Gece 12`den sonra sokakta kimler gezer biliyor musun sen? Kimler? Hırsız, arsız, uğursuzlar gezer. Kaç yaşındasın evladım sen “2(x)” baba. Bilmem kaç yaşına geldin o saatte dışarıda ne işin var. Arkadaşlarla takıldık bir şeyler yaptık baba. İçki mi içtin sen? Hayır, baba ne içkisi? Ne bileyim bu saatte gelen adamdan içki de beklenir. ‘Babanın önünde rakı kadehi ve görüldüğü üzere o saatte ev de oturan baba da alkol almaktadır. Yani dışarıda olmak ya da dışarıdan eve alkollü gelmek anormal bir durum olmasa gerek. Alkollü bir vaziyette çocuğuna bir şeyler anlatmak ya da kızmak var ya da alkolsüz sağlam kafa ile konuşmak daha dikkatli düzgün konuşmak var ve eğer ortada beğenilmeyen tasnif edilmeyen bir davranış varsa çocukta, çözüme ulaşmak sanırım sakinlikle sağlanır. Etrafınıza dikkatlice bakınız. Her gelen nesil bir öncekinden daha amaçsız, bir öncekinden sanki daha fazla bir şeylere vakit ayırmış ya da bir amaç uğruna uğraş vermişçesine, daha yorgun, bitkin, bezgin ve kaygılı.

Kaygı! Kaygı tehlikenin kol gezdiği karasuları gibidir. Kaygılar denizinde boğulmakta bazen muhtemel bir hal alabilir. Ya da kaygıların üstesinden gelmek birey adına sonu gelmez gereksiz bir güvendir. Nedir bu kaygılar? Gelecek, iş, aşk, aile, çocuk, borçlar vb. kaygılar.
Amaçsız nesil, amaçsız genç insanlar şu üste saydığım kaygılardan sadece bir tanesini taşıyanı ödüllendirmek gerektiğine inanıyorum bazen. Ama merak etmeyin durum o kadar vahim değil. Bu kaygıların bir kaçını taşıyanlar, sadece birini taşıyanlardan, şimdilik fazlalar.
Büyüyünce ne olmak istiyorsun sorusuna verdiği cevapla olduğu birbirine eşit kaç kişi var. Hayallerimizi ne kadar gerçekleştirdik, gerçekleştirebiliyoruz? Biz hayal kurmayı bilmiyoruz. Kurduğumuz hayali paylaştığımız kimseler hayal kırıklığına uğratıyorlar çünkü bizi. Neden derseniz? Nedeni gayet basit. Bir hayal kurarsınız ve o kurduğunuz hayal yanlış anlaşılır size denir ki boş boş hayal kurma! Oysa hayalin boşu dolusu olmaz ki, hayal boşuyla dolusuyla hayaldir. Hayal gerçekleşmek zorunda değildir. Gerçekleşebilir veya gerçekleşebilecek düşünceler planlar ve tahminler üzerine dayanır zaten. Fakat bizler ta küçücük çocukken tanışırız, boş hayaller dünyasının boş cümleleri, kelimeleriyle. Baba ben başbakan olacağım dersiniz, anne ben ülkenin en mükemmel dansçısı, tiyatrocusu, futbolcusu vb. dersiniz. Alacağınız cevap benim tahminim yüzde %70 boş hayal, %15 ol evladım, ol da bizi de kurtar ( esprili ya da küçümser tavırlarla ), geri kalanların cevaplarını söylemek hiç hoş olmaz. Demem o ki bizler hayalsiz bir nesille karşı karşıyayız. Hayali olsa, çaba olur. Zaten hayal de bir nevi amaç değil midir?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here