Kategoriler
Amatör fotoğrafcılık Anlamlı Resimler Bilimsel Makale Bizi şaşırtanlar Doğa Manzaraları Doğa ve Yaşam Dünya ülkeleri Fizik - Kimya Fotoğrafcılık Gazeteci İlginç Resimler Öğretmenlik üzerine Yazar

Pembe Göl (Senegal)

Senegal’de yer alan bu göl çilekli süt ile dolu dev bir kaseyi andırmaktadır. Bu pembe göller kırmızıdan uçuk pembeye uzanan renklerini karotenoid üreten alglerden alıyorlar. Büyük çoğunluğu tuz gölü olan bu doğa harikaları, mevsimden mevsime renk de değiştirebiliyor. Bu gölü farklı yapan ise renginin pembe olmasıdır. Retba gölü normalde bir tuz gölüdür. Tuz rafinelerinin bulunduğu ve aynen ülkemizdeki tuz gölü ile aynı özelliklere sahiptir. Retba gölünün incelenmesi için birçok Üniversite ve araştırma laboratuvarları sudan örnekler almış ve uzun süre incelemişlerdir. Sebep olarak ise sudaki dunaliella salina isimli bir bakterinin tuz oranıyla doğru orantılı olarak artması ile kırmızı rengi beyaz göle vererek pembe rengi almasına sebep olduğu anlaşılmıştır.

Kategoriler
Aklımdan geçenler Bizi şaşırtanlar Çevre Konuları Deneme Yazıları Dünya ülkeleri Ekonomi Dünyası Gazeteci Geçmiş Tarih Günlük hayat Günün Tarihi Hayat üzerine Kişisel makaleler Kutlamalar Sevdiğim şeyler Türkiye üzerine

Türkiye,nin Ekonomik Yapılanması

buyuk-projeler_icik1Objektif Bir Bakış Açısı İle Türkiye,nin Ekonomik Yapılanmasına Destek

Hemen hemen son çeyrek yüzyıldır ülkemizde siyasi ve ekonomik yapılanmalar, Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir durum. IMF kapısında dilendiğimiz zamanları nasıl unutulur. Şimdi bu küresel kuruma yani; IMF, ye 5 milyar dolar veriyoruz. Hatta sosyal-kültürel kalkınmada öyle gelişmeler oldu ki kim ne derse desin yöneticilerin güzel çalıştıkları kanısındayım. Eskiden yöneticiler gelecek için asla plan yapmazlardı, günübirlik Türkiye,yi evirip-çevirmeye çalışırlardı hatta; çalışmazlardı, birileri koca türk devletini yönetenleri yönetir ne derlerse onu yaptırırlardı. Çok şükür şimdi farklı, akıllı, dinamik, branşlarında iyi eğitim görmüş yöneticiler tarafından yönetilmek büyük mutluluk. Gelecek için hazırlanan plan ve projeler son derece önemli bu projelerden: ” 3.köprü, HES (Hidro Elektrik Santrali), Kanal İstanbul, 3.Hava yolu (Istanbul,a çok büyük Havaalanı)”  bu proje-planların detaylarını çözüp idrak edenler Türkiye,nin Küresel Güç olma yolunda attığı adımlar oldugunu göreceklerdir. Türk Milleti olarak siyasi takıntılara takılmadan, bu ülkeye bende hizmet etmek istiyorum diyorsanız, yapılmışları, yapılanları ve de yapılacakları iyi analiz ederek objektif bir gözle görmeniz gerekir. Akıllı insanlar siyaset yapmakta, zeki insanlar yöneticilik. Akıllı ve zeki Türk Milleti dünya devletlerindeki olan biten sosyal-ekonomik çöküşü ve bunun getirdiği hayal kırıklıklarını görmeli ve ülkesindeki sosyal-ekonomik gelişmeleri iyi takip ederek, bir vatandaş olarak,da desteklemelidir. Ülkemizde kimi illegal eylemlerinin arka planında Türkiye’nin kalkınmasını istemeyen güçler olur ve olmaya çalışacaklardır. Bunun farkındalığı ile ne yaptığını bilen vatandaşların olması Türkiye,nin büyümesinde karşı gelen şer odakların planlarını alt-üst edecektir.

Yakup İcik

Kategoriler
Aile bağları Aklımdan geçenler Anlamlı Resimler Bayramlar Deneme Yazıları Gazeteci Hayat üzerine Hayvanlar İlginç Resimler insan vücudu Kaybettiklerimiz! Kişisel makaleler Resimli anlatım Şair Sevdiğim şeyler Sevgi ve Ask Dünyası Yazar

Neresindesin Duygu ve Düşüncelerinin?

gülücük-1icik1Bazen aktığımız gibi durulmayışımızın boz-bulanık sellere dönüşmesi duygu ve düşünceleri kirleterek yıkıyor ve ağır hasara neden oluyor. Bulutsuz havalarda yağmurların işi ne? kaç defa bir tebessüme göz kırp ve gülülcükle karşılık ver dedim, beceremedin kahkaha atmayı hala. Dönüşü olmayan bir geleceğe gidiyor olman seni ne denli mutlu ediyor bilemiyorum ama, ihtiyarladığını biliyorum suratı asık. Hala bir ‘ MERHABA‘ nın anlamını bilmiyor ve bir tanıdığına ya da her hangi birine merhaba diyemiyorsan selama değmezliğin yüzünde akislenir bunu bil. Kibirli duygu ve düşüncelerin varlığı daima akseder soluk bakışların en son uç noktasında bunu bil. Mutlu olmayı yalnız başına becerebileceğini sanma, tekil olmak eksidir daima. İronik fikirlerin bakışlarında daima huzursuzluk süzülür ve mat bir renk salgılar ten. Maddenin ruhu kaplayacağı bir hayattan sadece ‘ Beklentilerde Çoğalırsın ‘ her şey akarsın, uzun ince amansız geçitlerden sonra mutlak tıkanır ve taşarsın buna ‘ kendi gözyaşlarında boğulmak ‘denir. Ağlamanın, sızlamanın hiç bir yarar sağlamadığı an, bu an. Değerlerin önemi sende bir ‘ hiç ‘ kadar çok oysa; ederin bir hiç kadar yok.

Yakup Icik

Kategoriler
Aklımdan geçenler Anketler Avrupa Birliği Az önce öğrendim Çevre Konuları Deneme Yazıları Doğa ve Yaşam Dünya ülkeleri Gazeteci Günlük hayat Hayat üzerine Şair siyasetci Şuan Düşündüklerim Türkiye üzerine Yazar

Durulmaya Ramak Varken

Kuzey İrlanda’da yapılacak G8 zirvesi öncesi kapitalizm karşıtı gruplara Gezi Parkı protestocuları madem dünyanın her bir köşesinden destek geldiğini söylüyorlar o zaman şiddetin tam ortasında kalan ve cehennem acısı çeken ingilizleri destekleyecekler mi acaba? Ya da dünyada olan çevreci olaylara ne kadar duyarlılar? Araştırmalara göre “Gezi Parkı”,nın çok önemli bir yer olmadığı söylenmekte. İstanbulda yaşayan eş-dost gözlemlerine göre gezi parkı bir fahişe yatağı, uyuşturucu satan-alan ayyaş ve serserilerin mekan tuttuğu yer olarak söyleniyor ki virtüel alemdeki bilgiler de bunu doğruluyor. Gezi Parkı,nda bulunan ağaçları koruma hevesi ile yola çıkanlar acaba geçmiş zamanda Koç Üniversitesi orman alana yapılmıştı ve üstelik binlerce ağaç katliamı yapıldı ve O zaman “Neredeydiniz?” diye sormak gerekmez mi? Gezi Parkı olaylarında olgu, gerçeklik ve algı birbiriyle çelişen bir durum izledi. Olaylarda bir polis öldü ve geride gözüyaşlı ailesi kaldı. Hatta bir vatandaşımızın da beyin ölümü haberini duydum bu iki elim olay “Gezi Parkı” kadar önemli değildir.
Bu arada İsrail gazetesi Yedioth Ahoronot’ta yayınlanan ve Türkiye uzmanı olarak bilinen Prof. Dror Ze’evi’nin imzasını taşıyan makalede, İstanbul’da yaşanan olaylardan sonra Türk siyasetinde hiçbir şeyin artık eskisi gibi olmayacağından söz edip sevinmekteler.  (ki kursaklarında koymasını bilir Türk Milleti)

Her zaman oldugu gibi masa başında haber yapmayı şerefli gazetecilik sayan hiçliğin boşluklarında yaşayan bir kısım alzheimer hastası medya uşağı gezi olaylarında sağduyulu olmamaya özen göstermiştir. Ama Batı basını demokrasi ve özgürlüklerin Türkiyede kısıtlı olduğunu iddia ederek ki (İngilteredeki G8 zirvesinde Türk Medya,sına canlı yayın yasağı getirildi) bu gezi olaylarını bir isyan olarak lanse etmiştir ve her zaman fırsatçılığını “Gezi Parkı Olayları”,nı görerek bize karşı kullanmaya çalışmışlardır üstelik, İngiltere hükümeti kendi polisinin sert müdahalesi olurken multi-riyakar ingiliz basını BBC ve Reuters başta olmak üzere suskun kalmakta.

Eylemciler arasında yapılan ankette ilginç sonuçlar elde edildi; Aileniz dışında dünyada en çok sevdiğiniz kişi kimdir?” sorusuna yüzde 54,8Atatürk, yüzde 9,0 Abdullah Öcalan yanıtını verdi. Gezi ‘Parkı olaylarının asıl sebebi nedir?’ sorusuna yüzde 58’i Tayyip Erdoğan yanıtını verdi. ‘Geçmişte kimlere oy verdiniz?’ sorusuna ise yüzde 74’ü CHP, yüzde 16’sı BDP, yüzde 2,1’i TKP, yüzde 2,1’i de İşçi Partisi olarak yanıtladı. demek ki bu işler başka işlermiş! yeşili korumak felan bir bahane olduğu aşikar. Sonuç; yıllar önce piyonlarla oynanmış ve bugün de farklı şekillerde oynanmaya çalışılan bir oyun sahnedeki.

Bendeniz yakup icik bu ülkeyi çok seviyorum, ülkem dünyadaki bir çok ülkeden iki adım ötede ekonomik olarak. Avrupa,nın hali içler acısı ekonomi açısından cendereler içinde kıvranmaktalar ve halkı mutlu değil. Şu an Turizm seköründe parmakla gösterilen ülkelerin başında geliyoruz ki bu bizim özellikle turizm çevrelerinin zihnini kurcalayan bir sorun olmaktan çıkmalı. Ülkemizde sanayi gibi bir çok sektörlerde trendler git-gide yükselmekte. Herkes bir defa değil, iki defa düşünmeli. Üstelik Milenyum çağı başlarında ideolojiler öldü.

Araştırma: Icik Yakup

Kategoriler
Amerika üzerine Avrupa Birliği Deneme Yazıları Dünya ülkeleri Fransa uzerine Gazeteci Orta Doğu siyasetci Türkiye üzerine Yazar

Nee! Demokrasi mi?

Yoksa en cazibeli, en renkli, en güzel sözlerle süslenmiş, aklı-selim insanları dahi kendine müptela yapan koca bir masal,mıdır demokrasi?İlk olarak halkın gücü kelime olarak “demokrasi” çeşitli ülkelerde hükümetlerin en yüksek yönetim biçimidir. Aslında insanların, ülke için neyin en iyi olduğunun bildiğini göz önünde bulundurmak gerek. İkinci olarak demokrasi, demokratik rejimlerin ve insanların güç temeli seçimlerde egzersiz gibi. Özellikle bir çok ülkede ortaya çıkan Batılı liberal ekonomilerin alternatiflerine bakın, bütün delillere rağmen onlar Batının demokrasisi ile kendi demokrasi anlayışlarının zıtlıklerını görüp bu uyumsuzluğun ana kaynağını bulmaya çalışıp alternatif aramaya devam ediyorlar. Macar asıllı Amerikalı yatırımcı George Soros dediği gibi “Çin, Amerika Birleşik Devletleri daha güçlü ekonomi değil, aynı zamanda daha iyi işleyen bir hükümete sahip değil”. Gerçekten batılı olmayan, batı demokrasisi ile yönetilen hükümetlerin – devletlerin batı demokrasindeki üstünlüğü hakkındaki varsayımlar çürüyor gibi. Her alanda Batı,nın getirdiği ya da bir şekilde kabul ettirildiği demokratik sistemler şiddete yol açmaktadır. Demokrasinin 1776 Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi, daha sonra 1789,daki Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi ile yönlenip bütün dünyaya bir virüs gibi yayılması krallıkların, imparatorlukların sonunu getirdigini görürüz. John Keane,nin “violence and democracy” kitabında demokrasiden aldığı güçle şiddeti gerekçelendirme heveslisi siyasetçileri ‘biçare’ olarak tanımlarken, bu kesimi ‘Şiddete karşı cevabı yine şiddette bulanlar’ olarak anlatıyor. İnsanlar son on yılda ‘Şiddet ve Demokrasi’ konusunda ellerini şakaklarına dayayıp bir değil iki defa düşünüyorlar çünkü; Batı,nın demokrasisi ile şimdiye kadar nerelere geldiğini ve ruh yapısını analize tabi tutmaktadır.

Kategoriler
Gazeteci Toplumsal Konular

Türkiye’de Gazeteci olmak .

Gazeteci ; Gazetede çalışan, haber toplayan, gazetede yayımlanmak üzere yazı yazan ve gazetenin hazırlanmasına çeşitli biçimlerde katılan kişidir. Gazeteciler, komuoyunu ilgilendiren olayları çalıştıkları kurum yada kuruluşlara ileterek kamuoyunun bu olaylardan haberdar olmasını sağlayan kişilerdir. Dünyanın tüm ülkelerinde gazeteci ismi altında çalışan birçok insan vardır. Tabi ki ülkemizde de . Peki nedir gazeteci olmak , kolaymıdır yoksa zormudur , nasıl gazeteci olunur. Ülkemizi baza alarak tartışalım.

Türkiyede birçok üniversitede gazetecilik eğitimi verilmektedir. Ve her yıl yüzlerce genç, gazeteci kavramı altında okullarından mezun olmaktadırlar. Mezun olan öğrencilerden bazıları iş hayatına atılırken büyük çoğunluğu açıkta kalır. Peki neden? Şu açıdan ele alalım. Ülkemizde kamu ve özel sektör olmak üzere gazetecilerin çalışabileceği iki seçenek vardır. Ve özel sektör çoğunluktadır. Kamu alanında belirli sayıda iş imkanı bulunuyor , buda gazeteci olmak isteyen öğrencilerin sadece küçük bir kısmını karşılayacak kadar. Diğer tarafta kalan bireyler özel sektörlere girmek için birbirleriyle yarışıyor. Peki hakeden mi kazanıyor ? Benim şahsi cevabım hayır. Hayır dememin sebebi halk ağızından açıklayacak olursak torpil işliyor. Bir yerlerde tanıdıkları olan yada maddi açıdan üstün olan bireyler bu sektörlerde kendilerine iş bulabiliyorlar. Güvenebileceği yüksek makamlı kişiler olmayan yada maddi açıdan yetersiz olan bireyler açıkta kalıyor.

Yukarıda belirttiğimin kısaca özeti şu ; Yine kapitalizm kazanıyor , yine gerçekten bu işe ihtiyacı olan ve diğerlerine göre daha başarılı kişiler kaybediyor. Karşımızda hakketiğini alamayan bireyler kalırken haketmediği halde başkalarının hakkını çalanlar kendilerini gazeteci ilan ediyor. Ülkemizde sadece bu sektör değil hayatın her alanında bu işler aynen bu şekilde ilerliyor. Ve kimse buna dur diyebilecek kadar güçlü değil. Çünkü artık güç para olmuş ve güçlü olanlar onlar. Yani anlayacağımız kadarıyla Türkiyede gazeteci olmak diye birşey yok , Türkiyede kapitalist olmak diye birşey var. Ya kapitalist olup kaybedeceksiniz yada birlik olup kapitalizme baş kaldıracaksınız. Yoksa kaybeden sürekli BİZ oluruz ..!

Gazeteciler ile ilgili yazı yazmışken şu konuya değinmeden geçmek benim gibi bir gazetecilik öğrencisi için acizlik sayılır. Bu gün Uğur Mumcu’nun ölüm yıldönümü . Onu örnek aldığım için ve onun bıraktığı izler peşinde devam ettiğim için hiçbir zaman pişman olmadım olmayacağımda. Herzaman benim kahramanım ve ideolüm olacak. Bu yazımı Onun sözleriyle tamamlamak istiyorum ;

Vurulduk Ey Halkım Unutma Bizi.. Uğur Mumcu .

Unutulmadın..!

Kategoriler
Bitki ve çiçekler Deneme Yazıları Doğa ve Yaşam Gazeteci Komedyen Ressam Şair Şarkıcı Yazar

Resimli Veciz(e)ler Zinciri

RESIMLI VECIZ(E)LER ZINCIRI (KERVANI) (1)

(©) Bu veciz(e)lerin her türlü telif hakkı yazar(lar)ın kendisine aittir!

RESIMLI VECIZELER KERVANI (2)

(©) Bu veciz(e)lerin her türlü telif hakkı yazarın kendisine aittir!


RESIMLI VECIZELER KERVANI (3)

(©) Bu veciz(e)lerin her türlü telif hakkı yazarın kendisine aittir!


RESIMLI VECIZELER KERVANI (4)

(©) Bu veciz(e)lerin her türlü telif hakkı yazarın kendisine aittir!

Yakup Icik

Ana Kaynak: www.vecizeler.de.tl

Kategoriler
Fotoğrafcılık Gazeteci Günlük hayat Türkiye üzerine

Beyoğlu sanat ve fotoğraf sergileri

Taksim İstiklal Caddesine girdiğiniz ilk andan itibaren o tarihi canlı tutan kokuyu hemen hissedersiniz. Beni her zaman büyüler İstiklal Caddesi. Bu kez internetten de takip ettiğim bazı fotoğraf sergilerini gezmek ve özellikle akbank 6. sanat günleri bünyesinde gerçekleşen kısa film festivalini izlemek için gittim. Bilgiliniz olsun kısa film festivalini izleyemedim çünkü 1 saat öncesinden gidip davetiye almak gerekiyormuş. Fakat Akbank Sanat’ın 6. kez düzenlediği “30 Saniye Ara” isimli kısa film festivali 10 Mart da sona eriyor. Akbank’ın diğer sanat etkinlikleri ise 31 Mart’a kadar devam edecek.

İstiklal semalarında dolaşırken, aşağıya doğru indikçe Mısır Apartmanı’na girmeye karar verdim. Hani şu her katında ayrı bir fotoğraf ya da resim sergisi barındıran, en üst katında ise gündüzleri şık bir restorant  geceleri  eglenceli bir kulübe dönüşen Mısır Apartmanı.

Merdivenleri tımandıkça her katta değişik bir afişle hatta bezen tabelayla başka bir sergiye davet ediliyorsunuz. İstanbul 2010 Kültür Başkenti Sponsorluğunda EnginGüneysu’nun fotoğraf sergisi “Sokağın Dili : Bildiğin İstanbul” adı altında ve ismiyle bile dikkatleri üzerine çekiyor. İçeriye girdiğinizde tenha bir atölyede İstanbul’u her yönüyle anlatan fotoğrafların içinde kayboluyosunuz.

Başka bir katta ise “Galerist” in sanat galerisine rastlıyorsunuz ve sanatçı olmanın ne kadar da üstün bir yetenek olduğunu anlıyorsunuz. Mutlaka herkesin gezmesi gerektiğini düşündüğüm Galerist 10 Nisan’ a kadar da açık.

Fotoğraf merakınız,öğrenme isteğiniz ya da yeteğiniz varsa FotoTrek ‘in düzenlediği fotoğraf seminerlerine de katılabilirsiniz. Farklı dönemlerden oluşan seminerler hafta içi ve hafta sonu olarak düzenleniyor.FotoTrek  fotoğrafçılık konusunda adım adım eğitim veriyor. Ayrıca Belgesel Fotoğrafçılığı gibi farklı dallarda da seminer almak isterseniz bunların da farklı tarihleri var. “Altan Bal ile Fotoğraf Okuma” 28 MArt da,  “Altan Bal ile Belgesel Fotoğraf” ise 8 Nisan’da. Bunun gibi birçok tarih ve adresi de www.fototrek.com adresinden öğrenebilirsiniz.

Çıktığınız her sergi ve sanat galerisinden aldığınız broşür ve hatta gazeteler bu alanda ilgili kişileri çok güzel yönlendiriyor. Beyoğlu’nun tarihi dokusunu böyle alanlarla paylaşmak bence bu dokuyu canlı tutmanın da en güzel örneği.

Kategoriler
Deneme Yazıları Gazeteci Güncel Haberler Günlük hayat Günün Tarihi iletişim Kişisel makaleler kompozisyon Tarih Makale Toplumsal Konular Yazar

Fırsatlar…

Yaşamınızın kısa olduğunu düşünüyorsunuzdur. Evet, bence de öyle. Ama çoğu kişiyle kesiştiğim bir yer var doğrusu. Oda bu kısa yaşamda boş bir insan olup hayatta bir sıfır bırakmak mı, yoksa kaliteli bir insan olup, parmakla gösterilecek bir insan olmak mı istenmesidir. Ben daima ikincisi için uğraşmışımdır. Yapmak istediğim ve sizinde yapmanızı istediğim şeyde budur. Peki, ben bunun için ne mi yapıyorum? Yaptığım şey çok açık. Hayatta sürekli karşıma fırsatlar çıkmasını beklemeyip. Hayattaki her şeyi bir fırsat olarak görüyorum. Fırsatlar daima geleceğinize ışık yakar.

Kategoriler
Deneme Yazıları Dunyadan Gazeteci Geçmiş Tarih Günlük hayat Günün Tarihi Kişisel makaleler Psikolojik sorunlar Tarih Makale Toplumsal Konular Yazar

Günümüz Bilgi Paylaşımının Üzücü Kederi.

Geçen yüzyıllardan kalma bir konu daha. Bilgi paylaşımı! Bu konuya geçen yüzyıllardan kalma diyorum çünkü günümüzde bilgi paylamı diğer tüm o özlenen hoş paylaşımlar gibi yapılmamakta. Doğrusu bu biraz bencilce oldu. Aslında bilgi paylaşımları oluyor tabii. Ancak doğruluğu biraz tartışılır. Yani gündelik hayatta paylaşılan bütün bilgiler bir tez haline gelmiş durumda. Üstüne üstlük bu tezler karşıdaki kişiye yapıştırılmaya ve beynine kazıtılmaya çalışılmakta. Saygı denen unsur en alt seviyede. Savunulan bir bilgiyi karşısındaki insanın aynı konudaki bildiği başka bir bilginin yanlış olduğunu iddia etmekle kalmayıp sesini yükseltiyor.