Kategoriler
Dünya ülkeleri Genel Konular Güncel Haberler Günlük hayat internet hizmetleri Web Site Tanıtımları

E-Bay’de Güvenli Alışverişin İpuçları

E-Bay’de Güvenli Alışverişin İpuçları

 
eBay dünyaca ünlü online açık arttırma sitesidir. Burada ucuz veya pahalı, büyük veya küçük her türlü ürünü satabilir veya satın alabilirsiniz. Fakat, Türkiye’de gümrük mevzuatı oldukça değişken olduğu için her ürünü maalesef yurtiçine sokamıyorsunuz. Hele ki, satın aldığınız ürün elektronik bir ürün veya cep telefonu ise gümrükten geçirmeyi aklınızdan çıkarın. Size tavsiyemiz mümkün olduğu kadar ucuz ürün seçin. Örneğin 50 dolarlık bir ürünü gümrükten rahatça geçirebilirsiniz. Peki tüm bunları hallettiniz, istediğiniz ürün eBayde var ve gümrüktende geçebilecek bir ürün olarak buldunuz ve güvenli bir alışveriş yapmak istiyorsunuz. Eğer aşağıda anlatacaklarımızı yaparsanız hem eBayde güvenli şekilde alışveriş yapar hem de kişisel bilgilerinizi etrafa dağıtmamış olursunuz.
 Öncelikle, kesinlikle ama kesinlikle gerçek bilgilerinizi alışveriş yapmadığınız kişilere vermeyin. Sizden adresinizi,cep telefonunuzu , gerçek isminizi isteyecek kişiler mevcuttur. Bu kişilere aldırış etmeyin. Adres, isim soyisim, cep telefonu gibi kişisel bilgilerinizi sadece ve sadece alışveriş yaptığınız zaman verin. Yani bir ürün aldığınızda ürünün satıcısına veya bir ürün sattığınızda ürünün alıcısına bu bilgileri verebilirsiniz. Bu sizin hesabınızı ve kişisel bilgilerinizi güvende tutacaktır. Zaten eBay’e banka hesap bilgilerinizi vererek ya da paypal ile satış yapan satıcılardan ürünü almanız sizin finansal bilgilerinizi başkasına vermenizi önleyecektir.
 
 Alacağınız ürünün paketleme ve kargo kısmını dikkatle okuyunuz. Zira çoğu ürünleri 0.10 cent ya da 0.99 cent gibi küçük rakamlara görür ve almak isterseniz fakat satıcının ekleyeceği taşıma ve kargo bedeli bu ürünü olduğundan da fazla yüksek fiyata almanıza neden olacaktır. Zira eBayde bir çok kullanıcı bu şekilde alicengiz ile ürünü satmaya kalkmaktadır. Aynı satıcıdan ucuz diye 3-4 ürün alsanız bile, her ürüne kargo ve paketleme ücreti yüklemek isteyen kullanıcılar bulunuyor. Bu kişilere dikkat edin. Çünkü aldığınız ürün tutarı 10$ ise 40$lık bir kargo ve paketleme ayrıca evinize gelirken ödeyeceğiniz kargo ücreti ile karşılaşabilirsiniz. Böyle bir dolandırılmanın farkına vardığınızda ve ücreti ödemediğinizde olumsuz feedback almanız olasıdır. Bunun için satıcı ile önceden konuşarak bu soruların yanıtlarını alın.
Kategoriler
Günlük hayat internet hizmetleri Türkiye üzerine Web Site Tanıtımları

Gittigidiyorda En Çok Ne Satabiliriz?

 

Gittigidiyorda En Çok Ne Satabiliriz?
 
Daha önce yüksek ihtimal gittigidiyoru duydunuz. Bilmeyenler için kısaca gittigidiyordan bahsedelim. Gittigidiyor online satış ve alışveriş yapabildiğiniz bir açık arttırma sitesidir. Websitesinin adresi www.gittigidiyor.com dur. Burada ürünlerinizi satabilir ya da beğendiğiniz ürünleri ucuza alabilirsiniz. Peki gittigidiyorda bir şeyler satmak, para kazanmak istiyorsunuz ve üye oldunuz ama ne satacağınıza karar veremiyor ya da ne satarsam para kazanabilirim diyorsunuz. İşte tüm sorularınızın cevabını aşağıdaki anlatacaklarımda bulabilirsiniz.
 
 İlk olarak önerebileceğimiz ürünler giyim ürünleridir. Dışarıdaki mağazaların giyim ürünlerindeki pahalı fiyatları, özellikle outlet tabir edilen fabrika satış mağazaları bile artık neredeyse mağaza fiyatına satış yaptığını göz önüne alırsak sizde ucuz ürün bularak piyasa fiyatının altına satış yapabilir ve ciddi bir şekilde gelir elde edebilirsiniz. Bu ürünleri satarken orinal olmasına dikkat edin. Zira gittigidiyor bu ürünleri hep yasakladığını bildirsede sitede bir çok replica ürün bulunmakta ve satışı yapılmaktadır. Hem sizin ileride sattığınız kişilerden alacağınız yorumlardan hem de müşteri memnuniyetini yüksek tutarak paranıza para katmanız için orijinal ürün satmanız sizin yararınıza olacaktır.
 
 DVD,CD,Oyunlar, Oyun Konsolları gibi ürünler. Bu ürünleri gittigidiyorda rahatlıkla uygun bir fiyat koyduğunuzda satabilirsiniz. Buradaki tek sorun gittigidiyorun aldığı %10 gibi yüksek bir komisyondur ki bu 700TLlik bir satış fiyatı koyduğunuzda size 70TL eksik olarak yansıması sonucunu doğuracaktır. O yüzden fiyat verirken piyasa fiyatının altında ama bu komisyon fiyatını düşünerek fiyat verin. Ayrıca yeni çıkan PS3 oyunları, dvd filmler , eski koleksiyonluk dvdler vs bunları da gittigidiyorda iyi bir fiyat politikası uygulayarak satabilirsiniz.
 
 Gittigidiyorda ciddi anlamda parfüm satışı potansiyeli vardır. Fakat yine orijinal satmak sizin yararınıza olacaktır. Sahte ürün satıp 2-3 olumsuz yorum aldıktan sonra kimse sizden bir daha alışveriş yapmak istemez ve ileride kazanabileceğiniz miktarın önünü kesebilirsiniz. Bunun içinde ister yurtdışından parfüm getirterek evinizde stok yaparak, ister bir tedarikçi ile anlaşarak, isterseniz AVON tarzı bir firmanın temsilcisi olarak ciddi satış rakamlarıyla satış yapabilirsiniz.
 Değişik hediyelik eşyaların satışları yine gittigidiyorda çok olmaktadır. Eğer satacağınız ürün değişik ve daha önce görülmemiş bir ürün ise tutacağına emin olabilirsiniz. Sadece diğer satıcılardan farklı ürünler satmayı deneyin. İlgiyi toplayıp satışlarınızı yükselttikten sonra sizde onlarla aynı ürünleri satabilirsiniz. Böylece hem ürün yelpazeniz genişler hem de sizden memnun kalan tüketiciyi yine sizi seçmeye zorlarsınız.
 
 Tüm bu ürünleri satarken dikkat etmeniz gereken tek şey fiyatlandırmadır. Sattığınız ürünü diğer satıcılar ne kadara satıyorlar? Eğer kar marjınız yüksek ise onların sattığı fiyatın biraz altına satarak kullanıcıları kendinize çekebilirsiniz. Çünkü psikolojik olarak tüketici ucuza yönelecektir. Siz 65TLye gördüğünüz bir ürünü 70TLye alır mısınız? Hayır. İşte bu yüzden bu fiyat psikoloji ise kullanıcıları ürününüze çekip ve olumlu yorumları aldıktan sonra tüketiciler sizi seçmeye başlayacaklardır. Bol kazançlı günler dilerim.
Kategoriler
Dünya ülkeleri Gazeteci Genel Konular Günlük hayat Günün Tarihi iletişim Kişisel makaleler Milli Görüş Toplumsal Konular Türkiye üzerine

TARAFA SESLENİŞ

TARAFA SESLENİŞ!

Ey Taraf yazarları;

Size öğütlemek, vasiyet etmek kimin haddine! Siz zaten öğütleri tutmuşsunuz; sizde vasiyet, bizde emir olanları yerine getiriyorsunuz!

İnsan olmak, hepimizin kaderidir. Lakin insan olduğunun ilk göstergesi, herhangi bir ırka mensup olmaktır. Biz, Türk Irkındanız; kendimizi biliyoruz ve insan olduğumuzdan şüphe de etmiyoruz.

Irksız olmanız, insan olmadığınızın göstergesidir!

Dışkısını hediye olarak karısının yüzüne fırlatmak, üzerinde tarih yazmayan belgeyi tarih vererek haber(!) yapmak, sabah geldiğinde masasının üzerine bırakılmış olan notları zihnine kazımak, pislik olmanızın gereğidir.

Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına ayrılan manşete takılıyorsunuz; diktatörlüktür diyorsunuz. Kutlamaya katılanlar içinde aynı şeyleri iddia ediyorsunuz.

Fakat ne gazeteler ne de kutlamalara katılanlar zor kullanılmaktadır. Bu, bir milletin iradesidir!

Fakat, bunları yazan kalemi ellerinde tutanlar, beyinleri mankurtlaştırıldığından, herkesi kendisi gibi " hortlak " zannetmektedir!

Tersanesine giren adama ortaklık teklif edenler, acaba karılarına saldıran adamlara da ortaklık teklif ediyor mu?

Ediyorlar ya da edecekler ki bu onların kafa yapısıdır. Malum, " Entel aydınlar "…

Peki, Sevan Nişanyan hayat arkadaşına saldıranlara ortaklık teklif edenlerde, yamyam, hindu olup olmadığına bakıyor mu?

Cevabı kendisi versin;

" -Bunu yaparken Türk mü, yoksa Hindu mu, Yamyam mı? diye sormayacaksın. "

Evet, 86 yıldır bu dil ile, kan-vatan dili ile kökünüzü kazıyoruz! Kazımaya da devam edeceğiz; hiç şüpheniz olmasın!

Orduya saldırmak, Başbuğ Mustafa Kemal ATATÜRK'ün kurduğu devlete saldırmak, Taraf gazetesinin birinci vazifesidir!

Taraf Gazetesinin muhtaç olduğu kudret, ağa babalarının asil ceplerinde mevcuttur!

Kategoriler
Dünya ülkeleri Genel Konular Günlük hayat Günün Tarihi iletişim Kişisel makaleler Milli Görüş Toplumsal Konular Türkiye üzerine

Yeni dengeler – Türk Milleti

 

AKP’nin sürekli dilinden düşmeyen bir tabiri vardı;

" Yeni dünya düzeni, dünya değişiyor. "

Türk Milleti’nin Milli değerlerini ayaklar altına aldıkları her vakit, bunu bahane ettiler.

Milliyetçiyiz diyene; " Dünya değişiyor. "

Atatürkçüyüz diyene; " Dünya değişiyor. "

Karabağ’ı istiyoruz diyene; " Dünya değişiyor. "  deyip susturmaya kalktılar.

Peki kardeşim, dünya değişiyor biz Milliyetçiliği bırakalım…

Kendi değerlerimizi savunmayalım. O zaman Kürt açılımı niye?

Dünya bir tek bize mi değişiyor? Kürtler’e değişmiyor mu?

                            ***

Ve bütün bunların üzerine, AKP Millet’in gözünde bitmiştir. Bu Millet, Milli değerlerinin yok olmasına razı değil. Bu durumun, ABD’de farkında. Artık AKP, zamanını doldurmuştur. Çünkü bu açılımın AKP eli ile yapılması, Millet’in irkilip kendine gelmesine neden oluyor. AKP’nin 7 yıldır sicili kabarık.

Peki alternatifler kimler?

CHP-MHP koalisyonu yada Abdüllatif Şener’in partisi. Belki de, " Üçü bir arada " tadına bakmak isteyebilir Amerika. Amerika’nın bu alternatifler üzerinde durmasının yegane nedeni, CHP-MHP açılımı devam ettirir fakat bu kez Millet ses çıkarmaz düşüncesidir.

Onlara göre bizim içimiz, CHP-MHP koalisyonunda, nasıl olsa biri Atatürkçü diğeri Milliyetçi diyerek rahat olacak.

Halbuki, yanılıyorlar.

Aksine, CHP-MHP’ye olan güven eskisi gibi değil. Yine kemikleşmiş kitlelerinin yanına bir de kesinleşmiş sempatizanları, yani ana-baba faktöründen dünyaya MHP’li yada CHP’li gelenler, bu partileri ayakta tutacaktır.

Ama, CHP-MHP’nin genel anlamda değişimi şart!

Başka türlü, sürekli olduğumuz yerde saymaya devam ederiz…

Değişime örnek vereyim…

MHP’nin, Ülkü Ocaklarını kaldırmaktan vazgeçip, yenilemesi en doğru olanıdır. Bugün gençliğin Milli şuura ihtiyacı var. Ülkü Ocakları, son zamanlarda gittikçe dahada kötüleşmeye başlayan imajından sıyrılabilir. Çok sayıda, Üniversite mezunu Ülkücü insanımız var. Bunlar, Ülkü Ocaklarında eğitim amaçlı aktif rol almalıdır. Ülkü Ocakları, asıl amacı olan kültürel birliğimizi korumaya daha çok önem vermelidir. Kısacası, MHP Türkçü kimliğine geri dönmelidir ki, Oktay Vural’ın, " Bozkurtlar’ın nefesi ensenizde. " gibi söylemleri, buna bir işaret kabul edilebilir ama öyle olmama ihtimalini göz ardı etmemek lazım…

CHP’de, koalisyon olursa Türkçü kimliğini geri kazanmak zorundadır. Bu şekilde toplum daha da birlik olacaktır. Bakın, Mustafa Kemal ATATÜRK ne diyor;

" Etimin ve kemiğimin babası Ali Rıza ise, fikrimin babası Ziya Gökalp’tir. "

Bu kadar net söylüyor Ulu Önder. CHP, sosyalist bir partidir. Örneğin, gençlik kolları bir afiş hazırlamış. Atatürk’e hediye edilen kurt heykelinde ki figürün kafası ile aynı olan kurt başlarını, Gamalı haç şekline getirip, ağzından kan damlayan kurt efektine sokup, " Faşizme hayır " sloganı hazırlamıştır!

Bu, en başta Atatürk’e saygısızlıktır, tabi CHP açısından bakıldığında. Esasında ise, bütün Türk Milleti’ne yapılmıştır bu saygısızlık. CHP, aklını başına toplamalıdır.

Zira, kendini birşey zanneden cahil gençler ile dolmaya başladı parti. Görüldüğü gibi, Türkçü çizgi aslında iki partiye de uzak değil. İmkansız değil…

Bunu, ABD istemeyecektir.

                             ***

ABD bunu neden istemez?

Bakınız…

Türkçülüğün amacı bellidir; en büyük kaynak her zaman Millet’tir. Türkçülük, Türk Milleti’nin potansiyelini kullanabilecek en doğru ideolojidir.

Türkçüler, Amerikancı yada Rusçu değildir. Bu yüzden Türkçü’dür!

Ama, Türkçülüğün yakasına ısrar ile yapışan bir iddia var ki, yalanın daniskası…

" Türkçüler, Amerikancı’dır. Mason’dur. "

Böyle bir iddia bulunan kimseler ki ben bizzat defalarca farklı kişilerden duydum bunları, Türkler!

Peki bunlar Türkçüler’in kurduğu memlekette yaşamıyor mu?

Yada sormak lazım, Mason locasında mı karşılaştınız Türkçüler ile?

Ağızlarından salyası akan hocaları, Kuzey Irak’ta okul açtılar. Barzani’de açtı.

İkisindede ortak nokta şu; ikisindede Kürtler’e Kürtçe, Türkmenler’e İngilizce eğitim veriliyor!

Oysa, Türkiye’de ki üniter yapıyı sorgulayanlar, Kuzey Irak’ta kurulmak istenen Kürt Devleti’nin kimliğini, son yazdığımdan beri hala sorgulamıyor…

Ve sorgulamayacaklarda.

Türkiye-Ermenistan maçında, Ahmet Kaya’nın eşi Gülten Kaya, Ermenistan tribünlerinde barış adına Ermeni tribününde yerini aldı.

Bu bayan, barışı Ermeni tribünlerinden değil, Türkiye tribünlerinden sağlamaya çalışmalıydı! Sanki, Türkiye tribünleri ile, ülkeleri ile barışıklarda…

Bizi temsilen Ermeni tribününe geçiyorlar. Sizi bir gün, bizimle barışmak için Türkiye tribünlerine davet ediyoruz!

Bir de, Kürt filmi vizyona girdi. Kürtçe bir de…

Yapsınlar, Türk’ü ilgilendirmez. Bizi farklılıklara alıştırıyorlar ya…

Bu ülkede, artık " Tarkan, Malkoçoğlu " gibi filmler yapılmıyor. Oğuz Kağan’ın hayatı yada Kanuni’nin hayatı film yapılmıyor.

Yapılsa, " Faşist " damgası yiyor!

Bu ülkede, Kürtler " Kürdistan " deyip durarak kendi kültürlerini yaşarken, Türkler, " Bozkurt " sembolünden, kendi tarihinden bahsettiğinde, " Faşist " oluyor.

Sonuç olarak, bu ülkeye Kürt değil, Türk açılımı gereklidir.

İlk adımını da, AKP ülke dışına defolarak atmalıdır. Aynı şekilde, AKP zihniyeti ve onu savunanlarda…

Başka türlü çözüleceği yok bu işin!

Kategoriler
Genel Konular Kadın Bakımı Şifalı Bitkiler

Krem yerine sebze ve meyve

Fazla kilo problemleri ile savaşanlar ve sürekli zayıflama amaçlı diyet yapanlar meyve ve sebzelerin ne derece sağlıklı ve yararlı olduklarını iyi bilir. Ama sağa sola medayaya, dergilere baktığımızda hep aynı ve kısıtlı konular.Yani meyve ve sebzelerin yararları konusunda sadece zayıflama ve diyetten bahsedilen konular. Peki meyve ve sebzelerin cilt kuruluğu ve kırışıklıklara karşı ne tür bir etki sağladığını ve bunun gibi birçok yararlı yönünü bilinmeyenleri ile öğrenmek isterseniz yazının devamını okuyun…

Bu Bilgileri yeşil dünyanın içinde gizlenmiş hazine kadar değerlidir.Doğru kullanımlar ile meyve ve sebzelerin birer güzellik katkısı olduğunu anlayacaksınız. Böğürtlen ve ahududu gibi orman meyveleri sadece gerginlik sağlamak ve cildi pürüssüz bir hale getirmekle kalmaz aynı zamanda sivilce ve akne hastalıklarının engellenmesinde çok etkilidirler. Sadece doğal ortamda değil, manavda ve pazarda da satılan meyve, sebzelerin cilt için harikalar yaratacak etkileri vardır.
Bazı meyvelerin için bulunan meyve asitleri sayesinde cilde güzel bir görünüm ve cilt sorunlarını önleyici etkisi vadır. Doğadaki bazı bitki çeşitlerinde ise zayıflatıcı etki vardır.

Patates: Patatesi güzelce haşlayın yada rendeleyin. İçine bir çay kaşığı zeytinyağı ilave edin.Yarım çay bardağı da pastörize süt ekleyin. Bir adet kabağı soymadan pişirin. Soğuduktan sonra alın ve iyice soğutun. Ve bu karışım sayesinde yaz günlerinde cildinize yer edinmiş kahverengi güneş lekelerinden kurtulmaya başlayın.

Maydanoz: Üç dört adet maydanozu kökleri ile birlikte alın ve 1 bardak içme suyunda kaynatın.Kaynadıktan sonra bir süre soğumasını bekleyin.Ve cildiniz için süper bir besleyici.Bu su ile cildinizi günde en az 2 defa pamuk kullanarak silin.

Bezelye: Kimi zaman yemeklerimizde kullandığımız bezelye bebek gibi bir cilde sahip olmak isteyenler için süper bir etki yaratmaktadır.Bezelyede bulunan B1 ve C vitaminleri harici lif , protein ve folik asitte vardır.Bezelyeden bir cilt ikisi oluşturmak için ise ; bir avuç bezelyeyi iyice ezin.İçine üzüm pekmezi katıp bir güzel karıştırın. Ve üzerine bir – iki damla zeytinyağı ve az miktarda yulaf unu ilave edin.Bu maske ile cildi canlandırabilirsiniz.

Elma:Elma maskesini çoğu kişi kullanır.Elma maskesi çok yararlı olduğu için asla ihmal edilmemelidir.Hem normal yapıda olan hem de kuru ciltler için idealdir.Ancak hazırladığınız elma maskesini 10 dakikadan fazla cildinizde tutmayınız.
 

Kategoriler
Günlük hayat Türkiye üzerine

HALKLARIN KALLEŞLİĞİ!

Uzun zamandır gözlemlediğim bir durumdur. Uzun zaman diyorum, bu mevzu benim aklıma Hrant Dink cinayetiyle takıldı. Çünkü o günden sonra, neredeyse tüm Dünya Milliyetçi’lerin üzerine gelmeye başladı. Oysa ki, bu cinayeti bütün Milliyetçiler işlemedi. Üstelik, ortada cinayeti işleyen kişi, tahrikçi olarak anılırken, Dink’in yazdıkları tahrik sayılmadı. Dink, düşünmüştü(!) çünkü…

O halde, Ogün Samast’ın cinayetide düşüncelerinin getirdiği özgürlük olmuyor muydu?

Ölenin arkasından konuşmayı sevmem ancak,konuşmam gerekiyorsa,konuşurum.Ben,bugüne kadar Solcu kesimin savunduğu Halkların Kardeşliğini,pek görmedim.Çünkü yok.Olsa olsa Halkların Kalleşliği var.Bu kalleşliği iyi analiz etmek lazım…

Osmanlı’nın son dönemleri...

O güne kadar çok rahat yaşayan Irklardan birisi olan Arap’lar,isyan halinde.Üstelik isyanlarında,600 yıl İslam’ı temsil etmiş bir Devlet’e fetvalar yayınlatıyorlar,Osmanlı’ya kafir damgası vuruyorlar!

Yine Osmanlı’nın son dönemleri…

Kardeş dedikleri Ermeni’lerin,Rus’lar ile ve Fransız’lar ile müthiş ittifakı var.Doğal olarak onlarda isyan halindeler.Osmanlı’da en üst düzeyde yöneticilik yapabilen bu adamlar,Osmanlı’ya isyan ettiler.

Bir daha Osmanlı’nın son dönemlerine bakın…

Balkanlar’da müthiş ayaklanmalar!Katledilen binlerce Türk!Karşılık yine isyan sonucu Türk Devlet’inin görmüş olduğu "İhanet" yani kalleşlik!

Bugüne dönelim.Azınlıkların hedefi,Türk’lük.Buna eminim.Türk olmaktan haz etmiyorlar.301. Madde,şu an en büyük hedefleri.Niye?Dink bundan yargılanmış,bu düşünce özgürlüğünü kısıtlıyormuş…

Ne özgürlükmüş arkadaş,hakaret edeceksin özgürlük isteyeceksin!Pek çok soru doğuyor zaman ile,

Soru 1-Senin Türk’lük ile derdin nedir?

301. madde, Türklüğü aşağılamaya,hakarete ceza veriyor iken,301.Madde’ye kastın nedir?Hakaret etmek istiyorsun,defolup gideceğin yer yer,en fazla Anavatanındır!

Soru 2-Düşünce özgürlüğü, hakaret midir?

Eğer,Türk’lük aşağılanıyor ise,Ermeni’leri sevmiyorum diyen bir insana neden karşı geliyorsun?Tekrar soruyorum ki,Türk’lük ile derdn nedir?

Hep derler ya hani,geçmiş geçmişte kaldı diye,aynı adamlar demiyor mu,301.Madde kalkmazsa tarih tekerrür eder de bir aydın(!)ımızı daha kaybederiz!Dün Ermeni’lerin %90’ı ihanet halinde idi,bugün olmasada illa ki bu tekerrür edecek.Hatta bence ediyor bile.Ruhban okulları açılsın diye tutturanlara,bunu demokrasi sayanlara sorarım;

Kurtuluş Savaşı yıllarında Azınlık çetecilerin sakladıkları mühimmatların Ruhban Okulunda ne işi vardı?

Tarih tekerrür edecek,ruhban okullarıda doğal olarak kötü emellere alet edilecek!Ben bunu çok iyi biliyorum!

Bir diğer alt başlığımızda,"Sözde Soykırım".

1.000.000 Ermeni’yi öldürdün diyenlere 1 Milyon kere soykırımın olmadığını ispat etsek te heyhat!Adamlar yinede soykırım diyor ise,Fransa’ya gitsinler.Ya sev,ya terket!Bunda ne var?Sevmeyen adam,neden yaşadığı yeri sevmez?Bunada karşılar,garip…

Yine,301.Madde’ya karşı olanlar,bunu Fransa’nın desteği ile yapıyor biliyorum,neden Fransa’ya gitsinler diyorum biliyor musunuz?

Çünkü Fransa’da 301.Madde’nin alası var!Avrupa’nın genelinde daha katı yasalar uygulanıyor bu konuda.Cinayet işleniyor mu peki?Hayır,ancak bu 301.Madde’nin bizde kaldırılması anlamına gelmez.Polisler,bu ülkede güvenliği her daim sağlayıp ta,Demokrasiye yardımcı olacak o zaman…

Ayrıca,10.000 Türk askerinin kör edilmesi bir yana dursun,Türk kafataslarını üst üste dizip duvar yaparak onla resim çektiren bir Millet’in torusunusun Ey Ermeni!Uyan!Ya da…

Gelelim Kürt’lere!

Kürt’ler arasında çeşitli efsaneler dolaşıyor,efendim asker terörist kılığında şehre inip köylüleri katlediyormuş,"Kürt’ler üremesin." diye!Yahu akıl var mantık var be adam,sayın azalsın diye seni katleden adam,neden Turgut Özal dönemindeki gibi,Saddam’ın zulmüne karşı sana kucak açan tek Millet olsun?

Kalleş! Nankör!

Bu ülkeyi yönetende sizsiniz,askeri,kendi çoluğunuzu çocuğunuzu öldürenleri besleyende!Yalan mı?Biz,zengin olamıyoruz diyorsunuz,E be adam,İzmir’de Kürt’ten zengini mi var?

Devlet Doğu’ya yatırım yapmıyor muş…

E be adam,Doğu’ya yatırım yapmadığı için suçlayarak düşman olduğun Devlet,yatırım yaptığı okullar,hastaneler,değerli Devlet adamları taranırken,sen neredeydin?Sana uzatılan ele sahip çıktın mı?Onu kordun mu?Türk kardeşin(!),Doğu Türkistan’da mücadele verirken onlar haklı diyebildin mi?Kerkük’te Türkmenler’i bombalı saldırılarda öldürenlere dur deme gücün olduğu halde dur dedin mi?Ey Kürt,Türk’ü sevdin mide,Türk’ten sevgi bekliyorsun!

Neyin peşindesin? Halkların kardeşliğinin mi?

Bunun peşinde isen eğer,Terör Örgütüne destek veren işadamları öldürülünce,nerde hakkım(!) demeyeceksin!Gerilla(!) dediğin adamlara destek vermeyeceksin,öğreneceksin.Tarihi öğreneceksin.Ama önce Türk Tarihine saygı duyacaksın.Ben bilirim sizlerin o belden aşağı Atatürk fıkralarınızı!

Kendi tarihini yaratıyorsun,Türk’ten önce burdaydım diyorsun,hadi oradan!Türk’lerin 15.000 yıldır bu topraklarda olduğu ispatlandı,ne konuşuyorsun?

Selahaddin Eyyubi’yi, sahiplenmişsinde bilirmisin ki,Selahaddin Eyyubi’nin oğlunun adı Turan Şah’tır!

Sözde Aydınların,Türk Dünyası diye bir şey yoktur diyor,sonrada Kürt’ler Orta Asya’dan geldiler diyor!Bu durumda,bunlara göre Türk olan herşey ele geçirilmeli!

Onlara göre,Türkçe yoktur,uyduruktur.Halbu ki,Türkçe’nin varlığını inkar ettiğin Orta Asya’da arayacaksın.Türk Milleti yoktur diyorsun,Doğu Türkistan’a gideceksin,göreceksin,sonra mutlaka dönde birde orada üremeyesin!

E,nerde Halkların Kardeşliği?

Ben çok bilirim,Kürt derim,biz birbirimizi sevmek zorundayız diyen Halkların Kardeşleri(!) adamları,sonra bir Alevi Vatandaşı görünce bunları sevmem,nefret ederim diyenleri…

Bu kallesilik değil midir?

Türk’e gelince,sünni’ye gelince kardeşiz,ama Alevi’yi dışla!Hangi akla mantığa sığar bunlar?Yoksa ben mi yanlış yapıyorumda bunlar akıl mantık arıyorum?

Bugün,bu sorunların tek çözümü vardır,o da bunları Türk Coğrafyasından uzaklaştırmaktır.Ermeni’si,Çerkez’i,Kürt’ü…

Ne kadar azınlık varsa,onlara sahip çıkan Devlet’lere sürülmelidir ki,görsünler bu adamlar nasıl kalleşçe davranıyor da,o Devlet’lerde hak adı altında Devlet istiyor!

Tutturmuşlar bir de, Mustafa Kemal Atatürk bunları kandırmışmış…

Mustafa Kemal,sizlerle görüşmeden,siz Mustafa Kemal Atatürk’e şu telgrafı çekmişdiniz;

"Biz,Kürt’ler olarak kendimizi Türk’lerden ayrı bir unsur olarak görmüyoruz.Gavur İngiliz’lerden yana değiliz…"

Hani Mustafa Kemal seni kandırmış idi?

Kürt’lerin peki, Diyarbakır’daki nüfuslarının, 1980 yılında %30’un altında olduğunu, %70’inin Türk Oğlu Türk olduğunu biliyor muydunuz?

Gerçi, Ulu Cami,Surlar… Bunlar hep Türk Millet’inin varlığının ispatıdır aslında. Kürt ne yapmış Diyarbakır’da, son işadamlarının camiler, ara ara hastane veya okullar yaptırmasının haricinde, hiçbir eserleri yok,kaldı ki bunlar tarihi eser arıyor!

Peki,Türkçülüğün, Türk Irkçılığının Atası Ziya Gökalp Diyarbakırlı değil miydi?

Bazı sözde Kürt Aydınları,Ziya Gökalp’e "Kürt’lerin Türk’lere attığı en büyük kazık" diyebilmektedir!

Ancak bilmezler ki,  Ziya Gökalp’in zamanında azınlık denecek kadar bile Kürt yoktu!

Bu dönemde,nerden geldiği belirsiz olan Kürt’ler kesinlikle ve kesinlike Kurtuluş Mücadelesinde bizimle savaşmamıştır!Çünkü o zamanlar neredeyse Diyarbakır’da bile dediğim gibi Kürt yoktur.Bu yüzden,hiç bir yerde hak iddia etme.Hele ki,Amerikalı’ların hazırladığı haritaları sahiplenerek,bunları Osmanlı yaptı diye iftira etme!Zira,Osmanlı Devlet’i,Amerikan Politikaları söz konusu olduğunda,Kürdistan veya Lazistan demiştir.Çünkü Kürt’ler,sonradan gelmedir.Türkiye’deki kökleri çoğunluğunun 1993 ve sonrasına rastlar.

Amerika ile işbirliği yapıp, Kardeşlikten bahsetmek, kalleşliğin en alasıdır!

Sen biliyorsun ki,Amerika’lı emperyalist.Ortadoğu üzerinde müthiş Türk karşıtı eylemleri var.E,kardeşsen ne pahasına olursa olsun,hele ki Devlet kurmalıyım,onurum var diyorsan,nasıl Devlet kurmak için Amerika’lılarla işbirliği yaparsın?

Bu Millet,karşısında "Savaş Robotu" denilen ordularla savaşırken,elinde kazma-kürek vardı!Sen,onurlu isen,her türlü imkansızlığı bahane edipte Amerika veya Yüce Üçler olarak adlanırılan(Yecücler’i çağrıştırıyor öyle değil mi?)Amerika-Fransa-İngiltere işbirliği yapmazsın.

Her defasında,Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret edip, sonra Atatürk’te düşmanlar ile ittifak yapmıştır diyerek iftira etmek,zaten sıkışınca fare deliğine girmeye çalışmaya bedeldir!

Kaldı ki ben,Atatürk’ün Türkçü anlayışını yansıtan bir makale yazacağım,bu konuyu fazla açmak istemiyorum.

Esen kalınız…