Kategoriler
Genel Konular Günlük hayat Komedyen Söyleşiler - Röportajlar

Yavuz Seçkin ile Özel Hayatı ve Okul Yılları Hakkında Röportaj

Okul zamanında biz Yeni Karamürsel'e kaçıyorduk. Nişantaşı Meslek Lisesi'nin önüne gidiyorduk. Nişantaşında gezerdik. Taksimdeki sinemalara giderdik, Zincirlikuyu Yapı Meslek Lisesi ile kapışıyor Maçlarımız çok kavgalı geçiyordu. Bunun nedeni de belli değildi. Futbol anlamında motor meslek çok iyiydi, 1987-1988 yılı mezun olmuştum yanlış hatırlamıyorsam.

Öncelikle bu röportajı kabul ettiğiniz için teşekkür ediyorum. Dergimiz gerçekten, verilerek çıkarılan bir dergi. Şuan Şişli' de sadece birkaç okulda düzenli olarak, çıkartılmaktadır. Bunun içinde özel okullar da dahil. Çok emek vererek yaptığın çalışma ve özellikle bizim okuldan mezun olan sizin gibi sanatçıları görmek bizi\ sevindiriyor; çünkü öğrencilerimiz meslek lisesinin vermiş olduğu bir sıkıntıyla noktalara gelme anlamında biz özgüven sorunu yaşıyorlar. Sizleri gördükleri vakit o / genişliyor, inşallah çok iyi bir noktaya gelecekler.

….Tabi canım, yani bizim biraz öyle örnek alınan bir durumumuz var. Mesut YAR olsun ULUEREIM, ben tabi; hepimiz aynı yıl jenerasyonuz. Öyle bir enerji veriyorsak öğrencin mutlu bize.Temelinde eğitim var bu işin. Eğitim almadan hiçbir meslekte başarılı olur Biz de bu işin temelini iyi bir okulda aldık. Benim zamanımda Şişli Motor Meslek Lise şimdi Endüstri Meslek Lisesi olmuş. Güzel bir okul, enerjisi yüksek bir okul. Daha böyle yetenekler çıkacaktır.

Siz kendinizi bu toplumda hangi noktada görüyorsunuz? Kişilik anlamında, yaşantı anlamında Yavuz SEÇKİN dediğimiz vakit nasıl tanımlayabilirsiniz kendinizi?

….Ben komedyen, insanları güldüren, eğlendiren adam durumundayım şuan. İnsanlara pozitif elektrik vermeye çalışıyorum. İnsanların maddi sıkıntılarını, geçim sıkıntılarını bir nebze de olsa yaptığımız işle hafifletmeye çalışıyoruz. Aslında çok büyük bir yük var üzerimizde. Komedyen olmak çok büyük bir zanaat; çünkü sizdeki enerjiyi veriyorsunuz, siz de negatif kalıyor, karşı taraf pozitife geçiyor. Sevilen karakter olarak işte Avrupa Yakası'ndan kaynaklanan bir Sertaç olayı, yani her halde elektriği yüksek bir oyuncu olarak görünüyorum

Biraz farklı bir açılım yapmak istiyorum. Tiyatronun tarihi süreç içerisinde hem güldürme hem de toplumu düşündürme eğitme misyonunu taşıdığını görüyoruz. Sizin böyle bir gayeniz var mı?

…Hayır düşünmüyorum. Ben direk güldüreyim bitsin, yani elimde ne varsa hepsini vereyim bitsin. Öyle bir amacım yok; çünkü bir yandan da düşündürmek yorucu olur yani.

Tabi biraz da toplumumuzun sürekli dinamik ve değişken bir piskolojiye sahip olmasının etkisi var diye düşünüyorum. Gülme ihtiyacımız tamamen böyle anlık reflekslerden kaynaklanıyor.

…Böyle hemen anında tüketilen ayak üstü verilen espiriler artık gündemde ve dolayısıyla insanlar böyle çok ağır espirilere artık gülmüyor. Yani daha anlaşılır, daha bir anda ver gülsün bitsin, yoksa onu saatlerce gülmek için beklemeyi sevmiyor bizim halkımız. Bir esplri yap gülsün geçsin.

Farklı bir espiri anlayışımız var değil mi? Bir İngiltere'ye oranla Amerika'ya oranla veya bir Avrupa toplumuna oranla bizim kendimize has, farklı olan neyimiz var sizce?

…Bence samimi olan her şeye gülüyoruz. Sıcak olan samimi olan; yani birisi kötü bir fıkra anlatsa da anlatırken düştüğü o zor duruma dair gülebiliyoruz. Anlatıcı olmasının yanı sıra mimiklere daha çok güldüğümüzü düşünüyorum. Yıllar yılı Kemal SUIMAL, Şener ŞEN, Perhan KUTMAIM, Ayşen GRUDA sayesinde biz bunları gördük.

…hemen anında tüketilen ayak üstü verilen espriler artık gündemde ve dolayısıyla İnsanlar böyle çok ağır esprilere artık gülmüyor. Yani daha anlaşılır, daha bir anda ver gülsün bitsin, yoksa onu saatlerce gülmek İçin beklemeyi sevmiyor bizim halkımız. Bir espri yap gülsün geçsin.

Oyunculuktan çok tip, duruş, sıcaklık… Sanatçıyı halkın benimsemesi ve bir kere benimsediği zaman da asla bırakmaması. Türkiye'deki seyirci bir kere sevdiği zaman sonuna kadar seviyor, bir kere de sevmediği zaman asla sevmiyor.

Biz çok farklı bir toplumuz dünyadaki toplumlara göre. : Bir çok değişik inanıştaki insanın bir araya geldiği, dostça yaşadığı ve sıcak, iç İçe yaşadığı bir ülkedir Türkiye. Bu anlamda şimdi aslında herkese hitap edilebilecek espri tarzı diye bir şey yok. Birisini güldürebilirsin yaptığın bir espri İle. Mesela bir Karadeniz esprisi ile güldürürsün; ama Karadenizliyi belki güldüremezsin; çünkü ona mesela soğuk gelebilir veya itici gelebilir. Onun için daha bir evrensel, daha ortaya esprilerle ilerlemeye çalışıyoruz.

 

Peki şuan gördüğünüz, hani bu işin iyilerinden dediğiniz komedyen Türkiye'de kimdir?

…Türkiye'de komedyen olarak çok fazla komedyen yok; ama Cem YILMAZ'ı, Engin GÜNAYDIN'ı çok beğeniyorum, onlar iyi komedyenler, iyi oyuncular. Beyaz olsun, Okan Bayülgen olsun onlar daha çok sunucu komedyenler. Yani showmen diyebiliriz aslında, böyle ayırabiliriz. Mesela ben sunucu komedyen değilim, ben komedyenim. Sunmayı sevmiyorum çok fazla; çünkü ben direkt başladığım zaman güldürmeyi istiyorum. Yirmi dakika, otuz dakika güldürüp inmeyi seviyorum. Yani onu böyle uzun saatlere yaymak hoşuma gitmiyor.

Ağırlıkta taklitten daha çok besleniyorsunuz değil mi? Çıkış noktanız taklit mi?

.. .Yani aslında imitator de deniliyor. Bunun bir çok ismi var yurt dışında da imitasyon. Yani bir hayvanı da taklit ediyoruz, bir maddeyi de taklit edebiliriz. Yani sadece ünlüleri değil, bir masa takliti de yapabilirim, araba takliti de yapabilirim; çünkü taklitçi biraz daha basite indirgenmiş bir kelime. Taklitçi diye birşey yok zaten o suç. Bizimkisi biraz daha başka, bir sanat yan Türkiye'de tabi çok fazla kişi de görülmeyen durumdur, İstisna kişilerden biri olduğunu düşünüyorum. Türkiye' de son elli yılda belki be kişi sayabiliriz. Ateş Böceği Ercan, Yalçın, Gaffur U; Ercan Akışık. Ata Demirel, o da başarılı. Biz biraz istisnayi bir durumdayız; ama benim branşım bu, yani tipi» yaparak güldürmeye çalışıyorum ve şu anda komedi elli tane tipleme yaptım. İsmail, Ali Tuncer de yanımda çok yetenekli. Onun da hakkını yemeye Onu da ben yetiştirdim; çok yetenekli bir arkadaş İzlediğim ve takip ettiğim herkesi canlandırabilecek kapasitede…

Hani gerçekten oynadığınızda haz duyduğuna hoşunuza giden tipleme hangisi?

…Şimdi Ahmet Çakar var mesela, çok fazla sevdiğim Bir de son dönemde Güneri Civaoğlu yaptım. Ben genelde çok severek yapıyorum. Mehmet Ali Birand tipleme çok severek yapıyorum. Hepsini severek yapıyorum Aslında öyle bir ayrım yapmıyorum. Daha doğrusu bir şov, sevmeden yapmanız zaten mümkün değil: tipe girmek İçin zaten iki saat boyunca makyaj yapmak zorunda kalıyorum.

Radyoda program yapmaya nasıl başladım

…Kadir Çöpdemir'in yanına gittim on iki sene evel,Bir  de yetenek yarışmasına girmiştim, iner misin Çı mısın. O yarışmadan çıktıktan sonra yeteneğimi kullanmak istedim radyoda ve Kadir'in yanına gittim orada başladı Klas'ta.

Komedyen ve taklit yeteneğinizi ne zaman fark etim

…Esnaftım, ben ticaretle uğraşıyordum. Benden  çok esnaf arkadaşlarım fark ettiler; çünkü müşteri olmadığı dönemlerde dükkana gelip benle şakalaşırlardı.  şunu yap, bunu yap diye. Gültepe'de dükkanım vardı benim. Esnaf keşfetti, daha çok onların gazıyla iner misin Çıkar mısın'a girdim. Çok acayip bir yerlere olay, yani bir hayaldi gerçek oldu.

Yavuz Seçkin'in bu kadar çok sevilmesinin nede sizce nedir?

Yavuz Seçkin'in sevilmesinde Avrupa Yakası'nın büyük bir. bir rolü var. Radyo programcılığı da yapıyorum. Birçok iş yapmam yüzünden sevildiğimi düşünüyorum. Radyoda: her akşam 2 milyon dinleyenim var. Avrupa Yakasını izleyen bir kitle var. Komediyi çok ayrı seven kişiler Yaptığım Show programını hiç izlemeyen de var, izleyen de… Bu işlerimle kişilere pozitif enerji verdi: düşünüyorum.

Yaptığınız işten halktan nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Tipleme yaptığım için tabi ki halktan çok olumlu tepkiler alıyorum. Yolda çevirip benim de takliti mi yapar mısın diye soranlar oluyor. Tabi bu tiplemeleri belli bir çalışma sonucu yapıyorum. Ünlü birini taklit etmek için 1 hafta 10 gün izleyip seslerini ezberliyorum. Bir kişinin taklitini 2.5 saatte hazırlanıp yapıyorum. Yolda karşılaştığım durumlar da var tabi. Hıncal Abi , Sertaç diyenler de oluyor. Benim adımın Yavuz olduğunu 5 kişiden 1 kişi tutturabiliyor. Bu durum zor; ama gene de güzel.

Okulda da böyle komik biri miydiniz?

Hayır değildim. Okulda durgun bir çocuktum. Orta ayar bir öğrenciydim. Çok çalışkan değildim, çok tembel de değildim. Sınıfta hiç kalmadım. Motor bölümündeydim. Çok eğlenceli bir okul hayatım vardı. Maçlar falan yapıyorduk. Sınıf çok keyifliydi. Hocalar da keyifliydi.

Şu andaki çocuklar Cevahir'e kaçıyorlar. Siz nereye kaçıyordunuz ?

Okul zamanında biz Yeni Karamürsel'e kaçıyorduk. Nişantaşı Kız Meslek Lisesi'nin önüne gidiyorduk. Nişantaş'ında gezerdik. Taksim'de sinemalara giderdik. Zincirlikuyu Yapı Meslek Lisesi ile kapışıyorduk. Maçlarımız çok kavgalı geçiyordu. Bunun nedeni de belli değildi. Futbol anlamında motor meslek çok iyiydi. 1987-1988 yılı mezunuyum yanlış hatırlamıyorsam.

Sizin zamanınızdaki Şişli E.M.L. ile şimdiki Şişli E.M.L arasında fark var mı?

Eskiden çok iyi öğretmenlerimiz, müdürümüz vardı. Şimdi de öyledir diye umuyorum. Diğer liselere göre daha anlayışlı öğretmenlerimiz vardı. Bizlere dostça yaklaşıyorlardı. Branş öğretmenleri, hele bizle arkadaş gibiydiler. Çok rahat derdimizi anlatabiliyorduk. Şimdiki öğretmenler daha sıcaktır diye tahmin ediyorum. Meslek lisesinde normal liselere göre daha iyi bir sıcaklık var diye düşünüyorum.

Mezun olduğunuz mesleği yaptınız mı?

Hayır yapmadım. Oto Marsan'da staj gördüm. Bir yıl boyunca otobüs kampanası yıkadım. Çok değişik bir tecrübeydi benim için. Ağabeyimin mesleği elektronik dalınçlaydı. Maçka Lisesinden kurs aldım. Hem motordan hem elektrikten anlıyorum, komedyenim de. Enteresan, yaptığım işle okuduğum bölüm uç noktalar. Evde elektrik işlerimi yapabiliyorum mesela, arabamda sorun olduğunda anlayabiliyorum ve bunlar benim çok işime yarıyor.

Lise döneminizde unutamadığınız bir anınız var mı?

Ben 2 gün görme yeteneğimi kaybettim. Kaynak atölyesinde kaynak yaparken koruyucu gözlük takmadığımdan görmemde sorun oluştu ve 2 gün göremedim. Bu durumu da aileme anlattığımda annem gözüme patates koymuştu. Bu anımı hiç unutmuyorum.

Okulumuzdaki öğrencilere iletmek istediğiniz mesaj var mı?

Meslek lisesindeki öğrenciler normal liselere göre daha çok çalışmalıdır; çünkü üniversitede biraz daha zor oluyor. Mutlaka bir dersane desteği alınması lazım. Önce eğitimi dört dörtlük alıp sonra üzerine katlayacaksınız. Ondan sonra istediğiniz yere geçmek daha kolay olur. Mesleğinde iyi olmak için öğrenciler kendilerini çok iyi yetiştirmeliler. Hepsine sevgilerimi ve selamlarımı yolluyorum. Size de başarılar diliyorum, derginiz çok güzel. Teşekkür ederim.

 

Biz ve Söz adına başarılarınızın devamını diliyoruz. Çok teşekkür ederiz; zaman ayırıp ilgi gösterdiğiniz için.

Dergi Tam İsim: Biz ve Söz
Sayı: 5

Kategoriler
Amo-Seo-PR Günlük hayat Günün Tarihi İnternet Dünyası Webmaster yardım

Pagerank – Yeni Pagerank Güncelleştirmeleri

Yeni Pagerank Güncelleştirmeleri

4.Ayın sonunda herkesin merakla beklediği, hatta çoğu kişinin rüyasına bile giren Pagerank güncelleştirmeleri oldu.. Herkes bu güncelleştirmeden nasibini aldı.. Fakat iyi mi kötü mü bunu tam olarak anlayamadık.. Çünkü bazı kişilerin yüzleri gülüyor bazıları ise kastığı sitenin düşmesinden yakınıyor..

Pagerank Backlinklere göre verilmedi mi?

Evet arkadaşlar herkesin kafasında bu konu hakkında bir soru işareti var.. Çünkü çoğu kişinin backlink kastığı siteler düşüşte,aksine hiç kasmadığı sade konu açtığı,düzgün yüzüne bile bakmadığı siteler ise çıkışta.. Benim düşüncem ise google, Pagerankları sade backlink e bakarak vermedi..Tabiki backlink inde etkisi var ama buna güncellik,özgünlük,ziyaretçinin sitede geçirdiği süre ve hit de etki ediyor..Biz yinede google a versede vermesede teşekkür ediyoruz, çünkü google sayesinde kaç kişi ekmek yiyor biliyoruz..

Pagerank ın önemi varmı?

WebMaster lığa adım attığım ilk zamanlarda bu konu gerçekten kafamı çok kurcalıyordu fakat gün geçtikce anladım ki gerçekten pagerank ın önemi var..Çünkü Pagerank bildiğimiz üzere Google ın gözünde sitemizin değeri.. Hem PR nin bu kadar önemli olmasa niye bu kadar kişi sürekli pagerank için link değişimi , link alımı – satımı yapıyor ki? . yani burdan bi sonuç çıkarıyoruz ki Pagerank ın önemi var.. ve bi arada şöyle bir şeyde duymuştum – Google index atarken azda olsa pagerank ada önem veriyormuş.. Katılıyorum.. deneyimlerim ve gözlerimlerim bu yönde..

Pageranklı Sitelerimizi Nasıl Kullanmalıyız?

Şimdi herkesin aklında arka planda kalan sitelerinden Link satmak veya sitelerini link değişime sokmak geçiyordur.. Bence bu yanlış.. Çünkü daha yeni güncelleştirme oldu ve Google tamamen güncelleştirmeyi bitirmedi.. Her an sitenizi aşağıya atabilir bu yüzden bu konuya dikkat etmemiz gerekiyor.. Pagerank güncelleştirmelerinin tamamen bitmesini bekleyip, linklerimizide belirli zamanda eklemeliyiz diye düşünüyorum..

Kategoriler
Deneme Yazıları Eğitim - öğretim Günlük hayat Günün Tarihi iletişim Öğrenci Konuları Öğretmenlik üzerine Toplumsal Konular Türk Sineması Türkiye üzerine

2009 yapımı olan İki Dil Bir Bavul

2009 yapımı olan İki Dil Bir Bavul ;

Filmin konusunda üniversiteyi yeni bitiren bir öğretmen Kürt Köyüne tayin olmuştur. Bu farklı coğrafyada, öğretmen anlatımda çok zorlanmıştır. Çünkü bu yerinin bile bilinmediği köyde Türkçe bilen bir öğrencisi yoktur. Bir yılını bu öğrencilere Türkçe öğretmekle geçen öğretmen sonunda bunun üstesinden gelir. Eğitim Türkçe öğrendikden sonra, yeniden başlamaya hazırdır. Bu farklı kültürde çok zorluklarla karşılaşan öğretmenin başından geçen bir solukta izleyip, tadı damağınızda kalacak süper bir film.

 
2009 yılının sonuna doğru yine Türk Sinemalarında bir hareketlilik oluşmuş durumda. İki Dil Bir Bavul ise tüm filmlerden ayrı Türkiye gerçeklerine değinen, yönetmenliğini Orhan Eskiköy ve Özgür Doğan’ın gerçekleştirdiği drama bir film. Yaklaşık bir buçuk saat süren İki Dil Bir Bavul filmi izleyenleri büyüleyecek durumda.
 
Herkesin tuhaf gözlerle baktığı Doğu Bölgesinde böyle bir drama film şuana kadar çok nadir yapıldı. Filmin konusu ve akışı çok iyi bağlandığı için izleyiciler bir solukta bitirecek durumda. Oturduğunuz gibi kalkacağınız hissine kapılacağınızdan eminim. İki Dil Bir Davul’un genç yönetmenlerinden bu derece güzel bir film yapılması, bu yönetmenler hakkında ileriye dönük güzel fikirlerimizin doğmasına sebeb oluyor. Sinema severler tarafından yüksek puanlarla bahsedilen İki Dil Bir Davul ;
 
Türkiye’nin en büyük sinema sitesi : sinemalar.com da 7,1/10 puanlamasına sahip.
 
Dünyanın en büyük sinema sitesi ImdB de ise : 7,3/10 puan almış durumda.
 
Ünlü isimler tarafından önerilen film hakkında bir görüş şöyle ;
 
“Tam da şu sıralar seyretmemiz, seyrettirmemiz gereken bir film” Yıldırım Türker / Radikal.
 
İyi Seyirler.

Mustafa GÜLŞEN

Kategoriler
Deneme Yazıları Genel Konular Zayıflama Yöntemleri

Akdeniz Diyeti İle kolayca Zayıflayın

Bitkisel maddeleri içeren ürünler , çeşitli kronik türdeki hastaları , özellikle kroner hastalığını , kalp hastalıklarını ve bazı kanser türlerini engellemektedir.

Akdeniz bölgesine özgü yemeklerinn çoğu sebzelerden yapılmaktadır.Tüm yıl boyunca her mevsim bol bol sebze tüketilmektedir.Yapılan yemeklerde mümkün olduğunca sebzelerin doğallıpı bozulmaz.Yemeklerde damak tadı önemli olduğu kadar görünüşe ve sağlığa da önem verilir.Yapılan yemeğin göze hitap etmesi için çeşitli garnitürler ile süslenir.

Günümüzde bitkisel kaynaklı yemeklerin daha çok tüketilmesinin sebepleri arasında bu tür besinleri tüketen yüksek popülasyon ,çeşitli kronik hastalıkların engellenmesi, kalp hastalıklarının ve bazı kanserlerin daha seyrek görülmesidir.

Akdeniz bölgelerinde sıcak iklime uygun ve sağlığa önem veren beslenme şekli için Akdeniz diyeti idealdir.Akdeniz sahillerinin simgesi damak tadıdır.Burdaki beslenme şekli içerisinde kırmızı ete çok az yer vermektedir.Balık , tahıl sebze/meyve ve lifli türdeki besin maddeleri çoğunlukla tüketilmektedir.Zeytinyağı bu bölgedeki en önemli besin kaynaklarındadır.Süt ve sü ürünleri ile balık önemli protein kaynakları arasında yer alır.Akdeniz diyetini özümseyen beslenme türü hem sağlık açısından hemde formda kalmak isteyenler açısından kullanımı oldukça basit ve kesin sonuç veren bir diyet programıdır.

Akdeniz Diyeti

Sabah
1 dilim tam çavdar ekmeği (erkekler için iki dilim)
50 gram lor peyniri
1 tatlı kaşığı zeytinyağı, kekik, pul biber, taze fesleğen
Domates, yeşilbiber, maydanoz
Şekersiz açık çay

Ara öğün
1 dilim karpuz

Öğle
1 kâse mercimek salatası
1 dilim az yağlı beyaz peynir
1 dilim tam çavdar ekmeği

Ara öğün
1 dilim peynir (erkekler için iki dilim peynir)
2 kepekli grisini (4 kepekli grisini)
5 yeşil zeytin

Akşam
6 çorba kaşığı kıymalı bezelye
3 çorba kaşığı bulgur pilavı (erkekler için 4 çorba kaşığı bulgur pilavı)
Cacık veya ayran

Ara öğün
1 şeftali
10 fındık