Kategoriler
Amerika üzerine Doğa ve Yaşam Dünya ülkeleri Dunyadan Genel Konular Günlük hayat Günün Tarihi iletişim insan vücudu Sağlık Toplumsal Konular Türkiye üzerine

Domuz Gribi Hakkında Detaylı Bilgiler!

Domuz Gribi
2003 te Cenevre den yayılan ve Dünya Sağlık Örgütü nün "Kuş Gribi" diye isimlendirdiği enfeksiyon hastalığı tüm dünyada büyük bir uyarı etkisi yaratmıştı.Yıllar sonra zor olsada bir çok etkisi temizlenen kuş gribinin hemen ardından şu sıralar yine tüm dünya gündemine oturmuş "Domuz Gribi" büyük bir sağlık riski oluşturuyor.

Domuz gribi nedir?
Kuş gribinden bu yana gelişmiş en riskli ve en kötü enfeksiyon hastalığı olan Domuz gribi ölümcül bir sağlık sorunudur.Domuz gribinin yayılmasını sağlayan virüsler insan vücuduna geçtiğinde hücreler arasında yayılarak hastalığın iyice genişlemesini ve ilerlemesini sağlamaktadır.Bu virüsler evrim geçirerek daha tehlikeli bir sağlık sorunu oluşturmadan önce bir doktora başvurmak gerekmektedir.

Domuz gribi tüm dünya genelinde bütün sağlık yetkilelerini ayağa kaldıran bir tür solunum hastalığıdır.Virüsün ilk hastalığı oluşturma süreci ise domuzlardan solunum yoluyla insanlara geçmesidir.Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ne göre domuz eti yiyerek domuz gribi bulaşmıyor.Domuz gribi domuzdan insana yada insandan insana solunum yolu ile bulaşıyor.İnsandan insana solunum haricinde hapşırma ve öksürme sırasında da bulaşabiliyor.Hatta el ile bulaşmasıda mümkündür.Tokalaşma yolu ile bulaşan domuz gribi virüsüne karşı vücudumuz bağışıklık kazanamıyor.Kapı kolları,bilgisayar klavyeleri gibi el teması sık olan yerlere dokunulduktan sonra elimizi burnumuza yada ağzımıza götürmemiz , virüsün vücudumuza bulaşmasını ve yayılmasını kolaylaştırıyor.

Domuz gribi adlı solunum hastalığına A tipi H1N1 adlı virüsün daha önce hiç görülmemiş bir türü yol açıyor.Bu virüs türü insan,domuz ve kuş gribi virüslerinin karışımından oluşuyor.Domuz gribi diğer grip türleri gibi kuru öksürük,ani ateşlenmeler,şiddetli boğaz ağrılar,burun akıntısı,eklem ağrıları,kusma ve ishal gibi belirtiler ile oluşuyor.Grip hastalıkları genellikle yaşlıları hedef alıyor.Domuz gribinin ölümcül virüsleri ise genellikle 25-45 yaşları arasında bulunanları tercih ediyor.

Domuz gribi tedavisi ise ABD li doktorların kendi vakalarında kullandıkları Tamiflu ve Relenza ilaçları ile oluyor.Bu sağlık sorununda normal bir grip aşısı çare olmuyor.Domuz gribine larşı tam olumlu sonuç için geliştirilecek olan aşının ise aylar süreceği söyleniyor.Yeni grip virüsleri insanın bağışıklık sistemini felç ederek tüm vücutta etkisini gösteriyor.Bu virüslerin yok edilmesi için gerekli olan ilaçların hazırlanmasının uzun süreci ise daha da ölümcül bir vaka oluşturuyor.

Domuz Gribi Nasıl bulaşıyor? Etkileri ve Belirtileri nelerdir? Nasıl Korunulur?

Ölümcül domuz gribi virüsü hızlı nefes yada zor nefes alma,huzursuzluk,vücutta kırgınlık ve solgunluk hissi ,morarma,beslenmenin gerilemesi gibi sorunları hastalık öncesi vücuda yerleştiriyor.Yüksek şiddetli ateşlenmeler ile döküntü gibi belirtiler bu durumu dahada acileyete sürüklemektedir.Domuz gribinin bulaşması normal gribin bulaşma yoluyla aynıdır.Yani öpüşme,öksürme,hapşırma gibi durumlarda ve temas yoluyla bulaşabilir.

Virüslü ortamda solunum yapmak bile domuz gribi hastalığına sebep olabiliyor.Virüs bulaşan kişiler hastalık belirtileri başlamadan birgün öncesinden sonraki ilk haftanın sonuna kadar virüsü bulaştırmaya devam eder.Öksürme ve hapşırmada ortama yayılan damlacıklardaki virüslerin canlı kalma süreci ortamının durumuna ,ısısına,nem oranına bağlı olarak değişir.Bu nedenle virüs bulaşan hastalar karantinaya alınmalı ve temas ettiği yerlerin hijyen konusuna çok dikkat edilmelidir.
Domuz gribinin en önemli belirtisi hastalık süreci başladıktan sonraki 7 gün içerisinde vücut ısısının 39 derece üzerine çıkmasıdır.

Domuz gribinin etkili virüsüne karşı metabolizmamızın hiçbir şekilde bağışıklık kazanamaması  durumu dahada ciddi bir hale getiriyor.Virüsün yayılmasını önlemek için ise yapılacaklar çok basittir.Genellikle el ile temas edilen kapı kolları,masalar,musluklar , mutfak tezgahları,oyuncaklar…gibi günlük yaşamda sık kullandığımız el teması yaptığımız maddelerin hijyen durumunu kontrol altına almak gerekmektedir.El temizliği virüs yayılması ve vücuda iyice bulaşmasını önlemek amacıyla dikkat edilmesi gereken önemli bir noktadır.Hemen hemen günde en az 10-15 defa ellerimizi bol sabunlu su ile yıkamamız gerekmektedir.Virüsün yayılması ve etkisini göstermeye başlamadan önce uygulanan bu tedbirler sağlığımız açısından çok yararlı olacaktır.

Domuz Gribi Hastalığının Tedavisi ve Aşısı
Gün geçtikçe dünyamızda domuz gribi hastalığına yakalananların sayısı artıyor.Yapılan araştırmalara göre hasta sayısının 272 bini geçtiği ve bu ölümcül hastalığa yakalanan 3 bin 400 kişininde hayatını kaybettiği söyleniyor.Peki bu dünyayı alarma geçiren hastalığıa karşı çözüm yolu,tedavi şekli nedir?
Tüm dünyada domuz gribine karşı kırmızı alarm verildi.Bütün sağlık yetkilileri bu konuda gerekli tüm uyarıları yapıyor.Fakat o kadar uyarılara rağmen virüs son derece tehlikeli ve çabuk bulaşan cinsten bir yapıya sahip olduğu için hastalığa yakalanmak kaçınılmaz bir durum gibi.Dünyada yaygın olarak kullanılan grip tedavileri arasında olan ozon tedavisi tüm grip hastalıkları üzerinde olumlu sonuç vermektedir.Bu olumlu sonuç veren tedavi yöntemi yani ozon tedavisi , domuz gribi sorununu oluşturan A/H1N1 virüsün yapısındaki lipitleri parçalayarak virüsü tamamen etkisiz hale getirebiliyor.Ozon tedavisinin bu etkisi sadece domuz gribinde değil diğer gribal virüslerin yok edilmesindede büyük rol oynuyor.

Ateşlenmeler,öksürmeler,boğaz ağrısı sorunları,vücudun her yerinde oluşan gereksiz ağrılar (baş ağrısı başta olmak üzere) A/H1N1 virüsünün etkisi göstermeye başladığının kanıtıdır.Domuz gribi  ile yaz aylarında tanışmamıza rağmen önümüzde bulunan soğuk kış ayları çok daha tehlikeli günlerin habercisidir.Okulların açılması ve bu soğuk günlerde kapalı mekanların tercih edilmesi ve geniş ,kalabalık toplumların bir arada olması ile bağışıklık sisteminin kış günlerinde daha zayıf bir hale gelmesi domuz gribi konusunun ciddiyetini arttıran durumlar arasında bulunmaktadır.
Virüsün bir numaralı yok edicisi ozon tedavisi uzmanlar tarafından uygulanmakta ve olumlu sonuçlar alınmaktadır.Fakat bu durum gerekli açıklamayı yapmak için yani ozon tedavisinin domuz gribine karşı olan olumlu etkisi için bir açıklama yapılamıyor.Çünkü virüs insan vücuduna yerleştiğinde yapısını her geçen gün değiştirebiliyor.A tipi H1N1 virüsünün ozon tedavisi ile yok edilmesi mümkün fakat virüsün kendini geliştirip daha farklı ve tehlikeli bir hal alması sonucunda  oluşan yeni yapının ozon tedavisi ile yok edilemeyeceği konusu da uzmanlar tarafından tartışılıyor.
Diğer bir yandan kış günlerinin gelmesi ve gribal enfeksiyonların sık sık görülmesi ile birlikte vücuda sık grip çıkan influenza virüsü domuz gribi virüsüne yardımcı olmaktadır.Normal bir grip bile hafife alınmayacak şekildedir.Bu gribal enfeksiyon hastalağını atlatmak ise kişinin bağışıklık sisteminin gücü ile de alakalıdır.

Domuz Gribi Türkiye yi Nasıl Etkiledi?
En doğal ve yan etkisiz bir grip tedavisi olan ozon tedavisi tüm enjektif alanlarda kullanılmatadır.Bu tedavi sayesinde vücudumuzun savunma sistemi güçlenmekte ve bağışıklık sistemimni koruyucu maddeler vücuda geçmektedir.

Tüm dünyanın korkusu haline gelen domuz gribi alınan tüm önlemlere rağmen ülkemizede gelmiş bulunmaktadır.Havaalanlarındaki termal kameralar ile izlenen yurtdışından gelen turistler vücut sıcaklığı seviyesine göre hastalık taşıyıp taşımadığı riski anlaşılıyor.Fakat domuz gribini hayat geçiren virüs etkisi vücuda girer girmez göstermiyor.Kendisine metabolizmada gerekli yeri kurduktan bir süre son belirtileri ile hastalığı başlatıyor.
Ülkemizde ise okullarda,televizyonlarda,radyolarda,gazetelerde yapılan uyarılara rağmen hastalık taşıyan birçok vatandaşımız bulunmakta ve bu hastalığı taşıyan bazı vatandaşlarımız hayatını kaybetmektedir.Genellikle okullar gibi toplu halde bulunulan alanlarda sık görülmektedir.

Domuz gribine ülkemizdeki ilk kurban Ankara dan olmuştur.Sağlı Bakanlığı ndan yapılan açıklamaya göre zatürre hastalığı taşıdığı kanıtıyla hastaneye kaldırılan 29 yaşındaki vatandaşımız uzman sağlık yetkilililerinin kontrol etmesi sonucu domuz gribi hastalığı taşıdığı öğrenildi.Bu hastada A/H1N1 virüsünün iyice genişlediği ve hastalığın iyice ilerlemiş olduğu bildirildi.Hastalığın olumsuz etkilerinden olan ani solunum yetmezliği ile hasta yapılan tüm tedavilere rağmen yaşamını kaybetmiştir.Ve bu durum ile Türkiye domuz gribine ilk kurbanını vermiştir.

Yapılan araştırmalara göre 24 Ekim 2009 Saat 20:00 itibariyle ülkemizde toplam 958 domuz gribi vakasına rastlanmıştır.

İstanbul İli Valisi Muammer Güler yaptığı açıklamada
"16 okulda yapılan araştırmalar sonucu 28 öğrencide domuz gribine rastlandığını bildirdi."
Bu durumda vatandaşlarımızın dikkat etmesi gereken hususlar bellidir.El temizliği başta olmak üzere vücudun hijyen seviyesini kontrol etmek gerekmektedir.5 yada 6 günden fazla süren yüksek şiddetli öksürük ve yüksek ateş durumunda derhal bir sağlık kontrolünden geçmek sağlığımız açısından yararlı olacaktır.

ABD de Domuz Gribi Etkisi
Hastalığın en çok yaygın olduğu bölgelerden biri olan ABD yapılan araştırmalar sonucu bulunan aşının halen şüphesini duymaya devam ediyor.ABD halkının büyük bir bölümü hastalığa yakalanmış olmasına rağmen ,hasta olan bölümün yarısı bile aşı olmayı düşünmüyor.Tespitler sonucu virüsün en çok bulaştığı yaş aralığı 20-25 olarak biliniyor.Son istatistiki verilere göre 18-29 yaş arasında olan kişilerin yüzde 29 domuz gribi vakasına rastlandığı bildirildi.

Kategoriler
Bilimsel Makale Dünya ülkeleri Dunyadan Genel Konular Günlük hayat Günün Tarihi iletişim Sağlık Toplumsal Konular Türkiye üzerine

Domuz gribi ocak ve şubat aylarında zirve yapacak

Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Seracettin Çom, domuz gribinin ocak ve şubat aylarında Türkiye’de zirve yapacağını, sonra aşının da etkisiyle düşüşe geçeceğini açıkladı.

Aşı onaylandı
Çom, Türkiye’ye gelen aşıların Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi’nden kullanım için onay aldığını da açıkladı. Çom, aşılamanın ekim ayı sonunda başlayabileceğini dile getirdi.

‘Özel’de tespit edilemez
Çom, “Özel sağlık kuruluşları ya da laboratuvarlarda yapılan testlerle domuz gribi bulunup bulunmadığı tespit edilemez” dedi.

Erganiş: Öldürme riski yüzde 1.2
Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Mikrobiyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Osman Erganiş, domuz gribini, Türkiye için toplumda endişeye ve paniğe neden olacak bir hastalık olarak görmediğini söyledi.
Erganiş, “Domuz gribine neden olan virüs, her geçen gün güç kaybediyor. Mutlaka tedbirler alınmalı, ancak korkunç salgın senaryolarına gerek yok. Domuz gribinin öldürme riski, dünyadaki tüm domuz gribi vakalarının ortalamasına bakıldığında sadece yüzde 1.2. Türkiye’deki vakalarda şu ana kadar kimse ölmedi. Virüsün bulaştığı kişiler, tıpkı normal gripte olduğu gibi bir süre hasta oluyor.
Çoğu vakada kişinin bünyesini kuvvetlendirici ilaç takviyeleri yapılıyor, kişi bir süre sonra sağlığına kavuşuyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde bu virüs öldürücü etki yapabiliyor” dedi.

Üç laboratuvar daha açılacak
İstanbul, İzmir ve Adana’da Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi’ne (RSHM) bağlı, domuz gribi virüsünün analizini yapacak üç yeni laboratuvar kurulacak. RSHM Başkanı Doç. Dr. Mustafa Ertek, halen analizlerinin yapılabildiği, biri RSHM bünyesinde, diğeri de İstanbul Üniversitesi (İÜ) Tıp Fakültesi’nde iki viroloji laboratuvarı bulunduğunu söyledi.
Ertek, İstanbul, İzmir ve Adana’da yeni laboratuvarların 1 Kasım’da faaliyete başlayacağını belirtti.

Grip, çocukları ve gençleri öldürüyor
ABD’li sağlık yetkililerine göre domuz gribi daha çok çocuklar ve genç yetişkinler üzerinde etkili ve mevsimsel gribe göre çok daha tehlikeli. ABD Hastalık Kontrol Merkezi (CDC), H1N1 virüsü nedeniyle hastaneye yatanların yarısından fazlasının 25 yaşın altındakiler olduğunu bildirdi. CDC’den Dr. Anne Schuchat, 27 eyaletten alınan verilere göre, domuz gribi yüzünden hastaneye yatanların yüzde 53’ünün 25 yaşın altındakiler olduğunu, bunların sadece yüzde 7’sini 65 yaş ve üstündekilerin oluşturduğunu belirtti. Bu verilerin domuz gribinin “genç hastalığı” olduğunu düşündürttüğünü söyleyen Schuchat, domuz gribinden ölüm vakalarının dörtte birine yakınının 25 yaşın altındakiler olduğunu kaydetti. Ölüm vakalarının sadece yüzde 12’sini 65 yaşın üstündekilerin oluşturduğunu belirten Schuchat, normalde gripten ölümlerin yüzde 90’ının bu kesimden olduğuna işaret etti.

Kanada’da hindilerde görüldü
Kanada’nın Ontario eyaletinde bir çiflikte bulunan hindilerin domuz gribine yakalandığı ve virüsün yüksek ihtimalle insandan bulaştığı bildirildi. Kanadalı hindilerde çıkan bu salgın, insan ve domuz dışında bir başka canlıda virüsün görülmesi açısından bugüne kadar bildirilen ikinci vaka. İlk vaka ise ağustos ayında Şili’de görülmüştü. Yetkililer virüse yakalanan hindilerin ve yumurtalarının karantinaya alındığını ve besin zincirine dahil edilmediğini, dolayısıyla halkın panik yapmasına gerek olmadığını duyurdu.

Kategoriler
Doğa ve Yaşam Dünya ülkeleri Dunyadan Kişisel makaleler Toplumsal Konular

Şu içtiğimiz su, ne kadar önemli dersiniz?

Dünya nüfusunun hızlı arttığı bir devirde yaşıyoruz. Buna bağlı olarak kaynakların da hızla tükendiği bir devir tabii paralelinde. Su deyince insanın aklına ilk gelen şey herhalde temizliktir. Ondan sonra su içme ihtiyacı gelir. Temizlik susamakta bugün için önce geliyor. Tabii şimdilik. Bu durum ne kadar gider bilinmez ama çok uzun sürmeyeceği kesin. Yani su içme ihtiyacının temizlik ihtiyacını geçeceği kesin. Bileşenleri belli. Yani suyun içinde hangi atomların bulunduğu biliniyor. Ama üretilemiyooorrr. Suyun olması için muhakkak kar ve yağmurun olması şart. Küresel ısınma susuzluğu tetikliyor ama işte. Gereksinimi sürekli artan su hakkında araştırmacıların verdiği bazı rakamları yazmak istiyorum. Görün bakın su neymiş!

Beynimizin yüzde 70’i su (Demek beyin sulanması bundan oluyormuş) Vücudumuzdaki kanın da yaklaşık yüzde 75-80’i su. Yani bu durumda insan vücudun da yaklaşık yüzde 70 civarında su var. Şimdi vücudumuzda bu kadar yüksek oranda su varken, suya olan ihtiyacımızı önemsememek ne kadar mümkün sizce. Açlığa 15-20 gün dayanabilirsiniz belki. Hadi bir ay olsun. O da zor ya olsun bakalım. Peki sizce susuzluğa ne kadar dayanabilir bir insan. Valla şu araştırmacılar yine değişik rakamlar vermişler. Onlarında birinin dediği diğerinden farklı ama 3 ila 5 gün arası en çok. Biz su içmesek bile vücut bir yandan su kullanmaya, dışarı atmaya devam ediyor bu arada. Şimdi!

Dünyanın 4’te 3’ü su. Bu açıdan bakıldığında dünyanın susuz kalması mümkün değil görünüyor. Yani sorun yok gibi. Fakaaat bu oranın yüzde 5’lik bir bölümü ancak içilebilecek kadar temiz. Oran hesaplarını bilen hesaplasın işte. Rakamları ben yazdım. Sonucu siz bulun desem de sonuç ortada zaten. Bir de bu temiz olarak saydığımız sulara Antartika buzulları dahilmiş. Yani napçeeezzzz. Eritçeeezzz kaynatçeeezzz iççeezzzz. O işin şakası. Buzulları çıkartırsak bu hesaptan, içilebilecek suyun ancak yüzde 2’si kullanılabiliyor dünya genelinde bugün. Sularla kaplı bir gezegen. 5.5 milyar insan. Ve sadece yüzde 2 oranında bir su içilebiliyor ancak.

Ama biz buna rağmen eve gelen şebeke suyunun; günde iki defa sifonu çekmekle ayda ortalama 600 litresini, ayda 4 kez makinede çamaşır yıkamakla 120 litresini, sadece 10 dakika duş alarak bir defada 100 litresini, musluğu kapatmadan diş fırçalarken sadece bir defada en az 10 litresini bir anda atık su haline getiriyoruz. Bunlar ilk akla gelen israf dahil sarfiyat rakamları. Elleri yıkamak, abdest almak, içmek, çay, kahve, yemek yapmak ve muslukların damlaması bu hesaba dahil değil. Onlar katma değer!

Peki su kaynakları ne durumda diye şöyle bir etrafa sorsak acaba bize ne derler! Şunu derler: Yakında tııııııııısssssssssssss!

Dünya nüfusu hızla artarken su tüketimi daha hızlı artıyor. Küresel ısınma malum. Birkaç onyıl sonra bu şu demek. Yeni doğan bebekler gözlerini susuz bir dünyaya açacaklar. Özellikle dünyanın belli-başlı bölgelerinde. Türkiye bu belli-başlı ülkelere aday zaten. Ya Türkiye’nin adının geçmediği bi dünya düşünemiyorum ben. Her yerde Türkiye var.

İstanbul’un nüfusu gelecek 15 yıl içinde 28-30 milyon olarak tahmin ediliyor. Peki su kaynakları ne kadar? Daha şimdiden SOS veriyor zaten. Dünyanın en büyük yüzölçümüne, ekonomisine ve nüfusuna sahip ülkelerinden ABD, Çin ve Rusya’nın bazı bölgeleri önümüzdeki 5-10 yıl içinde tamamen susuz kalacağına kesin gözüyle bakılıyor.

Bugün bile dünyada yüz milyonlarca insan günde 10 litreden daha az bir suyla hayat mücadelesi veriyor. Bu 10 litreye, içme, temizlik ve yemek yapmak için harcanan su dahil. Hepsi 10 litre işte. Sonra birde bu suyun içilebilirlik özelliği var. Her insan güvenilir ve temiz su içemiyor. Bu oran 1’e 4. Yani 4 kişiden biri tanesi temiz içme suyu bulamıyor. Bulduğunu içiyor bir bakıma. Dünya Sağlık Örgütü, Birleşmiş Milletler (hani şu UN’cular) ve çeşitli ülkelerin sağlık bakanlıklarının dünya genelinde yayınladıkları bir takım raporlar var. Temiz olmayan bir içme suyu hastalık ve ölüm demek aynı zamanda. Kimbilir belki PETROL bitmeden SU biter. Olacağına bakın. Geleceğin yakıtı hidrojen ve su derken içme suyu bulamayacak bir dünyanın koşar adım ayak sesleri geliyor insanın kulağına.

Özellikle yeraltı sularının tükenmesi tarımı olumsuz etkiliyor. Bu aynı zamanda susuzluktan sonra birde açlık demek. Açlık. Dünyanın birçok ülkesi özellikle Güney Asya ülkeleri açlık tehlikesiyle karşı karşıya. Kuzey Kore-Çin vs. Bu ülkelerde çok ciddi bir tarım ve tahıl krizi var. Geçtiğimiz aylarda Kuzey Kore’nin Birleşmiş Milletler Gıda Örgütü’nden yardım istediğini herhalde haber kanallarından duymuşsunuzdur. Kısacası su problemi aynı zamanda açlığı da beraberinde getiriyor.

Susuz bir dünya. Sanayi susuz olamaz. Tarım susuz olamaz. İnsan hiç olamaz. Peki sanayi ve tarım olmayınca bunun sonu nereye varır sizce? Sürün savaş boyalarınızı su savaşına gidiyoooozzzzzzzz.

Acaba su için tedbir almakta geçmi kaldık? Yoksa hala şansımız var mı? Bunu düşüneceğimize bir an önce israftan vazgeçip, tasarrufa yönelmekte fayda var. Biraz klasik bir cümle oldu ama, gelecek nesiller bu klasik cümleyi belkide hiç kuramayacak….

Kategoriler
Dunyadan Günlük hayat Sağlık Toplumsal Konular

Domuz gribi için Aşı bulundu !

Rusya’dan domuz gribi müjdesi

Domuz gribi olarak bilinen A/H1N1 virüsü dünyada hem yayılmaya hem de can almaya devam ederken, Rusya Bilimler Akademisi’nden aşı müjdesi geldi.
 

Akademi Grip Enstitüsü Başkanı Oleg Kiselyov, domuz gribi virüsü aşısının 1 Ekim’de artık hazır olacağını söyledi. St.Petersburg kentinde basına bilgi veren Rus bilim adamı, "A/H1N1 virüsü aşısının ilk üretimi 1 Ekim’de hazır olacak." dedi.

Kiselyov, daha önce de yaptığı açıklamada, ABD’li meslektaşlarından önce domuz gribi olarak bilinen A/H1N1 virüsü aşısını bulacaklarını iddia etmişti. İnterfaks’a konuşan Rus bilim adamı, "Biz Amerikalı meslektaşlarımızdan daha yoğun bir grafikte çalışıyoruz. A/H1N1 virüsü aşısının Amerikalılardan önce ilk bizim icat edeceğimizi umuyorum." demişti.

Rusya’da domuz gribi olarak bilinen A/H1N1 virüsüne yakalananların sayısı 18’i buldu. Geçtiğimiz cuma günü ise Rusya Halk Sağlığı Dairesi Başkanı Gennadi Onişenko virüs sayısının 16 olduğunu açıklamıştı. Moskova’da düzenlenen Seliger-2009 Forumu’nda konuşan Onişenko, paniğe kapılmaya gerek olmadığını, hastaların tedavi süreçlerinin olumlu ilerlediğini söylemişti.

Bir uyarıda da bulunan Onişenko, "A/H1N1 virüsüne dikkatli bakmak lazım. Uzmanlar virüsün mutasyon geçirebileceğinden ve daha tehlikeli özellikler taşıyabileceğinden endişe ediyor." demişti.

Dünya Sağlık Örgütü’nün son verilerine göre 154 bin 985 domuz gribi hastası bulunurken, bunlardan 917’si hayatını kaybetti. Domuz gribinin bulaştığı ülke sayısı ise 135’e çıktı. Rusya’da da tatil amacı ile yurt dışına çıkan vatandaşlarda domuz gribi vakası görülüyor. Özellikle İspanya bu ülkelerin başında geliyor. Türkiye’den gelen üç yolcunun yükselen ateşi ile ilgili çalışmalar sürüyor. Henüz hastaların domuz gribi oldukları teşhisi konmadı.

Bu haberin Kaynağı

Kategoriler
Dunyadan Günlük hayat Sağlık

Domuz gribi daha çok ABD ülkesinden yayılıyor!!

Merhaba arkadaslar!

Domuz gribi: Cagimizin acizligini gosteren bir cok global hastaliklardan birisi. Ne varki bu hastalikdan olen ilk kisi uzerinden cok zaman gecmesine rahmen laha tam bir tedavi sekli bulunamamistir. Aldigim bazi duyumlara gore, normal grip tedavisinin ise yaradigi soyleniyor, ancak hala ortada olen insanlari gorunce belkide duyulanlarin fazla inandirici olmadiginida gormus oluyoruz..

Son zamanlarda verdigim domuz gribi haberleri ve yazdigim bir cok makalelerde bu hastaligin etkilerini, tehlikelerini ve korunma yollarini yazmistim. Simdi ise bu virusun genel olarak yayilma noktasini sizlerle paylasacagim..

Virusden olen ilk kisi, Meksika ulkesinde ortaya cikmis, daha sonra buradan yayildigi ongurulerek, butun yazilan yazilar, haberler bu yonde olmustur. Domuz gribinin bu ulkeden yayildiginin ongorulmesinin sebeplerinden biriside en cok olum vakalarinin bu ulkede yasanmasidir. Ancak yaptigim arastirmalara ve inceledigim haberlere gore son zamanlarda bir cok kisi ABD ulkelerinden kendi ulkelerine donerken uzerlerinde Domuz gribi ile geliyorlar. Gecen belcikada cikan domuz gribi hastalarinin ABD de tatilde olduklarini ve 1 gun kalip yine kendi ulkelerine geldiklerini soylemistim ve bu kisilerde domuz gribi teshisi yapilmisti..

Okudugum haberlerden bir kaci:

1- Güney Kore’de Mayıs ayı başında ülkeye eğitmen olarak gelen 23 yaşındaki ABD‘li bir kadında virüs bulundu.

2- Rusya’da, ABD‘den gelen bir kişinin H1N1 virüsü taşıdığı belirtildi.

3- Belcikada ABD‘den donen 1 kiside Domuz gribi teshis edildi, suanda temas halinde oldugu kislerde de ayni virus bulundu..

4- ABD‘de ogrenci olan yunanistanli bir ogrencide domuz gribi bulundu, yunanista gerekli onlemleri almaya basladi..

Goruldugu gibi bunlar sadece ornektir arkadaslar, turkiyeye gelen bir kac kisidede virus belirlenmis ancak bazilarinin dogru olmadigi aciklanmistir. suanda hala birkac kisi domuz gribi suphesiyle hastanelerde tedavi altindadir..

Sonuc ne kadar ilginc! virusun ciktigi ve yayildigi yer olarak Meksika ulkesi vurgulanmakta ancak son zamanlarda virusun en cok yayildigi yer ABD ulkesi olmustur.

Sonuclar ne kadar sasirtici olsada Dunya saglik orgutunun yaptigi bir aciklamada Haziran ve agustos aylarinda domuz gribi icin asi uretilebilecegini vurgulanmistir…

Bir cok kisininde temenisi budur heralde.

Tez zamanda bu olumlerin bir son bulmasini gonulden diliyorum..

Ve buradan vurgulamak istedigim bir konu daha var: Domuz gribinin ulkenize gelmesini beklemeyin, siz onlemlerinizi o gelmeden alin ki sonrasinda gec olmasin.

  • Lutfen temizligimize ozen gosterelim,
  • hergun mutlaka ellerimizi yikayalim,
  • insanlarla konusurken fazla yaklasmayin, biraz mesafeniz olsun.
  • Yediklerinize dikkat edin, iyice yikayarak kaynatin..

bir cok kisinin soyledigi, virusun solunum yoluyla bulastigidir, ancak domuz gribine marus kalan bir kisinin yiyecekler uzerinde bir miktar birakmasida ayni sonucu doguracaktir dusuncesindeyim. sonucda yediklerimizde nefes aldigimiz organlarimizdan gecer, canli bir virus kalintisi hepimiz icin buyuk bir sorumluluk demektir.

  • Cevrenizdekilere ve kendinize dikkat edin, domuz gribi etkilerini farkettiginizde bir saglik kurulusuna basvurun (mide bulanmasi, ateslenme

Domuz gribinin belirtileri

Hastalığın 4 temel belirtisinin olduğunu dile getiren Prof. Dr. Büke, bu belirtileri şöyle sıraladı:

”En önemli özelliği, üşüme ve titremeyle nükseden 38 derecenin üzerine çıkan yüksek ateş. Diğer belirtileri göz çukurlarında da hissedilen şiddetli baş ağrısı, ileri derecede kas ve eklem ağrıları, son olarak da bitkinlik. Bu arada öksürük ve burun tıkanıklığı da görülebilir. Bu belirtiler kuluçka döneminden hemen sonra yavaş yavaş değil, birdenbire başlar.

Soğuk algınlığıyla karıştırmamak gerekiyor. Soğuk algınlığı yavaş yavaş gelişir, ateş çok yüksek değildir, burun akıntısı ön plandadır. Kas ve eklem ağrıları olsa bile ileri derecede bitkinlik görülmez.”

Klavyemde TR karakter olmadigi icin TR karakter kullanamadim, ancak en kisa surede yazilarim icin Bir klavye bulacagim:)

 

Kategoriler
Dunyadan Günlük hayat Sağlık

Domuz gribi Belçikada, 2 kişi de tespit edildi !!

Domuz gribinin etkilerinden ve yayilma durumundan bahsetmistik. Su siralar domuz gribinin ortaya ciktigi ve tum dunyaya neredeyse yayildigi yer olan Mexico City’de hayat normale donerken, Belcikada domuz gribinden rahatsizlanan ve teshis konulan 2. vakkada ortaya cikti..

uzmanlarin yaptigi aciklamaya gore ulkedeki flaman bolesinde bulunan bu 2 kiside domuz gribi teshis edildi. gerekli mudahaleler ve onlemler alinmaya basladi.

Dunya bir yandan Mexico City’deki domuz gribi vakalarinin dusus gostermesini ve sehirde yakin zamanda gunluk hayatin olagan gidisatina donecegini konusurken, belcikada cikan bu 2. domuz gribi vakkasi ortaligi karistiracaga benziyor. Yetkililer durumun artacagindan korkuyorlar.

Aldigim yeni bilgiye gore belcikada domuz gribinden hastalananlarin birisinin amerikaya tatile gittikten sonra dondugunde bu hastalik teshisi konuldu. Diger bir bilgiye gore Belcikada Genk tarafinda yasadigi 28 yaslarinda bir erkek oldugu aciklandi. Doğu Flanders’de yasayan adamin, 10 gun New York da 4-5 gun Chicago da ve 1 kac gunde amerika da tatil yaparak 11 mayista belcikaya dondugu aciklandi.

Ulkesine dondukten sonraki gribin İlk belirtileri (ateş, öksürük) olarak ortaya cikmistir.

bu oalydan sonra ulkede hava alanlarina giris cikislarda onlem alinmaya baslandi ve yolculara doktor muayenesi uygulanmaya baslanmistir.

kucuk bir not: Yönlendirme Komitesi H1N1 gribi bir toplantı Perşembe günü yapılacak

Bu konuda devamli takipte olacagiz, gelismelerden sizleri haberdar edecegiz arkadaslar. bizi takip etmeye devam edin..

 

Kategoriler
Dunyadan Günlük hayat Sağlık

Domuz Gribi, etkileri, korunma yolları ve son durum!!

Virüs, insandan insana, öksürük, hapşırık ve hatta tokalaşma yoluyla bulaşabiliyor…

Arkadaslar daha onceki yazimda sizlere kus giribi ve domuz gribi hakkinda tarihsel gelismelerini ve yaptigi etkiyi anlatmistim. bu yazdimda ise daha cok domuz gribine deginecegim.

Domuz gribi bilmeyenler icin soyluyorum; Domuz larda gelisen bir cesit griptir aslinda, bu gribin kendini donusturerek insanlar uzerinde etki yapmasi ve vucudumuzun bu  gribe karsi bagisikliliginin bulunmamasi ile hastaligin ilerleyerek insan bedenini ele gecirmesi, sonuc olarak olumlere neden olmasi..

Dunya saglik orgutu zaten daha onceden bu konuda uyarilarda bulunmuslardi, sanirim yaptiklari arastirmalarda domuz gribinin tehliklerini anlamislardi. aklimda kalan bu aciklamadan bir kisim: virus bulastigi insan bedeninde kendini donusturerek vucuda uyum sagliyor ve yayiliyor, insan bedeninin bagisiklik sisteminin bu viruse karsi etkili olmamasi, insanlari olume goturuyor..

bu aciklamayi ne zaman yaptilar bilmiyorum ama bir haberde okumustum.. Dunya gelismekte olan nufusun, sosyallesmenin ve bunun yaninda getirdigi kuresel krizlerin etkisinde suan..

Sosyal yasamin artmasi, birlikteliklerin mecburi olmasi, insanlarin birbirine ihtiyac duymasi, kuresel tuketim sonuclarini ortaya cikarmistir.. cok kalabalik ulkelerde, devlet insanlarini besleyebilmek icin seri uretim gida depolari yapar, urettiklerinin yan etkilerini bilmezler ama bu yiyeceklerin getirdigi yasam standardi o kadar dengesiz ki insan bedeninin biciminin bozuldugunu gorebilirsiniz.. Buna ornek AMERIKA. Amerikadaki obezite sorunlarini bilirsiniz heralde.

Peki domuz nasil bir hayvandir ?

Kalin derisi ve bulabildigi herseyi yiyen, sert iklim sartlarina ayak uydurabilen ve islam dini tarafindan yenilmesi yasa olan bir hayvan turudur..

Domuz gribinin yayilmasinin sebebi, tuketim ve solunum yolu olarak biliniyor. ve domuzun tuketim alanida epey bir fazla dunyada…

bu gribi kontrol altina almak nerdeyse imkansiz olabilir, daha gec olmadan gerekli onlemlerin alinmasi gerekiyor. ozellikler hastaligin baslangic noktasi ve yayildigi noktalarda gucenlik onlemleri alinmali, kalabalik ortamlardan ve sosyal klublerden uzak durulmalidir.. ozellikle yakin temaslara dikkat etmeniz gerekiyor. bu hastalik heryerde, kontrol altina alinmasida zaman alabilir.

Devamli olarak domuz gribi vakasi ortaya cikiyor. bununla ilgili kucuk bir alinti:

ntvmsnbc: WHO: Hiçbir yer güvenli değil

BM hastalığın kontrol altına alınmasının mümkün olmadığını açıklarken, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) de domuz gribine karşı dünyada hiçbir yerin güvenli olmadığı uyarısında bulunarak alarm seviyesini yükseltti. Meksika'da ölü sayısı 150'yi aşarken, ABD, İspanya ve İngiltere'den sonra Yeni Zelanda ve İsrail'de de şüpheli bazı vakaların ölümcül domuz gribi olduğu kesinleşti.

Ayni haberden alinan guncel bir istatistik resmi:

DOMUZ GRİBİ

  • Öksürme ve hapşırma yoluyla bulaştığı düşünülen bir solunum yolu hastalığı
  • Belirtileri normal gribe benziyor
  • Mendil kullanmak ve elleri güzelce yıkama gibi hijyen önlemleri hastalık kapma riskini azaltabiliyor

HASTALIĞIN KAYNAĞI

Hastalığa grip virüsünün normalde domuzları etkileyen ancak zaman zaman insanlara da bulaşan bir tipinin dönüşüm geçirmiş halinin yol açtığı düşünülüyor.

Bu virüs alışıldık mevsimsel grip salgınlarına yol açan tipin, normalde domuz ve kuşları etkileyen türden genetik malzeme içerecek şekilde dönüşmüş hali. Uzmanlar, vücudun bağışıklık sistemini çökerten virüsün etkilerinin önlenemez duruma gelebileceği uyarısında da bulunuyor.

Şu anda varolan aşıların bu virüs tipine karşı ne kadar etkili olacağı belirsiz.

Yetkililer Meksika'da ölümle sonuçlanan vakaların genç yaşta insanlar olduğuna dikkat çekiyor.

Grip virüsünün bilindik tipi daha ziyade çocuklar ve yaşlılara yönelik ciddi bir tehdit oluşturuyordu.

TÜRKİYE'DE ALINAN TEDBİRLER

Tüm dünya domuz gribi nedeniyle alarmda. Sağlık Bakanlığı da Türkiye'de alınan tedbirleri açıkladı. Buna göre Ankara ve İstanbul havalimanlarına Güney Amerika'dan gelen tüm yolcular sağlık kontrolünden geçirilecek, şüpheli görülenler karantina altına alınacak.

Domuz gribinin Tedavisi:

ABD'li yetkililer kendi rastladıkları vakalarda Tamiflu ve Relenza adlı ilaçların etkili olduğunu duyurdu. Normal grip aşısıysa tedavide etkili olmuyor. Domuz gribine karşı bir ayrı bir aşı geliştirmeninse aylar alabileceğine dikkat çekiliyor.

Yeni grip virüsleri ise insan vücudunun bağışık olmaması ve ilaç geliştirmenin süre alması nedeniyle çok çabuk yayılabiliyor. Domuz gribi, genetik açıdan bakıldığında, ilaçla karşı konulabilen H1N1 virüsünden farklılıklar içeriyor.

Kategoriler
Dunyadan Günlük hayat Kişisel makaleler Sağlık Tarih Makale

Kuş gribi nedir? – Domuz gribi nedir? küresel saglık krizi !

Merhaba arkadaslar!

Dunyayi sarsan sas ve kus gribinden sonra simdide gundemde olan ve su zamana kadar 81 kisinin olumune 1324 kisininde hastalanmasina sebep olan Domuz gribine deginmek istiyorum..

Bu hastaliklarin ilginc derecelerde birbirlerine benzeyen, yayilma ve verdigi hasar, bunun yaninda etkiledigi alanlar, o kadar degisik dusuncelere sevk ediyorki beni, nerdeyse bunun bir komplu yada dunyada belli olmayan gizli guclerin, guc gosterisi yada deneme tahtasi olarak insanlari kullanmasi, yaymaya calistiklari kutlesel olumlerin etkilerinin ne kadar buyuk bir felakete sonuc dogurcagini daha iyi anlamama sebep oluyor..

kus gribi deyim yerindeyse ilk olarak 1970 li yillarin sonlarinda dogru gorulmeye baslandi, ancak etkisi sonra ki zamanlara denk gelmektedir. o donemlerde fazla olmayan olumlerin son zamanlarda artmasi, virusun guclendirilerek insanlarin tuketim icinde bulunduklari kanatli hayvanlara verilerek yayilmasina saglamis olabilirler..

Bu konuda tamamen insanlarin kullanildiklarini, ilerki hayatlarimizda savas ortaminin sicak yada soguk degil, kutlesel anlamda biyolojik bir sekilde surdurulecegini, buna ek olarak kitlesel olumlerin artacagini cok iyi biliyorum.

kaynaklarim ve arastirmalarim sonucunda dunyada cikan bir cok hastaligin yarattigi etki, yayilis ve harcadigi insan sayisinin nerdeyse birbirlerine cok benzedigini ortaya cikarmistir..

Önce Kuş gribi cikti: Kuş gribi nedir?

Kuş gribi bulaşıcı bir hayvan hastalığıdır. Hastalığa sebep olan virüs sadece kuşları ve daha az olarak domuzları enfekte eder. Bütün kanatlı hayvanlar enfeksiyon için risk altındadır. Özellikle hayvanların sıkı temas içinde yaşadığı kümes hayvancılığında virüs çok kolay olarak yayılabilmekte ve kısa süre içerisinde kümes hayvanları arasında salgına neden olabilmektedir.

Kuşlarda hastalık iki şekilde görülür. Hastalığın bir şekli orta derecede şiddetle atlatılan; tüylerde kırışıklık ve yumurtlamada azalma olarak kendini gösterir. Hastalığın diğer formu ise ağır patojen özelliğe sahip virüsle görülen şeklidir ki oldukça öldürücüdür. Bu virüse yakalanan bütün kuşlar genelde hastalık etkilerinin görüldüğü ilk gün ölür. Bu hastalık şekli ilk olarak 1978 yılında İtalya’da tespit edildi.

WIKI: Grip etkeni, zarflı tek zincirli RNA virüsleri olan Orthomyxoviridae ailesindeki influenzavirüs A, B ve C tipleridir. İnfluenzavirüs A ve influenzavirüs B her yıl salgın yapabilir; influenzavirüs C ise yalnız hafif hastalıklara neden olur. İnfluenzavirüs A, ayrıca pandemilere de neden olabilir. İnfluenzavirüs A ile doğal enfeksiyon, insanların yanı sıra, domuzlar, atlar, deniz memelileri, sansargiller ve kuşlarda da görülebilir.

İnfluenzavirüs A, hemaglütinin ve nöraminidaz yüzey glikoproteinlerine göre alt tiplere ayrılır. Bilinen 15 hemaglütinin alt tipi ve 9 nöraminidaz alt tipi vardır. Kuşlarda tüm alt tipler bulunabilir. İnsanlar arasında dolaşanlar ise yalnız 3 hemaglütinin (H1, H2 ve H3) ve 2 nöraminidaz alt tipidir (N1 ve N2). İnfluenzavirüs B’nin ise yalnız bir hemaglütinin ve bir nöraminidaz alt tipi vardır.

Virüs suşunun yüzey glikoproteinlerindeki nokta mutasyonlarının birikmesi, önceden toplumda dolaşanla benzerliği olan, ancak ondan farklı bir suş ortaya çıkarır. Buna antijen sürüklenmesi (“antigenic drift”) denir. Toplumun kış aylarında sahneye çıkan böyle farklı suşlara karşı duyarlı olmasından dolayı, her yıl grip salgınları görülür. Yüzey glikoproteinlerinde büyük bir değişme olursa, ya yalnız yeni bir hemaglütinini ya da hem yeni bir hemaglütinini hem de yeni bir nöraminidazı olan, tümüyle “yeni” bir virüs ortaya çıkar. Buna antijen kayması (“antigenic shift”) denir. Böyle virüslerin pandemi potansiyeli vardır.

İnfluenzavirüs A’nın diğer önemli bir özelliği de farklı türlere özgü alt grupların, birbirinden genetik materyal alışverişine açık ve böylecçok uzun beya e farklı bir virüsün oluşmasına son derece elverişli olmasıdır. Oluşan yeni virüs, insana özgü bir influenzavirüsten gen alırsa, insandan insana bulaşma özelliği de kazanabilir. Memeli ve kuş virüsleri için özgül hücre reseptörlerinin olduğu gösterilmiş olan domuzlar, hem kuş hem de insan ve diğer memeli virüsleriyle oluşabilecek enfeksiyonlara duyarlıdır. Bu nedenle de insan ve kuş virüslerine ait genetik materyalin birbirine karıştığı bir “hamur teknesi” görevi yaparak yepyeni bir alt tipin ortaya çıkmasını sağlayabilirler. Son bulgular, insanların da kuş topluluklarında dolaşan kimi influenzavirüs alt tipleri için benzer bir rolünün olabileceğini göstermektedir.

KORUNMAK İÇİN: Kuş gribi olmuş kuşlar ellenmemelidir. 2-Eller sık sık yıkanmalıdır. 3-Yumurta ve beyaz etler çok iyi pişirilmelidir.

Tarihçesi: Tarihsel olarak incelendiğinde 20. yüzyılda 9-39 yıl arayla antijen kayması sonucu ortaya çıkan yeni virüs alt tiplerine bağlı dört ya da beş grip pandemisi olmuştur. 1918-1919 yıllarındaki H1N1 pandemisinin 40-50 milyon kişinin ölümüne neden olduğu tahmin edilmektedir. Ardından 1957-1958 (H2N2), 1968-1969 (H3N2) ve 1977-1978 (H1N1) pandemileri olmuştur. Halen dünya üzerinde H3N1 ve H1N1 virüsleri birlikte dolaşmaktadır.

Bundan sonra da yeni pandemilerin olması kaçınılmaz gibi görünmektedir. Uğradıkları sık ve kalıcı antijen değişmeleri nedeniyle, dünya üzerindeki influenzavirüs aktivitesi sürekli olarak izlenmekte ve grip aşılarının bileşiminde her yıl ayarlamalar yapılması gerekmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) bu amaçla 1947’de başlattığı Küresel Grip Programı’nı uygulamaktadır.

Türkiyede kuşgribinin gerçek nedenini, gerçekte nasıl başladığını, kimlerin sorumlu olduğunu KİM biliyor??

Grip hastalığının bulguları nelerdir?: Grip hastalığı kendisini yüksek ateş, üşüme-titreme, öksürük, yaygın kas ağrıları ve halsizlikle gösterir. Farklı bir hastalık olan soğuk algınlığında ise, gözlerde yaşarma, burun akıntısı, aksırma gibi bulgular daha baskın iken, hastanın genel durumu daha iyi, ateş, halsizlik gibi bulguları daha hafiftir. Grip ve kuş gribinin bulguları benzerdir, fakat kuş gribi çok daha ağır seyreder.

Kuş gribi insandan insana bulaşır mı?: Grip hastalığı (influenza) virüsünün A, B ve C olmak üzere üç tipi vardır. Influenza A ve B virüsü insanlarda salgınlar yapan grip virüsüdür. İnfluenza A ve B virüsleri antijenlerine göre alt gruplara ayrılırlar. İnsanlarda ve kuşlarda infeksiyona yol açan A virüsünün 15 farklı H, 9 farklı N antijeni vardır. Bazı influenza virüsleri insanlarda bazıları ise kuşlarda infeksiyona yol açar. Domuzlar ise hem insan hem kuş influenza virüslerine hassas olabilir. Kuş gribi bir hayvan hastalığıdır ve çok seyrek olarak kuşlardan insana bulaşır. İnsandan insana bulaşması ise kesin olarak gösterilememiştir.

 

Simdi ise domuz gribi, yeni cikan ve etkisi kus gribine benzeyen ancak ondan 100 kat daha etkili ve sonuclari felaket olabilecek bir hastalik..

bu hastalik kus gribinden farkli olarak insandan insana bulasiyor, olenlerden yasayanlara bulasiyor.. bu o kadar kotu bir sonucki, yaninizdaki arkadasinizda yada yakininizda bu hastalik varsa, siz dusunun bunun yayilma etkisi ne kadardir ??

Domuz gribi nedir?

Meksika’yı etkisi altına alan ve başka ülkelere de yayılmaya başlayan domuz gribi hakkında bilinenler…

Meksika’da ortaya çıkan ve şu ana kadar toplam 81 kişinin ölümüne neden olduğu sanılan, ABD’de de 10 kadar vakaya rastlanan domuz gribinin dünyaya yayılmasından endişe ediliyor.

Domuz gribi hakkında bilinenler ise şunlar:

DOMUZ GRİBİ NEDİR?
Domuz gribi, normalde domuzlarda görülen A tipi grip virüsünün yol açtığı bir solunum hastalığı olarak biliniyor ve bu hastalık hızla yayılabiliyor.

İNSANA BULAŞIR MI?
Domuz gribi domuzdan insana ve insandan insana bulaşabiliyor. Virüse karşı insanın doğal bağışıklığı bulunmuyor. Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), hastalığın kontrolden çıkmak üzere olan geniş çaplı salgın olabileceği uyarısında bulunuyor.

DOMUZ ETİ YİYENLER DOMUZ GRİBİNE YAKALANIR MI?
Domuz etinin yenmesiyle domuz gribi virüsü bulaşmıyor. Virüs solunum yoluyla bulaşıyor.

BU, DOMUZLARDA YENİ GRİP TÜRÜ MÜ?
İnsanlardaki grip virüsü gibi, domuz gribi virüsü de domuzlarda sürekli değişim gösteriyor. Domuzların solunum yollarında domuz, insan ve kuş gribi virüslerine duyarlı alıcılar bulunuyor. Dolayısıyla domuzlar, virüslerin eş zamanlı bulaşması halinde yeni grip virüslerinin ortaya çıkma ihtimalini artırıyor.

DSÖ’ye göre, Meksika’da ölümlere neden olan domuz gribi virüsü A/H1N1. Bu virüs insandan insana bulaşabiliyor. A/H1N1 virüsü, insan, domuz ve kuş gribi virüslerinin karışımından oluşuyor.

AŞISI VAR MI?
Domuzlara yapılan aşı bulunuyor, ancak insan için henüz aşı yok.

Domuz gribi nedeniyle başkent Meksiko’da okul, müze, kütüphane ve devlet tiyatrolarının kapatıldığını hatırlatan Cordova, okulların 6 Mayıs’a kadar, müze ve tiyatroların ise 1 hafta kapalı kalacağını açıkladı.

Hastalığın yayılmasını engellemek için bir süre kapalı ya da açık alanlarda gösteri düzenlenmemesini isteyen Cordova, hastalıktan ölenlerin büyük bölümünün 20 ila 45 yaşlarındaki kişiler olduğunu kaydetti.

Meksika Katolik Kilisesi de, bugün kiliselerde pazar ayinlerinin, hastalığın yayılmasını engellemek için yapılmayacağını açıkladı.

YENİ ZELANDA’YA DA SIÇRADI
Öte yandan Yeni Zelanda’da da Meksika’dan dönen 25 kişi karantinaya alındı. Bu kişilerden bazısının grip belirtisi gösterdiği belirtiliyor.

Yeni Zelanda’nın en büyük lisesinin öğrenci ve öğretmenlerinden oluşan grubun dün Auckland’e döndüğü belirtildi.

Auckland Bölge Halk Sağlığı Hizmetleri Müdürü Dr. Julia Peters, 13 öğrenciyle 1 öğretmenin sağlık durumunun iyi olmadığını, bir öğrencinin hastaneye kaldırıldığını söyledi.

Sağlık Bakanlığı sözcüsü Michael Flyger da gruptakilerin bir kısmının grip benzeri belirtileri olduğunu, test sonuçlarının gün içinde alınacağını kaydetti.

Japonya’nın en büyük uluslararası havaalanında da sağlık kontrolleri artırıldı, Filipinler Meksika’dan gelen ve ateşi olan yolcuların karantinaya alınabileceği bildirildi.

Tayland ve Hong Kong’taki sağlık yetkilileri de durumu yakından izlediğini belirtti.

Çin, domuz gribinin vurduğu bölgelerden son iki hafta içinde gelen ve grip belirtileri bulunan kişilerin yetkililere bilgi vermesi gerektiğini bildirdi.

Avustralya Sağlık Müdürlüğü de Meksika’ya ziyarette bulunan ve grip benzeri hastalık geçirenlerden doktorlarına görünmelerini istedi.

Malezya ve diğer Asya ülkeleri ise Dünya Sağlık Örgütünün yeni açıklamalarını beklediğini bildirdi.

Asya, 2003’te patlak veren kuş gribi virüsü H5N1’den en çok mustarip olan bölge olmuştu. Kuş gribinden en az 257 kişi hayatını kaybetmişti.

……

Arkadaslar bu iki hastalik hakkinda bilmediklerinizi ve cesitli kaynaklardan haberler derleyerek anlatmaya calistim, zaman gectikce yeni hastalik sekilleri ortaya cikiyor ancak yillar gectikce bunlarin onunu alamaycak duruma gelebiliriz…

bunun icin dunyanin bir arada el birligi ile hareket etmesi gerekmektedir..

Yazinin hazirlanmasinda kullanilan baslica kaynaklar

Wikipedia.org, ntvmsnbc.com ve kendi yorumlari, yazilarim..