Kategoriler
Dünya ülkeleri Genel Konular Makale Yazıları - Yarışma

Kriz İdeolojisi

Günümüzde, “dünya ekonomik sistemine” ya da başka bir deyişle “bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” sloganından dolayı “dünya ekonomik sistemsizliğine” yapılan tanım: liberalizm!

Aslında daha çok savunucularının "liberalizm", karşıtlarınınsa "kapitalizm" kelimesi ile karşıladığı bir kavram.

Bizim ülkemizde ise daha çok siyasal konu yazarlarının kullanımıyla sınırlı kalan ve bu kullanımın kamuoyunda eğitim seviyesiyle paralel olarak sağlıklı karşılık bulamadığı bir ifadedir henüz.

Bugün, tarihte de pek çok bölgesel ve uluslar arası örneğine rastladığımız gibi ekonomik bir kriz/buhran içindeyiz. Bu ekonomik tablo, krizin sebepleri bir yandan, çözüm yolları bir yandan her seferinde olduğu gibi hararetli tartışmalara yol açtı. Kriz, tartışmaların yanında daha da önemlisi büyük kesimlerin hayatına olumsuz yönde çok çeşitli etkenlerde bulundu, bulunmaya da devam ediyor.

İşte krizin sebepleri ortaya konurken en çok üzerinde durulan kavram liberalizm, bir başka deyişle kapitalizm oldu. Liberalizmi ekonomik tabanda ele alacak olursak en önemli savı, özel mülkiyet ve serbest piyasa ekonomisidir.

Serbest piyasa ekonomisi, devletin piyasanın işleyişine müdahale etmemesi, ekonomik faaliyetlerini en aza indirmesi şeklinde açıklanabilir. Bunun temellendirmesi, piyasa bir çark mekanizması gibi işleyecek, arz-talep ilişkisi kalkınmayı sağlayacak şeklinde yapılır. Ancak ne var ki bu savın doğru olduğu kabul edilmiş olsa bile, tekelleşme, gelir dağılımında aşırı eşitsizlikler gibi sonuçların ortaya çıkması kaçınılmaz olmuştur.

Özel mülkiyet denilen kavram da bireylerin her türlü mali ve mülki değerlere sınırsız sahip olabilme olanağıdır. Örneğin Koç ailesinin milyar dolarlara sahip olabilmesi ama gene bir yanda asgari ücretlinin binlerce yıl çalışsa da elde edemeyeceği bir özel mülkiyet.

Kapitalizm, içinde olduğumuz sosyoekonomik hayatta herkesi birbiri ile yarışmaya, birbirini rakip görmeye, birbiri için ötekileşmeye, en sonunda kendine karşı bile “yabancılaşmaya” iten süreçlerden geçirerek “at yarışı” değil de” insan” olduğunun farkına varabilen çok az” insan” ortaya koyacak bir yaşam sunar.

Bunlar kısaca kapitalist ekonomik sistemin sürekli birer çarpıklığı iken, bir de belirli aralıklarla kendini tekrarlayan büyük krizlerle başı derttedir.

Kapitalizm bir yandan sürekli kar, daha fazla kar mantığı ile tekelleşmeyi sağlamış, rekabetin kalite ve ucuzluk sağlayacağını söylerken bir yandan rakiplerini legal/illegal yöntemler kullanarak saf dışı bırakmaya çalışmış, toplumlara her daim tüketim kültürü aşılamış buna rağmen aşırı üretim ile tıkanan sistem, duvara toslamış ve büyük bir krizin içene sürüklenmiş, kurunun yanında yaş da yanar deyimini doğrulayarak sistemin bütün olumsuz şartlarına rağmen bütün emeğiyle çalışan insanlara kendini daha da fazla hissettirerek, krize girmiştir.

İşte tarihsel bütün ekonomik krizleri olduğu gibi bu krizi de insanlığa hediye eden, kriz ideolojisi: liberalizm!

Kategoriler
Genel Konular Makale Yazıları - Yarışma Seminerler

Milli Duygulardan Yoksunluk

Milliyetçiliği herkes kendi bakış açısına, görüşüne ve düşüncelerine göre farklı şekillerde yorumluyor. Ancak herkesin hemfikir olduğu tanım; “Milliyetçilik, bir kişinin, kendi kaderini samimi bir şekilde, içinde bulunduğu milletin kaderine emanet etmesidir” tanımıdır. Bu nedenle, milliyetçi bir kişi, kendi milletinin çıkarlarını, diğer milletlerin çıkarlarından önde tutar. Aynı şekilde kendi milletinden olan bir kişiye, diğer milletlerden olan kişilere göre ayrıcalıklı davranabilir.

Örneğin; Bir geminiz var, denizde yolculuk ediyorsunuz. Denizde boğulmak üzere olan iki kişi var. Birisi sizin milletinizin bir ferdi, diğeri ise başka bir milletten. Böyle bir durumda, kurtarma önceliğini kendi milliyetdaşınıza veriyorsanız, siz bir milliyetçisiniz. Kendi milliyetdaşınızı kurtardıktan sonra, diğer kişinin milliyetini sevmediğinizden dolayı, ölüme terkediyorsanız siz bir ırkçısınız, faşistsiniz. Burada, milliyetçilik ve ırkçılık kavramlarını birbirinden ayırmamız gerekiyor. Milliyetçilik, kendi milletini üstün görmek değildir, kendi milletine ayrıcalık göstermektir. Irkçılık ise kendi milletini üstün görmek ve diğer milletleri küçümsemektir.

Peki kendi milletine ayrıcalıklı davranmak ne kadar etiktir? Milli duyguları olmayan bazı kesimlerin görüşlerine göre, kendi milletine ayrıcalıklı davranmak anlamsızdır. Onlara göre, bir tesadüf eseri Türk olarak doğduk, başka bir ırktan dünyaya gelseydik, Türk Milletinin geleceği bizi ilgilendirmiyor olacaktı. Onlara göre, şuanki bir Türk Milliyetçisi, Slovak Milletine mensup olarak dünyaya gelseydi, Slovak Milliyetçisi olacak, Slovak Milletine ayrıcalık gösterecek, Türk Milleti onun için hiçbir şey ifade etmeyecekti. Bu nedenle, onlara ‘Milliyetçilik Duygusu’ saçma geliyor. Onlara saçma gelen bu gerçeğin, saçma olduğunu kanıtlamaya çalışmak için de işte bu Slovak-Türk örneğini kullanıyorlar.

Ancak bu düşünce tamamen yanlıştır! Bu düşüncenin yanlış olduğunu, ‘aile’ benzetmesiyle kanıtlayabiliriz!

Örneğin; Bir geminiz var, denizde yolculuk ediyorsunuz. Denizde boğulmak üzere olan iki kişi var. Birisi sizin ailenizin bir ferdi, örneğin anneniz. Diğer kişi ise tanımadığınız birisi. Böyle bir durumda ne yaparsınız? Ailenizden olan kişiye öncelik ve ayrıcalık tanımaz mısınız? Diğer kişiyi kurtarmak için, ailenizden olan kişiyi kurtardıktan sonra, çabalamaz mısınız? Bunun neresi saçmadır? Böyle bir durumda; ‘Ben tesadüf eseri bu anneden dünyaya gelmişim, eğer farklı bir anneden dünyaya gelmiş olsaydım, şuan bu kadının ölmek üzere olması benim için hiçbir şey ifade etmeyecekti, bu nedenle, bu kadını diğer insanlardan ayrı bir yerde tutamam, öncelik ve ayrıcalık tanıyamam’ diyebilir misiniz? Diyemezsiniz! Ancak, sadece uzayda yer kaplayan bir cisimden ibaretseniz, duygularınız ve vicdanınız yoksa, bu şekilde düşünebilirsiniz, o zaman size söyleyecek sözümüz yok. Ancak, duyguları ve vicdanı olan bir insansanız, ailenizi, diğer insanlardan üstün saymasanız bile, onlara ayrıcalıklı davranmanız normaldir. Bu ne kadar saçma ise, kendi milletinizi, diğer milletlerden ayrıcalıklı saymak da o kadar saçmadır.

Aynı şekilde, ‘Türk Milleti, fakirleşsin, cahilleşsin, esir olsun, teslim olsun, bana ne? Ben bu dünyaya -insan- olarak geldim, başka bir milletten dünyaya gelseydim, umrumda olacak mıydı? Hayır. Bu nedenle şimdi de umrumda olmamalı’ diyebilen insanlara soruyorum; ‘Benim ailem, fakirleşsin, hayatı dert ve cefa içinde yaşasın, bana ne? Ben bu dünyaya -insan- olarak geldim, başka bir anne-babadan dünyaya gelseydim, umrumda olacak mıydı? Hayır. Bu nedenle şimdi de umrumda olmamalı’ diyebilir misiniz?

Aile-millet benzetmesini beğenmeyenler, bu benzetmeye de hemen bir antitez oluşturuyor. “Annemiz bizi dokuz ay karnında taşımış, babamız bizim için gecesini gündüzüne katmış. Onlara bir vefa borcumuz var. Bu yüzden ailemizi, diğer insanlardan ayrıcaklı görmemiz normaldir, millet kavramı için aynı şeyi söylemek mümkün değildir” diyen kişiler hiç mi tarih okumuyor? Atalarımız Çanakkale’de bizim için savaşmadı mı? Asırlar boyunca, milyonlarca kahraman bizim için canını feda etmedi mi? Onlara karşı bir vefa borcumuz yok mu peki? Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, tüm hayatını bizim bağımsız yaşayabilmemiz için feda etmedi mi? Atatürk’e de hiç vefa borcumuz yok mu? Yakın tarihimize bakacak olursak; Biz evlerimizde, yataklarımızda huzurlu uyuyalım diye, otuz bin milliyetdaşımız canını vermedi mi? Onlara hiç mi vefa borcumuz yok?

Velhasıl, ‘Milliyetçilik Duygusu, saçma bir olgudur’ diyen insanlar, kötü niyetli insanlar değillerdir, ancak yanlış düşünmektedirler ya da yanlış düşündürülmektedirler ve vakit kaybetmeden bilinçlendirilmelidirler.

Kategoriler
Genel Konular

Yazılarım ile ilgili…

Son yazdığım yazılar ile ilgili,kendimi ifade etmek istiyorum.

Sağ-Sol kesimide eleştiririm.Sert bir şekilde eleştirmem gerekiyor ise,eleştiririm.Çünkü ben sağcı yada solcu değilim.Türkçü’yüm,Türkçü’lüğün sağcısı-solcusu olmaz.Çünkü hiç kimse,sağ hain,sol hain diyemez.Diyenler,baştan kaybediyor.

Bir Irk görüşüm var.Baştan savmam araştırırım.

Neden?

Bir yerde tarih belirlemek,o coğrafyayı tespit etmek için Irk Bilimi olmazsa olmazdır.

Benim görüşüm budur,bu doğrultuda yaşarım.Ancak,yazdığım makaleler,eleştri açısındandır.Solcu arkadaşımda sağcı arkadaşımda çoktur.Bunları izler ve yorumlarım.

Makalelerimi,araştırma sonucu ortaya çıkarırım.Türkiye’nin Doğusunu tamamen gördüm.Orta Anadolu ve Güney illerimizide gördüm.

Bizzat,Devlet arşivlerinide gördüm.Söylediğim bir tane cümle kanıtsız değildir.Ancak,yazımı yazdığım her kişiye,sırf daha fazla katkım olsun diye,kesinlikle ve kesinlikle belge göstermem.Araştırmak iyidir.Sonuçta ben uğraşarak,araştırarak yazıyorum.Herkesin görüşünede saygım vardır.

Ancak,bana tarafsız ol diyenlerin,tarafsız olmam için gösterdikleri nedenlerde,ne kadar çok taraf tuttuklarını,hatta gövde gösterisi yaptıklarını gördüm.

Bana,bilmem kaç defa,ya Türk olarak yaratılmasaydın,senin elinde değil ki diyen insanlar çıktı…

Aynı insanlar,Irkçı olma,Kur’an reddeder de dediler…

Aynı Kur’an-Kerim’de İsrailoğullarının en üstün olarak yaratılmasından bahsedilmesini bir tarafa koyalım,Tanrı inancın büyük ise,o zaman Tanrı’nın durduk yere kimseyi,Türk,İngiliz,Arap yaratmayacağınıda bileceksin.

Yoksa,samimi olamazsın.

Şöyle bir hikaye vardır;

"Zatın birisi,gemi ile seyahat etmektedir.Gemiyi gezer iken,bir köşede,küçük,siyah böcekler gözüne takılır.Böcekleri küçümser,"Allah’ım neden bu işe yaramazları yarattın?" der.Sonra,fırtına meydana gelir o akşam.O fırtına geçiştirilir,ancak o zat,zarar görür ve yaralanır.Yaralarından dolayıda hastalanır.Gemide uzun yol katetmesi gerektiğinden,Zat’ı hekimlere yetiştiremeyecektir.Bir,bilge kişi çıkar.Adamı iyileltirebileceğini söyler.Aynı böcekleri gemiden toplar getirir ve ezer.Onlardan ilaç yaparak zat’a içirir.Zat,2 gün içinde iyileşir.Bir süre sonra anlaşılmıştır ki,o böcekler boşa yaratılmamıştır.Tanrı’nın yarattığı hiç bir şey boşa değildir."

Evet,Tanrı’nın yarattığı hiçbir şey boşa değil.O yüzden,Tanrı beni bildiği gibi yaptı ve ben Türk olarak yaratıldım.Türk tarihine dönüp baktım.

Mu Kıtasından aşmışım,medeniyeti yaymışım,Acun’a adalet dağıtmışım,Budunumu rahat yaşatmışım.

Sonra gurur duyarım,onurlanırım böyle bir Budun’dan yaratıldığım için.

Ve derim,neden böyle oldu bu Budun(Millet)?

İşte o günden sonra,Türk şuuru,Türk Tarihi bende şahlanır.İşte bu şuur ile yaşamaya,güç bulmaya başlarım.

Kürtler veya İngilizler,farketmez.Hiç bir Halk,benim Millet’imin,yaşaması için kendi yaşamını feda etmez.Bu durumda,Halkların Kardeşliği yalan olur.Kardeşlik,kendini gerektiğinde feda etmektir çünkü.

Boş durumlarla,Pollyannacılık oynamaya gerek yoktur.

Ancak,benim bu görüşüm,sitenin görüşünü ve amacını değiştirecek değildir.

Baştada dediğim gibi,kimseye düşman değilim.Sağa-Sola,çatacak kimsede değilim.Eleştiririm,yeri geldiği zaman bunu sertlikle yaparım.

Benim asıl derdim Millet’tir.Millet,bugün sağ ve sol diye kendisini adlandıranlar tarafından yönetiliyor ise,bende bu kişilere fikirlerimi duyurmaya çalışırım.

Çünkü,doğru yolu bularak hiç kimse görüşünden sapmaz.Tabi bu,sağcı ve solcu kesimlerin iç sorunlarına bağlıdır.Kendi sorunlarını çözmeleri,hiçbir şeye engel değildir.

Bu Devlet’e,yenilen ve Türk olmaktan vazgeç diyenlerin,en başta yenilenmesi ve kendini bulması gerekmektedir.

Selahaddin Eyyubi’nin büyük oğlunun ismini verdiğim makalenin yayınlandığı sitede,tarih bilgin yok denilerek eleştirildim.Bu kişiler demek ki,suçlu olanlardır.

Bir yanlıştan ısrar ile dönmemek,kurukafalılıktır.

Belgelerle öğrendiklerime,örütbağdan(internet) öğrendikleri ile kafa tutup belge göster diyenler,bir zahmet Bilgisayar başından kalkmayı denesinler.Sıkıyorsa,savundukları "Halkın" memleketine gidip ben Türk’üm deyiversinler.

Bakalım aynı şeyi 8 yaşında diyip,Atatürk’ü seviyorum diyip,18-19 yaşlarında iki "Halk Kardeşliğinden olan" kişiden daya diyen benden,daha az bir tepki alacaklar mı?

Türk Bayrağı’nı,resmi bayrak olduğu halde,Karapapak Türk’ü olan,Tatvan’ın yerlisi olan babaannemin memleketinde sonradan çoğaldığı halde kabul etmeyenler,nasıl kardeştir?

Bir numaralı faşist,parti kurup hak arayan ve bu şekilde çelişki oluşturanlardır!

Silahlı mücadele olmamalı deyip,Terör örgütüne destek verenlerdir!

Önce bayrağıma saygı duyacaksın,sonra tarihime,sonra benliğime.Sonra saygı bekleyeceksin bayım.

Çünkü kardeş dedikleri adamlar,Türk Millet’i yoktur diyor.Türk Dünyası yoktur diyor.Türkçe yoktur diyor.

Ne hikmetse,Devlet kurmamış olmasına rağmen,ben Millet’im iddiasında bulunuyor!

Gelde bunları dile getirme.Sonra saygısızlık diyorlar.Sonra saygı duyacaksın diyorlar.

O zaman bende küfür etmeden saygı ile görüş belirttiğimde faşist oluyorum!

Ki,şu solcu ağırlık sitelere girdiğimde,sırf bir dönem ülkücü faaliyetlerde(faaliyette bulunduğuda konserdir!),Barış Manço’ya küfür eden,hakaret edenler ne kadar demokrasi peşindedir?

Bakın,mesela bu bir eleştridir.O halde,bunu kabul edeceksiniz.Aksi takdir demokrasi iddialarınız boşa gider.

Mhp’ninde,Akp’ninde bir sağcı parti,hemde Mhp Türkçü kökenli bir parti olmasına rağmen,her şekilde sorunlarını dile getiririm.

Bana,Polat Alemdar’sın,onun yanlış yönlerini göremiyorsun diyenler,Deniz Gezmiş’ten üstün kahraman mı tanıyorlar?Bakın,buna Mustafa Kemal Atatürk’te dahildir.

Ki,Deniz Gezmiş,Askerede Polisede kurşun sıkmış,kahraman ilan edilmiş.Devlet sömürge(!) Devlet’i ya,sömürüye karşı çıkmış!

Birde,silahlı mücadeleye katılmamış derler.

Dünya’da,terör örgütlerinin,hatta Deniz Gezmiş hayranı olan Hizbullah’ta buna dahildir,neredeyse hepsi koministtir!Hani silahlı mücadele yoktu?

Hain dedikleri Milliyetçiler,askere polise kaç defa kötü muamele görmüş olmalarına rağmen kurşun sıkmış?

Demokrasi ise,buyrun herkesin yargılanmasını isteyin.

Ama bunlar,sırf o kesimin,okumuş olmasından ötürü,doğru olanı görmesi için yaptığım eleştrilerdir.Aynılarını sağcılar içinde eleştri olarak gösteririm.

Çünkü,baştada dediğim gibi ben sağcı yada solcu değilim.

Sağcısı-Solcusu esen kalınız ve biliniz ki,benim yazılarım sitenin amacı değildir.

 

Kategoriler
Genel Konular Kişisel makaleler

Batiyi Taniyabilmek(veya)Batili Olabilmek

Batiyi Taniyabilmek veya Batili Olabilmek

Bati kafasinin icinde manevi duygu yoktur. Her batili dogarken maddelesmis bir beyinle dogar. Su an ki bati da dinin önemi de yoktur. Süslü demokrasileri namina dinlerini formalite icabi dis dünyaya süsleyerek pazarlamaktan geri kalmazlar.

Demokrasi adina yaptiklari her seyin arkasinda mutlak bir karisiklik vardir. Gelismekte olan ya da gelismemis ülkelerdeki izdirapli calkantilarin temelinde mutlak bati parmagi vardir. Bir amerikada insanlari idam edebilirsiniz. Bir cok eyaletlerde bu katliam " igneli, elektirikli, gazli " ölümlerdir. Insan haklari toplulugu ne hikmetse kendi bati toplumlarindaki bu assagilik kanunlara karsi seslerini asla yükseltmemislerdir. Oysa; Türkiye gibi ya da batili olmayan bir ülkede buna benzer yürürlükte olan legal kanunlari ilegal bir baski ile kaldirmayi becermislerdir. Cok zaman insan haklarindan dem vurarak basini avuclarina alarak toplumun duygularini rencide ederek bu isi pervarsizca yapmislardir ve hala da bir cok ülkelerde yapmaktalar. Bazen o ülkenin etiketli insanlarini kullanarak, bazen de toplumu ilgilendiren hassas gündemleri kullanarak gerek politik gerekse siyasi anjumanlar kullanarak cesitli dayatmalarla kendi cikarlari dogrultusunda bir sekilde islerini yoluna koymasini bilmislerdir.

Dünya da terörün önüne gecilememesinin tek sebebi, süregelen(hacli zihniyeti)batililarin kendilerinden olmayan milletlerin gururlarini rencide etmesinden ileri gelmektedir. Bati, batili olmayan ülkelerle öyle bir yasam tarzi yaratti ki, hemen hemen " bati hayrani " olmayan ülke kalmadi gibi. Demokratik gecinen bati da Demokrasinin adi yoktur. Demokrasi, süslenmis ve en güzel anlamlar verilerek batili olmayan toplumlara sunulmustur. Batili olmayan ülkelerde bile cogu yöneticiler Demokrasi adina kendi milletlerini sömürmekten geri kalmamislardir. Bir coklari egitimlerini bati ülkelerinde tamamlamislar ve kendi ülkelerinde ipleri ellerine almasini ögrenmislerdir. Ülkemizde batinin ve süslü demokrasinin borazanligini yapanlar beyni bos ruhu madde ile dolu yobazlardir. Gerektiginde demokrasi adina laikligi gerektiginde dini, örf ve adetlerimizi, anli-sanli tarihimizi kullanarak kendilerini batinin onurlu etiketiyle payelendirmislerdir…

posted by schair in: makale/görüs

Kategoriler
Genel Konular Günlük hayat Kişisel makaleler

makaleler hakkında !!

         tesadüfen girdiğim sitenizde bilgi sahibi olabilmek için birkaç yazı okudum rasgele yazılar adı altında biryerlerdeydi sanırım. açıkcası ne bilgisayarı iyi kullanabilirim ne nede kalemi yada sizin tabirinizle klavyeyi. hatta üye olma konusundada beceriksizliğim yüzünden kaydolmak ve parolayı almak için epey uğraştığımızı söyleyebilirim. neyse sonunda başardım ve üye oldum. umarım bundan sonra yazılanları okuma adınada olsa beraber oluruz. çünkü öğrenmem gereken çok şey var hayatım boyunca mektup bile yazmaktan imtina eden ben tecrübe ve bildiklerimi benimle götürmemek için artık yazıyorum. kullanıcı adından da anlayabileceğiniz gibi kaptanım ve 32 yıllık denizcilik hayatımda bildiklerimi paylaşmak adına oğullarım tarafından bana bir site yapıldı ve şimdilerde oraya yazarak meslek bilgilerimi yeni nesil kaptanlara aktarmaya çalışıyorum. ne kadar başarılı olurum bilmem ancak bu konudaki meşaleyi tutarak geçmişteki denizcilerin yazımlarına birkaç eklemede bulunmaktanda sonsuz keyf alıyorum.

           aslında yazmak istediğim makalesini okuduğum 18 yaşındaki delikanlımızın yazdıklarından etkilendiğimi yazmak  ve bu delikanlının o kısacık hayata sığdırdığı bilgi birikimini cesurca anlatabilmesi ve anlattıklarının da aymazlık içinde olanlara ders niteliğinde olması idi henüz bütün yazılarını okuma şansım olmadı ve mutlaka devam edeceğim. ancak buradan bu delikanlıyı yetiştiren ailesine, öğretmenlerine ve çevresine minnet dolu şükranlarımı sunarım. vatanı avrupa birliğine pazarlamaya çalışan anlayışların peşine düşmeden, birliğin fikirde bile olsa asyada ve türkün yaşadığı her yerde olabileceğini, bu sömürü düzenine ihtiyaç duymadanda yaşanabileceğini anlatan bu kardeşim, belkide evladım desem yerinde olacak, bize bu anlayışı ile neslimizin doğru yolda olanları da var diye düşündürerek cesaret verdi. kendisini kutluyorum. bilgilerini sadece dünyevi konularda değil, uhrevi konulardada kendini geliştirerek vicdanı gelişmiş nesillerin yetişmesine katkıda bulunmak için geliştirmesini tavsiye ederim.

yolun açık ve aydınlık olsun oğul                                                  seyr-i alem         yavuz kaptan

Kategoriler
Genel Konular İnternet Dünyası internet hizmetleri

Facebook Tembelleştiriyor

Amerika’da yapılan araştırmalar internette arkadaşlık sitesi olan facebook’ta üyelikleri olup uzun süre vaktini burada geçiren öğrencilerin,olmayan öğrencilere oranla sınavlarda başarısız olduklarını ortaya koydu.

Araştırmada elde edilen verilere göre,facebookta video paylaşımı,video izleme,ileti gönderme ve arkadaş arama gibi etkinliklere vakit ayıran öğrenciler günde sadece ortalama 1 saat ders çalışmaya vakit ayırıyorlar.

Araştırmaya göre facebook’a üye olup vakit harcayanların %68 ‘i diğerlerine oranla sınavlarında başarısız.

Bu araştırma facebook’un zararlarından sadece birisi.Kişisle görüşüm bu internet portalının sigara gibi birşey olması.Gözlemlerime göre insanlar zararlarını bilmelerine rağmen kullanmaktan vazgeçemiyorlar.

Yakında facebook’a giriş yaparken "Dikkat Tembelleştirir" diye bir uyarı koyarlarsa şaşırmam.

Kategoriler
Genel Konular Kişisel makaleler Tarih Makale

ÖN-TÜRK’LER KİMDİR?

Kısa süre sonra yeniden birlikteyiz değerli okuyucular.

Bu kez,bahis açmak istediğim konu,tarihin tozlu sayfalarıdır.Bu tozlu sayfalar o kadar tozlanmış ki,yabancı bilimadamları resmen yeni bir tarih yazmış!Üstüne üstlükte bizim çoğu Tarihçi zannedilen hocalarımızda kayıtsız şartsız peşlerinden gitmiş…

Önce başlığın ardından gidelim.Ön-Türk’ler,hakkında yeni yeni birşeyler edinilen Atalarımızdır.Kendileri,Mustafa Kemal Atatürk’ün bahsettiği,medeniyet tarihinin başlangıcıdırlar.Öyle ki,Kazım Mirşan adlı Tanrı Dağlarında doğmuş değerli bir Türk-ki bu adamın hiçbir tezi çürütülememiştir-Piramitleri Mısırlıların Türk’lerden öğrendiğini keşfetmiştir.Nitekim,Mısır’da çözülemeyen Mısır Yazılarını Ön-Türkçe okumuştur.Tıpkı,İspanya ve Yunanistan’daki gibi!

İşin ilginç tarafı,bu piramitler Mu Kıtasının kalıntılarındada bulunmuştur.İşte,Ön-Türk’lerin anayurduda Mu Kıtasıdır!

Japon Denizi açıklarında Japon Balıkadamlar,Mu Kıtasının kalıntılarına ulaştılar.Bu kalıntılarda bulunan kitabelerin %90’ı Türkçe’dir.Geri kalanıda Türkçe’nin alt,yani Türkçe’den oluşan dillerdir.Misal,bugün İsveç’in en büyük tarihçisi Atalarının ve Dillerinin Türkçe olduğunu iddia etmektedirler!

Ön-Türk’ler ile ilgili bahsettiğim hiçbir tezi çürütülemeyen Kazım Mirşan,şu kanıtlara ulaşmıştır,

-Yazının Atası Türk’lerdir.İlk kullananda…

-Dünyadaki bütün diller buna bağlı olarak Türkçe’den gelmektedir.Tarzanca olarak bilinen İngilizce,tarihte defalarca değişmiştir.Yani bu dil gelecektede farklı içerik ve adda olacağından böyle bir dil yoktur!

-İlk Piramitleri Çin’in yasak kenti,Türk’lerin geçmişteki merkezlerinden Xian’da yine Türk’ler yapmış,bununla beraber piramtilerde çok sayıda Türk Mumyası ve Türkçe yazıt bulunmuştur.Hatta size bir komplo teorisi,Türk Kağanlarının mumyalarına karşılık Doğu Türkistan’ın geçici işgali!

-Dünya’da en ileri ve ilk mumyacılık teknikleri Türk’ler tarafından yapılmıştır.Bölgesi Altay dağlarında 10.000’li yıllara dayanmaktadır.Bir örnek,Kanuni,Zigetvar seferi zafere ulaşmadan bir gün önce vefat etmiştir.Askerin morali bozulmasın diye Kanuni yaşıyor gibi mumyalanmış,onun yaşadığını zanneden asker Zigetvar’ı fethetmiştir!

-Zaza’ların Türk olduğu ispatlanmıştır.Zaza’lar,Hazar Kağan’ın oğlu Zaza Kağan’ın soyundan gelmektedir.Buna bağlı olarak Diyarbakır’ın bazı ilçelerinde Zaza Türk’leri dernekleri kurulmuş,neredeyse bütün Zaza’lar buralara üye olmuşlardır.

-Roma İmparatorluğunu yeniden dirilten Etrüsk’lerin alfabesi %95’in üzerinde Türkçe’dir.Türkçe alfabeye sahip Etrüsklerin paralarında ay-yıldız ve Orta Asya’lı bir Kağan resmi bulunmuştur.Bir teori daha benden,Toma İmparatorluğu başta Yunanlılar olmak üzere pek çok medeniyetten özelliklede Mitolojik karakterler kopyalamıştır.Bu sebepledir ki Romalılar kendilerini yeniden dirilten ve %100 Türk olduğu kanıtlanan Etrüskler’den Bozkurt Mitinide almışlardır.Bunu bilmeden çoğu Türk olup Türk düşmanlığı yapanlarda Bozkurt’u Kağanlarımızın Romalılardan çaldıklarını iddia etmişlerdir!Bu insanlara diyecek birşey bulamıyorum…

-Ve işte can alıcı konu,Mustafa Kemal Atatürk,tarih ile ilgili çok önemli tespitlerde bulunmuştur.Hiçbir sözü boşa değildir.Misal,bu Millet Tarihtede Türk’tü,Türk’ler Anadolu’da 7000 yıldan fazladır bulunmaktadır diye sözler söylemiştir.İşte bugün bunlar ortaya çıkmıştır.Çoğu İnsan,Kürt’lerin bu topraklarda bizden önce olduklarını iddia etmektedirler.Son yapılan kazılarda Anadolu’da 10.000 yıllık Hun Yazıtları bulundu!

Yani,Türk’ler bu topraklarda 1000 değil 5000 yıldır olsalar birşey farketmiyor,çünkü biz topraklarda en az 10.000 yıldır varız!Hititlerin ve Sümerlerinde Orta Asya kökenli olmaları buna en önemli kanıtlardandır!

Bununla beraber,İran’da karikatür krizi yaşandı.Haberlerde yer almadı bu.İran hariç tabi.İran’da Türk’leri hamamböceği olarak gösteren karikatür çizilmiştir.Şimdi sıkı durun!Bu karikatür krizinden sonra İran’daki Azeri Türk’leri sokaklara dökülüp İran’ın altını üstüne getirdiler!Hep elleri Bozkurt İşareti şeklindeydi!Neden bunun bizim haber bültenlerimizde yer almadığını bilmiyorum,çünkü bunların resimleri ve videoları vardır.Ahmedinejat bu Türk’lere hiçbirşey yapamadı!

Bununla beraber şu an Çin’de 150 Milyon küsur Türk vardır.

Rusya’da bu rakam,30 Milyon’un üzerinde,keza İran’dada öyle.

Demekki Atatürk’ün zamanında 250 Milyonluk Türk Nüfusunun şimdi 400 Milyon civarına ulaştığını söyleyebiliriz.

*Bir başka ayrıntı,aşağılık kompleksine kapılmadan bu yazıyı okuyalım değerli okuyucular.Çünkü,yabancılar başta National Geographic olmak üzere Milyar Dolarlık araştımalar yapmalarına rağmen aksini ispatlayamıyorlar.Tıpkı bizim Bilimadamlarımız gibi!

Kazım Mirşan,Ceviz Kabuğunda Türk’lerin tarihini açıkladığı zaman ona karşı gelemeyip,onun tezini kabul etmeyenlerinde ne kadar zırcahil olduklarını anlayalım!

-Yine,tarafsız yabancı bilimadamlarınında Kazım Mirşan’ın tezlerini kabul ettiğini belirteyim!

Hatta yabancı bilimadamları,şu ayrıntılarıda Kazım Mirşan’ın ne kadar doğru bildiğini ortaya koymuştur,

-Pekin(Türk’ler buraya Hanbalık derlerdi.Yani Başkent!)

-Moskova

-Roma…

Bu şehirleri Türk’lerin kurduğu ispatlanmıştır.Yabancı Bilimadamlarıda bunu kabul etmiştir.Tabi tarafsız olanları.

Kısacası öyle bir tarihimiz var ki,öğrenmemiz istenmiyor.Yoksa,öğrenseydik acaba bu halde olurmuyduk?

Ayrıca Alfabemizin ve dilimizin ilk olması sebebi ile,

*Demokrasi

*Okul

*Üniversiye

*Meclis

*Anayasa gibi kavramlarım Türk’ler tarafından oluşturulduğunu biliyormuydunuz?Yada ilk tarihçinin Bilge Atung olduğunu?

İşte değerli okuyucular,Laiklik,Demokrasi bu yüzden bizdendir!Bu yüzdendir ki,Kula kulluk sistemi olan Hanedan dönemini yeniden isteyenler yanılmaktadırlar!Çünkü Demokrasi,Laiklik,Cumhuriyet Türkçeleştirilirse tamamen bizim olduğu anlaşılacaktır.

İşte bu yüzden değerli soydaşlarım,Tarih Türk’lerde başlar!

Esen Kalın…

(Tekrar belirtmekte fayda vardır,bu yazdıklarımın hiçbirisi çürütülememiştir!)

Kategoriler
Genel Konular Günlük hayat internet hizmetleri Kişisel makaleler

Sanal Hayatın Gerçek Yasakları

Ülkemizde uzun dönemden beri Youtube kapalı. Sanmayın ki bu sadece bizim ülkemize yönelik bir yasak. Bir çok ülke Youtube gibi bir çok sitenin ülkelerinde yayın yapmasını istemiyor ve gerekli merciler yardımıyla bu sitelere erişimi engelliyor. Gerçi binbir çeşit yolla bu sitelere halen girilebiliyor ama yasal manada siteye giriş yasak olarak biliniyor.

İşte bu noktada sanal alemin yasakları göze batmaya başlıyor. Özellikle son 1-2 gündür ülkemizde tartışmaya açılan Google yasaklanacakmı haberlerinden sonra bir çok kişi krize girmiş durumda. Gerek google’yi arama motoru olarak kullananlar, gerek reklam veren ve yayınlayanlar, blog yazarları gibi geniş bir kitlenin şu anki cevaplanamayan en önemli sorularının başında geliyor Google yasağı.

Biliyoruz ki internet kültüründen epey uzak olan ülkemiz insanı her gün girdiği sitelere bile bazen google üzerinden aratarak girebiliyor. nedeni basit. Adres ezberlemeye karşı olan zaafiyet ve google’nin internetin bir parçası olarak görülmesi. Hatta bir çok kullanıcı Google’nin bağımsız bir site değilde internet denilen ağın ana kapısı olduğunu bile düşünebiliyor. Kaldı ki pek haksızda değiller.

1-2 ay önce Google Grups sayfaları yasaklanmış, Google yönetimide, yasaklanmaya neden olan Grups sayfalarını silerek, yasağın kalkmasını sağlamışlardı. Ancak gerek blog gerekse grup sayfalarında her gün binlerce yazı yayınlanan Google’nin belli kurallar içinde sınırlandırılması elbette mümkün olamayacaktır. Bazı blogcular Atatürk’e hakaret ederken, bazısı Hitlere, bazısı Napolyon’a bazısı Fatih Sultan Mehmet’e edebilecekti. Kimisi kutsal değerlere küfrederken, kimisi bilim’i karalayacabilecekti. Yani sınırlarının korunması pek mümkün olmayacaktı.

Ülkemizde şu aralar tartışılan konu ise yine blog ve grup yazarları tarafından yazılan hakaret yazıları nedeniyle Google’nin kapatılıp kapatılmayacağı. ancak şunu söylemekte yarar var. Arama motoru olarak Google kapatılamaz. Yanlızca Blogger, Grups, Video gibi kısmi özelliklerine daha önce de olduğu gibi yasak gelebilir.

Google’dan arama yaparak yargı kurallarına ulaşan bir hakimin, kendi başvuru kaynağını kapatacağını düşünmek delilik olur sanırım.

Kalın sağlıcakla… 

Kategoriler
Genel Konular Kişisel makaleler

TÜRKÇE İBADET

Sevgili okurlar;

Dünyada çokça din olduğunu hepimiz biliyoruz.Çoğu Millete gelen dinler,kendi dilleri iledir.
Örneğin,Araplara Arapça,Yahudilere İbranice inmiştir.Hepimiz biliyoruz bunuda.
Peki neden bizdede Arapça?Mançurya’nın ötesinden hatta Mu kıtasından gelmiş olduğu kanıtlanan bir Milletiz,ne işimiz var Arapça ile?
İslam dini,kolaylık dinidir.Asla zorluk dayatmaz.Bunuda kaldıramıycağımız yükün bize asla dayatılmayacağı sözü açıklıyor.Arapça ibadet isteyenler Türkçe İbadet konusunda her ikisinide öğrenin diyor.Neden?
Her insanın kapasitesi aynı değil ki.Arapça Dua ederiz.Kaç kişi anlamını biliyor?Kaç kişi hem Türkçesini hem Arapçasını öğrenebilir?Herkesin kapasitesi farklı değil mi?

Yahudiler peki,Allah’mı diyorlar yoksa kendi dillerindemi?
Şalom Alehem’mi diyorlar Selamun Aleyküm’mü?Şalom Alehem diyorlar.
Hristyanlar,neden dinlerini olumlu algılalar ki dinleri müthiş çarpıklıklarla doludur?Bunun nedeni kendi dillerinde ibadet etmelerindendir.
Ateistler Kuran’a inanmazlar.Çünkü Kuran’da bazı çelişkiler vardır.Bunların nedeni asla Kuran değildir.Nedeni Arapçadan çevrilirken hatalar oluşuyor.Bu yüzdende çelişkiler.Eee,birde Ezan var tabi.
Neymiş efendim,kimse ezan sesine gitmiyormuş!Kimse Ezanı anlamıyormuş!Kuran’ı anlamıyormuş!
Yahu bu ülkenin resmi dili Arapça değil ki!Türkçe!
Ne diye Arapça Allah’a inanayım?Ben Türk’üm ve o şekildede Tanrı’ya inanırım.
Birde Tanrı ismine takmışlar,birden fazla ilah anlamına geliyormuş diye.
Araplar Allah adına,Kuran’dan sonra nail oldular.Çünkü Kuran’dan önce birden çok ilaha taparlardı.Ne yani,Allah çoğul anlamdamı öyleyse?
Bugün Türkiye’de İslamiyet’in tam olarak anlaşılamamasının nedeni,İnsanlarımızın Hak dininden uzaklaşmasının nedeni kendi dilinde ibadet etme özgürlüğünden mahrum olmalarıdır.Bugün Yasin duası Türkçe olsa idi,İslam daha güzel anlaşılırdı.Ben Hükümet yanlısı kanallarda Atatürk kadar Kuran’ı hatmetmemiş adamları izlemek istemiyorum.Dinimi daha iyi anlayabilmem,düşünebilmem için Türkçe ibadet etmem gerekir.
Yani,çokça konu var.Geçen sene Din Hocama Kuran’ın Sırları adlı Ömer Çelakıl kitabını verdim.İçerisinde ayetler vardı.Hocam ne diyorsunuz dedim,tuttu kitabı yere attı!
Yahu adam,bir kere sen o kitabı okudun mu?
Allah yok mu diyor?Dinimizi küçük mü düşürüyor?Hayır!Aksine Kuran’ın düzenini daha iyi anlatıyor.Daha iyi anlıyorum.Neden?Türkçe’de ondan!Kuran’ı Kerim’in Sırları adlı kitabı tavsiye ederim bu arada.
Bismillahirrahmanirrahim diye yazıya başlıyorum,Allah’tan anlamını biliyorum ha.Diyorum ki Allah anlamını öğrenmeden söyleyenlere yardım etsin.Yada öğrenmeye çalışıp kapasite yetmezliğinden öğrenemeyenlere.Dolaylı yoldan herkes bu işin içinde.Çoğumuzun kapasitesi yetmez inanın.İnsan Kuran Arapaçasımı yoksa Günümüz Arapçasımı derken dinden çıkar yahu!
Ne olurdu yani Yobaz tarikatlar Meclisi basıp Dinimizi tekrar Arapça’ya çevirmeseydi.
Bizim dinimiz en gerçek dindir.Hep gerçektir.Ancak,İslam Bilimi ilerlemelidir.
Yoksa bu dini ceza dinine indirgeyenlere acıyorum.
Sakın yapma!Türkçe İbadet istersen çarpılırsın!
Peh!
Hoşgörü dini ne hale geldi.
Birde işin Şeriatçı kısmı var.Bir kere İslam Hukukunu Arap Hukukundan ayıracaksın kardeşim.Niye?
Bakın İslam hoşgörü dinidir.Kadının kafasını kuma gömmesini emretmez.

Arap Şeyhleri derki,kardeşim siz bana itaat edeceksiniz,ben petrol zengini olacağım.İşte,Din siyasete karışır,siyaset dini yozlaştırır,ortaya şeriat çıkar!

Oysa ki İslam Hukuku ayrıdır.İslam inanın Laiktir.Türkçe İbadet etseydik bunu daha iyi anlardık.Yoksa bizim ne işimiz olur,Atatürk’ü değil Hatemi’yi seven zihniyetle?!

Şeriat konusuna sonra değineceğim.

Gelelim asıl mevzuya Türkçe İbadete!

Türkçe İbadet,

Esirgeyen ve bağışlayan Allah’ın adı ile…

Arapça İbadet

Bismillahirrahmanirrahim

Anne Bismillahirrahmanirrahim beni korur mu diyen küçük çocuklar karşılaştım.
O çocuk belki anlamını öğrenecek,ama ileride?
Ağaç yaşken eğilir,
Çocuk ise küçükken eğitilir.
Temelden İslam’ı anlayamayan,onu çarpma ve günah dinine indirgeyen,Allah’tan korkun sizi çarpar zihniyetini,
Allah’tan korkun,o Alemleri yaratandır.Ama o her kulunu affeder,kullarını sever zihniyetine değiştiren zihniyetin nedeni Arapça’dır.
Türkçe Arapça’dan daha iyi bir dildir.
Ama ben Arap’lara kardeşim,sen Türkçe konuş o daha güzel demiyorum.Dememde.İslam bana gelmiş olsa demem.Bu emperyalizmdir.

Arap Şeyhlerine daha çok para kazandırır.Müslümanı ise süründürür.

Bunun adı İslam Düşmanı,BOP ortağı Arap Emperyalizmidir.

Başka bir yazıda görüşmek dileğiyle…

Esen Kalın…

Kategoriler
Genel Konular Günlük hayat Kişisel makaleler Milli Görüş

MİLLİYETÇİLER FAŞİST MİDİR?

Değerli Okuyucular

Mevzuya şöyle giriş yapmak istiyorum,yıllardır bu ülkede bir Milliyetçi-Kominist kavgasıdır almış başını gidiyor.

Koministlerin bu ülkede Milliyetçileri Faşist olarak algılayanları anlayamıyorum.Nitekim,Faşizm Allah’a inanmamaktır.Başka Milletlerle yanyana yaşayamamaktır.Oysa ki bu ülkede Milliyetçiler Allah’a inanmıyor mu?Çoğunluğu inanıyor.Darwin,Faşizm ve Kominizmin temeli değil midir?Hitler’de Marx’da Darwin’e hayranlıklarını kendilerini belirtmiştir.Ancak Türk Milliyetçiliği,Türkçülük çoğunlukla buna karşıdır.Darwin zihniyetinin en önemli savunucularından birisinin The Terrible Turk adlı kitabı olduğunu biliyormuydunuz?

Peki ya Faşizm’in temelini oluşturan Darwin’e Koministlerin hayranlığı nedendir?Ve neden Milliyetçileri Faşist olarak gösterirler?

Lenin Rusya’da iktidara gelirken,işçilere önemli sözler vermiştir.İşbaşı yaptıktan sonra Milyonlarca İşçiyi katletmiştir.O yıllarda çekilen videolar mevcuttur.Hani Kominizmde böyle birşey yoktu?

Terör Örgütü tamami ile Koministtir.Bunu herkes biliyor.Hani Kominizm barış idi?

Bugün TV dizilerinde kahraman olarak gösterilen Deniz Gezmiş kaç tane Türk askeri ile çatışmaya girmiştir?

Yusuf İmamoğlu adlı ülkücü genç,Deniz Gezmiş ve ekibi tarafından polisten kaçarken telaş işe öldürülmüştür.Bu genç,simit satarak üniversitede okumaktaydı.Öldüğünde cebinde 3 kuruş para çıkmıştı.Peki ya Deniz Gezmiş KGB’den neden geçim için para alıyordu?Yada Yusuf İmamoğlu’nu helal para kazandığı için mi öldürdü?

Hani Kominizm şiddet değildi?

Filistin’de katledilen masumlara bende üzülürüm.Ama Doğu Türkistan’da katledilen Türk’lere özgürlük istediğimde bu adamlar beni Faşist ilan ediyor!

Kazım Mirşan,değerli bir bilimadamıdır mesela.Ama bu adamada karşı çoğunluğu.Neden?Herkes Türk’müş bu adama göre!Kazım Mirşan’ın hiçbir tezi Avrupa’lılar tarafından çürütülememiştir.Hayatını ve tezlerini araştırmanızı tavsiye ederim.

Geçen Facebook’ta bir video izledim.Koministlerin bir eylemini gsöteriyordu,ben ilk defa orada kominizmin demokrasisine inandım!Bir sivil polisimiz,bölgede olabilecek provakasyonları önlemek için orada görevdeyken onu tanıyıp ne hale getirmişler…Bir bankaya nasıl saldırmışlar…

İnsanların emeklerini savunduklarını iddia eden bu zalimler bir yandanda ekmekleri ile oynuyorlardı!Sivil Polisimizi feci şekilde linç ettiler.Sonra vücuduna jilet vurdular!Dedim ki,Koministleri aydın saymak büyük bir hataymış…

Öyle ki,bugün neredeyse her ülkede Irk bilimi vardır.Çünkü Irk bir gerçekliktir.İncelenmeli ama Bilimsel düzeyde tutulmalıdır.Nitekim ben kendimi üstün saymadığım gibi bir başka Irktan yakışıklıyımda demiyorum.Allah katında ruhani bir üstünlüğüm vardır Dine hizmetlerimizden.Tarih boyunca mensup olduğumuz hangi dine hizmet etmedik?Ama asla Hitler ve Nazi olmadım,Faşist olmadım ben!

Atatürk’ü Kominist-Sosyalist ilan etmişler,Atatürk’ün benim fikir babam Ziya Gökalp’tir sözünü,Türkçülüğünü hiçe sayarak,Atatürk Milliyetçiliğini üretmiştir.

Enver Paşa’yı hain ilan edenler,Sarıkamış’ı öne sürerler.Genelkurmay Başkanlığı bir açıklama yayınlamıştı.Diyordu ki,Enver Paşa asla yanlış bir strateji uygulamamıştır.Ruslarla savaş kaçınılmazdır.Ve en önemlisi,Enver Paşa’nın komutasına asla 90.000 asker verilmediği gibi,emrindeki asker sayısı 30 Bin küsurdur.Enver Paşa Türkistan’a gidip,oradaki Türk’ler için bağımsızlık mücadelesi vermiştir.Onu hayalperest ilan etmişlerdir!Oysa ki bilmezlerki Türki Cumhuriyetler onun sayesinde vardır.Bu durum,Devletimizin gizli politikasının ürünüdür,buna eminim.Şüphesiz ki Atatürk ne kadar Vatansever idiyse,Turan o kadar gerçektir!Çünkü Türk için yükselmenin sınırı yoktur.

Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur!

Önemli konulardan birisine gelelim,madem ki Milliyetçiler hain,neden tarihte hep Milliyetçiydik?Neden Kominizm yoktu?Bu ülkenin,başka bir ülkenin rejimine ihtiyacı yoktur.Öyle olsaydı,İran rejimini Türkiye’ye getirmek isteyenler,istemekte haklı olmazlarmıydı?

18 yıllık hayatımda,şunu anladım,ezilen Türk’tür.Ama katleden Türk’tür(!)

Türk,Kürd’e eşitlik vermediği için Halepçe’dikelere kapılarını açan tek Millet olmuştur!

Türk,neden Halepçe’dekileri katlederken Kürtleride katletsin?!Hangi mantık bunu alır?!

Daha yazılabilecek çok şey vardır.Ama herhalde buraya sığmaz diye düşünüyorum…

Esen Kalın…