Pazar, Eylül 22, 2019
Sana kızamazdım. Bilirdin ki kalbimle kalbin arasında ki mesafe kadar çok severdim seni. Uslanmazdım, adım attığım her yolun sana varacağını bile bile koşardım yollarında. Birgün beni bu yolda yollayacağını bilsem de yolumdan çıkmaz sana koşmaktan yorulmazdım. Saçlarımı yolduğumda anladım...

Aglamak…

Nedense ağlamayı duygusallığa bağlarız toplum olarak... "Çok duygulandım" der ağlayan biri en kısa cevap olarak, neden ağladığı sorulduğunda. Genelde de kadinlar ile bagdastirilir yada cocuklara özgüdür bizim kültürümüzde... Erkek adam ağlamaz, o kadar aciz değildir çünkü... Peki düşündünüz mü, gercekte...

SEN VE BEN…

Bir sihirli değnek değecek, beni senin içinden söküp alacak… Bir sihirli değnek değecek, acılarıma son verecek… Bir sihirli değnek değecek, bir gün bana döneceksin SEN… Bir sihirli değnek değecek, ben de mutlu olacağım… Neden sen ve ben… Bir sihirli değnek değecek, samanyoluna kadar uzayacağız… Bir...
Her sabah bulunduğum yerden seni izliyorum. Kalbini görebiliyorum. Kalbinde her sabah bir güneş doğuyor ve beni gölgeliyor. İnsanlar tarih boyunca beni övdüler, parlaklığıma taptılar, beni sevdiler, adıma öyküler, destanlar yazdılar. Ben milyonlarca yıllık Güneşim. Ama kalbindeki ışık kadar güzelini ne gördüm, ne de dünyaya ve insanlara öyle bir ışık verebildim. Lütfen, kalbinde yer aç bana ve orada parlamama izin ver.
Los Angeles 2009 Otomobil Fuarı basladi. Epey guzel arabanin sergilendigi fuarda gercekten nefes kesen otomobiller var. Benim favorim Turuncu jip. Hefesimi kesti diyebilirim. Yanindaki bayani dahi golgede biraktigini soylemekten kendimi alamayacagim :) Genelde spor agirlikli olan fuar gercekten gidilmesi...
“Artık kapıları “sen misin” diye, ümitle, heyecanla açmalarıma hiç gerek kalmadı. Öyle bir geldin ki, tüm hüzünlü bekleyişlerim karda kalmış ayak izleri gibi kayboldu! Sanma ki bu gönül seni unuttu; sen, senliğinle geldiğin sürece, ben hep seni yaşatacağım içimde.” Sen...
ZİYÂN EDİLEN TÜRKÇE İstanbul Türkçesi üzerine yazmayı düşündüğümde nedense hatırıma şu hoş hikâye geldi: “ Eski Beylerbeyi’nde Şirket-i Hayriye vapurları iskeleye yanaştığı zaman vapura binmek isteyen İstanbul beyefendileri birbirlerine, ‘Aman efendim siz önden buyurun, yok canım hiç olur mu?, istirham ederim siz buyurun’ demekten...
Baska bir degisle, "Türk basininin eline dusersen...." Bircogumuzun simdiden "abboooww" seslerini duyuyorum. Maalesef haklisiniz. Oncelikle basinin gorevi halki dunyadan vs. Haberdar etmektir. Ancak Turk basini biraz haddini asiyor gibi. Neden mi??? Bir olay oldugunda onemli olan ve verilmemesi gereken(sanatcilarin kisisel hayati...
2009 yapımı olan İki Dil Bir Bavul ; Filmin konusunda üniversiteyi yeni bitiren bir öğretmen Kürt Köyüne tayin olmuştur. Bu farklı coğrafyada, öğretmen anlatımda çok zorlanmıştır. Çünkü bu yerinin bile bilinmediği köyde Türkçe bilen bir öğrencisi yoktur. Bir yılını bu...
“sevgilim, aşk uçtu üzerimizden görüyor musun? Artık kelebekler konuyor yaralarıma; hani bahar bu sene erken uğrayacak demiştim ya sana, haklı olduğumu gördün mü? Şimdi sıyrılıp tüm sıkıntılardan, doyasıya dalmak var mutluluk saçan gözlerinden, yüreğine…” Hiç anlam veremiyorum bu garip ayrılıklara....