Cumartesi, Aralık 7, 2019
Bugün bizim bayramımız, yas tutma günü değil dua etme günüdür. Çünkü bugün melek yüzlü Atamız Cennet'e gitmek üzere aramızdan ayrıldı. Manevi olarak bizi hiçbir zaman bırakmayan, ilkeleriyle, görüşleriyle ve bize bıraktıklarıyla her zaman sıcaklığını hissettiren atamız,... Ruhun rahat etsin,...
Sarıyer'de bastonuyla yürürken denize düşen yaşlı adam, çevredekilerin kurtarmak yerine izlemesi sebebiyle hayatını kaybetti. Olay, saat 14.30 sıralarında Sarıyer Emirgan Sakıp Sabancı Caddesi üzerinde meydana geldi. İddiaya göre, Artin Pevmezoğlu (90) isimli şahıs sahilde yürüdüğü sırada dengesini kaybederek denize düştü. Ancak...
        Uyanmak için uyumuyordu bu gece. Yıpranmış, çizgili pijamalarını giymeye gerek bile duymadı bu yüzden. Uyanacak ne vardı? Pencereye perde diye tutturduğu bez parçasının deliklerinden odaya süzülecek gün ışığından bir beklentisi yoktu artık. Hayat, ona bir oyun daha oynamıştı...
                Derin çizgilerle mavi ve tonlarıyla göğün her iz düşüşünü çizip, bıraktım bir kenara bitmemiş fırça darbelerini ve yarım kalan tuali. Günlerden pazardı, eski  pazar açıktı, bana çizdiğim düşlerimi yarım bıraktıracak , yegane sebeplerden biriydi; eski pazar.....              Çok seviyordum, insan eskilerini o...
          Aşka dair yazmayı bırakacağım. Çiçeği, böceği belki denizi gücendirdim ama bu kez kararlıyım; ne kadar gerçek olduğunu bile bilmediğim, “abartı” kelimesinin “a” sı ile başlayan aşkı, artık cümle içinde kullanıp, her yazıya konu edemem. Hayır anlamıyorum, neden kalemi...
... ... ...    Bir sitem doldu mu kulaklarına? Ben susarken duydun mu beni? Bölme... Beni Susarken bölme!    Ne sıradan bir gündü. Konuştuğum büyük lafları lokma lokma yediğim gece... Nasıl buldun beni? Ya da nerdeydin daha önce?    Dur biraz! Yüreğimin iniş...
              Daha önce de görmüştüm şafağı sökerken. Bulut bulut dağılan karanlığı. Yer yer aydınlığa çalan gökyüzüne bakmıştım uzun uzun. Böyle zamanlarda hep aynı şeyleri düşündüğümü hatırlıyorum. Bu çok manevi bir hissiyattı. Günahlarımı düşündüğüm oluyordu, kırdığım kalpleri gözden geçiriyordum ve...
Korkuyorum… Dışarıda dev kollarıyla penceremi zorlayan rüzgârdan yola çıkarken, yastığımın altından bile şüphelenip bir yerlere saklanmış olduğunu düşündüğüm her kuytu düşünceden korkuyorum. Hayallerde gerçeklik aramıyorum mesela. Gerçek sandığım hayal olarak çıkıyor yollarıma. Sevdiğim tüm renkleri vişneçürüğüne benzerken yakalıyorum. Çürük...
On bir aylık farkımı hep hissettirmiştim. Gerçek bir abla gibi hissettirmişti bana kendimi. Yapma demem yeterliydi o işi yapmaması için. Hatırlarım da; sırf başında duruyorum diye Ömer Seyfettin’in kitabını bitirmişti. Çilek, çikolata her yediği güzel yiyeceklerden ayırırdı. Bir çileğin...
Cumartesi ve Pazar günü öyle geçti. Tavrımı belli ettiğimden beni ezip gitmeyeceğini düşünüyordum. Yok, bana karşı gelmezdi. Ne olursa olsun istemediğim şeyleri yapmaya direnemezdi… Annemi arayıp pazartesi günü öğretmenimizin okula gelmeyeceğine dair bir yalan uydurdum. Zehra’nın okuldan dönüşünü bekleyecektim…...