Kategoriler
Genel Konular

PKK/PYD/YPG NASIL ETKİSİZ HALE GETİRİLİR

Makalenin adından da anlaşılacağı gibi bu isimlerin hepsi aynı amacı güden örgütlerdir. Yani hepsi de pkk dır. İsimlerinin farklı olması farklı örgütler oldukları ve farklı amaçları olduğu anlamında değildir. Hepsi de aynı idele yani Türkiye’nin Güney doğusunda sözde Bağımsız bir Kürdistan hedeflemektedirler. Ve Allah’ın izniyle Türk Milleti olarak asla buna müsaade etmeyeceğiz.
Peki bu nasıl olacak ?
Öncelikle karşımızda azılı Komünist, Leninist, Marksist bir örgüt olduğunu çok iyi bilmeliyiz. Bu ideolojiye sahip bir örgüt, amacına ulaşmak için şiddetten asla kaçınmaz. Leninizm toplumda kaos oluşturmayı, devletin kurumlarına saldırmayı, araçlarını yakmayı, polis asker şehit etmeyi, korkutmak ve yıldırmak amaçlı şiddete dayalı eylemler yapmayı, insanlar kaçırmayı öldürmeyi, halkta panik oluşturmayı hedefleyen bombalamalar yapmayı amaçlar. Yani bu düşünceye sahip bir insana “Silah Bırakın da hadi Barış oluşsun” gibi sözler tesir etmez,anlamsızdır da. Bilakis bu gibi sözler pkk’ da kızdırıcı etki oluşturmaktadır. Dolayısıyla Çözüm Sürecinin anlamsız ve boş bir bekleyiş olduğunu şu geçen 3 yıl içerisinde de görmüş olduk. Üstelik pkk, bu süre zarfında, Lenin’den öğrendiği stratejik planı yürürlüğe koymuş, çok fazla mühimmat biriktirmiş, halkı çok fazla korkutmuş, dağa insan kaçırmış ve bunları azılı birer terörist haline getirmiştir. Çözüm süreci şu anda herkesinde ortak vardığı kanıya göre bitmiştir. Devlet yeterince önlem almadığı ve müdahelelerde bulunmadığı için azılı katiller ordusu daha da büyümüştür.

30 yıldan fazla bir süredir bu örgüte karşı Devletimiz milyarlarca dolar para harcadı, onbinlerce şehitler verdik. Fakat, pkk ile mücadele yanlış olduğundan dolayı örgüt etkisiz hale getirilememiştir. Komünizme, Leninizme, Marksizme karşı silahın ve bombanın bir çözüme ulaştırmayacağı ortadadır.
Karşındaki insan hatalı da olsa bir fikre, bir ideale, bir amaca, bir ideolojiye sahip. Ve bu ideolojiye sahip bir insana, sen şiddetle yaklaştığında, kendi fikrinin düşüncesinin doğru olduğuna dair kanaati daha da artmakta. Çünkü ona şu söylenmiyor, anlatılmıyor ; Senin ideolojin düşüncen şundan şundan dolayı yanlıştır. Doğrusu da şudur denilmiyor. Bu hiçbir zaman da anlatılmadı. Devlet komünizme karşı anti komünist ilmi propaganda hiçbir zaman yapmadı. Leninist düşünceye sahip bir insana Leninizmin yanlışlıkları ilmi çalışmalarla ve medya yoluyla bir anti propaganda olarak anlatılmadı. Marksizmin neden yanlış bir fikir olduğu gösterilmedi. Bu hiç denenmedi anlatılmadı.
Bizler birer vatandaş olarak pkk/pyd/ypg ‘ ye ilmi propaganda ve çalışmaların başlatılmasını Devletimizden istirham ediyoruz. Kalıcı,etkin ve kesin çözümün, insanın beynindeki fikrin düzeltilerek kişinin ıslah edilmesi yoluyla olduğu nettir. Dünyadaki en büyük güç fikirdir. İlimle,bilimle,fikirle, sabırla, şefkatle,fikirle ve propaganda çalışmalarıyla, medya yoluyla Türkiye Cumhuriyeti bu fitneden kurtulacaktır inşaAllah. Allah, Milletimizi her türlü fitneden pisliklerden korusun,temizlesin.
Sevgilerimle
Hüseyin Uçkun

Kategoriler
Toplumsal Konular Türkiye üzerine

PKK ASLA SİLAH BIRAKMAZ

Ülkemizin doğusunda 30 yıldan fazla süredir kan akıtan eli kanlı bir terör örgütüdür pkk. Bu hepimizin bildiği bir gerçektir. Öncelikle bunu unutmayalım. On binlerce insanımızın şehit olmasından on binlerce kardeşimizinde sakat kalmasından sorumludur. Şimdi pkk’nın neden silah bırakmayacağına bakalım ;

 

Komünist ideolojiye sahip bir örgüt olan PKK’nın lideri Abdullah Öcalan, örgütün ayakta kalabilmesi için silahlı mücadelenin ve silahlı propagandanın şart olduğunu, komünizmin bir gereği olarak bunun mutlaka uygulanması gerektiğini kitaplarında ve örgüt içi konuşmalarında açıkça ifade etmiştir:

“…SİLAHLI MÜCADELE, HALK AYAKLANMASI VE ÖRGÜTLENME SON DERECE İÇ İÇE GELİŞEN, BİRBİRLERİNİ ZORUNLU KILAN ÖZELLİĞE SAHİPTİRLER…”

(Abdullah Öcalan, Seçme Yazılar, 1. cilt, s. 195)

“…Biz ulusal kurtuluş mücadelesini böyle gelişmiş savaş düzeyine ulaştırmak için ise SİLAHLI PROPAGANDA İLE BAŞLANMASI GEREKTİĞİNİ, ajitasyon, propaganda ve örgütlenme görevlerinin başarılmasının temel aracının SİLAHLI PROPAGANDA OLACAĞINI, devrimci yapının yaratılmasında TEMEL İSKELE GÖREVİNİ SİLAHLI PROPAGANDANIN GÖRECEĞİNİ BELİRTİYORUZ

(Abdullah Öcalan, Seçme Yazılar, 1. cilt, s. 213)

…Bu konuda Ho Shi Minh, l944’lerden önceki Vietnam koşullarında; ‘… Ne bir gerilla savaşını ve ne de bir halk ayaklanmasını başlatabiliriz. Ama bunları hazırlamak için SİLAHLI PROPAGANDA UYGULAMAYA İHTİYACIMIZ VARDIRder. (Sözde) Kürdistan koşullarında bu daha da açık ve dayatıcı bir gerçektir…”

(Abdullah Öcalan, Seçme Yazılar, 1. cilt, s. 213)

 

Daha bunun gibi bir çok konuşmasında Bebek Katili Öcalan, pkk’nın silahlı mücadele ile birlikte doğduğunu açıkça belirtmiştir. Korku ortamları oluşturmak, silahlı terör olayları gerçekleştirmek, suikastler ve bombalama eylemleri pkk’nın 30 yıldan fazla süredir ve günümüzde de devam ettirdiği ideolojisinin getirdikleridir. Halkı dinden uzaklaştırmak, kendi yandaşı olduğu siyasi oluşuma yöneltmek için baskı kurmak, kamu binalarını ateşe vermek, haraç kesmek,yol kesip kimlik sormak gibi daha bir çok eylemi milletimizin gözü önünde gerçekleştirmeye devam etmektedirler. Yurt dışında pyd yurt içinde de pkk örgütü olarak faaliyet gösteren bu Leninist ve komünist örgüt, tüm gücünü elindeki silahtan almaktadır. Silahı bırakması demek bu örgütün yok olması anlamına gelmektedir. Pkk’nın silah bırakacağını düşünmek saflık olur. KOMÜNİZM’DE SİLAH OLMAZSA OLMAZDIR !

Saygılarımla

Hüseyin Uçkun

Kategoriler
Genel Konular

PKK/PYD KOMÜNİST BİR ÖRGÜTTÜR ve FİKİRLE CEVAP VERİLMELİDİR

 Pkk/Pyd terör örgütü gerçekte komünist terörün ta kendisidir. Bölücü örgütün elebaşı sözlerinde bu durumu açıkça belirtir:

Örneğin, Bölücü örgütün elebaşı 13. kuruluş yıldönümü mesajında şunları söyler:
”Sosyalizm yıkıldı, komünizm yıkıldı” diyenlere en iyi cevap olarak, ‘tam tersine, KOMÜNİZMİN EN GÜÇLÜSÜ, EN DOĞRUSU, EN YÜCESİ PKK’DE GERÇEKLEŞMİŞTİR’ diyoruz.”

Bölücü örgütün elebaşının 1 Mayıs 1982 tarihli konuşması da PKK’nın Marksist ve Leninist bir örgüt olduğunu çok açık ifade ettiği çok sayıdaki konuşmasından biridir:

”Ne kadar elverişsiz koşulları yaşarsa yaşasın, işçi sınıfının objektif gücüne ve onun eylem kılavuzu olan bilimine, MARKSİZM-LENINİZM’E DAYANMAK ZORUNDADIR VE DİKKAT EDİLİRSE BİZİM VARLIK NEDENİMİZ TÜMÜYLE BU GERÇEK ETRAFINDA OLUŞMUŞTUR. …Eğer o aşiret duvarları, o feodal çitler aşılmasaydı, MODERN DÜŞÜNCE, EN DEVRİMCİ DÜŞÜNCE OLAN MARKSİZM-LENINİZM kafalarımıza oturmayacaktı.”

Örgütün Marksist Komünist yapıda olduğu, gerek savcılık iddianamelerinde, gerek MİT raporlarında gerekse mahkeme kararlarında sabittir. Hatta örgütün uzun yıllar kullandığı bayrağında komünizmin en bilinen simgesi olan orak-çekiç motifinin yer alması bile konunun ispatı için yeterlidir. Bu amblem daha sonra strateji ve taktik değişikliğine giden örgüt tarafından değiştirilmiştir.

O halde karşımızda komünist ideolojisi olan eli kanlı bir örgüt var. Bu ideolojinin yanlışlığı bilimsel olarak hiç anlatılmadı. Hatta bu konuya neredeyse hiç değinilmedi. Yıllarca dağlar bombalandı. Bombalandıkça pkk gelişti büyüdü. Çünkü adamlar şöyle diyorlar. Demek ki bize cevap veremiyorlar. Sadece bombalayarak bizi susturmak ideolojimizden çevirmek istiyorlar. O halde biz haklıyız davamızdan da vazgeçmeyiz kafasına giriyorlar. Daha da bileniyorlar. Bu konu çok önemlidir !

Devlet olarak medya olarak halk olarak komünist ideolojinin ne olduğunu öğrenmeliyiz. Komünizm neye dayanıyor nerelerden besleniyor karşı propaganda için çalışmalar neler olmalıdır diye çalışmalar yapılmalıdır. Kitaplar basılmalı konferanslar verilmeli televizyonlarda bu ideolojinin yanlış olduğu anlatılmalıdır. Güneydoğuda milyonlarca broşür basılıp gerek yerden gerek havadan dağıtılmalıdır. Elinde tüfek tutan birinin elinden tüfeği almak en kolay fikirledir. Artık tüfeği tutmasının bir anlamı kalmaz, inandığı ideolojinin yanlışlığı kendisine anlatılınca artık o tüfeği tutacak gücü bulamaz tutmaz da. Yanlış olan amacından çevrilmelidir pkklılar. Şu an Türkiye’nin en önemli konusu pkk/pyd ile mücadeledir. Bizler Allah için din için kitap için vatan bayrak için yaşıyoruz. Bunlar giderse yaşamamızın da anlamı kalmaz.

Dikkat !!!!!   Pkk/Pyd tehlikesi sinsi bir şekilde devam ediyor !!!!!

Saygılarımla

Kategoriler
Şuan Düşündüklerim Türkiye üzerine

Pkk ve son dönemdeki durumu!

Konuya fazla derinden değinmeyeceğim sadece kısa kısa düşüncelerimi ifade edip bırakacağım. Son dönemdeki türkiye cumhuriyetinin devlet nezlindeki pkk ile mücade stratejisinin değişmesi ile pkk’nun kurucularının muhattap alınmaya başlanması sonucunda gerçekleşen olaylar arasındaki ilişkiyede değineceğim.

Malumunuz son günlerde Fransa/Paris de öldürülen pkk’nın kurucularınında aralarında bulunduğu 3 kadını biliyorsunuzdur. Bir çok çevre konuya farklı yönlerden bakarak durumu Türkiye devletine yıkmaya çalışıyor yada propaganda yapılıyor denerek barış sürecini etkilemeye çalışıyorlar deniyor. Burda konuyu anlayabilmek için derinlere inmek gerektiğini düşünüyorum. bunun için aşağıdaki soruları öncelikle cevaplayalım.

pkk nedir? varlığının sebebi nedir?

Pkk bir dönem Türkiyede bazı kürt isyancıların T.C devletine karşı silahlı mücadele için oluşturulan, kanlı bir örgütdür. Varlığının sebebi ilk dönemler kürt halkının hakkını savunmak adı altında olsada günümüzde bu konu pkk nın en son yapacakları işler arasında.

pkk ile doğuda oluşan bir pazar bu pazarı yönetme çabası içerisinde olan daha güçlü örgütler bulunuyor. Pkk başlı başına bir yasadışı örgüt konumunda şuan. Her türlü kaçakçılık işinde adı gizliden geçiyor. Ancak asıl alanı uyuşturucu ticareti. Örgüt şuanda kürt sorununu ön plana çıkararak hem örgütü her daim besliyor, hemde varlığını sürdürerek dünya genelinde yasadışı işlerini gerçekleştiriyorlar. Pkk ya en büyük desteği ise avrupa ülkeleri veriyor. Bunların başında Fransa, belçika bulunuyor. Ancak Türkiye de gelişen yeni olaylar ve sorunun çözümene yaklaşılması bu ülkeleri ciddi oranda rahatsız etmiş, örgütün küçülmesi ile üzerlerindeki etkilerinin azalacığını düşünen arkada taraftaki güçlerin olayı lehine çevirmeye çalışmasını görüyoruz. Olayın görünen yüzüne aldanmayın, Avrupanın sıcak mesajları sizi kandırmasın, hoş bu mesejları verenlerın bu konuda bilgi sahibi olduklarınıda zannetmiyorum. Örgütün kontrolünü elinde tutmak isteyenlerin, örgütdeki bu küçülme ihtimalini ve sorunun ortadan kalkınca varolmayacağını düşündüklerinden olayı sabote etme çabalarındalar. Lafını geçiremediklerini, yada pkk sorununun çözümene katkıda bulunacak kişilerin infazı çoktan verildi bile. buna ilk olarak Fransa/Parisdeki 3 kadın pkk lının infazı ile şahit olduk. bunun örgüt içi bir infaz olduğunu anlıyoruz. Buda örgütün içinde pkk sorunun bitmesini istemeyenlerin çoğunlukta olduğunu gösterir. Lider konumundaki bu 3 kadının öldürülmesi ayrı olarak apo’yada bir göz dağı niteliğinde.

Amaç her ne olursa olsun pkk örgütünün varlığını sürdürmesi, şer odaklarının işine geleceğinden, Türkiyedeki kürt sorunu bitse bile bu örgütün varlığını sürdürmeye devam edeceğini gösteriyor. Buda yıllardır kürt sorunu altında Türkiye devletine yapılan baskının geçerliliğini yitirip farklı alanlara kayacağını anlatıyor ufaktan.

15 sene öncesine göre Doğudaki gelişmenin çok iyi olduğunu görebiliyoruz. Bilinçlenen bir kürt toplumu, cahiliyet dönemini yavaş yavaş arkada bırakmaya başlarken, konuşacak problem bile bulamazken türkiyenin ilerlemesini veya gelişmesini ne durdurabilir ki ?

pkk varlığını sürdürecekse bir hedefi olmalı hedefi olmayan bir güç de kontrolsüz şekilde olacağından zarar oranıda değişiklik gösterecektir. Kontrol edilemiyorsa bu kurucularına yada kurucu ülkelerinede büyük zarar vereceği anlamına geliyor.

Bu duruma göre kendi düşüncelerimi ifade etmek istiyorum. Pkk’nın bitmesi uzun vadede olanaksız. Siz bütün sebeplerini ortadan kaldırsanız da bu örgüt varlığını yasadışı olarak sürdürmeye devam edecektir. Bu örgüt misyonu dışına çıkmış ve kontrol edilemiyor. Belki silahlı kanadının varlığı eskisi kadar aktif olmayacaktır ancak örgütün kendi içerisinde fikir ayrılıkları yüzünden parçalanmasıda olası. Bu sorunun biraz küçülüp parçalanarak büyümesi ve tekrar üzerimize gelmesi demektir. Bunların öngürülüp önlemininde alınması yerine olacaktır.

 

Kategoriler
Güncel Haberler

PKK sitelerine saldırı

Gaziantep’teki olaylı saldırının ardından Anonymous Turkey adlı hacker grubu PKK terör örgütüne yakınlığı ile bilinen sitelere saldırıda bulundu.
Türkiye’den erişim yasağı bulunan sitelere saldırının ardından dünya genelinde de erişim engeli kondu.
Anonymous hacker grubu bu saldırıyı yapmaktaki amaçlarının sadece PKK terör örgütü ile bir bağlantısının ve yakınlığının olmadığını göstermek olduğunu belirtti.
En son 2012 Mart ayında başbakanlık bilgi ağına saldırıda bulunması ile hatırladığımız uluslararası hacker grubunun saldırısı başbakanlık sistem uzmanları tarafından başarılı bir şekilde püskürtülmüştü.

Kategoriler
Deneme Yazıları Genel Konular Güncel Haberler Günün Tarihi Radyo ve Tv medya Türkiye üzerine

ÖFKE !!!!!!!!!!!!!!

kldrm[1].jpg
kldrm[1

Herkez yargı memuru,herkez dürüst,herkez doğru,bir de bilir kişi herkez… (OY DÜNYALIK MENFAATLER OYYYYYYYYYYYYYYYYY) şimdi suçlu ağzı laf yapamayanlarmı,suçlu yoklukta aczde doğanlarmı,yada hep olduğu gibi suçlu diye adlandırılanlar hep masumlarmı?Düşüncelerinizde ki yargısız infaza sesleniyorum…El insaf vicdan fakirleri, el insaf böbüründen gözleri kapananlar , el insaf bakıp……ta duyarsız kalanlar, el insaf ki ne ramazanlar terbiye eder zihninizi ne mektepler nede ellerinize bulaştırdığınız kanı sildiğiniz ipek mendiller,çok kısa” zaman” hayli kısa görebilene; kazanılmış küçük zaferleriniz kurtaramıyacak sizi,ağıtlar senfonisi olmuş akıttığınız gözyaşlarının içinde susayarak boğulacaksınız.Soğukta terleyerek öleceksiniz.Gözlerimi kör, kulaklarımı sağır yapıyorum……..
Yaptığınız her işkence haberlerinde de,,,,, şu sokakta feryad eden şehitler için kopan çığlıkları, daha iyi görmek daha iyi duymak daha iyi yaşatmak için benliğimde ,size tüm duyu organlarım kapalı ;lanetler eksik olmayacak başınızdan bende lanet ediyorum aldığınız tüm gereksiz soluğa…
SVD..
Kategoriler
Güncel Haberler Türkiye üzerine

Askerimi bana geri verin!

Generallerimiz, komutanlarımız bir soruşturma kapsamında tutuklu olarak tutuluyorlar. Bu dönemde ise daha önce hiç olmadığı kadar pkk olayları artma göstermiş durumda. Askerin başında idari görevini yerine getirecek bir subay, general, komutan olmayınca ne itibar kalıyor, nede şeref. Çünkü pkk bakkaldan erzak alır gibi yoldan askerlerimizi kaçırıyor, cesarete bakın ki yolda nüfus kontrolü yapıyor.

Bizmi Devlet olamadık ? yoksa yanlış kişilerimi başa getirdik. Benim ülkemde böyle yol kesip illegal ve kanunsuz kontrol yapacaklar, seçtiğim milletvekillerinden de ses çıkmayacak. Ortada bir şerefsizlik var ama kimde? Görevini yapmayanda mı ? ASkerimizi içeri attıranda mı ? Askerimize destek çıkmayanlarda mı?

Bilmeyenleriniz için söyleyeyim TSK temizleniyor, evet neden diye soracak olursanız kurt sorununun çözümü umuduyla eski komutanları yada ak parti karşıtı olanları görevden alıyorlar yada balyozla vurup indiriyorlar. Komik olansa bunun kürt sorununa az da olsa çözüm olduğu ama diğer taraftan baktığımızda şerefimiz olarak gördüğümüz TSK yı, gururumuzu ayaklar altına alıyorlar. Hangi ülkede gördünüz devletin askerinin kaçırıldığını? Ya ayıptır be kardeşim.

TSK sitesinide kontrol ediyor ama yeni genel kurmay başkanımızdan açıklama gelmediğini gördüm, hmm tatilde olabilir, rahatını bozmayalım. Nede olsa kaçırılan askerlerle pek bir alakası olduğunu sanmıyorum. Peki ya grurumuz ? bu olaylar olduğunda içimdeki sınır, nefret büyüdükçe büyüyor.

Grurumuzla oynayanların, TSK’yı pkk’ya peşkeş çekenlerin, Askerimize mermi sıkanların, Operasyonlarda pkk ibnelerine kurşun sıktırmayanların, ülkeyi satanların, görmezden gelenlerin Allah katında yatacak yerleri yok, inananlar için tabi. İnanmayanların zaten girecek bir cenneti de olmayacak. Bu saydıklarım için ise umut ediyorum cehennemin en alt katında yer bulurlar kendilerine..

Kategoriler
Güncel Haberler Günlük hayat Türkiye üzerine

Terör örgütü PKK’nın korkunç yüzü

Bu konudaki her yazimda dile getirdigim gibi Teror toplu yasam alanlarini en cok tehtid eden unsurlardan bir tanesidir. Binlerce yasayan kisinin icerisinde olabilecek 10 kisilik bir teror orgutunun huzuru bozmasi cok kolay olacaktir, Cunku kurulu bir duzene aykiri hareket eden kisilerin isi daha kolay olacaktir. Dunyanin duzeninin oturdugu veya oturtulmaya calistigi bu gunlerde tek sorunumuz petrol savaslarinin yaninda teror olaylaridir. Turkiye uzun yillar ugrastigi ve hala bitiremedigi pkk teror orgutunun son olaylarda 4 orgut elemanini (kendi icindekileri) canli canli yaktigi ortaya cikmis. Ve bunlardan bir tanesini ailesi geri alabilmek icin (cesedini) yuzlerce dolar para odedigini soyledi. Teror herzaman tek taraflidir, farkli dusunce yapisinda olanlari icerisinde barindirmayacak kadar da kati, zalim, nefret doludur. Genclerimizin bu orgut den uzak tutup okuyup ulkemize hayirli bireyler olmasini saglamamiz gerek. bu konuda en buyuk gorev ailelere, sonrada Devletimize dusuyor.

Lafi fazla uzatmadan Hurriyetde gecen konuyla ilgili haberin bir kismini ve okuyabilmeniz icin sayfa linkini ekleyecegim. Tamamini kopya ederek yayinlamamiz yasak oldugu icin kaynagindan okumanizi rica ediyorum.

Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın doğum gününde yakılarak infaz edilen 4 örgüt mensubundan 20 yaşındaki “Tayhan” kod adlı Mazlum A’nın ailesi, çocuklarının cenazesini yüzlerce dolar ödeyerek alabildi.

Irak’ın kuzeyindeki Hınere bölgesinde terör örgütü PKK mensuplarınca vahşice öldürülen “Tayhan” kod adlı Mazlum A’nın (20) ailesi, çocuklarına ait cenazeyi alabilmek için Dohuk’a gitti.

Burada günlerce bekletilen aile her gün yüzlerce dolar ödeyerek, çocuklarının cenazesini almak için mücadele etti. Yaklaşık 1 hafta sonra Dohuk’taki bir köyün dışına bırakılan ceset, köylüler tarafından anne Sabahat A’ya teslim edildi.

Karayoluyla Türkiye’ye getirilen ceset Diyarbakır Adli Tıp Kurumu’ndan Malatya’ya gönderildi. Burada yapılan otopsinin ardından kimlik tespiti için cesetten ve aileden alınan DNA örnekleri karşılaştırılarak, cenazenin Mazlum A’ya ait olduğu tespit edildi.

Malatya’da yapılan otopside vücudunda kurşun izi bulunmayan Mazlum A’nın yakılarak öldürüldüğü belirlendi. Günlerce arazide kaldığı anlaşılan ceset üzerinde ileri derecede çürüklerin olduğu belirtilirken, “vahşi hayvanlar tarafından yenildiği”ne dikkat çekildi.

Haberin genis aciklamasini okumak icin buraya tiklayin.

Kategoriler
Genel Konular Güncel Haberler Günlük hayat Kişisel makaleler Toplumsal Konular Türkiye üzerine

PKK ile Fikir Mücadelesi

Güneydoğu’da yıllardır süren bölücü faaliyetlerin arkasında Marksist-Leninist-Komünist ideoloji vardır. Bu ideoloji, Darwinizm’den kaynak bulur; bu teori olmadan terörün hayat sahası bulması imkânsızdır. Bu yüzden öncelikli olarak Darwinizm fikren yok edilmelidir. PKK, Darwinizm ve materyalizm olmadan komünist propaganda yapamaz. Komünist propaganda yapamayınca taraftar bulamaz. Taraftar bulamayınca da gücünü kaybeder ve yok olur.

Darwinizm bölücü terörün gıdasıdır. Bu ideolojinin yalanlarına göre, hayat bir mücadele ve savaş yeridir. Yaşayabilmek için savaşmak ve bu savaşı kazanmak gereklidir. İnsanlık tarihinin bir çatışmadan ibaret olduğunu ve gelişmenin ancak savaşla mümkün olduğunu ileri süren komünizm, bu temelsiz iddiadan kaynak bulur; bu telkinlerle beslenir.

PKK din ahlakına karşıdır; din ahlakına düşman olarak eğitilen, vicdandan yoksun örgüt üyeleri, dindar Doğu insanının güvenliği için de büyük tehdittir. PKK, örgüt üyelerine öncelikle diyalektik materyalizm ve bu felsefenin temeli olan Darwinizm eğitimi vermektedir. Bu yüzden anti-Darwinist, anti-materyalist, anti-komünist propaganda şarttır.


Bölücü Örgüt Elebaşının Darwinist Görüşleri

İlkel komünal topluluk dönemi, insanlığın hayvanlar aleminden koparak tarih sahnesine çıktığı, son derece geri üretim güçleri ve bu temelde şekillenmiş basit üretim ilişkilerinin hüküm sürdüğü bir aşamayı ifade eder. (Kürt Hümanizmi ve Yeni İnsan, İstanbul, Nisan 2001, s.25)

Başlangıçta insanın kendine yakın hayvan türlerinden pek farkı yoktur. Doğada hazır bulduklarını yer, ağaçlar üzerinde ve kavuklarda örgütsüz bir şekilde barınır. Ama düşünme ve konuşma yetisini kazanmasıyla birlikte, yiyecek toplamada, diğer hayvanlara karşı kendini savunmada, doğal afetlere karşı kendini korumada, bazı ilkel taş araçları geliştirmek ve hemcinsleriyle dayanışma içine girmek kaçınılmaz olur. Bu aşamaya kadar, hayvanlar arasında geçerli olan; biyolojinin evrimler kanunu hüküm sürmektedir. (Kürt Hümanizmi ve Yeni İnsan, İstanbul, Nisan 2001, s.13)

Hayvanın en ileri sosyalleşmiş biçimi insandır. En vahşi hayvandır insan, en acımasız hayvandır. (Kürt Hümanizmi ve Yeni İnsan, İstanbul, Nisan 2001, s.106)


Bölücü Örgüt Elebaşının Komünist Görüşleri

Lenin 1900’de ne ise ben de 21. yüzyıl sosyalizmini temsil ediyorum, reel sosyalizmle savaşarak, emperyalizmle savaşarak yeni sosyalizmi inşa ediyorum. (Özgür Yaşamla Diyaloglar, s. 201)


PKK, Marksizm-Leninizm geleneğine uygun bir gelişme yaşamıştır. Bundan sonrası açık ki etle tırnak gibi birbirinden ayrılmayan bu miras üzerine şekillenecektir. (Kürdistan’da Halk Kahramanlığı, s.78)

Bizim ortamımızda sosyalizmin ve komünizmin ölçüleri egemendir. Sosyalizmde herkese emeği kadar verilir. Bu, parti (PKK) içinde de geçerlidir. Bu, komünist toplumun kuruluşuna kadar da geçerli olacaktır. (Tasfiyeciliğin Tasfiyesi, s.153)


Bölücü Örgüt Elebaşının Allah ve Dine Dair Görüşleri

(Allah’ı tenzih eder, yüceltirim.)

Lise dönemlerinde büyük felsefik bunalımı yaşadım. Tanrı ile savaşı verdim, bu savaştan başarı ile çıktıktan sonra yarı Tanrı oldum. (Özgür Yaşamla Diyaloglar, Ekim 2002, s. 257)


Tek tanrılı din ideolojileri, baştan sona siyaset ideolojileridir. Dini söylem, Allah, peygamber ve melek gibi kavramlar dönemin siyasi literatürüdür. (Sümer Rahip Devletinden Demokratik Uygarlığa, Cilt 1, Aralık 2001, s. 204)


Allah bir nevi ortaçağın feodal manifestosudur, temel yasası ve bildirgesidir. (Sümer Rahip Devletinden Demokratik Uygarlığa, Cilt 1, Aralık 2001, s. 313)


Namazın kendisi de genel anlamda bir tiyatrodur. (Sümer Rahip Devletinden Demokratik Uygarlığa, Cilt 1, Aralık 2001, s. 354)


Sonuç Olarak;

Sözü edilen mücadele kapsamında somut adımlar atılmalıdır. İnsanlara sorumsuz bir hayvan olmadıkları, Allah’ın yarattığı, ahirette yaptıklarından hesap verecek bireyler olduklarını anlatmak gerekmektedir. Bu konuda çeşitli kurumlara da sorumluluklar düşmektedir.


Atılacak somut adımlar sonucu, ideolojisi kalmayan bir örgütün taraftar toplaması, eylem yapması mümkün olamayacaktır.
PKK’nın ideolojik temellerini doğru teşhis etmek ve bunu kitlelere duyurmak, yapılacak fikir mücadelesinin ilk adımıdır. Terör örgütünün yoğun propagandasına maruz kalan Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizdeki Türk ve Kürt vatandaşlarımız, Allah inancı taşıyan dindar insanlardır. Bu nedenle PKK’nın ideolojik kaynağının deşifre edilmesi çok önemlidir. Çünkü Yüce Allah’a imanın, peygamber sevgisinin, vatan aşkının ve Kur’an ahlakının gerçek anlamda yaşandığı yerde bölücü terör yol bulamayacaktır.

Kategoriler
Anketler Güncel Haberler Günlük hayat Kişisel makaleler Toplumsal Konular Türk Tarihi Türkiye üzerine

Terörün Gerçek Yüzü

İçinden çıkılamaz bir sürecin içerisine giriyoruz. Sözde kendini aydın olarak addeden birtakım yazarların, özerkliğe ışık yakarcasına yapmış olduğu konuşmalar, bölge insanının bunu yapmış olduğu yasal, yasa dışı gösterilerle göstermesi, batıya ve Ankara’ya vermiş olduğu mesaj istenilen talepleri açıkça belli ediyor. Gelin Kürt sorununu geniş bir açıdan ele alalım.

Birincisi bahsetmiş olduğumuz aydın kişiliklerin, bölge insanını fakir, hiçbir yardımdan nasibini alamayan vatandaşlar olarak anlatması, olayın ne kadar da tek taraflı düşündükleri ve ayrıca hizmet ettikleri grupların kim olduklarını açıkça gözler önüne seriyor. Oradaki aşiret düzeni var oldukça oradaki halk fakir kalmaya mahkumdur. Güneydoğulu bir vatandaşımızın batının herhangi bir şehrine gelip yerleşmesi, orada iş kurması veya patronluk mertebesine kadar yükselmesi onları ilgilendirmiyor da, artık onlar zaten bizim ellerinde biz daha yüksek oynamak istiyoruz tarzı düşüncelerini anlatmak istiyorlar da kıvranıp duruyorlar demokrasi, insan hakları, ve fakirlik edebiyatıyla. Üzülerek söylüyorum ki, bölge halkı teröre destek vermediğini yüksek sesle duyurmadıkça; ilçesinde, semtinde, sokağında yapılan taşlı, sopalı gösterilere bir dur demedikçe batıda yaşayan kitlelerin kafasındaki bölge insanı da ayrılmak istiyor düşüncelerinden sıyıramayacaklar. Ayrı bir devlet talep eden birtakım şahısların utanmayarak batının herhangi bir iline gelerek haklı olduklarını iddia etmesi, savaşı herkesten çok onların istediğinin açık kanıtı değil midir?

Pkk terör örgütünün yıllarca bölge insanına yapmış olduğu katliamlar silsilesi dahi, orada yaşayan halkın o örgütten nefret etmelerini sağlayamıyorsa, burada devletin izlemiş olduğu yanlış politikayı açıkça gözler önüne sermiyor mu? Öyle bir örgütten bahsediyoruz ki köyde yaşayan masum halkı çoluk çocuk demeden katletme gaddarlığını gösteren ve ardından bunu devletin askerine mal eden bir vahşi yapı.

Pkk terör örgütü, bildiğiniz üzere ilk başta bölge insanını korkutarak, onların örgüte doğrudan ya da dolaylı destek verme talebinde bulunmuştur. Buna kulak asmayan vatandaşlarımızı çoluk, çocuk, yaşlı demeden kurşuna dizmiş bunu yaparken de örgüt propagandası yapmaktan geri kalmamıştır. Oradaki devlet yanlısı vatandaşımızı batıya göç etmeye zorlayarak öncelikle bölgeyi tamamiyle kendi kontrolü altına almayı, kendi ideolojilerini benimseyen kitleler meydana getirmeyi hedeflemiştir. Başarılı olmuştur da. İkinci aşama, varını yoğunu elde avucunda ne varsa satıp büyükşehirlere binbir umutla gelen, masum insanları kendilerine piyon etmektir. Burada hayatlarını idame ettiren şehir insanının yaşam biçimlerini onlara göstererek, içlerine birkaç hain sokarak “Sizler neden böyle yaşamayasınız?, bizlere ayrımcılık yapıyorlar.” düşüncesini zor da olsa masum insanlarımıza kabul ettirmeyi başarmışlardır.

Elbette bunda devletimizin uyguladığı yanlış politikalarda etkili olmuştur. Göçle gelen kitlelerin şehrin ücra semtlerine saklanırcasına yerleşmelerinin ileride birtakım sorunlar yaratacağını ve kendi düzenlerini gelecekte kendilerinin sağladığı inancını taşıyacaklarını hesaba katmaları ona göre davranmaları gerekti. Üniversiteli bir genç olarak işsizliğin yaratmış olduğu boşluğu gördükçe, ailesine bir lokma kuru ekmek götürme amacı güden babaların içindeki derin boşluğu görmezden gelmek tamamiyle insafsızlıktır. Gayri meşru yollardan rant sağlamaya, uyuşturucu, gasp, kapkaç gibi işlere bulaşmalarını sağlayan, pkk terör örgütünün ta kendisidir. Böylece kendilerine yeni kazanç kapıları sağlayacak, batıda silahlı olmasa da güçlenene dek ekonomik olarak varlığını kanıtlamaya çalışacaktır. Yataklık etmeyi kabul etmeyen insanlar sindirilecek, hain olarak nitelendirilecektir. Sonuçta şehirlerin ortasında getto diye tabir edilen kurtarılmış bölgeler yaratılmıştır. Kendi ideolojilerini masum halkın sırtına yaslanarak idame ettirmek ve bunu sadece kendi halkı için yaptığı yalanını uydurmak konusunda da ne yazıktır ki gayet başarılı olmuşlardır. Bunun en büyük kanıtı terör örgütünün sözcülüğünü üstlenen partiye verilen halk desteği değil midir?

Bundan sonra ne yapılmalıdır? Üzülerek söylüyorum ki, olacakları seyretmek dışında yapabileceğimiz birşey kalmamıştır. Öyle ki terör yandaşlarına gösterilen tepkilerin faşistçe olarak nitelendirildiği, polis panzerlerine taş ve molotof kokteyli savurmanın hak arama olarak gösterildiği günlerden geçiyoruz. Terörist cenazelerinde atılan intikam sloganları, belediye araçlarının terörist cenazelerinde boy göstermeleri doksanlı yılların sıcaklığını aratmayacak cinstendir. O günlerden tek farkı terörün kendisini öyle ya da böyle siyasi zemine yerleştirmesi, sesini meclis salonlarından askeri olarak en yüksek rütbeye sahip olan Genelkurmay başkanımıza dahi tehdit savurma cesareti bulacak ortama kavuşmasıdır. Örgüt adına yayın yapan internet siteleri, terör örgütü liderinin içeriden yapmış olduğu iç savaş tehditlerini düzenli olarak duyurmaktadır. Buna rağmen ortada hiçbirşey yokmuş gibi davranarak milleti uyumaya yönelten zihniyetleri kınıyorum. Bunca şehit varken hiçbirşey olmamış gibi davranmak hiç kimsenin haddi olmamalıdır. Abd’ye terör örgütü liderleninin listesini sunmak veya verilen onca şehite karşı birkaç çapulcu cesedini övgüyle bahsetmek teröre karşı kazanılmış bir zafer olarak nitelendirilmemelidir. Ülkemizin Güneydoğu bölgesi ne yazık ki doksanlı yılların Kuzey Irak’ını anımsatmaktadır. Sırada belediye başkanlarının bir araya gelerek özerkliklerini ilan etmeleri vardır. Özerklik talep eden kişilerin, batıda yaşayan Kürt vatandaşlarımız için nasıl bir talepte bulunacaklarını geçen zaman gösterecektir. Öyle ki Mersin şehrinin en büyük belediyesini (Akdeniz Belediyesi) kazanmalarını siyasi zaferden çok etnik bir zafer olarak nitelendiren kişilerin varlığını düşündükçe, gelecek tahminini yapmak pek hayli zor olmuyor. Herkesin dikkatli olması gerek.

Siyasi kazançları uğruna, partilerinde bölücülük yapan kişileri barındıran partileri ayrıca kınıyorum. Bu ne yazık ki örtülü de olsa her partide mevcut. Terör örgütü başarılı olamayacağını düşündüğü illerde yandaşlarını, tamamiyle zıt düşüncede olan partilerin saflarına katılmaya iterek palazlanmalarını sağlamaktadırlar. Bunun böyle olmadığını görmek için aptal olmak gerekir. Türkiye Cumhuriyeti istihbaratının eminim ki, bu bahsetmiş olduğum konulardan haberi vardır. Eğer yoksa ne yazık ki istihbarat servisimizin yetersizliği konusundaki fikirlerim zerre değişmeyecektir. Birilerinin paketleyerek yolladığı terör örgütü liderini uçakla sağ salim Anavatana ulaştırmak başarı nedeni olarak gösterilmemeli, kimseler uyutulmamalıdır. Terör bitirilmelidir, götürüsü ne olursa olsun…

ANKET

[poll id=”5″]