Kategoriler
Aklımdan geçenler Doğa ve Yaşam Şuan Düşündüklerim

Umut

Umut , bir kimsenin hayatın gidişatı hakkında olumlu ve iyi ihtimalleri düşünmesidir. Peki sizlere bir soru ‘ umut ettiğiniz  kaç şey gerçekleşti ? ‘ Belki hepsi belki de hiç…

Ben kendi adıma konuşayım , fifti-fifti gerçekleşti diyebilirim. Özellikle şuan  bu yazıyı yazarken çok ama çok büyük beklentiler içerisindeyim.Hayatımın gidişatını değiştirecek olaylar gelişmekte ve benim pek bir etkim yok.İnsanlar çoğunlukla kontrol edemediği nesneleri , olayları , yada insanları pek fazla sevmez.Keza ben de herkes gibi pek hoşlanmam bunlardan. Ama bazı şeyler de bizim dışımızda gelişir ve bu onları özel kılar. Kimi zaman bizi korkutur belki biraz  da ağlatır fakat eğlenceli kılan da budur. Herkes için ‘Hakkımızda Hayırlısı ‘ diyorum.Umut etmeye devam …

Kategoriler
Deneme Yazıları

sadece tutarsızım

Sadece Tutarsızım

Size kabuğu soyulmamış fıkralar tadında bir hayat bırakıyorum. Geriye dönüp pişmanlıklarımı anlatmaya artık hiç lüzum yok! Hayallerimi sevmiştim sadece, belki bu yüzdendir ayak uyduramayışım hayata ve belki bu yüzden çok sevmedi uğruna sustuklarım, uğruna üzüldüklerim, uğruna habire gizlice ağladıklarım… inanmadılar hiç!

“ve bu sebepten inanmak sözcüğü artık lügatıma düşman…”

Sıkıldığımı çok söylemedim kimselere, en azından tanıdıklarıma ama yoldan geçen ve sadece gözüyle varlığımı hissedenlere binlerce kez haykırdım “sıkılıyorum yaşamaktan…” evet söyledim bunu ve beni nedense hep tanımadıklarım daha bi güzel anladı! Umutsuz değildim aslında, umutlarıma göre yaşattırmayanlar getirdi beni bu hale. Kuşlara bakıp kuş olmadım asla ve hiçbir kelebeğe neden kanatların böyle güzel deyipde üç günlük yaşamından etmedim. Tek suçum hayallerimle gerçeklerimi kavuşturacak yolu bulamayışımdı ve zaten bu yüzden umuda bırakmadım hiçbirşeyi… sadece tutarsızdım!

…kendiyle konuşan insanları görürdüm ve bazen delilik sınırlarının ne kadar imkansız olamayışının kanıtı gibi sokaklarda özgürce dolaşmalarına hayran olurdum. Sanki herkesten biraz daha zengindiler, içleri o kadar doluydu ki organları artık bu kadar sıkıntıya dayanamıyor gibiydi. Onlarınki istemsiz bir hayat mücadelesiydi, hepimize birer ayna, hepimize birer örnektiler… anlamadık onları hiç. Ki gün geldi kendine yazan biri olarak biraz aşındırdım kapılarını, açan olmadı belki ama tıkırtımı duyup korkmadıklarını da adım gibi iyi biliyorum!

“her insan gibi kendime büyüyordum ve biraz da deliriyordum…”

Ve ben gideceğim birgün adım sanım bir mezar taşına yazılacak çünkü kafa kağıdımı bile alacaklar, o bile kalmayacak geride… hiçbirşeyi olmayan biri gibi yaşayışlarım bundandır. Birşeylere daha az üzülmek için kazanmamak adına verdiğim mücadele bile hep bundandır. Çok ince düşünüp yaşamak değil ama biraz dalgalandı denizim ve biraz duruldu hayallerim. Martılara simit atmayı çocuklara öğretemediğim için biraz kızgınım kendime, birazda üzerimde emeği olan o iki ihtiyar adayının ellerinden daha fazla öpemediğim için…

“Gözyaşlarımızın tadı aynı olacak
Ben biraz daha az ağlayacağım
Bir fıkranın sonu gibi
Kahkahalar bırakarak
Sessizce gideceğim…”

Emre onbey (sizden biri/belki sen)

Kategoriler
Güncel Haberler Günlük hayat Günün Tarihi iletişim Kişisel makaleler Toplumsal Konular

Mutlu Ömürler (eskiyen dünyaya)

“yeni bir yıl daha geliyormuş, her şey çok güzel olacakmış… Ne kadar ikiyüzlüyüz, vefasızız! Daha geçen yıl için de ne güzel diyorduk, şimdiyse nefret ediyoruz. Bu gireceğimiz yıl çok mu farklı olacak sanki! Değişen bir rakam sadece, boşa harcadığımız bir zaman… Hadi kutlayın yine; bağırın, sokakları inletin! Ama geçen yılı sakın ha unutmayın, çünkü gelecek yılda bir gün geçmişte kalacak…”

Çok olumsuz bakmıyorum hayata, böyle düşünmenizi istemem. Ben hayatı sorgulamayı seviyorum ve değerini bilmeyi, bazen en basit bir şeyin bile, günün birinde benim için çok anlam taşıdığını… Bu yılda kaybettiğim birçok şeyin biri bana yen yılda kazanacağımın garantisini veriyor mu? Ya kalp kırıklarım ne olacak? Bu dünyayı terk eden sevdiklerim gelecek mi yeni yılda… Güldürmeyin beni, inanın bu umut denen küçük çukurlar bizi oyalamıyorsa, bu yazdıklarımı unutun gitsin!

Vefa bilirim ben, şimdilerde semt ismi diyorlar. Yakında o semtin ismini de değiştirirlerse hiç şaşırmam. Zaten neye şaşırsam hep gerçek oluyor. Dünya gerçekten de yuvarlak, yoksa dönüp-dolaşıp bizi bulmazdı bu yaptıklarımız. Dini kitaplar gönderilmeseydi bile, aptal olan biri dahi anlardı ilahi bir gücün adaletini. Hani bire on veren o sonsuz güce. Evet, aynen öyle! Bir sistemin içindeyiz. Dışından baksak, çok güleceğimiz kesin, en çokta kendi hallerimize. Halimize demiyorum, hallerimize… Bunu da unutun-gitsin!

Şimdi kimileri bana çağ dışı der, kimileri yobaz, kimileri çokbilmiş… Desinler, demedikleri zaman zaten yaşamıyorlardır bu dünyada. Sizler yaşayın dostlarım, ben sizlerle bu dünyayı paylaştığım için çok mutluyum! Yalnız bazen farklı düşünebilmek, insanın gerçeği görmesini sağlar. İlk doğduğunuz yılı hatırlamazsınız, ama sizin doğduğunuz yıl aileniz için ne kadar unutulmazdır. Ve siz geçmişte kaç tane yıl hatırlıyorsunuz ki sizin için çok anlamlı ve unutulmaz. Rakamlara aldanmayın, öyle küçük sevinçlerle ömrünüzü törpülemeyin!

İnsanoğlu farklı uğraşları kendine layık göremedikçe, isterse on yıl sonraki yıllar birden gelsin, değişen hiçbir şey olmaz. Artık yeni yıllara çok anlamlar yükleyip, onlarıda derdimize, kaderimize ortak etmenin bir anlamı yok! Kaybettiklerinden, hatalarından ders alan ve yapmamaya çaba gösteren her insan için yeni bir gün zaten yeni bir umut demek değil midir? Değişime, güzelliğe, insanı insan yapan duyguların samimiyetine inandığımız sürece zaten her şey daha güzel olacaktır.

Dünya, sandığımız kadar çok iyiye gitmiyor. Açlık, işsizlik, aklınıza gelebilecek her türlü kötü işler çoğalmakta. Sebepleri var bunların hepsinin. Kendimize aynadan bakamıyoruz hiç! Yüzleşemiyoruz, yarın bizim de kötü durumda olabileceğimizi aklımıza getiremiyoruz! İnanın insanın cebimdekilerin değeri azaldıkça, etrafı çok değişiyor. Bir tek ilahi güce eskisinden daha da çok bağlanıyor. Bu senede bir seferlik farklı düşünün, bildiğiniz-tanıdığınız bir aileye yardım yapın. Boş-verin gereksiz eğlenmeyi; ailenizle tombala oynayın. Annenizin kucağına yatıp, çocukluğunuzu anlattırın! Belki gelecek yılda en sevdikleriniz olmayacak yanınızda. Tabi çok olumsuzda düşünmemek gerekir. Gelecek zamanda güzel bir iş sahibi olursunuz, belki evlenirsiniz. Bunları da düşünmek lazım ama önce biraz vicdan…

Bizim dünya canlıları olarak eğlenmeye lüksümüz yok artık! Biz yeterince eğlendik, eğlendikçe de tükettik her şeyimizi. Farkında değiliz neleri kaybettiğimizi. Duyarsızlığımızdan, tepkisizliğimizden, korkaklığımızdan neden bu halde olduğumuzu görebilsek! Ve önce değişime kendi ailemizden, çevremizden, semtimizden, ülkemizden başlasak çok mu komik olur acaba? Olsun gülünç olsun, inandırıcı olmasın ama o yolda yürümek başkadır yine de. Sanki saçma umutlarla girilen yeni yıllarda her şey çok mu güzel oldu! Boş verin, yine bildiğiniz gibi yaşayın, zaten ne söylenilse önemsenmez ki hiç. Ne aydınlar, ne peygamberler, ne liderler söylemiş, altı üstü emre onbey söylemiş ne olacak ki…

Siz en iyisi bu yazdıklarımı hiç hatırlamayın… Ama yine de mutlu yıllar be!

Emre onbey

Kategoriler
Kişisel makaleler Şiirler

Çöpe Atılmış Duygu ve Düsünceler(2)

Çöpe Atılmış Duygu ve Düsünceler(2)

Türk Edebiyatinin koynunda güzellikler yatar…

” Arkadaslarim gerek dostlarim, bana bunca yil hep sinir verdiler ama, ben onlara icimden kosarak gelen neseyi verebildim. ”

Hic kuskusuz Turk Edebiyati vürtüel alemin getirdigi polifonik ironi ile guzelliginden hic bir sey kaybetmedi. Lakin; bati kültürlerinde bunu söylemek zor.
Bizim, kültür farkliligimiz sosyal-kültürel acidan düsünülürse batidan daima bir adim önde olmustur.
Kültürümüzü bir sekilde yasatmayi, icinde bulundugumuz olumlu veya olumsuz her ortamda  ele almisiz. Bunu edebi alana yansitarak siir yazmaya meyilli amator sairler dile getirmislerdir ya da gercek sairler.
Bir cogumuzun ” siirler okunmuyor ” figani aci aksetse de bir sekilde Türk Edebiyatina önem veren okurlar ” ipin inceldigi yerde ” siir yazmaya ilk adimlarini atarak Türk Edebiyatina katkilari ile zenginligi asilamislardir.

Sair, ruhen icinde bulundugu pozitif-negatif her atmosferden en iyi sekilde duygu ve düsünceleri ile siiri ileriye götürmeyi basarmis olup, bu basarilarindan okunmadigini bilse de büyük hazlar almistir.
Dünya Edebiyatinin büyük sairlerinden olan üstad Fransiz ozani SARL BODLER der ki; ” Bu fani dünyaya sürgün edilmis olup özlemini cektigi yüce alemlere ucmak icin durmaksizin cirpinan, fakat ucmasina kanatlarinin büyüklügü engel olan bir yaratiktir! “

Öyle ya..yüzyillardir siirler yazildi, kalemlerin ucu bitmedi. Duygular sayfalardan tasti, gözler irmak oldu akti, satir satir gam, keder, elem demlendi misralarda. Sonra dizildi bir bir ask, sevgi ve mutluluk ve de sefa ama, yine de dolduramadik gönlümüzdeki boslugu…

Kimi zaman bir arkadas icin yazdik, kimi zaman bir güzel kiz icin ama, sevgidir dedik yazilanlar. Biz gözüyasli yasadik sevgileri. Mutluluklari cefaya gömüp, yalandan yasadik sefalari. Kimseler mutlu oldugumuzu bilmedi. Mutlsuzlugumuzu umursamadi. Bizde kiyidan köseden acisiyla karisik yasamin ucundan tutup yasiyor gibi yapip. sevmeyenleri sevip sevilenlerle sevgileri yasadik.

Biz insanoglu(Sairler), acisiyla, tatlisiyla sinir dolu onca günleri sirf arkadas ve dostlarimiz icin sirtimizda tasiyoruz. Cünkü; bizlerin bir anlik mutlulugu ve nesesi, bizim icin aci günlerimizde bile en neseli, tatli günlerimiz oldugunu bilmesek bile mutlulugu ve neseyi birbirimize borcluyuz. Hic bir zaman diyemeyiz ki; ” hic sevmedim, mutlulugu ve neseyi bulmadim. “

17.05.2009

Yakup ICIK

Kategoriler
Şiirler

Sen Gelmedin(siir)

Sen Gelmedin

Seni düsündüm yine
Bilmem kac defadir hayal ettim
Ceylan gibi bakislarini
Kizinca kas catisini
Elimden simsiki tutusunu
Simsicak duygularini düsündüm.

Seni düsündüm yine
Sanki ekmegim suyumdun
Sanki bombosdu dünyam
Sensiz senden uzakken.

Seni düsündüm yine
Ellerin ellerimde
Yüregin avuclarimda cirpiniyordu
Birakmak istemiyordun ellerimi
Kollarima saklaniyordun sanki
Görmesinler duymasinlar diyordun
Dudaklarin kupkuru
Sesin titriyordu hep
Bak ellerin de titriyor
Gözlerin nemli nemli
Tanri ya yalvariyordun durmadan
Yemin ediyordun bitmeyecek diyordun
Simsiki sarilip

Sensiz olmakdansa

Topraga giderim diyordun
kelimeler yarim cikmaya basladi dudagindan
Tüm bedenin titriyordu.

Seni düsündüm yine
Yalniz odamda evimdeyken
Sanki anlam kazandi duygularim
Sanki hayata baglandim yeniden
Yemeden icmeden
Seni seyrettim hep
Sanki yeniden dogmusdum
Sanki mutlulugu ilk kez tatmisdim.

Seni düsündüm yine
Bekledim günlerce seni gelmedin…1986

Yakup Icik

Kaynak: www.1siir.de.tl