Kategoriler
Amerika üzerine

ABD ordusunda en yüksek rütbeli kayıp

ABD ordusunda görevli bir Tümgeneral, Afganistan’da uğradığı silahlı saldırı sonucunda hayatını kaybetti.

Afganistan’ın başkenti Kabil’de bulunan askeri akademide bir Afgan askerin yakın mesafeden kendisine açtığı ateş sonucunda hayatını kaybeden Tümgeneral, ABD’nin Afganistan’da öldürülen en rütbeli askeri oldu.

Kategoriler
Amerika üzerine Avrupa Birliği Deneme Yazıları Dünya ülkeleri Fransa uzerine Gazeteci Orta Doğu siyasetci Türkiye üzerine Yazar

Nee! Demokrasi mi?

Yoksa en cazibeli, en renkli, en güzel sözlerle süslenmiş, aklı-selim insanları dahi kendine müptela yapan koca bir masal,mıdır demokrasi?İlk olarak halkın gücü kelime olarak “demokrasi” çeşitli ülkelerde hükümetlerin en yüksek yönetim biçimidir. Aslında insanların, ülke için neyin en iyi olduğunun bildiğini göz önünde bulundurmak gerek. İkinci olarak demokrasi, demokratik rejimlerin ve insanların güç temeli seçimlerde egzersiz gibi. Özellikle bir çok ülkede ortaya çıkan Batılı liberal ekonomilerin alternatiflerine bakın, bütün delillere rağmen onlar Batının demokrasisi ile kendi demokrasi anlayışlarının zıtlıklerını görüp bu uyumsuzluğun ana kaynağını bulmaya çalışıp alternatif aramaya devam ediyorlar. Macar asıllı Amerikalı yatırımcı George Soros dediği gibi “Çin, Amerika Birleşik Devletleri daha güçlü ekonomi değil, aynı zamanda daha iyi işleyen bir hükümete sahip değil”. Gerçekten batılı olmayan, batı demokrasisi ile yönetilen hükümetlerin – devletlerin batı demokrasindeki üstünlüğü hakkındaki varsayımlar çürüyor gibi. Her alanda Batı,nın getirdiği ya da bir şekilde kabul ettirildiği demokratik sistemler şiddete yol açmaktadır. Demokrasinin 1776 Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi, daha sonra 1789,daki Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi ile yönlenip bütün dünyaya bir virüs gibi yayılması krallıkların, imparatorlukların sonunu getirdigini görürüz. John Keane,nin “violence and democracy” kitabında demokrasiden aldığı güçle şiddeti gerekçelendirme heveslisi siyasetçileri ‘biçare’ olarak tanımlarken, bu kesimi ‘Şiddete karşı cevabı yine şiddette bulanlar’ olarak anlatıyor. İnsanlar son on yılda ‘Şiddet ve Demokrasi’ konusunda ellerini şakaklarına dayayıp bir değil iki defa düşünüyorlar çünkü; Batı,nın demokrasisi ile şimdiye kadar nerelere geldiğini ve ruh yapısını analize tabi tutmaktadır.

Kategoriler
Amerika üzerine Deneme Yazıları Dunyadan Genel Konular Günlük hayat Hayat üzerine İslam Dini Orta Doğu Toplumsal Konular Türkiye üzerine

Yeni dünya düzeni mi? Dinler savaşı mı? – 1

Son yıllarda başta Ortadoğu olmak üzere bütün Dünya da bir kargaşa ortamı hakim. 2001 yılından itibaren açık bir şekilde dengelerin değiştiğine hepimiz şahit olduk. Ortadoğu da müslüman kardeşlerimize yapılan zulümleri sadece izledik. (Ne yapabilirdik ki dediğinizi duyuyorum, kendinizi kandırmayın çok şey yapabilirdiniz.) Eften püften bahanelerle birçok müslüman ülkesi işgal edildi. Milyonlarca insan öldürüldü. Kısacası arka planda vahşet oynuyordu. Peki bize ön planda yani ekranda gösterilen neydi? Biraz hafızanızı yoklayın. Hiç zorlanmadan bulucağınıa eminim.Ön planda sahnede bize oynanan oyun o kadar gerçekçiydi ki biz bile acaba teröristmiyiz sorusunu kendimize sormuş olabiliriz. Çünkü basın ve yayın organlarıyla müslümanlar tamamen terörist ve vahşet meraklısı insanlar olarak gösterilmekteydi. Buda doğal olarak Avrupa insanında 40 kere söylenen bir yalanı doğru sanma etkisi oluşturdu. Bu sebeplede gerçekleştirilen işgallerde kendi hüümet ve devlet adamlarına karşı ses çıkarmadılar. Amerika bu bölgeye demokrasi ve barışı getirmeye gelmişti ve başka hiçbir amacı yoktu… (Tarihin en büyük yalanlarından biri)

Yeni dünya düzeni mi? Dinler savaşı mı? - 1
Yeni dünya düzeni mi? Dinler savaşı mı? - 1

Hepimiz asıl sebebin barış veya demokrasi getirmek olmadığını biliyoruz. Kimi insanlarda ekonomik çıkarlar doğrultusunda bu operasyonların yapıldığı düşüncesinde. Ben bu 2 sebepten ilkine kesinlikle katılmamakla beraber ikincisini kısmen onaylıyorum ama olayı açıklamak için yeterli bulmuyorum. Çünkü para gücü kazanmada kullanılan bir araçtır devletler için. Amerika zaten bir süper güçken tekrardan gücünü kanıtlamak için veya servetine servet katmak için bu topraklara gelmiş olamaz. Amerika’yı buraya gelmeye zorlayan başka bir güç vardı Amerika’yı dahi aşan bir güç. Amerika’yı İsrail’e her zaman destek olmak zorunda bırakan bir güç. Kimisi buna yahudi lobisi der, kimisi illuminati der, kimiside DECCAL der. Ben bu üç görüşede katılmaktayım çünkü 3’ü de aynı şeye yani kötülüğe yani ŞEYTAN’a hizmet eder. Nasıl olur demeyin çünkü size ana sahnede yıllarca izletilen masallar gerçek değildi. Etrafınıza biraz göz gezdirirseniz ve kişiliğiniz üstüne press edilmiş tabuların sizi ne kadar sıktığının farkına varırsanız ne demek istediğimi anlarsınız. Bize gösterilen liderler sadece birer kukladır emin olun. Onlar sadece emirlere uyarlar ve denileni yaparlar. Ellerine ve ayaklarına ipler bağlanmıştır ve emredilenin dışına çıkamazlar. Emreden de açıktır tabi görebilene…

Kategoriler
Amerika üzerine Güncel Haberler Günlük hayat Hayat üzerine

Çöpten Besleniyorlar!

Amerika’da başlayan Freegans akımının üyeleri restoranların çöplerinden besleniyor. Onların iyi gelirleri ve hatta güzel evleri var. Aralarında pek çok meslek grubundan insanın bulunduğu Freegan’ların önemli bir kesimini öğrenciler oluşturuyor. Bedava anlamına gelen ‘Free’ ve et anlamına gelen ‘Vegan’ kelimelerinin birleşiminden oluşan ‘Freegans’ akımının üyeleri, yükselen et fiyatlarını protesto etmek amacıyla restoranların artıklarından besleniyorlar.

Kategoriler
Amerika üzerine Güncel Haberler

Eski kocasının penisini kesti, o yetmedi parçaladı!

Böyle bir haberi okuduğumda gerçekten korkmuyorum değil :D Bu yüzden eşlerimize iyi davranmamızda yarar var, anlık bir çıldırma yada depresyona girme söz konusu olduğunda ne yapacakları hiç belli olmaz. Bu vakada ise ABD/California eyaletinde yaşayan Catherine Kieu Becker(48 yasindaymis) isimli kadın(kadın demeye bin şahit lazım) ayrıldığı yada ayrılmak üzere olduğu eski kocasını, yemeğine uyuşturucu ilaç koyduktan sonra uyutup yatağa bağlamış. Sonrasında artık nasıl bir delilikse eski kocasının penisini kesiyor, üstüne komple yok etmek için mutfağında bulunan çöp öğütme makinesinin içine atıyor. Ve tabiki çöp öğütücüyü çalıştırıyor. Sonuç paramparça aşklar ve köpekler (Burda sinemadan bir espiri yaptım anladınız sanırım :-)).

Şu sıralar 51 yasındaki zavallı koca ise yaşam mücadelesi veriyor. Bilemiyorum kadının tipine bakınca ayrılmamak için bir sebep bulmakta zorlanıyorum ama bizim insanımız insanın dışında değil içindedir güzellik der. Onlarıda anlıyorum ama böyle bir şey yapmaya meyilli bir kadının içininde ne kadar güzel olduğunu kestirmek baya bi zorlaşıyor. Bu yazının üstünde ve sağında kadına ait resmi göreceksiniz. Evet anlıyorum sizi ‘hayallerinizdeki kadın dimi‘.

Böyle vakaları ben genelde insanın yaşamındaki etkilere bağlıyorum. Bir insanla evlenebilirsiniz ancak sonsuza kadar onunla yaşamak zorunda değilsiniz. Tabi evlenmeden önce seçeceğiniz hayat arkadaşınızı iyi değerlendirmelisiniz, çünkü kimse ayrılacağını düşünerek evlenmez. Böyle düşünüp evlenen varsada bu konuda sanırım acıma hissimiz fazla kabarmayacaktır :) Hayat şartları, zorluklar, geçim sıkıntısı v.s derken insan bir süre sonraki helede yaşlandığı bir dönemde, bu o kişinin bir süre sonra yanlız kalacağı anlama gelir eşinden ayrılmak istemesi çok enteresandır. Bunu yapmaya kalkmışsa gerçekten bir şeylerin ters gittiğini söyleyebiliriz. Yinede Hayat kısa, bunun büyük kısmını yanlız olarak geçirmek demek zaten erken bunama yada erken kanser teşhisinin konulması gibidir:) ve erkende öldürür..

Siz siz olun ailenin önemini ve gerekliliğini iyi kavrayın, ve aile kuracağınız kişiyi çok ama çok iyi seçin. Benden tavsiye, sonra uyandığınızda içinizde bir boşluk hissedebilirsiniz :)

Kategoriler
Amerika üzerine Güncel Haberler İnternet Dünyası

Abd ordusuna AntiSec Darbesi!

AntiSec hacker grubu Anonymous oluşumu olarak bilinen isimsizler hacker grubundan ayrılan bir kaç kişinin oluşturduğu yeni bir hacker grubu dalgası. Geçenlerde isimlerini duyurmak için ABD ordusu için siber güvenlik sağlayan bir şirketin sunucularına girerek 90 bin’e yakın email adresini ve şifreli mailleri afişe etmişlerdi. Bununla beraber siber güvenlik şirketinin sunucularında bulunan 4GB a yakın dosyayı yedekleyerek bu sunuculardan silen grup açıklamasında “bu firmanın kendi sunucularında bile güvenlik yok” ifadeleri ile şirketi gerçekten zor durumda bıraktılar. Firmanın ismi Booz Allen Hamilton ve şuanda resmi bir açıklama yapmadılar. Zannedersem yapmaları için biraz cesaret gerekli, çünkü güvenlik işi yapan bir şirketin güvenlik zafiyetinin olması, bunun afişe edilmesi hiçde yenilir, yutulur cinsden değil :)

Konuyu kapatmadan önce AntiSec isimli siber protesto hacker grubunun geçenlerde Amerikan federal soruşturma bürosuna hizmet veren IRC Federal şirketinin ve savunma dünyasında epeyce takip edilen Defence News yayınlarının hesaplarına sızarark bir çok askeri ve kişisel bilgiyide ele geçirdiklerini belirtmekte fayda var..

Kategoriler
Amerika üzerine Bilgisayar Kullanım Deneme Yazıları Geçmiş Tarih Genel Konular İnternet Dünyası

Virüs, Virüs Çeşitleri ve Alınacak Önlemler

Virüs

Bildiğimiz üzere virüs diyince akla Hastalık , Rahatsızlık ve Yorgunluk gelir..Virüslenen(Hastalanan) bir insan kendini bitkin hisseder.. Aynı Bilgisayardada böyledir Virüs kapan bilgisayar yavaşlar ve geç işlem yapmaya başlar..

İlk Virüs Rich Skrenta tarafından arkadaşına şaka yapma amaçlı yazılmıştı..Yazılmıştı ama bu duruma gelceği bilinseydi yazılırmıydı? Belkide yazılırdı, Çünkü Amerikalılar Virüsü kar edinme amaçlı kullanmaya başladı.. Virüsleri yazan,çoğaltan sonrada tüm Bilgisayarlara e-mail vb. yollarla yayan Amerikalılar, bunun ilacı Anti-Virüsleride yazmaktan eksik kalmadı.. yani önce zehirleyip sonra iyileştirme taktiği uyguladılar.. ve planlarıda tam takım ilerledi, istediklerini elde ettiler..

Virüs Çeşitleri

1 – Worm : Worm diğer adı Solucan olan bu virüs genelde boot(açılış dosyaları) ve Windowsun dosyalarına bulaşarak Bilgisayarı yavaşlatır..Normal bir tehlike arz etmez ama dediğimiz gibi bilgisayarınız biraz yavaş işlemeye başlar..

2 – Spam : Mail yollarıyla gönderilen bu virüsler..Maillerin içine veya maillerin içindeki yazılara link yoluyla ekleniyorlar..


3 – Spy : buna istemsiz virüs deniyor..Yani durup durarken bi işlem yapmadan,Reklam amaçlı, Web Browser ler tarafından Karşımıza gelen virüsler..

4 – Keylogger ve Trojanlar : Exe lere yazılan bu virüsler, Bilgisayarınızda açtığınız anda çalışmaya başlıyor..Bilgisayarınızda yaptıklarınız an ve an Virüsü atan kişiye aktaran bu Virüs oldukça tehlikelidir..Klavyede yazdığınız yazılar bile aktarılır..

Virüslerin Yayılma Yolları

1 – internet Sayfaları
2 – Msn vb. iletişim programları
3 – Flash Bellekler ve Harici Diskler
4 – Mailler

Virüslerden Korunma Yolları

1 – Orjinal işletim sistemi kullanmak..
2 – Orjinal ve sürekli kendini güncelleyen Virüs Programları kullanmak..
3 – Bilmediğimiz Sitelere girmemek..
4 – Bilmediğimiz mailleri açmamak..
5 – Firewall(Güvenlik Duvarı) nı sürekli açık tutmak..
6 – Flash Bellek ve Harici Hard disk gibi vb. aletlerdeki dosyaları taratmadan açmamak..
7 – Sık Sık Bilgisayarımızı taratmak..
8 – Messenger,Skype vb. iletişim programlarından, bilmediğimiz kişilerden ve içinde virüs olmadığını kesin bilmediğimiz dosyaları almamalıyız..

Kategoriler
Amerika üzerine Doğa ve Yaşam Dünya ülkeleri Dunyadan Genel Konular Günlük hayat Günün Tarihi iletişim insan vücudu Sağlık Toplumsal Konular Türkiye üzerine

Domuz Gribi Hakkında Detaylı Bilgiler!

Domuz Gribi
2003 te Cenevre den yayılan ve Dünya Sağlık Örgütü nün "Kuş Gribi" diye isimlendirdiği enfeksiyon hastalığı tüm dünyada büyük bir uyarı etkisi yaratmıştı.Yıllar sonra zor olsada bir çok etkisi temizlenen kuş gribinin hemen ardından şu sıralar yine tüm dünya gündemine oturmuş "Domuz Gribi" büyük bir sağlık riski oluşturuyor.

Domuz gribi nedir?
Kuş gribinden bu yana gelişmiş en riskli ve en kötü enfeksiyon hastalığı olan Domuz gribi ölümcül bir sağlık sorunudur.Domuz gribinin yayılmasını sağlayan virüsler insan vücuduna geçtiğinde hücreler arasında yayılarak hastalığın iyice genişlemesini ve ilerlemesini sağlamaktadır.Bu virüsler evrim geçirerek daha tehlikeli bir sağlık sorunu oluşturmadan önce bir doktora başvurmak gerekmektedir.

Domuz gribi tüm dünya genelinde bütün sağlık yetkilelerini ayağa kaldıran bir tür solunum hastalığıdır.Virüsün ilk hastalığı oluşturma süreci ise domuzlardan solunum yoluyla insanlara geçmesidir.Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ne göre domuz eti yiyerek domuz gribi bulaşmıyor.Domuz gribi domuzdan insana yada insandan insana solunum yolu ile bulaşıyor.İnsandan insana solunum haricinde hapşırma ve öksürme sırasında da bulaşabiliyor.Hatta el ile bulaşmasıda mümkündür.Tokalaşma yolu ile bulaşan domuz gribi virüsüne karşı vücudumuz bağışıklık kazanamıyor.Kapı kolları,bilgisayar klavyeleri gibi el teması sık olan yerlere dokunulduktan sonra elimizi burnumuza yada ağzımıza götürmemiz , virüsün vücudumuza bulaşmasını ve yayılmasını kolaylaştırıyor.

Domuz gribi adlı solunum hastalığına A tipi H1N1 adlı virüsün daha önce hiç görülmemiş bir türü yol açıyor.Bu virüs türü insan,domuz ve kuş gribi virüslerinin karışımından oluşuyor.Domuz gribi diğer grip türleri gibi kuru öksürük,ani ateşlenmeler,şiddetli boğaz ağrılar,burun akıntısı,eklem ağrıları,kusma ve ishal gibi belirtiler ile oluşuyor.Grip hastalıkları genellikle yaşlıları hedef alıyor.Domuz gribinin ölümcül virüsleri ise genellikle 25-45 yaşları arasında bulunanları tercih ediyor.

Domuz gribi tedavisi ise ABD li doktorların kendi vakalarında kullandıkları Tamiflu ve Relenza ilaçları ile oluyor.Bu sağlık sorununda normal bir grip aşısı çare olmuyor.Domuz gribine larşı tam olumlu sonuç için geliştirilecek olan aşının ise aylar süreceği söyleniyor.Yeni grip virüsleri insanın bağışıklık sistemini felç ederek tüm vücutta etkisini gösteriyor.Bu virüslerin yok edilmesi için gerekli olan ilaçların hazırlanmasının uzun süreci ise daha da ölümcül bir vaka oluşturuyor.

Domuz Gribi Nasıl bulaşıyor? Etkileri ve Belirtileri nelerdir? Nasıl Korunulur?

Ölümcül domuz gribi virüsü hızlı nefes yada zor nefes alma,huzursuzluk,vücutta kırgınlık ve solgunluk hissi ,morarma,beslenmenin gerilemesi gibi sorunları hastalık öncesi vücuda yerleştiriyor.Yüksek şiddetli ateşlenmeler ile döküntü gibi belirtiler bu durumu dahada acileyete sürüklemektedir.Domuz gribinin bulaşması normal gribin bulaşma yoluyla aynıdır.Yani öpüşme,öksürme,hapşırma gibi durumlarda ve temas yoluyla bulaşabilir.

Virüslü ortamda solunum yapmak bile domuz gribi hastalığına sebep olabiliyor.Virüs bulaşan kişiler hastalık belirtileri başlamadan birgün öncesinden sonraki ilk haftanın sonuna kadar virüsü bulaştırmaya devam eder.Öksürme ve hapşırmada ortama yayılan damlacıklardaki virüslerin canlı kalma süreci ortamının durumuna ,ısısına,nem oranına bağlı olarak değişir.Bu nedenle virüs bulaşan hastalar karantinaya alınmalı ve temas ettiği yerlerin hijyen konusuna çok dikkat edilmelidir.
Domuz gribinin en önemli belirtisi hastalık süreci başladıktan sonraki 7 gün içerisinde vücut ısısının 39 derece üzerine çıkmasıdır.

Domuz gribinin etkili virüsüne karşı metabolizmamızın hiçbir şekilde bağışıklık kazanamaması  durumu dahada ciddi bir hale getiriyor.Virüsün yayılmasını önlemek için ise yapılacaklar çok basittir.Genellikle el ile temas edilen kapı kolları,masalar,musluklar , mutfak tezgahları,oyuncaklar…gibi günlük yaşamda sık kullandığımız el teması yaptığımız maddelerin hijyen durumunu kontrol altına almak gerekmektedir.El temizliği virüs yayılması ve vücuda iyice bulaşmasını önlemek amacıyla dikkat edilmesi gereken önemli bir noktadır.Hemen hemen günde en az 10-15 defa ellerimizi bol sabunlu su ile yıkamamız gerekmektedir.Virüsün yayılması ve etkisini göstermeye başlamadan önce uygulanan bu tedbirler sağlığımız açısından çok yararlı olacaktır.

Domuz Gribi Hastalığının Tedavisi ve Aşısı
Gün geçtikçe dünyamızda domuz gribi hastalığına yakalananların sayısı artıyor.Yapılan araştırmalara göre hasta sayısının 272 bini geçtiği ve bu ölümcül hastalığa yakalanan 3 bin 400 kişininde hayatını kaybettiği söyleniyor.Peki bu dünyayı alarma geçiren hastalığıa karşı çözüm yolu,tedavi şekli nedir?
Tüm dünyada domuz gribine karşı kırmızı alarm verildi.Bütün sağlık yetkilileri bu konuda gerekli tüm uyarıları yapıyor.Fakat o kadar uyarılara rağmen virüs son derece tehlikeli ve çabuk bulaşan cinsten bir yapıya sahip olduğu için hastalığa yakalanmak kaçınılmaz bir durum gibi.Dünyada yaygın olarak kullanılan grip tedavileri arasında olan ozon tedavisi tüm grip hastalıkları üzerinde olumlu sonuç vermektedir.Bu olumlu sonuç veren tedavi yöntemi yani ozon tedavisi , domuz gribi sorununu oluşturan A/H1N1 virüsün yapısındaki lipitleri parçalayarak virüsü tamamen etkisiz hale getirebiliyor.Ozon tedavisinin bu etkisi sadece domuz gribinde değil diğer gribal virüslerin yok edilmesindede büyük rol oynuyor.

Ateşlenmeler,öksürmeler,boğaz ağrısı sorunları,vücudun her yerinde oluşan gereksiz ağrılar (baş ağrısı başta olmak üzere) A/H1N1 virüsünün etkisi göstermeye başladığının kanıtıdır.Domuz gribi  ile yaz aylarında tanışmamıza rağmen önümüzde bulunan soğuk kış ayları çok daha tehlikeli günlerin habercisidir.Okulların açılması ve bu soğuk günlerde kapalı mekanların tercih edilmesi ve geniş ,kalabalık toplumların bir arada olması ile bağışıklık sisteminin kış günlerinde daha zayıf bir hale gelmesi domuz gribi konusunun ciddiyetini arttıran durumlar arasında bulunmaktadır.
Virüsün bir numaralı yok edicisi ozon tedavisi uzmanlar tarafından uygulanmakta ve olumlu sonuçlar alınmaktadır.Fakat bu durum gerekli açıklamayı yapmak için yani ozon tedavisinin domuz gribine karşı olan olumlu etkisi için bir açıklama yapılamıyor.Çünkü virüs insan vücuduna yerleştiğinde yapısını her geçen gün değiştirebiliyor.A tipi H1N1 virüsünün ozon tedavisi ile yok edilmesi mümkün fakat virüsün kendini geliştirip daha farklı ve tehlikeli bir hal alması sonucunda  oluşan yeni yapının ozon tedavisi ile yok edilemeyeceği konusu da uzmanlar tarafından tartışılıyor.
Diğer bir yandan kış günlerinin gelmesi ve gribal enfeksiyonların sık sık görülmesi ile birlikte vücuda sık grip çıkan influenza virüsü domuz gribi virüsüne yardımcı olmaktadır.Normal bir grip bile hafife alınmayacak şekildedir.Bu gribal enfeksiyon hastalağını atlatmak ise kişinin bağışıklık sisteminin gücü ile de alakalıdır.

Domuz Gribi Türkiye yi Nasıl Etkiledi?
En doğal ve yan etkisiz bir grip tedavisi olan ozon tedavisi tüm enjektif alanlarda kullanılmatadır.Bu tedavi sayesinde vücudumuzun savunma sistemi güçlenmekte ve bağışıklık sistemimni koruyucu maddeler vücuda geçmektedir.

Tüm dünyanın korkusu haline gelen domuz gribi alınan tüm önlemlere rağmen ülkemizede gelmiş bulunmaktadır.Havaalanlarındaki termal kameralar ile izlenen yurtdışından gelen turistler vücut sıcaklığı seviyesine göre hastalık taşıyıp taşımadığı riski anlaşılıyor.Fakat domuz gribini hayat geçiren virüs etkisi vücuda girer girmez göstermiyor.Kendisine metabolizmada gerekli yeri kurduktan bir süre son belirtileri ile hastalığı başlatıyor.
Ülkemizde ise okullarda,televizyonlarda,radyolarda,gazetelerde yapılan uyarılara rağmen hastalık taşıyan birçok vatandaşımız bulunmakta ve bu hastalığı taşıyan bazı vatandaşlarımız hayatını kaybetmektedir.Genellikle okullar gibi toplu halde bulunulan alanlarda sık görülmektedir.

Domuz gribine ülkemizdeki ilk kurban Ankara dan olmuştur.Sağlı Bakanlığı ndan yapılan açıklamaya göre zatürre hastalığı taşıdığı kanıtıyla hastaneye kaldırılan 29 yaşındaki vatandaşımız uzman sağlık yetkilililerinin kontrol etmesi sonucu domuz gribi hastalığı taşıdığı öğrenildi.Bu hastada A/H1N1 virüsünün iyice genişlediği ve hastalığın iyice ilerlemiş olduğu bildirildi.Hastalığın olumsuz etkilerinden olan ani solunum yetmezliği ile hasta yapılan tüm tedavilere rağmen yaşamını kaybetmiştir.Ve bu durum ile Türkiye domuz gribine ilk kurbanını vermiştir.

Yapılan araştırmalara göre 24 Ekim 2009 Saat 20:00 itibariyle ülkemizde toplam 958 domuz gribi vakasına rastlanmıştır.

İstanbul İli Valisi Muammer Güler yaptığı açıklamada
"16 okulda yapılan araştırmalar sonucu 28 öğrencide domuz gribine rastlandığını bildirdi."
Bu durumda vatandaşlarımızın dikkat etmesi gereken hususlar bellidir.El temizliği başta olmak üzere vücudun hijyen seviyesini kontrol etmek gerekmektedir.5 yada 6 günden fazla süren yüksek şiddetli öksürük ve yüksek ateş durumunda derhal bir sağlık kontrolünden geçmek sağlığımız açısından yararlı olacaktır.

ABD de Domuz Gribi Etkisi
Hastalığın en çok yaygın olduğu bölgelerden biri olan ABD yapılan araştırmalar sonucu bulunan aşının halen şüphesini duymaya devam ediyor.ABD halkının büyük bir bölümü hastalığa yakalanmış olmasına rağmen ,hasta olan bölümün yarısı bile aşı olmayı düşünmüyor.Tespitler sonucu virüsün en çok bulaştığı yaş aralığı 20-25 olarak biliniyor.Son istatistiki verilere göre 18-29 yaş arasında olan kişilerin yüzde 29 domuz gribi vakasına rastlandığı bildirildi.

Kategoriler
Amerika üzerine Dünya ülkeleri Günlük hayat Hollywood Kişisel makaleler Sinema Dünyası Tarih Makale Toplumsal Konular

Amerika siyahi bir başkana çoktan hazırdı

Yıllardır Amerikan filmlerini izleyen biriyim. Amerikan taraftarı olduğum için falan değil aslında, sadece Hollywood’un hızlı, hareketli tarzını sevdiğim için… Hollywood yapımı filmlerin hepsinde, Amerika kötü adam rolünde olsa bile her zaman kendisinin reklamını yapar. Amerikan bayrağı hemen her Hollywood yapımında muhakkak birkaç kez dalgalanır. Amerikan silahlı kuvvetleri salgın hastalıklarda bile 112 acil yardım ekibi gibi tanklar, helikopterler, bir sürü üst rütbeli asker o bölgeyi karantinaya alır ve ordu bir anda salgın hastalığın olduğu bölge sanki ele geçirilmiş bir toprak parçası gibi kendini konumlandırır. Bunlar bir ülkenin ulusal ve milli güvenlik koordinasyonu açısından halkına verdiği önemi göstermek için bence olağan şeyler. Olması da gerekli diye düşünüyorum açıkçası. En çabuk en hızlı ve hareketli bir biçimde kahramanlık edalarıyla süslenerek seyircinin izleme menüsüne koyulur.

Hollywood yıllardır filmlerinin bir kısmında felaketleri konu alır. Bir kısmında uzay projelerini seyirciye sunar. Bir başkasında yukarıda anlatmaya çalıştığım gibi bilinmeyen hastalıkları karantinaya alan bir askeri gücün hikayesi anlatılır. Rambo gibi filmlerde dünyanın bir ucunda da olsa kahramanlık destanları yazılır vs vs. Bence bu filmlerin ortak bir yönü var. Belki seyirci de bunun farkında. Amerikan halkının vazgeçilmez bir parçası ve kültürü olan zenciler hemen hemen bütün Hollywood filmlerinde muhakkak rol almışlardır. Ama iyi ama kötü, ama lider ama bilim adamı, herneyin canlandırılması gerekiyorsa muhakkak beyaz perde de Hollywood zenci bir aktörünü kullanmıştır. Bundan sonra da kullanacaktır. Hollywood bazı filmlerinde bir zenci aktörü başkan dahi yapmıştır. Mesela ARMEGEDDON filmi. Bu filmde Amerikan başkanı bir zenciydi hatırlarsanız.

Şimdi! Gerçek hayata baktığımız zaman Amerika yavaş yavaş zenci bir vatandaşını liderliğe hazırlıyordu zaten. Amerikan Genel Kurmay Başkanlığı, Genel Sekreterlik, üst düzey askeri yöneticilik yapmış bir zenci. Colin Powell. 35 sene profesyonel askerlik geçmişi olan Powell, bu sürede, sayısız komutanlık ve kurmaylık görevlerinde bulundu ve general oldu. Aralık 1987’den Ocak 1989’a kadar Amerikan Başkanı’nın Ulusal Güvenlik İlişkileri Danışmanlığını yaptı. Daha sonra, 1 Ekim 1989’dan 30 Eylül 1993’e kadar Savunma Bakanlığı’nın en yüksek askeri pozisyonu Genelkurmay Başkanlığı yaptı. Bu süreçte 28 kriz yönetti. Bunlara 1991 Çöl Fırtınası Harekatı da dahil. Powell, ABD Başkanı George W. Bush tarafından 16 Aralık 2000’de Dışişleri Bakanlığı’na aday olarak gösterildi ve ABD Senatosu tarafından oybirliğinle onaylanmasının ardından, 20 Ocak 2001’de 65. Dışişleri Bakanı olarak yemin etti. 26 Ocak 2005’te görevini bıraktı. Bill Clinton, George W. Bush, hatta Ronald Reagan’la çalıştı. Son dönemde ise Bush, Dışişleri Bakanlığı görevini Condoleezza Rice isminde bir zenci bayana verdi. Ve şimdi bakıyoruz Amerikanın en tepesinde, dünyanın en medyatik en göz önündeki başkanı bir Kenya kökenli zenci: Barack Hussein Obama. Sizce Amerika gibi sistem üzerine kurulu bir devletin bunları sıradan ve sadece halk seçtiği için mi bugün Beyaz Saray’da bir zenci başkan oturuyordur? Bence bu tartışılır, hem de çok tartışılır. Tartışılacak başka bir konu daha var. Obama’nın yemin törenine milyonlarca insan katıldı. Milyarlarca insan televizyondan, internet üzerinden Obama’nın yemin törenini izledi. Benim aklıma bazen şöyle birşey de takılıyor. “Acaba bu kadar insan Obama’nın başkan olmasını mı kutluyor, yoksa George W. Bush’un gidişini mi?” Bush’un yaptıkları ortada. Yeni başkana ciddi bir enkaz bıraktı. Açıkçası dünyanın anasını ağlattı gitti. Obama ne yapacak. Biraz zaman vermek gerekir. Ama oda boş durmuyor, kıpırdanmaya başladı bile. Çünkü acil çözümlere ihtayaç duyan bir sürü problem var. Sempatik olmak yetmiyor, kaldırılmayı bekleyen bir dünya enkaz var ortada.

Ne garip tesadüf ki, BEYAZ SARAY’ın inşaasında Barack Obama’nın ataları inşaat işçisi olarak çalışmışlar. Bugün onların torunu olan Obama, dedelerinin yapmış olduğu o BEYAZ SARAY’da başkan olarak oturuyor. Belki de tarih yavaş yavaş Amerika’dan intikam almaya başlayacak. Yarın KIZILDERİLİLER Amerikan başkanlığına neden aday olmasınlar. Hatta o koltuğa neden oturmasınlar. Şimdi bunu okurken aklınıza belki de şu gelebilir. Amerika’ya başkan olmak öyle herkesin harcı değil, KIZILDERİLİLER hiç mümkün değil diyebilirsiniz. Ama unutmayın ki, Avustralya’nın yerlileri olan Aborjinler Avustralya meclisinde ve yönetiminde temsil ediliyorlar ve oy kullanma hakları var. Belki benim bilmediğim başka siyasi haklara da sahiptirler. Neden KIZILDERİLİLER Amerikaya başkan olmasınlar. Onlar da Amerika’nın yerlisi değiller mi?

Konuyu toplayacak olursak, Amerika yıllardan beri en iyi tanıtım faktörü olan filmlerle zenci vatandaşlarını üst seviye rollerde hep kullandı. Daha sonra o filmlerde canlandırıldığı gibi gerçek hayatta zenci vatandaşlarına çok önemli uluslararası görevler verdi. (Genel Kurmay Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığı, dünyanın önemli noktalarında üst düzey komutanlıklar, diplomatlıklar vs.) Ve bugün Barack Obama ABD başkanı. Bence Amerika siyahi bir başkanı çoktan istiyordu ve hazırdı zaten… Yemin töreni bunu gösterdi bence… Bundan sonra ne yapacak. Veya ondan neler isteyecekler. Amerika’yı ABD başkanı yönetir. Bunu herkes biliyor.

Peki ya başkanı yönetenler kimler sizce?