Kategoriler
Aklımdan geçenler Ivır Zıvır Karikatür resimleri Kişisel makaleler Komik resimler Şair şiir edebiyat Şiirler

Bir Şiir Yazdım “Şair” Dediler, Vallahi Anlamadım!

“Özeleştiri”

1icik-siir-1

Edebiyat sayfalarını göreseniz ne çok şiir yazan var sanırsınız oysa; durum hiç te öyle göründüğü gibi değil! “Şairler neden şiir yazmıyor? Adamlar yoksa dertlerini mi şiirsi anlatıyor?” soruları ile çıkalım yola.

Kategoriler
Görsel Sanatlar Resim galerileri Resimli anlatım Ressamlar Sevdiğim şeyler

Ressam Serge Marshennikov

Ressam Serge Marshennikov, Ufa (Başkortostan-Başkurdistan, SSCB) 1971 yılında doğdu. Annesi Serge,i çocukluk döneminde çalışmaya teşvik ederek kendisinin katıldığı özel öğretmenler ile sanat çalışmalarına devam etti. O, suluboya ve pastel resimlerinden çok sayıda ödül aldıktan sonra, Serge profesyonel bir ressam olmaya karar verdi.
1995 yılında Ufa Sanat Koleji’ni bitirmiş ve daha sonra St Petersburg Güzel Sanatlar Akademisi Repin, Rusya’nın en prestijli sanat akademileri birinde eğitimine devam etti.
Akademisinin en yetenekli mezunlarından biri olarak, Serge Akademisyen olarak stüdyoda, Akademi Rektörü Profesör Milnikov,a lisansüstü çalışmalarına kalmak için teklif edildi.
Serge ilk solo sergisi, 1995 yılında anavatanı UFA galerisi “Sangat“da oldu.
Gösteri başarılı oldu ve Sanatçılar Birliği galerisinde sergilemek üzere davet edildi. O zamandan beri Serge St Petersburg ve Ufa,da sergilendi.
Eserlerine çok talep olduğu icin onun fiyatları sürekli yükseliyor.
Serge resimleri Grace Müzesi (Abilene) Modern Sanat Müzesi (El Paso),da düzenlenmiş olup ve Rusya, İngiltere, Danimarka, Fransa ve Japonya’da birçok önemli özel koleksiyonlarda bulunmaktadır.
Serge en büyük etkilendigi Andrew Wyeth ve Lucian Freud‘un vardır. Daha çağdaş dönemden itibaren, Jeremy Lipking eserlerini seviyor. Serge evli ve 7 yaşında bir kızı vardır. Onun tablolarından birine sahip olmak istiyorsanız lütfen web portalini ziyaret ediniz!

Serge-Marshennikov-tr-art-2

Serge-Marshennikov-tr-art-3

Serge-Marshennikov-tr-art-1

Link

Araştırma/Forschung/Research: Yakup Icik

Kategoriler
Aklımdan geçenler Bizi şaşırtanlar Çevre Konuları Deneme Yazıları Dünya ülkeleri Ekonomi Dünyası Gazeteci Geçmiş Tarih Günlük hayat Günün Tarihi Hayat üzerine Kişisel makaleler Kutlamalar Sevdiğim şeyler Türkiye üzerine

Türkiye,nin Ekonomik Yapılanması

buyuk-projeler_icik1Objektif Bir Bakış Açısı İle Türkiye,nin Ekonomik Yapılanmasına Destek

Hemen hemen son çeyrek yüzyıldır ülkemizde siyasi ve ekonomik yapılanmalar, Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir durum. IMF kapısında dilendiğimiz zamanları nasıl unutulur. Şimdi bu küresel kuruma yani; IMF, ye 5 milyar dolar veriyoruz. Hatta sosyal-kültürel kalkınmada öyle gelişmeler oldu ki kim ne derse desin yöneticilerin güzel çalıştıkları kanısındayım. Eskiden yöneticiler gelecek için asla plan yapmazlardı, günübirlik Türkiye,yi evirip-çevirmeye çalışırlardı hatta; çalışmazlardı, birileri koca türk devletini yönetenleri yönetir ne derlerse onu yaptırırlardı. Çok şükür şimdi farklı, akıllı, dinamik, branşlarında iyi eğitim görmüş yöneticiler tarafından yönetilmek büyük mutluluk. Gelecek için hazırlanan plan ve projeler son derece önemli bu projelerden: ” 3.köprü, HES (Hidro Elektrik Santrali), Kanal İstanbul, 3.Hava yolu (Istanbul,a çok büyük Havaalanı)”  bu proje-planların detaylarını çözüp idrak edenler Türkiye,nin Küresel Güç olma yolunda attığı adımlar oldugunu göreceklerdir. Türk Milleti olarak siyasi takıntılara takılmadan, bu ülkeye bende hizmet etmek istiyorum diyorsanız, yapılmışları, yapılanları ve de yapılacakları iyi analiz ederek objektif bir gözle görmeniz gerekir. Akıllı insanlar siyaset yapmakta, zeki insanlar yöneticilik. Akıllı ve zeki Türk Milleti dünya devletlerindeki olan biten sosyal-ekonomik çöküşü ve bunun getirdiği hayal kırıklıklarını görmeli ve ülkesindeki sosyal-ekonomik gelişmeleri iyi takip ederek, bir vatandaş olarak,da desteklemelidir. Ülkemizde kimi illegal eylemlerinin arka planında Türkiye’nin kalkınmasını istemeyen güçler olur ve olmaya çalışacaklardır. Bunun farkındalığı ile ne yaptığını bilen vatandaşların olması Türkiye,nin büyümesinde karşı gelen şer odakların planlarını alt-üst edecektir.

Yakup İcik

Kategoriler
Aile bağları Aklımdan geçenler Anlamlı Resimler Bayramlar Deneme Yazıları Gazeteci Hayat üzerine Hayvanlar İlginç Resimler insan vücudu Kaybettiklerimiz! Kişisel makaleler Resimli anlatım Şair Sevdiğim şeyler Sevgi ve Ask Dünyası Yazar

Neresindesin Duygu ve Düşüncelerinin?

gülücük-1icik1Bazen aktığımız gibi durulmayışımızın boz-bulanık sellere dönüşmesi duygu ve düşünceleri kirleterek yıkıyor ve ağır hasara neden oluyor. Bulutsuz havalarda yağmurların işi ne? kaç defa bir tebessüme göz kırp ve gülülcükle karşılık ver dedim, beceremedin kahkaha atmayı hala. Dönüşü olmayan bir geleceğe gidiyor olman seni ne denli mutlu ediyor bilemiyorum ama, ihtiyarladığını biliyorum suratı asık. Hala bir ‘ MERHABA‘ nın anlamını bilmiyor ve bir tanıdığına ya da her hangi birine merhaba diyemiyorsan selama değmezliğin yüzünde akislenir bunu bil. Kibirli duygu ve düşüncelerin varlığı daima akseder soluk bakışların en son uç noktasında bunu bil. Mutlu olmayı yalnız başına becerebileceğini sanma, tekil olmak eksidir daima. İronik fikirlerin bakışlarında daima huzursuzluk süzülür ve mat bir renk salgılar ten. Maddenin ruhu kaplayacağı bir hayattan sadece ‘ Beklentilerde Çoğalırsın ‘ her şey akarsın, uzun ince amansız geçitlerden sonra mutlak tıkanır ve taşarsın buna ‘ kendi gözyaşlarında boğulmak ‘denir. Ağlamanın, sızlamanın hiç bir yarar sağlamadığı an, bu an. Değerlerin önemi sende bir ‘ hiç ‘ kadar çok oysa; ederin bir hiç kadar yok.

Yakup Icik

Kategoriler
Biyografi Görsel Sanatlar İnternet Dünyası internet hizmetleri Resim galerileri Resimli anlatım Ressam Ressamlar Sevdiğim şeyler

Ressam Tamara Geddes

Ressam Tamara Geddes, Rusya, Sibirya’da doğdu. Yüksek lisans eğitimi aldı. “Art Old Masters Okulu”nda sanat okudu ve Palm Springs,de CA eğitimine devam etti. Tamara Geddes geleneksel ve modern portrelerin gerçekçiligine bir tutkusu vardır. O, özel ve güzel sanat toplulukların yanı sıra, Las Vegas, Nevada,da prestijli yerlerde ders veriyor. Tamara Geddes, Ulusal Sanatçıları Derneği İmza Üyesi. O, en iyi ulusal ve uluslararası çok sayıda ödül aldı. Tamara Eserleri Las Vegas,ta “lüks” dergisinde yayımlandı. O, 30 yıllık portre sanat ve resim  yaparak profesyonel bir tecrübeye sahiptir. Onun Tabloları ABD, Rusya, Yeni Zelanda ve Kanada’da özel koleksiyonlarda bulunmaktadır. Onun Tablolarından birine sahip olmak istiyorsanız Lütfen Web Portalini ziyaret edin!

tamara-geddes3

tamara-geddes1

tamara-geddes2

Link

Araştırma/Forschung/Research: Yakup Icik

Kategoriler
Deneme Yazıları Genel Konular Günlük hayat Kişisel makaleler

Park Lambası

Zifiri bir karanlık, park lambası ışığı  saçlarından aşağı süzüldü ve saklamak istediğim diğer anlar gibi o da şimdiki zamanın hayaliydi. Gözleri mi karartıyordu geceyi yoksa gece mi karşıydı gözlerine. takılı kalmıştım bir zamana ve sanki hep o zamanı beklemiştim.Bir şey diyemedim. Demeliydim ama  susup gitmeye razı değildi gönlüm. Yanımdan geçip giderken gözleri gözlerimde, düşüncelerim suskun, adımlarım çekingendi. Bir park lambası altında ben dünyayla olan bağımı kopartıyordum. Arkama döndüm şimdi ona yaklaşmaya çalışıyordum. ”Pardon bir dakikanızı alabilir miyim diyerek girdim” söze ”acaba” dedim sonra ne söyleyeceğimi bilemeden.Çok duraksıyordum ve kendimi toplamam lazımdı.” Acaba dedim tanışmamız mümkün mü?” şimdi duraksama sırası ona geçmişti. Tereddüt etti.” Neden peki?” diye sordu. Aslında ondan hoşlanmıştım ama bunu hemen belli etmek istemiyordum.”Ben dedim sadece benim gibi gözleri aydınlıkla savaşan birini hiç görmemiştim.” Gözlerimin içine baktı, güldü ve yürümeye devam etti.Cevapsız sorularımla kaldığım o yerde ay ışığını kesmişti ve ben evimin yolunu bulmaya çabalıyordum. Gün neredeyse bitmişti. Ben hala o sorumun cevabını merak ediyordum.Monoton hayatımda her zaman olduğu gibi hızlı kahvaltımın ardından başladım yine okulun yolunu tutmaya sıkıcı dersler ve sigara sinmiş gömleğimle tek bir şey düşünür tek bir şeye odaklı kalmıştım.Ders çıkışını iple çekiyor yine aynı park lambasının altına gidip onu görmeyi planlıyordum.Fakat o yoktu. Hatta bekledim bile belki geçer yine diye. Yarım saate yakın zamandır oradaydım ve hala o yoktu. Umutsuzca bana en yakın gelen Fen-Edebiyat Fakültesi kantinine gidip düşünmeye başladım çayımdan aldığım her yudumda umutsuzlaşırken sigaramda ki her dumanla hayal kuruyordum.Sonradan bir el uzandı masama ” Ben dedi sadece benim gibi gözleriyle hikayesini paylaşan birini görmemiştim.”Şaşırdım! ne diyeceğimi bilemedim.O karşımdaydı.Nasıl bulmuştu beni.Tesadüf müydü bunlar yoksa bu fakültede mi okuyordu ama buradan çok geçmiş daha önce onu görmemiştim bir tesadüf bu kadar güzel ve gizemli olabilir miydi? Tam burada.Çekinmedim sordum.”Artık adını öğrenebilir miyim?” diye ” Henüz değil” dedi. ”Sana bir şey söylemem gerek benim bir erkek arkadaşım var.” hayır korktuğum cevapla kala kalmıştım. Her şey çöküyordu.Kafamda kurguladığım onca şey. Bir anda. Çöküyordu.”Ama” dedi ”Bundan 3 gün önceydi tüm bunlar ve biz yollarımızı  ayırdık fakat ben kendimi yeni birisine hazır hissetmiyorum.” Gözlerinin içine bakarken şunları ekledim ”Aslında bende bir şeylere olan güvenimi yitirdim sanırım ikimizin de zamana ihtiyacı var birazda.” Gülümseyince dünya soyutlaşıyordu ve o her cümlemin sonunda gülümsüyordu. İkimize de birer çay almak için masadan ayrıldım.Gün batıyordu ,çaylarımızı içerken birbirimizi tanımak için koyu bir sohbet yapıyorduk.Hayat mucizelere açık olduğu zaman güzelleşiyordu. Tesadüfler hep iyi şeyler için savaşıyordu.Mutluluk bir kelimeden çok bu turunculuktu benim için.

Kategoriler
Deneme Yazıları Genel Konular Günlük hayat Kişisel makaleler Toplumsal Konular Türkiye üzerine

Hey O*****

Başlığa baktınız ve direk ilginizi çekti.Çünkü orada bir küfür var ve bizim milletimiz böyle şeylere baya ilgili.Ve küfürün hepsini de yazamadım sadece baş harfini yazabildim geri kalanı “****” şeklinde.İşte bu da ülkemizin düşünce özgürlüğü.Sizin o başlığı görüp anında tıklamanız da bu ülkede ne kadar boş yaşadığımızın bir kanıtı.

Başlığımın yazımla bir alakası yok.Ne ” O***** ” ilgili bir şeyden bahsedeceğim ne onunla ilgili görüşlerimi yazacağım.Bu sizin birazda kendinizi artık aynada görmenin vakti geldiğini göstermek içindi.

Biz nasıl bir ülkeysek bir inşaat olduğunda 20-30 kişi toplanıp onu izleyebiliyoruz veya bir kavga çıktığında gülerek izleyebiliyoruz hatta keşke kavga çıksa da izlesek diye dua edenlerimiz bile var.

Biz o kadar boş bir milletiz ki bilmediğimiz bir konuda bir profesör gibi bildiğimizi düşünüyoruz ve utanmadan bunun üstünde tartışıyoruz.

Dediklerimden alınmayın o milletin içinde bende varım ve bende boş bir insanım.2-3 kitap okudum, buraya bir şeyler karaladım diye dolu insan olmuyorum esas dolu insan bizler değil sokakta mendil satan, simit satan, günde 18-20 saat çalışan o ” insanlar “.

Onlar hepimizden insan, hepimizden bilgili, hepimizden dolu yaşıyor hayatı.Tamam belki çoğumuz kadar paraları yok ama onlar hayatı tadan (iyi veya kötü anlamda) tek insanlar.

Yoldan yanlarından geçerken o narin ellerinizi cebinize sokun da biraz para verin onlara.Emin olun onlarında mutlu olmaya hakları var.

Ve unutmayın aynaya bakmak utanç verici değildir bakmayıp kendini yüksek görmek utanç vericidir.Saygılar efendim.

 

ALPER YURTSEVER

 

Kategoriler
Aklımdan geçenler Hayat üzerine Şair Sevgi ve Ask Dünyası şiir edebiyat Şiirler

___________lazım !

HASSASİYETE EL SÜRÜLDÜĞÜNDE   BIÇAK GİBİ KESKİN OLMAK LAZIM   AŞAĞISI   HİÇ  KURTARMAZ BİR TIR DOLUSU HÜKÜMLER YEMİŞ BENLİK___________ ÖN AYAKLARINI ŞAHA KALDIRMALI İPE DİZİLMİŞ KUŞLAR MANALI BİR   HÜRMETLE _________BEKÇİLİK YAPAR   GÖĞÜN VAADİNE__________ ŞU SAATLERDE _____ ÜRKÜTMEMEK LAZIM …   KİRPİK UÇLARIMA KADAR HİSSETTİM   ÇARESİZLİĞİ ____TÜTÜN KOKARKEN ELLERİM ŞEFFAF BİR ŞEY LAZIM___ SU__ GİBİ SEVMELERİ CİDDEN GEÇMEK LAZIM   BENCİL BEKLEYİŞLERİ ASMAK   ALFABEYE GİRMEMİŞ HARFLERİ HİÇ OKUNMAMIŞ BESTELERİ   ŞEHİT DÜŞÜRMEK________ LAZIM
LUZUMUNDAN AZ ACI VAR   KATMER KATMER DEŞİLMEK LAZIM   AMA ŞİİT SUS ______________   YAZARI BİLE BELLİ OLMAYAN BU OYUNU   SAMİMİYETİN EN ÜCRA YERİNDE   SAMİMİ BİR DUAYA_____ ÜFLEMEK LAZIM
SİTEM ETME YETKİM BİLE YOK   HİÇLİĞİMİN_________ MEŞHUN TAŞKININI   BALON HABER OLARAK ____ GELİN YAYALIM   ALIŞIĞIZ DEVŞİRME BARINAKLARA   ALIŞIĞIZ KAĞITTAN GEMİLER BATIRMAYA   YADA ALIŞIK DEĞİLİZ DE _________BELKİDE   ALIŞIK ROLU YAPMAK LAZIM
BİR MADAM  VE BİR BURJUVA   ONALTINCI YÜZYILDAN KALMA   HATTA BİR KUTUDA  KURŞUN ASKER   LİMONCU BİR ÇOCUK EKŞİ EKŞİ GÜLÜMSEYEN   GÖZLERİ BAKAN GÖRMEYEN ÜSKÜDAR DA BİR BALIKÇI   BU DÜNYA VE  LİSANINI EZBERLEMEYİ REDDEDEN   BİR DEV____  DEVİN VARLIĞINA ŞÜKRETMEK LAZIM
BENDE UMUT DİYE BİR İKLİM YOK   ACİZLİKLE İSTENEN  KALDIRILMIŞ ARZA____ İKİ EL TELAŞI   DÜNYAYA NAZIR HIÇKIRIKLI BİR ___DUA   TIĞ GİBİ KALAN BİR ___BAŞ GAMMIN EN UZUN MA_KA_MI ŞİMDİ VE ŞİMDİ BİR ŞİZOFREN SIFATIYLA   TARİHTE YENİDEN ANILMIŞ OLMAK LAZIM
İSTEM DIŞI KAS HAREKETLERİ DUDAKLARININ TİTREMESİ ELLERİNİN UYUŞMASI   YADA BOĞAZINA MÜHÜRLÜ BİR GÜLLE______ OTURMASI   AKLI HESABA ÇEKTİĞİNDE   MANTIĞINA DÜŞEN ________KOCA BİR SIFIRIN YANSIMASI   KADAR NET_____________   SONRASI YEDİ DÜVEL _KLİŞE   BU KADAR SESSİZ BAĞIRMA_MA_LI   ÇIKMAZLARA SES ÇIKARMAK LAZIM
DER___UN DİYE BİR OSMANLICAYA YELTENİRKEN   KENDİNDEN SONRA Kİ GELECEK KELİMENİN   BİTHAP DÜŞMÜŞLÜĞÜ__________ VAZGEÇİRDİ
LUZUMUNDAN FAZLA ŞEYLER LAZIM İŞTE   YAŞANMIŞ___ SAVAŞLAR ___________AKLIN SINIRINI ZORLAYACAK DİRENİŞLER________EZİYETİN TAZE KOKULARI   BİR FİLM SENARYOSU BELKİ OSCARA ADAY ______ SIKI BİR GERİLİM LAZIM
ULVİYET LAZIM TAM MANASIYLA   KIYAM _RUKU_ SECDE_ BUNA  HAZIR GÖNLÜM  YARADA NAZIR   GENİŞ BİR UFUK LAZIM   SABIR LAZIM _AF LAZIM   ANLAYIŞI HATMETMEK LA__ZIM   DÜNYADA EKSİK BİTMEZ !!! ŞİKAYET BİTMEZ_____ UZAK BİR MABED LAZIM   DAHA NELER NELER ___MABEDE PENCERE, PENCEREYE PERDE   ____________________________________   YARADANA NAZIR MUHATTAB OLMAK LAZIM   ____________________________________   BİTMEZ İŞTE BİTMEZ____ GELDE GÖR ÜSTADIM   LAZIMDA LAZIM…
sevda
  ” La havle vela kuvvete illa billah ! “
Kategoriler
Aklımdan geçenler Kişisel makaleler Öylesin Esti Şair Sevdiğim şeyler şiir edebiyat Şiirler Şuan Düşündüklerim

BİR ŞİİR ESTİ )

              Arka bahçeye atılmış, gün görmemiş güneş umudu hiç olmamış
hatta çoğu sala vakti yazılmış ne şiirler var; kimi dünyalık kimi ahiretlik, kimi çoşkulu ,kimi şiirin üstüne saatlerce düşersinizde o sizi istemez yazma beni der, kimi kan revan her okunuşta sızlatır.Hayalden öteye geçemeyenler,çalçene şiirler,anlık gelen his travmaları bazen ilhamla karışır ortaya bohem dedirtcek her şey çıkar, değerlimidir şiir? değerlidir şiir ; kimliğine bakılmaz, rengine, künyesine, yaşı yoktur, alan ölçüleri, yargılayamazsın bile bir şiiri, dokunduysa yüreğine kimsenin yapamadığı o vazifeyi yapmış seni orda kilitleyip bırakmıştır bir şiir; işin aslı okuyan yazanı anlamak için uğraşır ama bir aforizma alır başını gider….Müzik gibi, yorum ve yorumcuyla bütünleşmez, bir şiire beste yapıldıktan sonra o şiir imgesel niteliğini kavrama dönüştürmüştür.Oysa canım şiir sizi papatya fallarından bir matematiğe, ordan bir kuduse, ordan bir zindana, ordan birçayıra,göğün en tepesine her yere, her şekilde aynen bir astral seyahat şeklinde taşır. Sait Faik’ in “Hişt Hişt” öyküsünde ne kadar şiir varsa, yaşamın iç sesi de o kadar şiirdir.Dimağımı allak bullak eden,beni kuşatan, karmakarışık yapıp ruhumu celalleştiren sonra aniden dinginleştiren tek bir şiirin başı ve sonu arasında ki süreçtir bende şiir…. 
                      “Aşktan şiir yapmaktan çok şiirden aşkı yapmayı başarmalıdır şair” Abdülkadir Budak ‘ın sözlerine katılmamak mümkün mü? Her şey ısmarlama yapılabilir; resim, müzik, film v.s ya (şiir) bir karşılıkla ne kadar, kim yapar elbet yapılamaz ”hadi sana akrostiş yazıyım” ile şiir yazmanın arasında duygu gibi koca bir fark vardır.Can Bakkotar’ın dediği gibi ”Dili sözden ayırmak; aynaya düşen görüntüyü nesnesinden ayırmak olur”..

– ve 

                     Biri şiir yazar, biri o şiir üzerine kendini. der Behçet Necatigil
nede güzel der ve nede samimi şiirleri gibi.. )
svd

Kategoriler
Günlük hayat Kişisel makaleler Toplumsal Konular Türkiye üzerine

Emeğiniz emanetimizdir

Vaktimiz olsa da sabaha kadar yazsak bu ülkenin acayipliklerini, bugün malumunuzdur ki YDS yapıldı.yapıldı ama bir dolu tuhaflıklarla…
Güvenlik üst düzeyde ki bozuk paraları , kemerleri bile sorgular oldular sanki kopyayı çekipte birinci oldu millet.
kendileri ki siz biliyorsunuz onları, 2010 yılında ve ondan sonra kitapçıkları belirli ücret karşılığı sattılar sonra da halkı kopya çekmiş diye yaftaladılar.
Güvenlik o kadar üst dzey ki bizi adeta ablukaya aldılar. ÖSYM’nin sayesinde BBG evine döndük,her yerde kameralar artık öksürsen bile şüpheleniyorlar.
Güvenliğin üst düzeyde olması ülkem adına sevindirici ama bunlar insanı enayi yerine koyuyorlar.Önce dolap çevirip sonrada milli serveti kalemdi, peçeteydi ve şeker derken çarçur ettiler/ediyorlar.Sorgulamak lazım acaba kalem , silgi , vb. dağıtılan malzemelerin sahibi kim? Biz kimi zengin ediyoruz.
Yoksa kopya falan bahaneydi de yandaş kuruluşları zengin etmek için mi bu komplolar kuruldu?
Zaten fakir insan nereden bulsun o cihazları da kopya çeksin, zenginin de ihtiyacı yoktur bence.
Ben artık güvenemez oldum bunlara, sizi bilmem birde kalemin üstüne yazmışlar;’emeğiniz emanetimizdir’diye. Nereden bakarsan bak ironi…