman bir arkadas icin yazdik, kimi zaman bir güzel kiz icin ama yinede sevgidir dedik yazilanlar.
Biz gözüyasli yasadik sevgileri.
Mutluluklari cefaya gömüp, yalandan yasadik sefalari, ‘ kimseler mutlu oldugumuzu bilmedi.
Mutsuzlugumuzu umursamadi.
‘Bizde kiyidan köseden aciyla karisik tatli yasamin ucundan tutup, yasiyor gibi yapip, sevmeyenleri sevip, sevilenlerle sevgileri yasadik…

(*)”’arkadaslarim gerek dostlarim,
bana bunca yil hep sinir verdiler!
ama ben onlara,
icimden kosarak gelen neseyi verebildim.”’

Bir insanoglu, acisiyla-tatlisiyla sinir dolu bunca günleri sirf arkadas ve dostlarimiz icin sirtimizda tasiyoruz.
Cünkü bizlerin bir anlik mutlulugu ve nesesi,bizim icin aci günlerimizde bile en neseli, tatli günlerimiz oldugunu bilmesek bile mutlulugu ve neseyi birbirimize borcluyuz.
Cünkü;
diyemeyizki hic sevmedim,mutlulugu ve neseyi bulmadim…
(*) 1995


Yakup ICIK