Kategoriler
Aklımdan geçenler Bizi şaşırtanlar Çevre Konuları Deneme Yazıları Dünya ülkeleri Ekonomi Dünyası Gazeteci Geçmiş Tarih Günlük hayat Günün Tarihi Hayat üzerine Kişisel makaleler Kutlamalar Sevdiğim şeyler Türkiye üzerine

Türkiye,nin Ekonomik Yapılanması

buyuk-projeler_icik1Objektif Bir Bakış Açısı İle Türkiye,nin Ekonomik Yapılanmasına Destek

Hemen hemen son çeyrek yüzyıldır ülkemizde siyasi ve ekonomik yapılanmalar, Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir durum. IMF kapısında dilendiğimiz zamanları nasıl unutulur. Şimdi bu küresel kuruma yani; IMF, ye 5 milyar dolar veriyoruz. Hatta sosyal-kültürel kalkınmada öyle gelişmeler oldu ki kim ne derse desin yöneticilerin güzel çalıştıkları kanısındayım. Eskiden yöneticiler gelecek için asla plan yapmazlardı, günübirlik Türkiye,yi evirip-çevirmeye çalışırlardı hatta; çalışmazlardı, birileri koca türk devletini yönetenleri yönetir ne derlerse onu yaptırırlardı. Çok şükür şimdi farklı, akıllı, dinamik, branşlarında iyi eğitim görmüş yöneticiler tarafından yönetilmek büyük mutluluk. Gelecek için hazırlanan plan ve projeler son derece önemli bu projelerden: ” 3.köprü, HES (Hidro Elektrik Santrali), Kanal İstanbul, 3.Hava yolu (Istanbul,a çok büyük Havaalanı)”  bu proje-planların detaylarını çözüp idrak edenler Türkiye,nin Küresel Güç olma yolunda attığı adımlar oldugunu göreceklerdir. Türk Milleti olarak siyasi takıntılara takılmadan, bu ülkeye bende hizmet etmek istiyorum diyorsanız, yapılmışları, yapılanları ve de yapılacakları iyi analiz ederek objektif bir gözle görmeniz gerekir. Akıllı insanlar siyaset yapmakta, zeki insanlar yöneticilik. Akıllı ve zeki Türk Milleti dünya devletlerindeki olan biten sosyal-ekonomik çöküşü ve bunun getirdiği hayal kırıklıklarını görmeli ve ülkesindeki sosyal-ekonomik gelişmeleri iyi takip ederek, bir vatandaş olarak,da desteklemelidir. Ülkemizde kimi illegal eylemlerinin arka planında Türkiye’nin kalkınmasını istemeyen güçler olur ve olmaya çalışacaklardır. Bunun farkındalığı ile ne yaptığını bilen vatandaşların olması Türkiye,nin büyümesinde karşı gelen şer odakların planlarını alt-üst edecektir.

Yakup İcik

Kategoriler
Kutlamalar

Nerde Eski Bayramlar

Nerde Eski Bayramlar

 

Bayrak bayrak yükselip süsleyelim her yanı,

Bugün yirmi üç nisan her çocuk neşe dolsun.

Sen Türk oğlu Türk kızı unutma ha atanı,

Geleceğim umudum yarınlar senin olsun.

 

Çoğumuz, zaman zaman geçmişle ilgili konuşan birisini dinlediğimizde ‘‘ Nerde o eski bayramlar! Nerde o eski güler!’’ gibi geçmişe özlemi çağrıştıran sözler işitmişizdir. Ve yaşı biraz ilerlemiş olanlardan kültür yozlaşmasının doğurduğu acıyı tatmayanımız yoktur.

 

İlkokul beşinci sınıfta idik. Hala saygıda kusur etmediğim öğretmenimiz Muharrem Çelik, izleyici önünde canlandıracağımız kısa bir hikâyenin çalışmasını yaptığımızda, bırak sesini duymayı belki o zamana kadar resmini dahi görmemiş beni gerçek bir aslan gibi kükretmek için epey uğraşmıştı. Evet, iki öğretmenli bir köy ilkokulu; seyirci toplayıp gösteriler sunabiliyor, izleyiciye hoş vakit geçirtebiliyor, aynı zamanda öğrencilerine bir bayram havası yaşatabiliyordu.

 

Baharın yüzünü göstermesi ile beraber, dersler aksatılmadan kısa güldürü oyunları hazırlanır, şiirler ezberlenir, iğneye iplik takma, çuval koşusu, yumurta koşusu, yoğurtta para bulma, yanan çemberden atlama gibi oyun ve yarışlar belirlenirdi. Hemen hemen her öğrencinin bir etkinliğe katılımına çalışılarak yarışacak ve oyunlarda rol alacak öğrenciler ayarlanırdı. Şimdiki gibi yılsonuna doğru devamsızlık ta olmazdı. Son güne gelirken sınıflar süslenir, daha bayram gelmeden her öğrenci bayram heyecanını duyar, havasını solurdu. Bayram günü ise aşağı harman dediğimiz yerde tüm öğrenciler, ana-babalar, ağabeyler, ablalar tüm köylü coşkuyla bayramı kutlardık.

 

Sahi nerde o eski bayramlar. Nerde o eski coşku. Nerde, o eski değerlerimizi benimseme, kazanımlarımıza sahip çıkma.

 

Mesleğimiz gereği uzun yıllar köylerde çalışmanın, bayramlarımızı yaşayabilmenin yaşatabilmenin mutluluğunu tattım. Gel gör ki ne zaman şehirle tanıştım, kültürümüzün yozlaştığını, değişime uğratılıp değersizleştirildiğini gördüm.

 

Zamanla kazanımlarımızın kaybedilenler safına yazılır olduğunu görmek ve bilmek, milli değerlerden uzaklaşıyor olmak benliğimizi ağır ağır kaybettiğimiz anlamına gelir ki telafisi mümkün olmayacak yaralar açabilir bu milletin sinesinde.

 

Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Her okuldan üç beş tanesi dışında çocuklarımızın kutlayamadığı, bayram heyecanını yaşayamadığı; anlamını bilmeyip, adını dahi doğru dürüst söyleyemediği Çocuk Bayramı günü. Ulu Atatürk’ün 23 Nisan 1920’de İlk Türkiye Büyük Millet Meclisini açtığı günün hatıratına, çocuklarımıza bayram olarak hediye ettiği günün 92. yıl dönümü.

 

İki anlamı olan bu bayramın, Birinci anlamı: Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışının egemenliği padişahtan alıp millete vermesini kutlamak amacını taşırken, Çocuk Bayramı olarak ikinci anlamı, savaş sırasında yetim ve öksüz kalan yoksul çocukların bir bahar şenliği ortamında sevindirmek amacını taşımaktaydı. UNESKO’nun 1979 yılını çocuk yılı ilan etmesiyle Türkiye Radyo Televizyon Kurumu ‘‘TRT Uluslar arası 23 Nisan Çocuk Şenliği’’ adı altında bayramı uluslar arası düzeye taşımasıyla Türk çocuklarına armağan edilen milli bayramımız dünya çocuklarına peşkeş çekildi. Benim çocuğumun kendi bayramını kutlaması için okullara herhangi bir ödenek verilmezken, stadyumlara taşımak için servis dahi konulmazken bu yıl 42 ülkeden 600 çocuğun katılımını sağlama, onlara gösterilen ilgi, onlar için yapılan harcamalar kıskandırır mahiyettedir. Bizim vergilerimizle Hilton otellerinde ağırlanıp barış mesajları vermeleri ne kadar anlamlı düşüyor acaba.

 

Bahanelere sığınmanın da bir anlamı yok. Bayramın anlamı amacından saptırılarak dünya çocuklarının şenliği haline getirilmesi Türk çocuğunu bayramından uzak bıraktığı gibi şenliğe dönüştürüldüğü tarihi göz önüne alırsak dünya çocuklarının da kan dökmesini engelleyemedi. Geleceğe tarih bilinciyle ve dünyada olup bitenlere göre baktığımız zaman, bugünün çocukları yarın büyüdükleri zaman can almaya kan dökmeye devam edeceklerdir.

 

Kurdu yaralayıp ölüme mahkûm edenler bilmeli ki yara kabuk bağladığında bağrını ovacak sizin çocuklarınız olacaktır.

 

Her şeye rağmen tüm Türk çocuklarının bayramlarını tebrik ediyor, milli bir değerimiz olan bayramlarına sahip çıkmalarını diliyor sevgilerimi gönderiyorum.

 

Osman Öcal

Kategoriler
Güncel Haberler Günlük hayat Kutlamalar Türk Tarihi Türkiye üzerine

Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı – 19 Mayıs

Kurtulus savasinin baslangici olarak kabul edilen ve ATATURK’un butun Turkiye gencligine armagan ettigi bu bayram her yil 19 mayis gunu kutlanmaktadir.

Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı, her yıl 19 Mayıs tarihinde kutlanan, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ulusal bayramıdır.. 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal Atatürk Bandırma Vapuru ile Samsun’a çıkmıştır ve bu gün Kurtuluş Savaşı’nın başladığı gün kabul edilir. Atatürk bu bayramı Türk gençliğine armağan etmiştir.

20 Haziran 1938 tarihli kanunla “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanan bu ulusal bayramın adı 12 Eylül Darbesinden sonra “Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı” olarak değiştirildi.

Her yıl 19 Mayıs günü Gençlik ve Spor Bayramı Türkiye’nin dört bir yanında spor gösterileri ve törenlerle kutlanır. Üzerinde “Gençlikten Atatürk Sevgisiyle Cumhurbaşkanına” yazan ve “Sevgi Bayrağı” olarak adlandırılan dev bir bayrak Kurtuluş Yolu’ndaki Tütün İskelesi’nden karaya çıkarılarak Samsun valisine verilir. Daha sonra bayrak, Cumhurbaşkanına sunulmak üzere genç atletlere teslim edilir. Samsun’dan yola çıkarılarak Amasya, Tokat, Sivas, Erzincan, Erzurum, Kayseri, Nevşehir, Kırşehir ve Kırıkkale’den sonra, 19 Mayıs törenlerinde, Ankara’da Cumhurbaşkanına sunulur.

Kategoriler
Günlük hayat Günün Tarihi Kadın konuları Kutlamalar

Anneler Gününüz Kutlu Olsun

ANNELER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN

‘Biz insana anne ve babasını (onlara iyilikle davranmayı) tavsiye ettik. Annesi onu, zorluk üstüne zorlukla (karnında) taşımıştır…’ (Lokman Suresi, 14) Zorlukla geçen dokuz ayın sonunda dünyaya gelen bebek, vicdan ve merhamet sahibi her insan için çok değerli ve dikkatle korunması gereken bir güzelliktir.

Allah’ın bahşettiği bu güzel ve değerli emaneti pek çok anne dikkatle korur. Beslenmesinden eğitimine kadar her konuda elinden geleni yapar. Karşılık beklemeksizin yapılan fedakârlıklar bir annenin en önemli özelliğidir.

Anneyi anne yapan, Allah’ın ilham ettiği merhamet duygusudur. Merhamet duygusundan yoksun bir insan ne çevresindeki insanlara ne de evladına sevgiyle yaklaşamaz. Öyle anneler vardır ki bu değerli emaneti gerektiği gibi koruyamaz, hatta çeşitli eziyetlere maruz bırakarak ‘kendi çocuklarını’ psikolojik açıdan tahrip ederler. Bu tür anneler sadece evlatlarının hayatını altüst etmekle kalmayıp, aynı zamanda toplumun yapısında da derin yaralar açarak suçların artmasına neden olurlar. Sağlıklı bir ortamda, sağlıklı ilişkiler içinde büyümeyen bir çocuğun, normal ve sağlıklı davranması zordur.

Yüce Rabbimiz kullarına, güzel ve huzurlu yaşama ulaştıracak anahtarı Kuran’da açıkça bildirmiştir.
…”Allah’tan başkasına kulluk etmeyin, anneye-babaya, yakınlara, yetimlere ve yoksullara iyilikle davranın, insanlara güzel söz söyleyin, namazı dosdoğru kılın ve zekâtı verin” … (Bakara Suresi, 83)

Bazı anne babalar çocukları dine ve Allah’a yöneldiği için rahatsız olup onları Allah yolunda yaşamaktan alıkoymak ister. Bu durumda Yüce Rabbimiz bu tür anne ve babalara itaat edilmemesi gerektiğini bildirmiştir:
Biz insana, anne ve babasına (karşı) güzelliği (ilke edinmesini) tavsiye ettik. Eğer onlar, hakkında bilgin olmayan şeyle Bana ortak koşman için sana karşı çaba harcayacak olurlarsa, bu durumda, onlara itaat etme. Dönüşünüz Banadır. Artık yaptıklarınızı size haber vereceğim. (Ankebut Suresi, 8)

Bir anne çocuğuna her şeyden önce Allah ve peygamber sevgisini aşılamalı ve Kuran ahlakına uygun bir yaşamı telkin etmelidir. Bunu yaparken de çocuğu için örnek olmalı ve güzel ahlaktan asla taviz vermemelidir. Güzel söz ve merhamet insanları şeytanın sistemine esir olmaktan kurtaracak en güzel ahlak özellikleridir. Allah’ın emrettiği bu davranışları gösterebilen, evlatlarını koruyan, imanlarının artması için çaba gösteren, karşılık beklemeden, yalnızca Allah rızası için bu değerli emanete gerektiği gibi bakabilen tüm annelerin anneler günü kutlu olsun.

Altuğ Öztürk

Kategoriler
Güncel Haberler Günlük hayat Günün Tarihi Kutlamalar Toplumsal Konular Türkiye üzerine

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı!

Hatirlayan varmidir cocukluk 23 Nisanlarini ? Ben bir kac tanesini hatirliyorum. Okul ile beraber gosterilere hazirlandigimiz bir yaz gunu Trabzondaki Avni aker stadinda kuzenlerimin gecis toreni, Sonrasinda Stad icerisinde okul ve sinif arkadaslarimiz ile sirada bekledigimizi. Belki o zamanlar anlami fazla onemli degildi bizim icin, nede olsa cocuktuk. O gosterilerden sonra arkadaslarimizla birlikte zaman gecirmek, buyuk bir gunu kutlamamis gibi okulun beton bahcesinde top oynamak hic aklimdan cikmiyor. Aslinda fazla birsey degismedi bizden. Degisen sadece hayat, yasam standartlari, oncelikler, yikilip yerine yenileri yapilan binalar. Biz hala ayniyiz aslinda, masum ama cocuk ruhlu.

Cocuklarimiza bir kac ogut de bulunmak istiyorum. 23 Nisanlari sakin unutmayin. Cunku zaman ilerlediginizde geride hatirlamak isteyeceginiz gunler olmali. Belkide yuzumuzde kucuk bir tebessum birakan o anilar olacaktir. Bazen onu cok arayabilirsiniz, ihtiyac duyabilirsiniz. bu yuzden Cocuklugunuzu unutmayin. Hazir hayatin zorlu yollarina dusmeden once guzelcene eglenin, gezin, arkadaslarinizla zaman gecirin, top oynayin, turnuvalara katilin, sinemalara gidin, tiyatroya gidin, gezilere cikin.. Ama bunlari yaparken Anne ve Babanizi uzmeyin, cunku sizin icin gercekten endise ediyorlar. Belli etmeselerde size kizdiklarinda bile bunun iyiliginiz icin oldugunu unutmayin, onlara kizmayin, herzaman sevin, saygi gosterin. Cunku 23 Nisanlari bize armagan eden buyuk onder ATATURK’un yaninda Anne Babamizdir..

23 Nisan cocuk oldugumuzu hatirlamamiz icin guzel bir gundur. Bu gunleri iyi hatirlayin. Tarihinizi sakin unutmayin. Hanki halktan, ulkeden, irktan olursak olalim 23 Nisan’i çocuklarimiza armagan edelim.

Dunyadaki butun insanlarin ve çocuklarin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramıni kutlariz..

23 Nisan ile ilgili tarihimiz hakkinda daha fazla bilgiye buradan(wikipedia) ulasabilirsiniz.

Kategoriler
Bayramlar Dünya ülkeleri Genel Konular Günlük hayat Günün Tarihi iletişim İslam Dini Kutlamalar Toplumsal Konular

Kurban bayramınız Kutlu ve mübarek olsun!

Allah’ım Sen olmayanlarada ver, rızgını 1-2 kişiye değil tüm kullarında eşit paylaştır, zor durumda olan anne, baba, çocuk için hayrını esirgeme, ben tok iken başkasını aç bırakma, ben sağlıklıyken baskaşının sağlığında yardımcı ol, acısını hafiflet, yardımlarını su zor günlerde insanlarımızdan esirgeme.

Amin.

Şu mübarek günde Bütün müslüman aleminin kurban bayramını kutlariz.

Günün anlam ve öneminin iyi anlaşılarak, gösteriş için degilde fakirlere yardım ve Allah’a minnet için kurban kesmeyi unutmamalı, kurban’ın iyi yerini kendinize gerisini başkalarına değilde, eşit şekilde dağıtmayı, Dua ederken kendinizi değil sevdiklerinizi ve tüm müslüman ile insanlık alemini hatırlamalı, 3 günlük şu dünyada sıranın birgün bizede geleceğini unutmadan genciyle, yaşlısıyla bütün sevdiklerinizle bayramlaşarak, Mübarek Kurban bayramını anlamlı bir sekilde geçirelim..

Ben bu yıl kurban kesemiyorum ancak namazdan geliyorum, bence bayramları iyi degerlendirmeli ve her fırsatta bir araya gelinmeli. Gerçekten ortak bir noktada buluşmak çok mutluluk veren birşey.  Allah şu günlerde kurban keserek fakirleri ve ailesini sevindirenlere Bol Bol sevap versin, yardım etsin.

Kurban kesemeyecek durumda olanlarada ilahi adaletini ve sevabını lütfet Yarabbim.

By makaleci.

Kategoriler
Azerbaycan üzerine Dünya ülkeleri Eğitim - öğretim Genel Konular Günlük hayat Günün Tarihi iletişim İnternet Dünyası internet hizmetleri Kutlamalar Milli Görüş Toplumsal Konular Türkiye üzerine Web Site Tanıtımları

Azerbaycan’nın özgür sesi – Qaynar Haber Portalı

Qaynar Haber Portalı, değerli ağabeyimin tavsiyesi üzerine ziyaret ettiğim ve tasarımından, yazarlarından, haber kategorilerinin çeşitliğinden tutunda yayınladığı haberlere bakış açısına kadar oldukça beğendiğim bir site.
 
Haberlere bakışından kasıt şudur; haber portalının yazarlarından Qurban Yaqupoğlu'nun Türkiye-Azerbaycan arasında ki gerilime değindiği yazı mesela. Özellikle de bizim medyamızın, " Azerbaycan gitti gidiyor! " şeklinde ortalığı telaşa verdiğini görüyor ve biliyoruz. Öyle ki bu haberler, Türk insanını çok üzdü. Kamuoyunu yanlış yönlendirdi.
 
Uzun lafın kısası, büyük zararlar verdi!
 
Ama, bahsettiğim yazarın yazısı, medyamızın şu an ki durumunu gözler önüne seriyor. Yazar, yazısında adeta Türkiye-Azerbaycan insanının sesi olmuş.
 
Bir gerçek var, bayrak krizinin bu kadar büyük olmasının sebebi, Türkiye-Azerbaycan yönetimleridir! Çünkü, kriz ustaca yönetilememiş, her iki ülkenin yönetimleri de birbirine yüz çevirmiştir.
 
Kısacası, yazar bu konuda halkın sesi olmayı başarabilmiştir, çünkü Qurban Yaqupoğlu'na göre Ermeni açılımı, AKP projesidir.
 
Bu açılımı destekleyin yada desteklemeyin, sizce yalan mı? Sokağa indiğiniz de ne deniyor, açılım olsun mu?
 
Bence, tam aksi!
 
Portalda ayrıca; Ermenistan, Gürcistan, İran Güney Azerbaycan adlı kategoriler de var. Oldukça profesyonel bir yaklaşım. Bizim sitelerimiz de, bu türden kategoriler yoktur mesela. Suriye, Yunanistan, İran gibi ülkeler için ayrı kategoriler açılmaz.
 
Açılmadığı içinde, sorun olur. Çünkü, gündem iyice kalabalıklaşır, okuyucu okumaktan vazgeçer. 
 
İran Azerbaycan başlığının açılması neden güzel birşeydir? Kısaca açıklayalım;
 
İran topraklarında, 35.000.000 Azeri Türk'ü yaşamaktadır. Bu ülkede, orada ki Azeriler'den her şekilde faydalanırlar, bilim hariç!
 
Okumak zordur, büyük adam olmak zordur. Ama, İran için savaşan, işçi olarak çalıştırılan insanlardan, kısacası sömürülenlerden olmak oldukça kolaydır…
 
Tabi, İran böyle zannediyor!
 
Azeri Türkleri, buna rağmen Türklük şuurunu taşımaktadır. İşte, Qaynar haber portalı bu sorumluluğunun bilincinde, İran Azerbaycan başlığı ile İran'da yaşayan soydaşlarını unutmamıştır!
 
Bu konuda, portalı oluşturan ekibe teşekkürü bir borç bilirim. 
 
Tabi, Ermenistan-Gürcistan başlıklarını unutmamak gerek. Bu iki ülke için özel başlıklar açılmıştır.
 
Kategoriler
Günün Tarihi Kutlamalar Tarih Makale

anneler günü, oluşumu ve Türkiyeye gelişi

   Annelerimize vefa borcumuzu ödeyebilirmiyiz sizce ? Onların bize sunduklarının karşılığını verebilirmiyiz ? Tabiki hayır ne yapsak bizi küçük bi bebekken alıp gözünden sakınarak büyüten annelerimizin emeğenin karşılğını veremeyiz. Hepimizin bildiği gibi bugün anneler günü bütün dünyada aynı anda annelerin ne kadar değerli olduğu hatırlanıyor sadece bu gün hatırlamak ne kadar doğru orasını bilemem ama evrensel bi günü yaşıyoruz…

Anneler günü bugün bunu hepimiz biliyoruz ama nasıl ortaya çıktı hiç fikriniz var mı ? Anneler günü bugünki gibi olmasa da sümerler zamanında ortaya çıkmıştır zamanında iştar , kybele gibi isimler almıştır analık, doğurganlık nitelikleriyle ön plana çıkmış ve bahar aylarının gelmesiyle özdeşleştirilmiştir o zamanlar.

Daha sonraları 1600 lü yıllarda ingilizler mothering sunday adıyla utlamalar yapmış ve o gün çalışmamışlardır bütün günü anneleriyle geçirmişlerdir.

Anneler günüyle ilgili ilk resmi kutlama önerisi ise Amerika’da 1872 yılında Julia Ward Howe tarafından barış günü olarak tasarlandı. İlk defa Boston da yürüyüş yapılarak kutlandı. 1907 yılında Philadelphia’da Ana Jarvis, annesinin ölüm yıldönümü olan Mayıs ayının ikinci pazarının Anneler Günü olarak kutlanması için bir kampanya başlattı.Bir süre sonra neredeyse bütün ülkeler bu günü kutlamaya başladı.

1914 yılında abd başkanı Wilson bu günü resmi bir açıklamayla mayıs ayının 2. pazar gününü anneler günü olarak duyurdu.1955 yılından itibaren ise ülkemizde kutlanmakta olan anneler günü her yıl 1 günlüğüne de olsa annelerimizi hatırlatıyor bizlere

Kategoriler
Günlük hayat Kutlamalar

HIZIR VE KASIM GÜNLERİ

Bir sene, Hızır Günleri (Yeşil Mevsim) ve Kasım Günleri olmak üzere ikiye ayrılır. Mayıs ayının 6’sında Hızır Günleri ile yaz başlar ve 186 gün sürerek 7 Kasım’da sona erer. Kasım Günleri de, Kasım ayının 8’inde başlar, Şubat ayının 29 çektiği yıllarda 180 gün, diğer yıllarda ise 179 gün sürer ve 5 Mayıs günü biter.

Hızır Günleri yaz devresini, Kasım Günleri de kış devresini gösterir. Kasım Günleri’nin başlamasından birkaç gün sonra gelen Pastırma Yazı denilen sıcak günlerin akabinde, kış devresinin soğukları başlar

Takvim yapragi :)