Salı, Eylül 10, 2019
iki gün önce her zaman duyduğumuz ,aslına bakıldığın da klasik olmayan ama aslında duymaya alıştığımız haberlerden biri daha geldi gündeme. beş canı daha kömür madeninde yitirdik. kulağa alışıla gelmiş gibi görünse de hala etkisi altında kalmış olmanın azda olsa...
Görünen Yol Önümüzde iki yol var ve hangisinden gitsek diye düşünen derin bir aklımız.Önümüzde iki yol var karar veremediğimiz ve her ikiside çekici gelen hayata.Tercihlerimiz bizi nereye getirecek veya bize ne getirecek.Hayaller hep iyi yönde ya hayatın bize gülmesi.Hangi yol...
Farklı bir açı Hayata Farklı açıdan bakmak dediğimizde ne anlıyoruz? Asıl soru bu bence.Aslını anlamadan hakikate gidemeyiz.Nedenmi? Hayatın kendisini yaşamadan nasıl anlarızki zaten.Doğarız büyürüz ve yaşlanıp vefat ederiz ve doğduğumuzdaki tecrübeler yaşlandığımızda hiç değişmicek hiç üstüne bir şey eklenmicekmi? Tabiî...
Sıradan bir emre günüydü işte, yuvarlanmak sanatını en iyi icra edenlerdenim bu dünyada, bu konuda bana “usta” diyeceklere asla mütevazılık yapmam çünkü öyleyim yuvarlanmaya geldim dünyaya… Bu dünya bir pencere ve benim pencerelerim de epeyce çok bu evde. Bugün miladi...

Alelacele

Alelacele olsun istedim hep, doğumum bile öyle olmuş, sabah kahvaltısına geç kalan sıcak ekmek misali gelivermişim dünyaya, sancısı, sargısı, yolu molu dahil 1,5 saatte, alelacele. Alelacele geçti zaman o ik çığlıktan, o müjdeden, babamın o ilk gülümsemesi, annemin o...
Baktın olmuyor,boşuna uğraşma! Kaç yaşındasın? ve yarına ulaşmayı başarabilecek misin ? ...'geçmişe özlem geleceğe sabırsızlık 'la beklerken hangi günün tadını alabilirsin ? İşte bu yüzden başlamak lazım bazen en başından! Değişiklik iyidir! Değiştireceksin bazen, gereken çoğu şeyi..Dinlediğin müzikleri,çay içtiğin bardağı,yemek...
Rengarenk gibi gözüken aslında hepsi birbirine karışmış renklerde hayatı yaşayan insanlarla dolu yaşam.. Renkleri ayırt etmekte zorlanıyor yüreğim, bedenim, beynim.. Beyazı beyaz gibi, siyahi siyah gibi, pembeyi, pembe, maviyi mavi tüm renkleri olduğu gibi yaşamak istiyorum ben.. Karıştırmadan, hepsini...
Neden tokalaşır insanlar ? Neden öperler gördüklerinde birbirlerini ? Ya da sevinçte, üzüntüde neden sarılır yanındakine ? Neden kızdıklarında, öfkelendiklerinde yumruklar karşısındakini? Heyecanlı olunan bir anda eller titrerken, biri tuttuğunda neden sakinleşir insan ?   İnsanlar neden dokunma ihtiyacı hisseder?.. Dokunsallık, öğrenme...

Milat..

Bir gece ansızın 'SİL BAŞTAN' la çıkılan belirsiz bir yolculuktu bu...Belki sıfırdan başlama, belki de eksi-k lerden sıfıra ulaşma arzusuydu.. Pes edip, yok olmak yerine, yeniden doğmayı istemekti... Karar verilmiş, uygulamaya geçilmişti artık.. Dönüş yoktu... Korkular, heyecanlar belki de daha...
Yalnızlıklarımı sorguladım çoğu zaman, içimdeki kararsız yanları.. Cevaplarımı bulmakla geçerken ömrüm farkediyorum şimdi, anne karnında anneden alırmış, hissedermiş her şeyi o minik bebekler.. Yalnızlığa dair acabalarım, cevaplarım işte o ana rahminde sıkışıp kalmış, ben onlardan önce  doğmaya bu denli...