Kategoriler
Doğa ve Yaşam Güncel Haberler Günlük hayat Günün Tarihi iletişim Kişisel makaleler Milli Görüş Toplumsal Konular Türk Tarihi Türkiye üzerine

Ölümsüz Askerler Geliyor

“yarın sorarlar: Allah için ne yaptın? Vatan için, dinin için, insanlık için… Bunun cevabını verebilecek şehitlerimiz, güzel insanlarımız var bizim, ya sizin vatan hainleri, neyiniz var? Korkarak savaşarak, kurduğunuz hain pusular yarın size sonsuz ızdırap olacak; mutlu ölüp, mutlu dirilemeyeceksiniz!

Yazmayayım diyorum… Kolay değil, ağır bir yük omuzlarda, taşımak hiç kolay değil! Bir şehit ki, vatanın omuzlarında yüceliyor. Vatan güzelleşiyor, anlamlaşıyor. Bayrak alabildiğince kırmızı, her taraf “Allah Allah” nidalarıyla coşmakta, cennet şehidini kucaklamaya hazır ve analarda, babalarda şefaatliğin vereceği huzur…

Ey güzel ülkem! Şehitlerin ev-ev dolaşıyor; kapılarınızı açın, duvarlarınızı yıkın, al-bayraklı şehitlerin geliyor! En güzel elbiselerinizi giyinin, kokularınızı sürünün, dualarınızı okuyun, bugün evlerinize resulün ölümsüz askerleri geliyor. Şahadet şerbetini içmiş, yüreği vatan sevgisiyle taşmış, yiğitler geliyor bugün; öyle kolay değil onları ağırlamak, öyle kolay değil…

Ölümsüz Askerler Geliyor
Ölümsüz Askerler Geliyor

Kategoriler
Anma Yazıları Genel Konular Günlük hayat iletişim Sevgi ve Ask Dünyası Toplumsal Konular

Fedakâr Bir Baba İçin

“Seninle konuşurduk baba, bazen lambanın etrafında dolanan bir kelebek için, yeni bir hayat kurardık, yemyeşil bir kırda… Güneş parmaklarıma dokunduğunda, öperdin yanaklarımdan, bıyıklarından anlardım senin olduğunu; seninle, tekrar çocukluğumu yaşamayı çok özledim baba! Adam olmayı sen öğretmiştin bana, senin tarafından takdir edilmek, inan hiçbir şeye benzemiyor.”

Ruhundan haber bekliyorum, yokluğuna olan inancım günbegün artıyor. Yoksun baba, neden gelmiyorsun, neden susuyorsun, her ağladığımda… Ağır aksak adımlarla karşılıyorum, sensiz geçen her günü, çok umursanmadığımı iyi biliyorum. Yabancı bakışlar dolaşıyor bedenimde, çoğu menfaat uğruna hırpalıyorlar oğlunu! Uykudan uyandığımda boynum bükük oluyor her defasında, kaldıramadım daha hiç başımı, dimdik duramıyorum bu hayatta. Ne yapsam, hep eksik kalıyor bir taraf… Ama baba, ben, işte o tarafla hayata tutunuyorum. Ruhundan haber bekliyorum, yoksa yanına geliyorum baba!

Kaderin çoğu oyununa hiç aldırmadım. Doğum günümde almış olduğun saate bakıp, geceyi batırıyorum, ömrüme. Dinliyorum gündüzün sesini, bir hayallerde çoğaltabiliyorum seni, birde o gün işte! Eve geldiğindeki ayak seslerini, bir görsen nasıl arıyorum. O yaramaz küçük kedinin tıkırtıları yokmu, her defasında geldiğini sanıp, uyumuş numarası yapıyorum. Ama ne yanağımdan öpen biri oluyor, ne de bıyıkların batıyor! O yokluğun varya, alay ediyor baba, inan o yokluğunun acısı fena batıyor kalbime. Ben gülemiyorum artık, o eskisi gibi, kahkahalar atıp-çatlatamıyorum bedenimi. Küçük kuzenleri eğlendirmek için yalancı gülümsemelerimi saymazsak, sensiz hiç gülemedim bu hayatta!

Fedakâr Bir Baba İçin
Fedakâr Bir Baba İçin