Kategoriler
Deneme Yazıları Eğitim - öğretim Genel Konular Güncel Haberler Günlük hayat iletişim insan vücudu İnternet Dünyası Kişisel makaleler Sanat Tarihi Toplumsal Konular Türkiye üzerine

Sanatın Sanatçının Bilmecesi.

Sanatın Sanatçının Bilmecesi.

Sanat insanın bilinçaltına girer sessizce ve idealarını oluşturur orada. Kişiliğine yansır sonra ve en son davranışlarına. Sıçradıkça insanın her yerine, kendi benini bulur insan, belki diğer normal insanların dışında daha erken olgunlaşır, dışa göstermesi farklı olsa da. Farklı olmaya çalışıyor derler, sanatçıya göre farklı olan o insanlar. Sanatçı takmaz da haa. Neyse odur bir nevi.  Ezilir kimi zaman, dışlanır oradan buradan. Sanatçı dayanıklıdır da. Yaşar içinde en sorunlu duyguları, belki bir gün neden elimizde beş parmak varda altı parmak yok değip hüzünlenir, ama saçma değildir onun için. Çünkü hiçbir duygu, sınırlı değildir. Yapılan yanlış diye bir şey olmamalıdır onun için. Çünkü yapılan yanlış beklide doğrudur diye düşünür. saygılıdır da görüşlere, karşı çıkar elbet ama dinler önce bir. Sanatçı dediğin şey, belki hiçbir anlamı olmadığı kumaş parçalarını üstüne giyerek, ayıplarını kapatacağını veya cennetin kapısına girişin bir yolunun da bu olayın olduğunu düşünmeyendir. Ayıplar, insanın kendi içinde çözüp daha güzel bir dünya adına yapılmaması gereken ciddi şeylerdir. Bir kumaş parçasıyla kapatılamazdır yani.  Delidir de aslında biraz. Lise ve üniversitelerde öğretildiği gibi, yeteneği olan kişi değildir sanatçı. Sanatsal uyarıları beyninde hisseden, duygularınla saklambaç oynayandır. Yaşamının her gününü akıcı yaşayan, mavilikleri ilke edinen, ezilenlerin onurları olanlardır. Bir sanatçıyla yaşamakta, yeni gördüğün bir uzaylıyla konuşmak gibidir. Onu anlamanız imkansızdır. Yaşamın sıkıcılığında, dar imkânlarla güzellikleri yaşamak adına tutunur hayata. Bir yerine hamak kurup sallanırken, önüne sunulanları yerine getirme zorunluluğuyla öfkelenip sonucunda yapmak zorunda kalır, ruhunu dünyada tutabilmek için. Kendinden maddi durum açısından çok daha düşük olan insandan fazlasıyla daha acı çeker şüphesiz. Yaşama koşulları ne kadar daha da iyi olsa diğer insandan, sanatçının duygusal ikliminde çelişen olaylar onu yazın sıcağında üşüten bilmeceler bütünüdür.

Kategoriler
Genel Konular Günlük hayat Sanat Tarihi Toplumsal Konular

Günümüzün Sanatı – Sanatçısı

  Sanat, insanlık tarihinin her döneminde var olan bir olgudur. İnsanlığın geçirdiği evrimler yaşama biçimlerini, yaşama bakışlarını, sanat biçimlerini ve sanata bakışlarını değiştirmiş, her dönemde ve her toplumda, sanat farklı görünümlerde ortaya çıkmıştır.
  Fakat günümüzde tek bir amaç güdülmektedir . O da sanatı para için yapmak . Ülkemiz tarihine baktığımızda sanat anlayışımız pek çok kez ayrılıklara uğramıştır . Sanat sanat için yapılmalıdır , sanat toplum için yapılmalıdır , sanat sanatçıya özgü olmalıdır , bunlardan bazıları .. Ne yazık ki günümüzde bu ayrılıklara rastlamak pek mümkün değil . Çünkü yeni nesil sanatçılar ,sanat sadece para için yapılmalıdır anlayışı gütmektedir .

  Sanatın terim anlamı estetik barındıran insan duygularının dışavurumudur .Şimdi ki nesil sanatçılarından hangileri bu anlayışa uyarak sanat yapıyor ki ?
  Günümüzün gözde sanatı olan tiyatroyu ele alalım . Son dönemlerde tiyatro yapıyoruz diye toplanan bir grup sözde komedyen , gülmeye ihtiyacımız olan bu zor günlerde bizi esprilerden bir adım daha soğutmuyor mu ? Açıkçası sanatı kendi içinde boğup , para kazanma hırsına kapılmış bir çok genç , tiyatroyu bir gelir kapısı olarak görmekte .
  Müzik , evrensel açıdan her insanın duygularına indirgenebilen bir sanat dalıdır . Fakat günümüzde ya topçu olacaksın yada popçu anlayışı bu güzelliğe gölge düşürmektedir.
  Gençlerimize , sanatı bir gelir kaynağı olarak değil de , estetiğin ve güzelliğin ruha yansıması olarak göstermeye ve özendirmeye çalışırsak , gerçek sanatın ortaya çıkacağından eminim. Eski sanatçılardan , ismini günümüze kadar duyurabilen pek çok kişi mevcut . Fakat şimdiki sanatçıların ileriki dönemlerde isimlerini duyurması bir hayli güç olacak . Bunun nedeni ise sanatçıların , sanat için uğraşmayıp , geçim sıkıntısına düşmeleri ve sanatı bir çıkış kapısı olarak görmeleridir.Aslında belki de kendilerine göre haklı sebepleri var . Ekonominin bu denli kötü olduğu bir ülkede sanatı sanat için yapmak zor olabilir . Hatta imkansız da olabilir . Fakat bu şekilde yapılan sanatın daha çok verimli olacağına emin olabilirsiniz .
  Sanat anlayışını genç nesile aktaracak olan yine eski sanatçılarımızdır . Burada da en büyük görev onlara düşmektedir . Yeni neslin elinden tutulursa , sanat adına önemli işler başarılacağına inanıyorum.