Kategoriler
Doğa ve Yaşam Eğitim - öğretim Günlük hayat iletişim Sevgi ve Ask Dünyası

Kararsız Gün Batımı (isimsizler parkından)

“yaşadığım yerlerin hiçbiri, onun yanında olduğum kadarıyla mutlu etmedi beni. Böylesine rahat olduğum, huzura sarıldığım başka bir yer hatırlamıyorum. O benim ruhum, sırdaşım; o benim kararsız gün batım!”

Bir gün daha bitti; çaresizliğimde, yorganımla örtülmüş bir haldeyim. Kadınsal içgüdülerin hesabını soruyorum bedenime ve cezamı gözyaşlarımla yıkayıp, bırakıyorum zamana… Öyle kolay değil yaşanmışlıklarla yaşlanmak, inan ölüm, her anı başka bir kefen anı; günlerdir, susmayan bir haykırış içimde, sussam-daha da bağırıyor “sen” yanlarım.

Kararsız Gün Batımı
Kararsız Gün Batımı

Kategoriler
Eğitim - öğretim Güncel Haberler Günlük hayat iletişim Şair Söyleşiler - Röportajlar Toplumsal Konular Türkiye üzerine Yazar

Mahmut Kuru ile Selçuk Erat Söyleşisi

Sayın Mahmut Kuru’nun Selçuk Erat ile Yaptığı

26 Kasım 2009 Tarihli Kocaeli Öncü Gazetesi’nde Yayımlanan

Söyleşi Metni

***

Selçuk Erat kimdir? Kendinizi nasıl tanımlarsınız okurlarımız için?

Selçuk Erat, 1982 Şişli doğumlu. Kova burcu. Bekâr. Para kazandığı bir işi var. Bu arada burcunun bütün özelliklerini istisnasız taşır. Herkes gibidir. Sabah kalkar, alelacele hazırlanır, işe gider, akşam eve döndüğünde alelacele bir şeyler yer, bilgisayarının başına oturur, gecenin rüzgârı O’nu taşımaktan yorulduğu an, yatağına girer ve uyur. Zaman zaman dışarı çıkar, gezer, seyahat eder… Uzun yıllardır bu hep böyledir… Ben, kendime baktığımda başka bir şey göremiyorum, ya siz?

Selçuk ERAT
Selçuk ERAT

Şiir kitaplarınızdan söz edebilir miyiz? Yeni çalışmalarınız var mı?

Evet, yeni bir kitap hazırlığım var, ama bu kez şiir olmayacak. Roman mı, deneme mi, öykü mü yoksa çok farklı değişik bir tür mü olacak, bu bilgiyi henüz vermek istemiyorum.

Sizin de bildiğiniz gibi Sevgili Kuru, 2003’te kendi imkânlarımla bastırdığım “Yaş” adında bir kitabım var; ilk şiir kitabım. Bu kitap hakkında hiç konuşmak istemiyorum, çünkü tam bir facia idi! Sevgili Ata Türker’in ısrarı ve teşviki ile bastırmıştım. Bana çok güveniyordu Türker, o zamanki çaylaklığımla elbette ben de kendime güveniyordum. Fakat şimdi geriye baktığımda, zamansız ve gereksiz bir kitapmış diyebiliyorum sadece!

5 yıl aradan sonra, “Toz Yanığı” geldi, 2008’de. Ada Yayınları tarafından okura sunuldu. İçime sinen bir çalışma oldu. Keşke Toz Yanığı, resmi anlamda ilk kitabım olsaydı…

Şiirinizde İkinci Yeni şiirinin izleri yoğun olarak görülüyor, Toz Yanığı’ndaki şiirlerin çoğu bu tarza ait şiirler, kendinizi nereye ait görüyorsunuz?

Açıkçası ben bu konumlandırmadan pek hoşnut değilim. İkinci Yeni şiirlerini ve şairlerini, elbette yakından takip ediyorum ve bu alandaki ürünler, gerçekten başarılı. Fakat benim kendime has bir tarzım var, oturması için elimden gelen gayreti gösteriyorum. Kendi tarzımla anılmak isterim. Zira bu çok uzun zaman alacak ve emek harcanacak bir iş…

Ve Toz Yanığı’ndan sonra gördüğüm tepkiler hep bu yöndeydi, beni her zaman İkinci Yeni’ye yakın bir konuma oturttular veya öyle olmasını istediler (!). Eğer ölmeden evvel, geride bir Selçuk Erat tarzı, akımı, biçemi, ne derseniz deyin, bırakabilirsem mutlu ölmüş olacağım. Evet, kısacası hiçbir yere ait değilim, olmayı düşünmedim veya bir yere ait olmak adına edebi çalışmalarda bulunmadım.

Altay Öktem, sizin için “imgelerin peşine düşmüş bir şair” diyor? Sahi imgelerle aranız nasıl? Bu anlamda imgeleriniz genelde nelerin üzerinde yoğunlaşıyor?

Sevgili Altay Öktem üstadın bu takdiri, beni daima mutlu etti. İmgeyi seviyorum, doğru; ama hâlâ kendimi bu yönde yeterli bulmuyorum. İmge dediğimiz o okyanusa açılmak için iyi donanımlara sahip olmanız gerekli; küreğiniz, botunuz, geminiz, yelkeniniz, her neyse sağlam olmalı! Gelen tepkilerden ve eleştirilerden okyanusa açılmak üzere olduğumu görerek seviniyorum, ama henüz bunun zamanının gelmediğini belirtmem lâzım.

Ne üzerinde yoğunlaştığına gelince, burada sözü Sevgili İhsan Sönmez’e bırakmak istiyorum. Şöyle diyor kendisi:

Selçuk Erat; düşünsel, mitolojik, tarihsel, tanrısal ve toplumsal göstergelerle metinsel malzemeleri işleyerek yeniden güncel anlamlar veya öte anlamlandırmalar ürettirmeyi başarıyor. Bugünü değerlendirerek yarının düşünü kurma bilinci açıkken, aşk ve ölüm temaları, insana ve nesneye bakışta sık sık başvurulan öğeler olarak karşımıza çıkmaktadır. Selçuk Erat şiirleriyle tinsel algımıza yardımcı olurken, sık sık insan yaşamına ve güncel gerçeğimize parmak basmaktadır. Göstergebilimsel ve yan metinsellik açısından okunması, göndermelere dikkat edilmesi gereken şiirlere imza atıyor.

Şiirlerde kadını sorguluyorum uzun zamandır, kadın hayatın neresinde durmalı sence, ya da soruyu ters çevirmeliyim belki de, kadın hayatın neresinde ki şiirin neresine yerleşmeli, kadını ve şiirindeki yerinden de söz eder misin bu arada?

Güzel bir sorgulamada bulunuyorsunuz Sevgili Kuru, ancak “kadın” öğesi, benim edebi ürünlerimde çok fazla kullanmadığım, ele alıp işlemediğim veya üzerinde düşünmediğim bir husus. Ancak “Anne” öğesini sık sık ele alırım çalışmalarımda.

Bütün kadınlar, “anne”dir. Hz. Peygamber, “Cennet, anaların ayakları altındadır” derken, kadını ve kadının önemini bakınız nasıl yüceltiyor. Aynı şekilde Büyük Önder Atatürk’ün kadınlara bakışı ve Türk Kadını’na sunduğu ayrıcalıkları da unutamayız, unutmamalıyız. Kısacası, yaşadığımız şu dünya, hep annelerin, kadınların sayesinde dönüyor. Kadınların her işte parmağı var! Kadınlar bu kadar önemli ve yüce varlıklarsa, şiire yapacakları veya yaptıkları katkılar ve bu anlamda elde edecekleri konum, aynı şekilde yüksek olmalı. Sanırım buradan kadının yaşamdaki ve şiirdeki yeri hakkında bir fikir sahibi olabiliriz?

Şimdi, “kadın” dediğiniz için, Engin Turgut ve “Bahar Hanım” adlı şiiri gelip, oturdu usuma. Aslında sürekli aklımın en tenha ve en güzel yerlerinde gezinen bu şiiri, radyo programlarımda sık sık okuyorum dinleyenlerime ve nedense bence “kadın” üzerine yazılmış ender şiirlerden biridir bu şiir.

Gebzeli şair olarak tanıdım seni, şimdi de uluslararası bir sivil toplum kuruluşunda görevlisin, ayrıca radyo programlarının sürdüğünü de biliyorum. Selçuk Erat kaç karpuzu koltuğuna sığdırmaya çalışıyor? Ya da şairlerin makûs talihi mi bu her yere dokunabilmek arzusu, çok mu hırslıdır şairler sence?

Öncelikle, Gebzeli olmadığım gerçeğinin altını kalın ve çift çizgiyle çizelim. 8 yılımın Gebze’de geçmiş olmasından son derece üzgünüm, rahatsızım. Yanlış anlamayın lütfen, dikkat ediniz Gebze Şehri’nden söz ediyorum, Gebzelilerden değil. Ancak şu da bir gerçektir ki, edebi anlamda en faal olduğum dönemler Gebze’de geçmiştir, keza bu da büyük bir talihsizlik!

Şairler hırslıdır, katılıyorum. Çünkü şairler, yaratıcı ve üretken insanlardır. Onların bu yetisi, şüphesiz birçok alanda başarılı olmalarının da anahtarıdır bence. Şiir dediğimiz sanat; müzikten resme, plâstik sanatlardan heykele, doğadan teknolojiye, edebiyatın diğer türlerinden sanatın bütün dallarına tiyatroya, sinemaya, hatta bilime kadar, yaşamın bütün alanına bulaşabilen, yansıyan, yaşayabilen bir sanat. Bu anlamda şairlerin, şiir dışında birçok sanat veya meslekle uğraşması şaşırtıcı olmamalıdır.

Benim para kazandığım bir işim var! Bunu ayrı bir kefeye koyalım bence. O kefede sadece bu olsun. Diğer kefeye gelince, orada da; şiir, edebiyat, sanat, tasarım, yayıncılık gibi çalışmalarım var. Hatta bu kefeye bir dönem ilgilendiğim ve sonraları edebiyat ağır bastığı için terk ettiğim resim, müzik ve mimari çalışmalarımı da ekleyebiliriz.

Son olarak şunu söyleyebilirim size: Kaç koltuğum varsa, o kadar da karpuzum olmasını isterim, çünkü benim için yaşamın anlamı budur…

Sevgili Selçuk Erat, Gebze’de şiiri ya da geniş anlamda sanatı ve kültürü sorgulasak seninle? Ne olacak bu Gebze’nin hali diye sorsam?

Gebze’de yaşayan insanlar için üzülüyorum! Gebze’de yaşamış olduğum için kendime de üzülüyorum! Gebze’de sayısız kültür – sanat ve şiir etkinliği yapmış biri olarak ifade etmeliyim ki, Gebze; kültür – sanata değer veren, kültür – sanatın hem şehir hem de sakinleri için önemine vâkıf, ileri görüşlü, aydın bir yöneticiye kavuşamadığı sürece ve Gebze Halkı bu yönde bir belediye başkanını kendilerine lider olarak seçemedikleri (!) müddetçe, Gebze’den sadece koca bir beton yığını ve köy olur. Köy diyerek, köylerimizi ve köylülerimizi küçümseme, dışlama anlamında değil, şehircilik anlamında söylüyorum.

Bir şehrin kalkınmasında veya gelişmişlik düzeyinin ölçülmesinde önce kültür – sanat faaliyetlerine bakılır ve ona göre bir değerlendirmede bulunulur. Eğer günlük nüfusu bir milyonu bulan bir şehirde, hâlâ sinema yoksa ve insanlar kültür – sanat faaliyetlerine katılım göstermiyorsa, burada ciddi bir sorun vardır ve bu iyi analiz edilmelidir, diye düşünüyorum.

Selçuk Erat, son olarak size bıraksam sözü ne dersiniz okurlara?

Her zaman “kimlikli” bir okurum olsun isterdim; bilgili, araştıran, sorgulayan, hevesli, yapıcı, doğruların peşinde, aydın, kültürlü… Hem radyo programlarımda, hem de edebi çalışmalarımda aldığım mesajlar, gösterilen tepkiler, bu arzumun giderek gerçekleştiğini işaret ediyor. Edebiyatla uğraşan bir bireyin en büyük tatmini, paradan ve maddi değerlerden çok önce, okuru ve okurunun ilgisi, taltifi, takdiridir. Okur, yazarına destek verdikçe, yazar da daha engin deryalara açılmak için yeni moral kapıları keşfedecektir. O nedenle okura son mesajım, sevdiği ve takip ettiği şairleri, yazarları ve sanatçıları desteklemeleri ve bu eylemlerine devam etmeleridir.

Bu sayede yapılan her “doğru” ve “güzel” işte okurun da payı olmuş olur. Çünkü edebiyatta ve sanatta, istisnalar hariç, genelde hep güzel ve doğru ürünler ortaya konur, konmalıdır diye düşünüyorum ve şu anda bu söyleşimizi okuyan herkese bu vesileyle selâmlarımızı iletmiş olalım.

Sevgili Selçuk Erat, bize vakit ayırdığın için çok teşekkür ederim.

Sevgili Mahmut Kuru, ilginiz için ben teşekkür ederim. Keyif aldım. Başta Size olmak üzere, bütün Kocaeli Öncü Gazetesi çalışanlarına başarılar ve kolaylıklar diliyorum.

Selçuk Erat

21 Kasım 2009, İstanbul

Kategoriler
Günlük hayat internet hizmetleri Web Site Tanıtımları Webmaster yardım

GittiGidiyor’da İş Ortaklığı Programı

GittiGidiyor’da İş Ortaklığı Programı
Gittigidiyoru biliyorsunuz. Türkiye’nin en büyük 2.el satış sitesi. Burada sıfır veya 2.el ürünlerinizi satabilir veyahut hoşunuza giden ürünleri alabilirsiniz. Satış yaparak burada para kazananan ve ciddi gelir elde eden bir çok kişi mevcut. Fakat konumuz nasıl satış yaparızdan farklı olarak Gittigidiyor ile nasıl iş ortaklığı programına katılabiliriz. Sizin gittigidiyorda satabilecek sıfır veya 2.el ürününüz yok ama yine de gittigidiyor üzerinden para kazanmak istiyorsunuz. Bunun için yapmanız tek gereken bir web sitesine sahip olmak. Eğer websiteniz yüksek ziyaretçi çekiyor ise iş ortaklığı programı tam size göre.
gittigidiyor is ortakligi
gittigidiyor is ortakligi

Gittigidiyorun iş ortaklığı programı için yapmanız gereken TC kanunlarına uygun bir websitesi sahibi olmanız. Eğer böyle bir siteye sahipseniz https://aff.gittigidiyor.com/aff/index.jsf bu adrese tıklayarak gittigidiyorun iş ortaklığı programına dahil olabiliyorsunuz. Verdiğimiz sayfaya tıklayarak üye olduktan sonra yapmanız gereken tek şey üyeliğinizin onaylanması için beklemek. Üyeliğiniz onaylandıktan sonra size verilecek kodları sitenize güzel bir yerine yerleştirerek tıklama başına kazanç sağlayabileceksiniz. Bu sayede satabileceğiniz herhangi bir ürününüz olmasa bile gittigidiyor üzerinden para kazanabileceksiniz.

Kategoriler
İnternet Dünyası Php fonksiyonlari Webmaster yardım

PHP Sayfalama Kodu [Basit Düzey]

Makelemizin konusu PHP ile sayfalandırma. Sayfalandırma tam olarak 1 2 3 …. 5 6 7 …. 20 21 22 şeklinde sayfaların sıralanmasıdır. İlk olarak burda kullanacagımız degişkenleri tanımlayalım.

<?php
$sayfa_sayisi= 7; // Bu degisken toplam kac tane sayfamiz oldugunu gosteriyor
$sayfa=1; // Bu degisken ise simdi hangi sayfada oldugumuzu gosteriyor.
?>
 

Eger sayfa sayımız 10 dan kucuk olursa yukardaki gibi bir gosterime gerek duymadan. Direk sayfa numaralarını gosterelim. Arkadaşlar biz burda sayfalara link vermeden direk sayfanın numarasını gosteriyoruz siz tabiki de kullanırken bu sayfalara link vereceksiniz.

<?php
$sayfa_sayisi= 7; // Bu degişken toplam kac tane sayfamiz oldugunu gosteriyor
$sayfa=1; //d Bu degişken ise şimdi hangi sayfada oldugumuzu gosteriyor.
if ($sayfa_sayisi<=10) {
// eger sayfa sayimiz 10 dan kucuk olursa burasi işleyecek
for ($a=1; $a<=$sayfa_sayisi;$a++) {
// sayfa sayisi kadar donguyu dondurduk
echo "$a | "; // her dongude sayfa numarasini gosterdik
}
}
?>
 

Şimdi ise sayfa sayımız 10 dan buyuk oldugu durumlarda ne yapacagımıza bi bakalım. Neden 10 dan buyuklerde bu yontemi kullanmıyoruz ? cunku; 100 tane sayfamız oldugunu varsayalım o zaman 100 yane link gorunecek bu da hoş bir goruntu olmaz.

<?php
$sayfa_sayisi= 15; //10 dan buyuk olma durumunu inceleyecegimiz icin 15 yapiyorum.
$sayfa=7; // Bu degişken ise şimdi hangi sayfada oldugumuzu gosteriyor.
if ($sayfa_sayisi<=10) {
// eger sayfa sayimiz 10 dan kucuk olursa burasi işleyecek
for ($a=1; $a<=$sayfa_sayisi;$a++) {
// sayfa sayisi kadar donguyu dondurduk
echo "$a | "; // her dongude sayfa numarasini gosterdik
}
}
else{
// Sayfa sayisi 10 dan buyuk olursa
// ilk uc sayfa
for ($a=1; $a<=3; $a++) {
echo "$a | ";
}
// sonraki sayfalar
switch ($sayfa) {
case ($sayfa<=3):
// sayfa 3 ten kucukse
$sayfa_sayisi0=$sayfa_sayisi-1; // sayfa sayisindan onceki sayfa
echo "… $sayfa_sayisi0 | $sayfa_sayisi";
break;
case ($sayfa==4):
// sayfa 4 eşitse
$sayfa1=$sayfa+1; // secili sayfadan sonraki sayfa
$sayfa_sayisi0=$sayfa_sayisi-1; // sayfa sayisindan onceki sayfa
echo "$sayfa | $sayfa1 … $sayfa_sayisi0 | $sayfa_sayisi";
break;
case ($sayfa==5):
// sayfa 5 eşitse
$sayfa0=$sayfa-1; // secili sayfadan onceki sayfa
$sayfa1=$sayfa+1; // secili sayfadan sonraki sayfa
$sayfa_sayisi0=$sayfa_sayisi-1; // sayfa sayisindan onceki sayfa
echo "$sayfa0 | $sayfa | $sayfa1 … $sayfa_sayisi0 | $sayfa_sayisi";
break;
case ($sayfa==$sayfa_sayisi):
// sayfa sayfa sayisina eşitse
$sayfa0=$sayfa-1; // secili sayfadan onceki sayfa
echo "… $sayfa0 | $sayfa";
break;
case ($sayfa==($sayfa_sayisi-1)):
// sayfa sayfa sayisindan 1 eksikse
$sayfa0=$sayfa-1; // secili sayfadan onceki sayfa
$sayfa1=$sayfa+1; // secili sayfadan sonraki sayfa
echo "… $sayfa0 | $sayfa | $sayfa1";
break;
case ($sayfa==($sayfa_sayisi-2)):
// sayfa sayfa sayisindan 2 eksikse
$sayfa0=$sayfa-1; // secili sayfadan onceki sayfa
$sayfa1=$sayfa+1; // secili sayfadan sonraki sayfa
echo "… $sayfa0 | $sayfa | $sayfa1 | $sayfa_sayisi";
break;
case ($sayfa==($sayfa_sayisi-3)):
// sayfa sayfa sayisindan 3 eksikse
$sayfa0=$sayfa-1; // secili sayfadan onceki sayfa
$sayfa1=$sayfa+1; // secili sayfadan sonraki sayfa
$sayfa_sayisi0=$sayfa_sayisi-1; // sayfa sayisindan onceki sayfa
echo "… $sayfa0 | $sayfa | $sayfa1 | $sayfa_sayisi0 | $sayfa_sayisi";
break;

default:
$sayfa0=$sayfa-1; // secili sayfadan onceki sayfa
$sayfa1=$sayfa+1; // secili sayfadan sonraki sayfa
$sayfa_sayisi0=$sayfa_sayisi-1; // sayfa sayisindan onceki sayfa
echo "… $sayfa0 | $sayfa | $sayfa1 … $sayfa_sayisi0 | $sayfa_sayisi";
break;
}
}
?>
 

Sayfalama kodunu bitirdik. sayfa ve sayfa_sayisi degişkenlerini degiştirerek kodlarımızı deneyebilirsiniz. 

Ahmet EROL