Kategoriler
Azerbaycan üzerine Biyografi Doğu Türkistan Eğitim - öğretim Gazeteci Geçmiş Tarih Genel Konular Kafkaslar Şair şiir edebiyat Şiirler Türkiye üzerine Yazar

Masal !

MASAL

Perdeler inince gece yarısı,
Yorgun bedenimde güzel ellerin
Bana bilmediğim bir beni söyler
Beni kelimeler yepyeni söyler:
Perdeler inince gece yarısı.

Rûhuma sesinin diri şarkısı
Ürperişler verir, sıcak ve serin…
Sevmiş yüreğime derdini söyler;
Bilir ki doyamam, kendini söyler:
Rûhuma sesinin diri şarkısı.

Dinlediğim engin su şırıltısı,
Doldurur ömrümü, rû’yâlı, derin…
Yaşayış denilen şi’rini söyler,
Dünyâmızdan öte bir yeri söyler,
Dinlediğim engin su şırıltısı.

Perdeler inince gece yarısı,
Benim için aydınlanır gözlerin.
Bin bahar içinden birini söyler,
Çayır, çimen gibi bir ninni söyler:
Perdeler inince gece yarısı…

A. YAĞMUR TUNALI

(Türk Edebiyatı; Şubat 1997)

Arvis-Sorumlu: Yakup Icik

Kategoriler
Genel Konular Günlük hayat Günün Tarihi Kafkaslar Toplumsal Konular Türkiye üzerine

Türkiye Rusya İlişkileri

Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla oluşan ülkelerden sadece birisi olan Rusya parçalanmadan en büyük toprak payını alan ülkedir.Başkenti Moskova Resmi Dili Rusça ve Devlet Başkanı Putin’dir.Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkiler çok eskiye dayanmaktadır.Osmanlı Devleti ve Rusya çarlığı arasında ittifaklar savaşlar anlaşmalar vb. yaşandı.Karlofça anlaşmasına kadar iki devlet üç kere savaştılar.1700 de Rusya Türkiye de elçilik açmıştır.Günümüzde ise Rusya ile birkaç yıl öncesinde gümrük sorunları yaşanmasına rağmen şu an ki ilişkiler iç açıcıdır.

Türkiye ve Rusya arasında geçen günlerde Ticari antlaşmalar imzalanmıştır.Günümüzde Rusya ile Sarp sınır kapısı açılmıştır.Ticari alandaki ticaret çok iyi aşamalara gelmiştir.Ne kadar Avrupa birliği Türkiye-Rusya yakınlaşmasını Türkiye Avrupa Birliğinden vazgeçiyor olarak yorumlasa da durum böyle değildir.Yine geçen günlerde Rusya ile çok büyük bir proje imzalanarak doğal gaz hattı açıldı.

Türkiye bu hattan kalkınma ve maddi olarak çok şeyler kazanacaktır.Ayrıca İstihdam sağlanacaktır.Bu gelişmeler yine Avrupa tarafından pek sıcak karşılanmadı.İleri de Türkiye ve Rusya nın Dünyanın süper gücü olacakları ve bu nedenle Avrupa Birliğinin bunu istemediği söylendi.Ne kadar olumsuz yorumlar olsa da iki ülke protokolü imzaladı ve gaz hattı inşası yapılmaya başlandı.Bu projenin Resmi adı ise MAVİ AKIM olarak adlandırıldı.Mavi Akım projesi çerçevesinde Putin ve Erdoğan görüşmeler yaptı ve uzlaşma kararı çıktı.

Günümüzde böyle gözüken Türkiye-Rusya ilişkileri gelecekte daha çok gelişecek gibi gözüküyor.

Kategoriler
Doğu Türkistan Günlük hayat Kafkaslar

Doğu Türkistan’da katliam

Türkiye dışında en fazla Türk nüfusunun yaşadığı yer neresidir bilir misiniz? Doğu Türkistan … Bugün, üzerlerinde uygulanan bütün soykırım politikalarına rağmen, Doğu Türkistan ’da 38 milyon civarında Uygur Türkü yaşamaktadır. Uygur Türkleri , Hun , Göktürk , Uygur ve Karahanlı devletlerini kuran büyük bir kültür ve medeniyetin torunları ve bizim yakın akrabalarımız, soydaşlarımızdır.
Urumçi ’deki katliam esnasında, bir Uygur Türk kadının elinde salladığı ‘Gök Bayrak’ a dikkat ettiniz mi? Bu bayrak, rengi haricinde bayrağımızın aynıdır. Esasen, Türk Milleti ’nin ‘atayurt’ coğrafyasının en mümtaz yerinde, Doğu Türkistan ’da bulunan Uygur Türkleri , ‘Türklük şuuru’ na en fazla sahip Türk unsurudur.
***
Doğu Türkistan , Yakup Han zamanında (1820-1877) Osmanlı İmparatorluğu ’na kendi isteğiyle bağlanmıştı. Yakup Bey , Osmanlı Sultanı Abdülaziz ’e oğlu Yakup Han Töre ’yi (Hoca Töre ) yollayarak yardım talep etti. Abdülaziz Han , Hoca Töre ’nin talebi üzerine Doğu Türkistan ’a bir gemiyle asker ve silah göndermiştir. Yakup Bey , Sultan ’ın verdiği ‘emîr’ unvanıyla hâkimiyeti altındaki topraklarda, Osmanlı Sultanı Abdülaziz Han adına hutbe okutarak para bastırmıştır.
Ne yazık ki, ‘Can Doğu Türkistan’ , Yakup Bey ’in vefatı üzerine 1878’de Çinliler tarafından istilâ edilmiş; ancak 1930’lardan itibaren, işgali kabul etmeyen Uygur Türkleri , Kumul , Turfan ve Hoten savaşlarından sonra 1933’te ‘Şarkî Türkistan İslâm Cumhuriyeti’ ni, 1944’te de ‘Şarkî Türkistan Cumhuriyeti’ ni kurmuşlardır. 1949’daki komünist Çin işgalinden sonra bu atayurt topraklarına ‘Şincan Uygur Özerk Bölgesi’ adı verilmiştir. 1949’dan bu yana tam 60 yıldır Doğu Türkistan Türkleri , Uygurlar , Çin ’in işgali, esareti ve mezalimi altında inim inim inleyerek yaşamaya çalışmaktadır.
***
Uygur Türkleri ’nin önderlerinden, yakın dostum merhum İsa Yusuf Alptekin , ‘Doğu Türkistan Türkleri, bugün ya sessizce eriyip tarih sahnesinden silinme veya topyekûn ayaklanıp kahramanca ölme gibi bir tercih ile karşı karşıya bırakılmışlardır’ demişti.
Bugün Urumçi ’de, Çin Ordusunun ve paramiliter Çinlilerin Uygur Türkleri üzerinde uyguladıkları katliam bütün dünyanın gözleri önünde cereyan etmektedir. Resmen ilân edilen ölü sayısı 156 olmasına karşılık, alçakça şehit edilen Türk sayısının 1000’in üzerinde olduğu ve tutuklanan 6000 Uygur gencinin ‘ölümle’ ile tehdit edildiği bilinmektedir.
Çinli Vali , zulüm karşısında ayaklanan Türkler ’in idam edileceğini söylerken, bir taraftan da bölgedeki göçmen Çinlilere teminat vermektedir.
Aslında Doğu Türkistan ’da yaşanan sadece ‘katliam’ değil, aynı zamanda acımasız bir ‘soykırım’ dır. Müslüman Türkler nükleer denemelerde kobay olarak kullanılmakta; doğum yasağı ve mecburî kollektif kürtajla bebekler katledilmekte; insanî hayat hakkı ve hürriyet isteyen herkes yargısız infaz edilmekte; bölgeye her yıl plânlı olarak Çinli militan göçmenler yerleştirilmekte; yüz binlerce genç çalışma kamplarında işkence edilerek zorla çalıştırılmakta; kısaca her türlü insan hakkı fütursuzca çiğnenmektedir.
***
Dünyada en ucuz şey Türk kanıdır… Bunu kahrederek söylemiyoruz. Hele kan ırkçılığı peşinde hiç değiliz. Lâkin, tarihimize de, bugüne de bakarsanız bu tespitin ne kadar doğru olduğunu görürsünüz. Yüzyıl önce tehcir edilen Ermeniler ’in hesabı sorulurken, PKK teröristlerinin katli ortaya atılırken; Rumeli ’de Kafkaslar ’da, Orta Doğu ’da katledilen milyonlarca Türk ’ten hiç kimse söz etmiyor. ABD işgalinden sonra öldürülerek ve göç ettirilerek ortadan kaldırılan 800 bin Irak Türkü sahipsiz kaldı.
Düşününüz bir kere… Doğu Türkistan ’da yaşananların binde biri dünyanın bir başka bölgesinde yaşansaydı ne kadar büyük tepkilere sebep olurdu? CNN International dünkü haber bülteninde Çin ’deki sel felâketinde ölen 20 Çinli için gözyaşı dökerken, Urumçi ’deki katliamın sözünü bile etmiyordu.
Bizim medyamızda dahi bu acımasız katliamı ‘Etnik Çatışma’ başlığı altında verenler, Çinli katliamcılarla şehit edilen Uygur Türkleri ’ni aynı kefeye koyanlar olmuştur.
***
Dün kendisiyle görüştüğümüz Dünya Uygur Kurultayı başkan yardımcısı Seyit Tümtürk , Uygur Türkleri ’nin lideri Rabia Kader ’in Vaşington ’dan Ankara ’ya getirilmesini ve yapacağı Basın Toplantısı ’yla Uygur Türkleri ’ne hitap ederek normale dönüşün sağlanmasını teklif etti. Biz de bu teklifi olumlu karşılıyoruz.
Şunu altını çizerek belirtelim ki, Çin ile ilişkilerimizin bozulmaması adına Türkiye olarak bu katliam karşısında sessiz kalırsak, Türk Milleti ve tarih önünde sorumlu oluruz. Bu konuda Başbakan Erdoğan ’ın ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu ’nun tepkilerini müspet karşılıyoruz. Ancak, tepkinin bunun da ötesine taşınması lâzımdır.
Merhum İsa Yusuf Alptekin ’in vefatından önceki son yazısı şöyle bitiyordu: ‘Doğu Türkistan meselesi, insanlık adına halledilmedikçe ve renkleri solan insanların ülkesinde hürriyet güneşi doğmadıkça, alınlarında kara bir lekeyi daima taşıyacaklardır. Gönül arzu eder ki, Doğu Türkistan meselesinin halledilmesi dâvâsında öncülük şerefi Türkiye’nin hakkı olsun.’
Hepimizin bu temenniye iştirak etmesi lâzımdır.

Buradan Alintidir

Kategoriler
Doğu Türkistan Dünya ülkeleri Kafkaslar

Müslümanlar’a zulüm

Çin’in Tibet’e yönelik baskısı sürekli artıyor. Pekin’in desteklediği kanlı olayların temelinde de Müslüman Uygurlar’a yönelik baskı ve zulüm var. Bölgede yaşayan Müslümanlar’ın tek dileği vahşetin son bulması

Çin’ in yıllardır asimile etmeye çalıştığı Uygurlar arasındaki gerilimin uzun bir geçmişi var. Müslüman olan Uygurlar kendilerini kültürel ve etnik olarak diğer Orta Asya milletlerine yakın görüyor. Resmi olarak Sincan, Çin tarafından 1949’da özerk bir bölge olarak tarif ediliyor, tıpkı Çin’in güneyindeki Tibet gibi.

İşkencenin sonu ölüm
Pekin yönetimi, Tibet’e uyguladığa baskıyı artırırken Uygur militanlarını da bağımsız bir devlet kurmak amacıyla şiddet kampanyası yürütmekle suçluyor. Geçen 10 yılda çok sayıda Uygurlu hapse gönderildi ya da sonu ölümle sonuçlanan işkencelere maruz kaldı.

Sorumlu ben değilim
Çin’in olaylardan sorumlu tuttuğu Uygur Amerikan Derneği Başkanı Rabia Kader, suçlamaları reddetti. Hala ABD’de yaşayan Rabia Kader, "Yalnızca Çin’deki ailemi uyardım" diye konuştu.

Ailemi uyardım
Protesto eylemlerinin yapılacağını internetteki Uygur ve Çin sitelerinden öğrendiğini belirten Kader, ailesinden birinin bu olaylar içinde yakalanması durumunda işkence göreceğinden endişe ettiğini ifade etti. Öte yandan ABD, taraflara itidal çağrısında bulundu. Beyaz Saray Sözcüsü Robert Gibbs, "Urumçi’den gelen birçok kişinin öldüğü ve yaralandığı haberlerinden derin endişe duyuyoruz. Herkes soğukkanlı hareket etmeli" dedi.

Sansürlediler
Son olaylarda da Pekin yönetiminin sansürü yine işledi. Yüzlerce kişinin öldüğü söylenen olaylarla ilgili olarak Çin devlet televizyonuna yalnızca araba deviren ve yıkan, polise taş atana kalabalıklar, müdahale etmeyen ‘insaflı’ güvenlik güçleri, ‘asayiş berkemal’ görüntüleri ve dehşete düşmüş Han Çinlileri yansıdı. Cinayetler ise yer almadı…

Komik savunma: Barışçıl değildi…
Tam anlamıyla katliam yapan Çin’den komik bir açıklama geldi. Çin Dışişleri Bakanlığı, Urumçi’de yaşananların "barışçı gösteri olmadığı" belirtildi. Bakanlık sözcüsü Çin Gang, yaşananları "kötü bir cinayet, sabotaj ve yağma" olarak değerlendirdi. Sözcü, "Şiddeti barışçı gösteri diye niteleyenler, siyahı beyaz gibi gösterip kamuoyunu yanlış yönlendirmek istiyorlar" diye konuştu.

Türkiye endişeli
Tüm dünyanın gözü Çin’e çevrilirken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nden yaşanan olayların başlangıcından itibaren diplomatik olarak olayların durdurulması için çözüm yolları aradığı ortaya çıktı. Başbakan’a sürekli haber veren Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Türkiye olarak yapabileciğimiz çalışmaları yakından takip ediyoruz. Durumun düzelmesi için elimizden geleni yaparız" dedi. Öte yandan tüm yurtta Çin’in katliamı yapılan gösterilerle protesto edildi.

Buradan Alintidir

Kategoriler
Doğu Türkistan Günlük hayat Kafkaslar

Katliam durmuyor

Çinliler, Sincan’daki Uygur Türkleri’ni katletmeye devam ediyor… Öldürmeden önce birçok Uygur Türk’üne tecavüz eden Çinliler, dükkanları da yağmaladı. Dünya ülkeleri ise vahşete sessiz kalıyor

Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki 156 kişinin öldüğü, 828 kişinin yaralandığı olaylar aralıksız sürüyor. Gözaltına alınan Uygur Türkleri’nin serbest kalacağı haberleri üzerine Çinliler, ellerinde tahta ve demir sopalarla sokaklara döküldü. Çinliler’in sopalarla sarılarak Uygurlar’ın dükkanlarına saldırdı. İşyerilerini yağma etti. Uygur ve Çinli protestocular arasında çatışmalar sürerken, bilanço her geçen saat artıyor.

Bağlantıları kestiler
Polis ellerinde sopalarla protesto gösterisi yapmak isteyen Han Çinliler’e göz yaşartıcı bomba kullanırken Uygur Türkleri’ne silahla ateş ediyor. Bölgedeki birkaç yabancı haber ajansı, hayatını kaybeden birçok kadının tecavüze uğradığını duyurdu. Çin, yaptığı vahşeti kimse görmesin diye Sincan’da tüm telefon ve internet bağlantılarını kesti. Dünya ülkeleri ise bu büyük vahşete karşı sessiz kalmayı tercih ediyor.

‘Sokağa çıkma yasağı’ başladı
Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde etnik çatışmaların ardından gece sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Yasak, gece 21.00 ila sabah 06.00 arasında uygulanacak. Bölge hükümetinin olayların daha da büyümemesi için aldığı bu karara uymayanlar tutuklanacak.

Kaşgar da karıştı
Çin işkencesini andıran olaylar, Kaşgar kentine de sıçradı. Bir caminin yakınında 200 kişilik Uygur grubu polis tarafından dağıtıldı. Bu arada, yetkililer, ölenlerin kimliklerini belirleme çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.

Sokaklar cesetlerle dolu
Çin’in etnik katliamının dehşet verici fotoğraflarını dün tüm dünya gördü. Uluslararası haber ajanslarına Sincan bölgesinden insanın kanını donduran fotoğraflar düşüyor. Sokaklar cesetlerle dolu. Kadınlar tecavüz edildikten sonra öldürülüp sokağa atılmış. Birçok masum insan evine giderken vurulmuş.

Zorla kısırlaştırıp nüfusu düşürdüler
Çin’ in Uygurlar’a baskıları hiç bitmedi. Avrupa Doğu Türkistan Birliği adlı sürgünler derneği, Uygur kadınların zorla kısırlaştırıldığını rapor ediyor. Uluslararası Af Örgütü’ne göre dini ibadetlerler sabote ediliyor, camiler keyfi olarak kapatılıyor, dini bayramlar yasaklanıyor ve Uygur dili okullarda okutulmuyor. Çin gazetecileri Çin gözlem altında tuttuğu için bağımsız kaynak çok az.

Tek başına
Bin 500 kişiyi gözaltına alan Çin polisi, dün yine iş başındaydı. Uygur kadınları, eşleri, oğulları ve yakınları için sokaklara döküldü. Yakınlarına ne olduğunu merak eden kadınların feryatları dinmek bilmedi. İçlerinde öyle biri vardı ki tek başına yüzlerce askere isyan etti. Akrabalarının serbest bıraklmasını isteyen bu kadını polis, sert şekilde engelledi.

Haber alintidir..

Kategoriler
Günlük hayat Kafkaslar

Çin’de çatışmalar alevlendi

Çin’in kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin merkezi Urumçi’de yüzlerce kişi bu sabah yeni protestolar için sokağa döküldü. Polisle göstericiler arasında çatışmalar çıktığı bildirildi.
 

Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin merkezi Urumçi’de gerilim sürüyor. Ellerinde sopalarla protesto gösterisi yapmak isteyen Han milliyetinden Çinlilere karşı polis göz yaşartıcı bomba kullandı.

Resmi Şinhua haber ajansı, bazı apartmanlarda sakinlerin taş ve sopalarla olası bir saldırıya karşı hazırlık yaptıklarını bildirdi.

Yabancı haber ajansları çoğunluğu kadın olan protestocuların önceki gün meydana gelen olaylardan dolayı yakınlarının keyfi olarak gözaltına alınmasına tepki gösterdiği belirtildi.

Göstericilerin sloganlar attıkları, yumruklarını havaya kaldırdıkları ve Pazar gününden bu yana gözaltına alınanların serbest bırakılmalarını istedikleri kaydedildi. Bazı göstericilerin ayakkabılarını fırlattıkları ve kendilerine karşı tazyikli su kullanma tehdidinde bulunan polise direndikleri öğrenildi. Gösteriye katılan Uygur Türkleri, barışçı bir protesto eyleminin devletin yürüttüğü bir şiddet eylemine dönüştüğünü savundu.

SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI İLAN EDİLDİ
Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki etnik çatışmaların ardından, bölgede bu gece sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

Resmi haber ajansı Şinhua, sokağa çıkma yasağıyla ilgili kararın bölge hükümeti tarafından alındığını bildirdi.

*ÇATIŞMALARDAN SICAK KARELER İÇİN TIKLAYINIZ…

Urumçi’de iki gün boyunca güvenlik güçleriyle Uygur göstericiler arasındaki çatışmalar sonucu Çin devlet medyasına göre en az 156 kişi ölmüş, 1080 kişi de yaralanmıştı. Ölen ve yaralananlardan kaçının gösterici, kaçının olaylar sırasında orada bulunan ya da göstericilerce hedef alınmış kişiler olduğu bilinmiyor.

Çin yetkilileri, Sincan’ın en büyük ikinci kenti Kaşgar’a da yayılan gösteriler sonrası 1434’den fazla kişinin de gözaltına alındığını duyurdu.

Ülkedeki resmi haber ajansı Şinhua, olayların nedeni olarak gösterilen ve 26 Haziran’da Guangdong eyaletindeki bir oyuncak fabrikasında meydana gelen kavgaya karıştıkları iddia edilen 15 kişinin tutuklandığını aktardı. Şinhua, tutuklananların çoğunun Guangdonglu olduğunu ve 400’den fazla polisin diğer şüphelileri aradığını beyan etti.

BAŞKA KENTLERE DE SIÇRAYABİLİR
Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki olaylar nedeniyle Urumçi’de 1434 kişinin tutuklandığı, protesto gösterilerinin başka kentlere de sıçrama olasılığı bulunduğu bildirildi.

Dış dünyayla iletişimin tamamıyla kesildiği, bağımsız kaynakların gelişmeleri teyit edemediği bölgedeki gelişmelerle ilgili olarak Çin Resmi Haber Ajansı Şinhua, ”onyıllardır görülmeyen ölçüde kanlı etnik çatışmaların meydana geldiği ve 156 kişinin yaşamını yitirdidiği Uygur Özerk Bölgesi’nde polisin, 1434 kişiyi çatışmalardan sorumlu oldukları kuşkusuyla tutuklandığını” duyurdu.

Tutuklamaların, ek güvenlik güçlerinin bölgeye sevkedilmesinden sonra yapıldığı belirtilen haberde, bölgenin ikinci büyük kenti Kaşgar’da da 200 kişilik bir grubun protesto gösterisi yaptığı belirtilirken, camide toplandıkları ifade edilen bu grubun dağıtıldığı kaydedildi.

Haberde, protestocu grupların Kaşgar’ın farklı yerleri ile yine gergin atmosferin bulunduğu Yili ve Aksu kentlerinde de biraraya gelmeye çalıştıkları ifade edildi.

"OLAYLAR YURT DIŞINDAKİ GÜÇLER TARAFINDAN KIŞKIRTILIYOR"
Sincan Uygur Özerk Bölgesi Başkanı Nur Bekri, Urumçi kentinde meydana gelen şiddet olaylarının, "yurt dışındaki güçler tarafından kışkırtılan ve yurt içindeki güçlerce uygulanan planlı ve organize bir şiddet olayı" olduğunu söyledi.

Çin Uluslararası Radyosunun haberine göre Bekri, televizyonda yaptığı konuşmada, "Bölücü güçlerce kışkırtılan saldırıların bütün etnik gruplara mensup halk tarafından nefretle kınandığını ve bölücü faaliyetlerin kesinlikle başarısızlığa uğrayacağını" ifade etti.

"Etnik ayrımcılık faaliyetlerine yıllardır kararlılıkla karşı çıktıklarını" söyleyen Bekri, "Sincan’da bütün etnik gruplara mensup halkın barış içinde birlikte yaşadığını" belirtti.

Bekri, "Bütün milliyetlerin bir arada çalışarak refah ve gelişme için çaba harcadığı huzur ortamının korunması, uyumlu ve istikrarlı siyasi duruma daha fazla değer verilmesi gerektiğini" ifade etti.
Ajans, önceki haberlerinde ölü sayısının 156 olduğunu duyurmuştu.

Çin Komünist Partisi Sincan Komitesi üyesi ve Bölge Hükümeti Tanıtım Müdürü Li Yi de yaptığı açıklamada, ölenlerden 129’unun erkek ve 27’sinin kadın olduğunu bildirdi. Yaralı sayısının ise 1080 kişi oldu kaydedildi.

Yerel kamu güvenliği birimleri, olaya katılan, 1379’u erkek ve 55’i kadın olmak üzere toplam 1434 şüpheliyi gözaltına aldı.

"YAŞANANLAR BARIŞÇI PROTESTO DEĞİLDİ"
Çin Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, geçen pazar akşamı Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin merkezi Urumçi’de yaşananların "barışçı gösteri olmadığı" belirtildi.

Bakanlık sözcüsü Çin Gang Pekin’deki haftalık olağan basın toplantısında, yaşananları "kötü bir cinayet, sabotaj ve yağma" olarak değerlendirdi.

Sözcü, "Şiddeti barışçı gösteri diye niteleyenler, siyahı beyaz gibi gösterip kamuoyunu yanlış yönlendirmek istiyorlar" diye konuştu.

Urumçi’de şu ana kadar 156 kişinin ölümüne yol açan olaylar, Uygurların 26 Haziran’da Guangdong eyaletindeki bir oyuncak fabrikasında Han milliyetinden Çinlilerle Uygur işçiler arasında meydana gelen ve 2 Uygurun ölümüyle sonuçlanan kavgayı protesto etmek istemeleri üzerine başlamıştı.

ÖZERKLİK
Türkiye’nin de aralarında olduğu türlü ülkelerdeki Uygur diasporası temsilcileri, kısa ömürlü Doğu Türkistan Cumhuriyeti’nin bulunduğu bölgede bağımsızlık olmasa da en azından gerçek bir özerkliğin yerleştirilmesi gerektiğini savunuyor.

Uygur diasporası temsilcilerine göre, bölgeyi Çinlileştirme politikası izleyen Pekin yönetiminin nihai amacı, uyguladığı baskı, şiddet ve yıldırma yöntemleriyle Uygurlar’ı asimile etmek.

Aynı kaynaklar, gerek daha önceki fabrikadaki olayda, gerekse protesto gösterisinden sonraki olaylarda ölenlerin sayısının çok daha az olduğunu, Pekin yönetiminin bunu kasıtlı olarak düşük gösterdiğini savunuyor.

Pekin yönetimi, olaylarla ilgili olarak Uygur Amerikan Derneği Başkanı Rabia Kader’i kışkırtıcı olmakla suçlayarak, Kader’in ”Doğu Türkistan İslami Hareketi” adlı örgütle bağlantılı olduğunu ileri sürüyor. Sözkonusu örgüt, ABD’nin terör örgütleri listesinde yer alıyor.

Öte yandan, İnsan Hakları İzleme Örgütü Asya temsilcilerinden Sophie Richardson, olaylarla ilgili bağımsız araştırma yapılması konusunda Pekin yönetimine çağrıda bulundu.

Richardson, ”Şiddeti kim başlatırsa başlatmış olsun, yönetim yapıcı davranarak bölgedeki etnik gerginliği azaltmak için Uygurlar’ın yakınmalarını dinlemeli, durumu daha da ağırlaştırmamalı” dedi.

Buradan Alintidir

Kategoriler
Dünya ülkeleri Günlük hayat Kafkaslar

Şimdi Herkez Biz Türk’üz Diye Bağırsın!!

Bir zamanlar biz ermeniyiz !, Biz filistinliyiz! diye bağıran vatandaşlarımızı simdide biz TÜRKÜZ diye bağırmaya çağırıyorum, bu haberi ve Türkistan da yaşanan olayları lütfen sitenizde ve çevrenizde duyurun. bu zulüm"e gözlerinizi kapatmayınız..

Uygur’un Tiananmen’i 1000 kişinin öldüğü iddia ediliyor

Çin’in Sincan bölgesinin başkenti Urumçi, Uygurlu 2 gencin öldürülmesini protesto eden 3 bin kişiye Çin polisinin müdahale etmesiyle kana bulandı. Olaylar Kaşgar’a sıçradı. Resmi açıklamalara göre önceki gün 156 kişinin öldüğü olaylarda 828 kişi de yaralandı

Çin’in kuzeybatısındaki Sincan özerk bölgesinin başkenti Urumçi’de büyük bir vahşet yaşanıyor. Geçen ay bir fabrikada çalışan Uygurlu 2 gencin Han Çinlisi bir grup tarafından öldürülmesini protesto eden yaklaşık 3 bin kişi pazar gecesi kent merkezinde bir araya geldi. Sessiz başlayan protestoda polis ve Uygurlu grup arasında büyük çatışmalar yaşandı. Özerk bölge polisi ölü sayısının 156’ya yaralıların da 828’e çıktığını açıkladı. Çinli yetkili, 190’ı otobüs, 261 motorlu taşıtın yakıldığını söyledi. Olaylar sonrasında yüzlerce kişinin gözaltına alındı. 300 kişinin sokaklara döküldüğü Kaşgar’da polisin bir caminin önünde toplanmaya çalışanları dağıttığı bildirildi. Özerk bölge Valisi Nur Bekri bin kişinin olaylar sırasında öldüğünü iddia etti. Basına göre, olaylar bir ay önce yaşanan bir tecavüz iddiasına dayanıyor. Bir oyuncak fabrikasında çalışan Uygurlu işçilerin Han Çinlisi iki genç kıza tecavüz ettiği söylentisi, iki etnik grup arasında gerginliğin patlamasına neden oldu. Olayın Uygurluların işe alınmasından sonra işten çıkarılan bir Han Çinlisinin öç almak için yaydığı bir dedikodudan ibaret olduğu ortaya çıktı. Çinli tutuklansa da gerilim azalmadı ve Uygur Türkleri meydanlara çıktı. Ancak kalabalığın arasına karışan Han Çinlisi bir grubun saldırıları ve Çin güçlerinin müdahalesi katliama neden oldu.

ABD VE AB ENDİŞELİ
Yaşananlar 1989’da 3 bin kişinin hayatını kaybettiği Tiananmen olaylarına benzetiliyor. ABD olaylarda can kaybı olmasından derin üzüntü duyduğunu açıklarken, Avrupa Parlamentosu Başkanı Hans-Gert Pöttering Çin makamlarındanr"insan onuruna saygı göstermelerini istedi.

1949’DAN BERİ BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİ
Uygur Türkleri Çin Halk Cumhuriyeti’ne bağlı Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde yaşayan Türklerdir. Uygurlar 1933 ve 1944’te kendi otonom cumhuriyetini kurdu. Çin 1949’da Doğu Türkistan’ı işgal ederek, cumhuriyeti haritadan sildi. Uygurlar, o tarihten beri bağımsızlık için mücadele ediyor. 11 Eylül sonrası Çin Uygur direnişini "İslami terör" diye adlandırdı. Doğu Türkistan’da 20 yılda 700 Uygur Türk’ü idam edildi.

ANKARA: SORUMLULAR TESPİT EDİLMELİ
TÜRK DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: Olaylara sebebiyet veren sorumluların en kısa süre içinde tespit edilmesini bekliyoruz.
BM GENEL SEKRETERİ BAN Kİ-MOON: Hükümetler sivil halkın güvenliğini sağlamak için azami özen göstermeli…
İSLAM KONFERANSI TEŞKİLATI: Olaylarda orantısız güç kullanılmasından endişe duyuyoruz.

SÜRGÜNDEKİ MUHALİF
Çin’de yaşanan kanlı çatışmalar sürerken Çinli yetkililer gözlerini ABD’de yaşayan bir Uygurluya çevirdi. Dünya Uygur Kongresi Başkanı Rebiya Kadir’in çatışmaları yönettiği kaydediliyor. 6 yıl cezaevinde kaldıktan sonra ülkeden kaçan Kadir, önde gelen muhaliflerinden biri. Kadir, Çin yönetiminin Uygur halkına yönelik zorla kürtaj, katliam yaptığını öne sürüyor.

Buradan Alintidir