Kategoriler
Genel Konular Güncel Haberler Günlük hayat

Sizce Sıra kimde?

Bende olmadığı kesin ama genede korkuyorum.Olsa olsa Genelkurmay Başkanının amiri olan , Cumhurbaşkanında olmalıdır.

Nerede ise TSK’ yı bitirdik, halkın gözünde sıfır oldu.Eskiden asker deyince şeref duyardık hep korku ile gurur arasında yaşardık. Bunu yapanlar bilinçli yaparak halka çok sevdiğimiz ordumuzu kötü gösterdiler.

Aslında hukuk açısından güzel bir olay kişilerin makamı ne olursa olsun yargılanması bu sosyalist bir devlet olmaya başladığımızın kanıtıdır.Bir çoban yargılanıyorsa , devletin en tepesindeki cumhurbaşkanı da yargılansın demi.

Birde eski bir Genelkurmay Başkanına terörist yaftası yapılıyor. Harbiden gönlümüz el veriyor mu  benimki elvermiyor arkadaşlar.  Yıllarca terörle mücadele eden birine bu laf çok ağır bir ithamdır.Bu o kişi için idamdır. Bu adamın idamını verin daha iyidir.Biz ki dağdaki çapulcuyu alkışlarla karşıladık  ve onlara af yolunu açtık. Terör lafını bile kullanmamaya özen gösterdik.

Şimdi Başbuğ mu daha terörist yoksa Karayılan mı onu tartışalım. Bazılarınızdan Başbuğ der gibi, duyuyorum ama olsun kim olursa olsun fakat çizgilerimiz kesin olmasın tam eğri ile yarı eğriyi ayırt edelim.  Zaten yapmak istese o darbe denilen  olayı , yapardı. Adam koskoca Genelkurmay Başkanı idi.Askerlik yapanlar bilir komutanın ağzından çıkan her söz emir telakki edilir , sorgulanmaz. Öl dese öleceksin başka çıkarı yoktur.

Dikkatinizi bir şey çekti mi bilmem  ama bir sindirme, geriye adım attırma politikası var.Bizden olmayanları ötekileştiriyoruz ,damgalıyoruz.Ah bu ön yargılar.Keşke Evren Paşa şu lanet olası darbeyi yapmasaydı.Şimdi internet sitesi kursalar, darbe teşebbüsü;Günlük yazsalar , darbe teşebbüsü.Benim de aklımda değişik fikirler var. Aman! Dikkat edeyim yazmayım yoksa çok sevdiğim vatanımda hain olur sonunda intihar etmek zorunda kalırım. Çünkü ben PKK militanlarıyla aynı suçu kabullenemem , kabul etmem.

Kategoriler
Güncel Haberler Günlük hayat Kişisel makaleler Milli Görüş Toplumsal Konular Türkiye üzerine

Şehitler ölmez vatan bölünmez!..

Yuregim yaniyor, yuregimiz yaniyor. Aslinda bir yandan da seviniyor insan, cunku sehidlik mertebesi her kul’a nail olmuyor malesef. Aslanlarimiz, çocuklarimiz, canlarimiz suanda Cennetin en guzel yerinde, cennetin butun imkanlarindan sonsuza kadar layik’i ile yararlanacak.

Bu dunyada Halkimizi, halkimizin diger insanlarla olan kardeslik bagini korumak icin verdikleri can’i, canlari sonsuza kadar hic kimse unutmayacaktir.

Vatani bolmeye calisan, Türk-Kürt kavgasi ile dogu anadolunun geri kalmasini saglayarak Türkiyenin ilerlemesini engelleyen, bu konuda devamli kanayan bir yara kaline getirdikleri bolgemiz ve burada yasayan Serefli Kürt kardeslerimizi ne olursa olsun birakmayacagiz, sonsuza kadar ulke sinirlarimizda bizimle yasamayi tercih eden hangi irktan oldugu onemli degil butun insanlarimizi korumak icin her sekile savunmamizi yapacagiz. BundanSanli Türkiye halklari kesinlikle emin olmalilar.

Dogu aladolumun guzel yerleri, guzel dogasi ve güzel insani, Kürt kardeslerimiz. Kültürunüzü, ozgurluklerinizi bizden baska yani Türk kardeslerinizden baska hic kimse dusunmemekte, bunu bahane ederek propagandalar ile aramiza fitne sokmaktadirlar. Amaclari ne olursa olsun, uzun vadede kesinlikle etkili olmayacak, yaptiklari planlar birgun gercek kardeslik duygumuzu percinledigimizde hepsinin basina yikilacaktir.

Yillarca Türk insaninin Dogu anadoluyu gelistirme cabalarinda, ilerletme ve guzel bir bolge haline getirme cabalarinda herzaman ayak bagi olan ve kan akitarak bir yerlere gelmeye calisan, dis guclerin taseronlugunu yapan sozde kürt halki savunuculari asil dusmanimizdir. Bu dusman Türk’unde ve Kürd’unde kan davasi haline gelmistir.

Sonu gelecek olan bir pkaka’nin yaratacagi etki: Dogu anadolumuzun gelismesi, ilerlemesi, yillar sonra en guzel yerlerimizin kesfedilmesi anlamina gelir. Bunun devaminda Halkimizin, Türkiye halklarinin ekonomik ve kulturel haklarini, kardesligimizi ilerletecek, dunyada en saygin ulke haline getirecektir bizleri..

Atatürk’ün ve aziz, hakki odenmez sehitlerimiz, gazilerimiz, askerlerimiz’in, sirt sirta kurtulus savasi verdigimiz Türk, kürt ve diger kardeslerimizin, yillar once kurdugu ulkemizde, Kardes olarak gordugumuz, bu yolda uzun yillar sirt sirta verdigimiz, ve verecek oldugumuz kürtler ve diger halklar herzaman bizim dostumuzdur. Kesinlikle propagandalara kanip bu kardeslik bagini zedeleyecek hareketlere yer vermeyelim. Bu ulke birimizin degil, Bu ulke hepimizin, Bu ulke cocuklarimizin, kardeslerimizin, ilerde olacak torunlarimizin..

Bu fani dunyada artik bir seylerin degismesi, cocuklarimizi emanet edecegimiz guvenilir, gelismis bir ulke icin herkes elini tasin altina koymali, sabretmeli, dayanmali.

Serefsiz ve kahpe pkaka icin Butun Türk ve Kürt kardeslerimizi bir olmaya ve bu yolda sirt sirda mucadde etmeye cagiriyoruz..

Alinti / Kaynak

Kategoriler
Eğitim - öğretim Genel Konular Günlük hayat Kişisel makaleler Toplumsal Konular Türkiye üzerine

Vatanımı Düşünürüm Mutlu Olurum

“Ben ülkemin sevdalısıyım. Bir ölümsüz fedai yatar yüreğimde. Dostu öyle uzaklarda değil, en güzel günümde de değil; zor günümde ama bazen bir atın ayaklarında bazense bir gökkuşağının renklerinde ararım. Dedim ya ben ülkemin sevdalısıyım/ övünmek gibi olmasın ama Türküm! İnsanım! Kulum! Askerim!”

Bazen yaslanırım bir ağacın gövdesine, baharın gelişini beklediğimden falan değil hani ama beklerim bir şeyleri. Çoğu zaman bilmediğim, ihtimalini bile düşünmediğim olaylar uğrar kader çizgime… Bazen ağlarım, sonra gülerim ağladığım olaya ve gün bittiğinde hani o karıncalar kaybolduklarında, bende güneşle birlikte çekilirim yeryüzünden… Bazen yaslanırım vatan toprağındaki o yaşlı çınarın gövdesine. Bazen anarım dedemin çınar ağacının altında yaptıklarını, mutlu olurum!

Bugünlerde vatan aşkıyla doluyum. Kalemim hep ülkemin kapanmayan yaralarına uğruyor. Bir sızı ki hep yapılmaması gerekenlerle karşılaşıyor. Çözülemeyen sorunların giderek artması, binlerce gencin umutsuzlaşması ve ebeveynlerin tepkisizliğe giden ürkek bakışları giderek alışılmaya başlanıyor. Sorunda burada zaten, olunmaması gerekene doğru bir tepkisizlik var. Ve susuluyor! Neden böyle dağlaşan sorunlar çoğaldı anlamıyorum. Fırtına öncesi bir sessizlik var sokaklarda, artık limon satan pazarcılar bile bağırmıyorlar eskisi gibi… Kanayan bir sızı var bedenlerde ve susuluyor-nedense!

Dedemden kalma al-sancak bayrak bile, yıllar geçmesine rağmen daha bir kızıllığa bürünmüş vaziyette. Bu Anadolu toprağında yaşayan canlıların tepkisizliği belki de şehit atalarımızın kemiklerini sızlatıyor olmalı ki bu kadar canlı duruyor bu al-bayrağımız! Çoğu kez mucizelere şahit olduğumuz bu vatan topraklarında acaba diyorum gerçekten yaşamayı hak edebiliyor muyuz? Yoksa farkında değil miyiz, kapıdan içeri giren düşmanın ayak tıkırtılarının… Televizyonlarda hüküm süren anlamsız programların daha ne kadar kölesi olacağız! Daha ne kadar tarihimizden bihaber, geçmişimizi unutup-yarınlara yöneleceğiz. Ben şimdi genç bir Türk evladı olarak sormak istiyorum:” atalarımız yarınlarını düşünmemiş olsalardı! Bu Anadolu toprakları kimlerin vatanı olurdu, hangi ırkların, hangi dinlerin ayakları altında ezilirdi?

Lanet olsun şu paranın alım gücüne… Lanet olsun üç kuruş fakirin ekmeğine göz dikenlere… Lanet olsun zenginliği adamlık sananlara… Lanet olsun şerefi, hasiyeti maddiyatla ölçenlere… Lanet olsun geçmişini unutup, vatan hainliği yapanlara… Lanet olsun sevginin gücüne inanmayanlara… Lanet olsun bin yıllık kardeşliği bozmak isteyenlere… Lanet olsun analarını, babalarını tanımayanlara…

Bakmayın böyle yazdığıma, içim o kadar rahat ki-öyle bir huzur doluyum ki anlatamam. Gözlerimi uykuya bıraktığımda, bedenimi önce yaradanın kollarına sonra şehitlerimizin nöbet tutan imanlarına emanet ediyorum. İçimde zerre kin, nefret yok! Tam aksine sevgi, hoşgörü, aşk, merhamet ve sadakatle doluyum. Çünkü dolduruyorlar uyanıncaya kadar yaradanım, şehitlerim, peygamberim…

Boşuna sevinmeyin insan düşmanları, din acizleri, vatan hainleri; bizde ne yiğit tükenir, ne sevgi tükenir, ne de iman tükenir!

EMRE ONBEY

Kategoriler
Doğa ve Yaşam Güncel Haberler Günlük hayat Günün Tarihi iletişim Kişisel makaleler Milli Görüş Toplumsal Konular Türk Tarihi Türkiye üzerine

Ölümsüz Askerler Geliyor

“yarın sorarlar: Allah için ne yaptın? Vatan için, dinin için, insanlık için… Bunun cevabını verebilecek şehitlerimiz, güzel insanlarımız var bizim, ya sizin vatan hainleri, neyiniz var? Korkarak savaşarak, kurduğunuz hain pusular yarın size sonsuz ızdırap olacak; mutlu ölüp, mutlu dirilemeyeceksiniz!

Yazmayayım diyorum… Kolay değil, ağır bir yük omuzlarda, taşımak hiç kolay değil! Bir şehit ki, vatanın omuzlarında yüceliyor. Vatan güzelleşiyor, anlamlaşıyor. Bayrak alabildiğince kırmızı, her taraf “Allah Allah” nidalarıyla coşmakta, cennet şehidini kucaklamaya hazır ve analarda, babalarda şefaatliğin vereceği huzur…

Ey güzel ülkem! Şehitlerin ev-ev dolaşıyor; kapılarınızı açın, duvarlarınızı yıkın, al-bayraklı şehitlerin geliyor! En güzel elbiselerinizi giyinin, kokularınızı sürünün, dualarınızı okuyun, bugün evlerinize resulün ölümsüz askerleri geliyor. Şahadet şerbetini içmiş, yüreği vatan sevgisiyle taşmış, yiğitler geliyor bugün; öyle kolay değil onları ağırlamak, öyle kolay değil…

Ölümsüz Askerler Geliyor
Ölümsüz Askerler Geliyor

Kategoriler
Dünya ülkeleri Gazeteci Genel Konular Günlük hayat Günün Tarihi iletişim Kişisel makaleler Milli Görüş Toplumsal Konular Türkiye üzerine

TARAFA SESLENİŞ

TARAFA SESLENİŞ!

Ey Taraf yazarları;

Size öğütlemek, vasiyet etmek kimin haddine! Siz zaten öğütleri tutmuşsunuz; sizde vasiyet, bizde emir olanları yerine getiriyorsunuz!

İnsan olmak, hepimizin kaderidir. Lakin insan olduğunun ilk göstergesi, herhangi bir ırka mensup olmaktır. Biz, Türk Irkındanız; kendimizi biliyoruz ve insan olduğumuzdan şüphe de etmiyoruz.

Irksız olmanız, insan olmadığınızın göstergesidir!

Dışkısını hediye olarak karısının yüzüne fırlatmak, üzerinde tarih yazmayan belgeyi tarih vererek haber(!) yapmak, sabah geldiğinde masasının üzerine bırakılmış olan notları zihnine kazımak, pislik olmanızın gereğidir.

Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına ayrılan manşete takılıyorsunuz; diktatörlüktür diyorsunuz. Kutlamaya katılanlar içinde aynı şeyleri iddia ediyorsunuz.

Fakat ne gazeteler ne de kutlamalara katılanlar zor kullanılmaktadır. Bu, bir milletin iradesidir!

Fakat, bunları yazan kalemi ellerinde tutanlar, beyinleri mankurtlaştırıldığından, herkesi kendisi gibi " hortlak " zannetmektedir!

Tersanesine giren adama ortaklık teklif edenler, acaba karılarına saldıran adamlara da ortaklık teklif ediyor mu?

Ediyorlar ya da edecekler ki bu onların kafa yapısıdır. Malum, " Entel aydınlar "…

Peki, Sevan Nişanyan hayat arkadaşına saldıranlara ortaklık teklif edenlerde, yamyam, hindu olup olmadığına bakıyor mu?

Cevabı kendisi versin;

" -Bunu yaparken Türk mü, yoksa Hindu mu, Yamyam mı? diye sormayacaksın. "

Evet, 86 yıldır bu dil ile, kan-vatan dili ile kökünüzü kazıyoruz! Kazımaya da devam edeceğiz; hiç şüpheniz olmasın!

Orduya saldırmak, Başbuğ Mustafa Kemal ATATÜRK'ün kurduğu devlete saldırmak, Taraf gazetesinin birinci vazifesidir!

Taraf Gazetesinin muhtaç olduğu kudret, ağa babalarının asil ceplerinde mevcuttur!