Kategoriler
Deneme Yazıları

Hayat Bir Tiyatro Sahnesi mi?

Bir televizyon dizisinin, “sahne aynı sahne ama roller farklı” diye başlayan jenerik müziğinin sözleri gerçekten de toplumda çoğunluğun ortak görüşü. Birçok insandan, “hayat bir tiyatro sahnesidir” diyerek başlayan ve yaşamın ne denli acımasız olduğu ve kimi zaman bir kukla, kimi zaman oyuncu gibi her insana farklı roller yüklediği sözlerini duyarız. Hayret verici sıklıkla kullanılan bu klişe sözleri söyleyenler, muhtemelen kendilerini rollerine fazla kaptırmış kimseler olmalı…

 Rol yapmayı “hayatın gerçeği” olarak gören birçok kişi, genellikle kendisini diğer insanlardan üstün görür ya da göstermeye çalışır. Konuşması, davranışları, sözleri hatta bakışlarıyla samimiyetsiz, yapmacıktır. Gün içinde rolünü başarıyla oynar, akşam olduğunda anne babası, eşi ya da çocuklarıyla birlikteyken de rolünü kesintisiz sürdürür. Gece oyunun perdesi kapanır ancak sabah yeniden maskesini takıp yaşam sahnesindeki rolünü alır.

 İnsan, rolünden ne kadar sıyrılır ve kendisi olursa o denli güzeldir. Ancak birçok insan etrafındaki insanları hoşnut etmeyi hedeflediği için, kendisinden beklenen neyse o hayatı yaşar.  Doğru, iyi, güzel ve yararlı olan yerine, çevresindekilerin beğenisine uygun olarak kendisine hangi kimliği uygun görüyorsa, o kimliğin gerektirdiği rolü üstlenir.

Bu sahnede ortama uygun olduğu düşünülen konuşma, mimik ve davranışlar sergilenir; her insan üzerine düşen rolü başarıyla oynamaya çalışır. Nerede nasıl davranılacağı önceden belirlenmiş olan bu yaşam şekli hiç sorgulanmaz, üzerinde düşünülmez, yanlışları düzeltilmeye çalışılmaz.

Söz konusu insanların sevgiye bakış açıları da farklıdır. Sevgi anlayışları çıkarlar ve beklentiler üzerine kuruludur; bu yüzden sevgiyi gerçek anlamda hiçbir zaman yaşayamazlar. Kendilerine yardımı dokunan, beklentilerini karşılayan insanlara sevgi duyarlar. Kuşkusuz bu temelleri çürük sevgi, gerçek ve samimi değildir.

Samimi sevgi en derin hissedilebilen duygulardan biridir; Allah’ın, dünya hayatında insanlar için yarattığı en güzel nimetlerdendir.

Çıkarlar devam ettiği sürece yaşanan sevgi ise, sevilen kişiye haz veremez. Gerçekten çok sevdiğini söyleyen kişilerin sevgi sözcükleri bile içten samimi sözler değil, belli, kalıplaşmış ifadelerdir. Özel günlerde gönderilen telefon mesajlarında ya da alınan hediyelerin üzerinde hep önceden belirlenmiş cümleler vardır. Maddi ya da manevi çıkarlar sona erdiğinde ise bu sahte sevginin de sonu gelmiş demektir.

Rol yaparak, oyun oynanarak süren sahte sevgiler, çok aşağılayıcı ve eziyet vericidir. Karşılıklı olarak mutluluk gösterisinde bulunsalar da oynanan, her insanın canını yakan kötü bir tiyatrodur. 

Gerçekten seven insan ise sevdiği kişiye duygularını ifade ederken içinden geldiği gibidir; içten ve samimi sözler söyler. Nezaketle davranır, onore eder. İyiliğini ve rahatını düşünür; zarar verecek şeylerden sakındırır.

Zaman Sevgiyi Yıpratır mı?

Toplumdaki yanlış düşüncelerden biri de, “zamanın sevgiyi yıprattığı” görüşü. Samimi sevgi yaşanmadığında birliktelikler zamanla sıkıcı bir hale dönüşür. Gerçek sevgide ise aksine zamanın rolü hep olumludur. İnsanlar birbirlerinin güzel ahlak özelliklerine tanık olduklarında sevgileri daha da artar. Ahlakını güzelleştirme, kişiliğini daha da olgunlaştırma çabası içinde olan insanların birbirlerine duydukları sevgi, zamanla daha da derinlik kazanır.

Yitirilen güzellikler ya da maddiyat, sevginin azalması için bir sebep değildir. Ancak çoğunluğun kıstası görünüm ve maddi beklentiler olduğu için her kayıp, ilişkileri yıkıma doğru sürükler.

Maskeler Her Ortamda

Kalplerdeki inanç bozuğu nedeniyle birçok insan güzelliklerden gerçek anlamda zevk alamaz, sevgisiz bir dünyada yaşar. İnsanların çoğu bu azap içinde, samimiyetin verdiği zevkten yoksun bir yaşam sürer. Sevgi, saygı, sadakat gibi güzel duygular kalpten değil, taklidi olarak yaşanır.

Doğallık, dürüstlük ve samimiyet insan fıtratına ve vicdanına en uygun olandır; bu ruha zevk verir. Ancak içinde kötü ahlak özellikleri taşıyan kişi dürüst olamaz; çünkü bunların açığa çıkması durumunda insanların tepki vermesinden çekinir. Katıdır; şefkat ve merhamet duygularından uzak karaktere sahiptir. Az da olsa merhamet eden kişi ise karşılığında başa kakar, minnet altında bırakır ya da bir beklenti içine girer. Hatta kimileri en yakınlarına dahi, yaşlandıklarında karşılaşabilecekleri zor koşullar nedeniyle ilgi gösterirler.

Çalışma ortamlarında da durum aynıdır. İş arkadaşları genellikle birbirlerinin yüzüne güler, arkalarından ise olmadık suçlamalarda bulunur, dedikodu yaparlar. Rekabet eder, birbirlerinin “kuyusunu kazar”, “ayaklarını kaydırmaya” çalışırlar. Ancak bunlar da gizli yaşanır, yüzlerdeki maskelerle oyun sürer gider.

Sonuç Olarak;

Bu batıl sistem, insanların gözünde belirli bir yere gelebilmek adına, kendine karşı bile samimi olamayan, yapmacık, sahte kişilikli insan modelleri oluşturur. Her açıdan insanı zorlayan bu durumdan sıyrılmadıkça, dini gerçek anlamda yaşamak zordur. Çünkü İslam’ın ana koşulu samimi ve doğal olmaktır. İnsanın gerçek mutluluk ve kurtuluşa ulaşması,  Allah’a, insanlara ve hatta kendisine karşı samimiyeti ölçüsünde mümkündür. 

Yapmamız gereken, bu batıl sistemi ne kadar yaşayıp yaşamadığımız konusunda kendimizi gözden geçirmemiz. Çünkü her ne kadar üzerimize alınmak istemesek de, etkilenmiş olabiliriz. Yaşamımızın her anına sızabilecek bu karanlık sistemden korunmak için, öncelikle dikkatli ve samimi olmamız gerekir. Samimiyet zemini üzerine kurulan inanç sağlamdır; sarsılmaz, -Allah’ın dilemesi dışında- yıkılmaz.

 

Fuat Türker

 

Kategoriler
Güncel Haberler Günlük hayat Kişisel makaleler Türk Tarihi Türkiye üzerine

Bu davalar Başbuğ’u götürmez sizi götürür!

Son zamanlarda taraflı köşe yazarlarının başlıklarına binayen yazmak istediğim bir kaç kelam var. Bu devletin başında Ne tayyip var nede dedesi isyan ettiği için Türkler tarafından kafası kesilip kazığa oturtulan şerefsiz Bülent Arınç. Bu devletin arkadasında ve önünde, T.S.K olmasa sizin pembe popolarınızı ABD mi koruyacak sanırsınız ? Bu ülkede sahtekarları, ispiyoncuları, devleti satanları izlemek, takibe almak ne kadar suç olabilir ki ?

T.S.K içerisinde bulunduğu istihbarat ve bilgi toplama ekibine yönelik başlatılan bu karalama kampanyası, basında ve gazetelerde, ülkesini satmış yazarlar tarafından bütün bir kurumu suç işlemiş gibi göstermeye çalışıyorlar. Ne suçu ? Bu ülkede her istihbaratı değerlendirmek, bilgi toplamak, bu senin değil istihbaratçı bordo berelilerin görevi. Diger gizli birimleri saymıyorum…

Unutmayınız T.S.K daki bu ekip olmasa evlerinizin yanında paylayacak, arabanıza yerleştirdikleri bombaları engelleyecek bir istihbarat biriminiz olmayacak. Polislerden medet ummayın, gaz bombalarıyla misket oynamakla meşgul onlar. Ha onları yönetenleri hiç söylemiyorum. Birbirleriyle karanlıkta köşe kapmaca oynuyorlar.

Bu davalar Başbuğ'u götürmez sizi götürür!
Bu davalar Başbuğ'u götürmez sizi götürür!

Basında çıkan ve saçma başlıklardan birisi olan 2. kapatma davası başbuğ’u götürür yazılarına karşılık bende yazıyorum. T.S.K biziz, ona uzanacak elleri keser müsait bir yerinize makjaj yaparız. Her Türk asker Dogar Bunu sakın unutma, Fatih ürek bile zamanı geldiğinde damarlarındaki kanın kudretine kendini bırakacaktir.

Tekrar belirtmek istiyorum. T.S.K. nin üzerinden oyun oynamayı, demokrasi naraları atmayı bırakın, Türk halkının güvendiği kişiler siz değil Türk askeridir. Çünkü ne ABD ye sattı bizi, nede eli kanlı peKAKA şerefsizlerine.

Yazımda ara ara argo kelimeler kullanmış olabilirim, okuyan arkadaşlarımdan özür diliyorum. Ancak Oturduğu koltuğun pambıkları bile bunların bir yerlerine batıyor, de kararı sen ver artık..

Kategoriler
Dünya ülkeleri Güncel Haberler İnternet Dünyası Programlama Dilleri Teknoloji Webmaster yardım

En iyi yazılım tasarımına $25.000 ödül

Öğrenci olduğunu (üniversite, lise) belgeleyen herkesin katılabileceği bu yarışmada 5 farklı kategoride yarışabiliyorsunuz. Software Design, Embeded Development, Game Design, Digital Media ve IT Challenge yarışmanın kategorileri. Software Design, yani yazılım tasarımı kategorisinin birincisine 25.000$, ikincisine 10.000$ ve üçüncüsüne de 5.000$ ödül var.

Sn. Kadir Çamoğlunun Chipte yazdıklarına göre;  Sekiz yıldır yapılan Imagine Cup, günümüzde var olan sorunlara çözümler üretmeye odaklı, dünyanın her yerinden öğrencilerin katıldığı bir teknoloji yarışmasıdır. Yarışma, dünyanın en yetenekli yazılım tasarımcılarını, programcılarını, oyun geliştiricilerini ve dijital medya tutkunlarını günümüzde dünyamızın karşı karşıya olduğu en önemli problemlerinden olan, açlık, fakirlik, eğitim, hastalık önleme, sağlık hizmetleri, doğa ve diğer sorunların üstesinden gelme ve bu konularda çözümler üretme için fırsatlar sunuyor.

Yarışma 8 Temmuz 2009’da başlıyor ve Dünya finalleriyle Temmuz 2010’da sona eriyor.  Yarışmaya katılmak için gerekli olan en önemli koşul öğrenci olmak ve bunu belgelemek. Tabii yarışmayı düzenleyen kurum Microsoft olduğu için, herhangi bir şekilde Microsoft çalışanı ya da stajyeri olmamanız da gerekiyor.

En iyi yazılım tasarımı
En iyi yazılım tasarımı

Kategoriler
Günlük hayat internet hizmetleri Türkiye üzerine Web Site Tanıtımları

Gittigidiyorda En Çok Ne Satabiliriz?

 

Gittigidiyorda En Çok Ne Satabiliriz?
 
Daha önce yüksek ihtimal gittigidiyoru duydunuz. Bilmeyenler için kısaca gittigidiyordan bahsedelim. Gittigidiyor online satış ve alışveriş yapabildiğiniz bir açık arttırma sitesidir. Websitesinin adresi www.gittigidiyor.com dur. Burada ürünlerinizi satabilir ya da beğendiğiniz ürünleri ucuza alabilirsiniz. Peki gittigidiyorda bir şeyler satmak, para kazanmak istiyorsunuz ve üye oldunuz ama ne satacağınıza karar veremiyor ya da ne satarsam para kazanabilirim diyorsunuz. İşte tüm sorularınızın cevabını aşağıdaki anlatacaklarımda bulabilirsiniz.
 
 İlk olarak önerebileceğimiz ürünler giyim ürünleridir. Dışarıdaki mağazaların giyim ürünlerindeki pahalı fiyatları, özellikle outlet tabir edilen fabrika satış mağazaları bile artık neredeyse mağaza fiyatına satış yaptığını göz önüne alırsak sizde ucuz ürün bularak piyasa fiyatının altına satış yapabilir ve ciddi bir şekilde gelir elde edebilirsiniz. Bu ürünleri satarken orinal olmasına dikkat edin. Zira gittigidiyor bu ürünleri hep yasakladığını bildirsede sitede bir çok replica ürün bulunmakta ve satışı yapılmaktadır. Hem sizin ileride sattığınız kişilerden alacağınız yorumlardan hem de müşteri memnuniyetini yüksek tutarak paranıza para katmanız için orijinal ürün satmanız sizin yararınıza olacaktır.
 
 DVD,CD,Oyunlar, Oyun Konsolları gibi ürünler. Bu ürünleri gittigidiyorda rahatlıkla uygun bir fiyat koyduğunuzda satabilirsiniz. Buradaki tek sorun gittigidiyorun aldığı %10 gibi yüksek bir komisyondur ki bu 700TLlik bir satış fiyatı koyduğunuzda size 70TL eksik olarak yansıması sonucunu doğuracaktır. O yüzden fiyat verirken piyasa fiyatının altında ama bu komisyon fiyatını düşünerek fiyat verin. Ayrıca yeni çıkan PS3 oyunları, dvd filmler , eski koleksiyonluk dvdler vs bunları da gittigidiyorda iyi bir fiyat politikası uygulayarak satabilirsiniz.
 
 Gittigidiyorda ciddi anlamda parfüm satışı potansiyeli vardır. Fakat yine orijinal satmak sizin yararınıza olacaktır. Sahte ürün satıp 2-3 olumsuz yorum aldıktan sonra kimse sizden bir daha alışveriş yapmak istemez ve ileride kazanabileceğiniz miktarın önünü kesebilirsiniz. Bunun içinde ister yurtdışından parfüm getirterek evinizde stok yaparak, ister bir tedarikçi ile anlaşarak, isterseniz AVON tarzı bir firmanın temsilcisi olarak ciddi satış rakamlarıyla satış yapabilirsiniz.
 Değişik hediyelik eşyaların satışları yine gittigidiyorda çok olmaktadır. Eğer satacağınız ürün değişik ve daha önce görülmemiş bir ürün ise tutacağına emin olabilirsiniz. Sadece diğer satıcılardan farklı ürünler satmayı deneyin. İlgiyi toplayıp satışlarınızı yükselttikten sonra sizde onlarla aynı ürünleri satabilirsiniz. Böylece hem ürün yelpazeniz genişler hem de sizden memnun kalan tüketiciyi yine sizi seçmeye zorlarsınız.
 
 Tüm bu ürünleri satarken dikkat etmeniz gereken tek şey fiyatlandırmadır. Sattığınız ürünü diğer satıcılar ne kadara satıyorlar? Eğer kar marjınız yüksek ise onların sattığı fiyatın biraz altına satarak kullanıcıları kendinize çekebilirsiniz. Çünkü psikolojik olarak tüketici ucuza yönelecektir. Siz 65TLye gördüğünüz bir ürünü 70TLye alır mısınız? Hayır. İşte bu yüzden bu fiyat psikoloji ise kullanıcıları ürününüze çekip ve olumlu yorumları aldıktan sonra tüketiciler sizi seçmeye başlayacaklardır. Bol kazançlı günler dilerim.