Kategoriler
Deneme Yazıları Eğitim - öğretim Genel Konular Güncel Haberler Günlük hayat iletişim Kişisel makaleler Milli Görüş Toplumsal Konular Türk Tarihi Türkiye üzerine

BU MU ALLAHTAN KORKUN ?

19 Mayıs 1919’ da büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsuna çıkması ve bunun akabinde Erzurum ve Sivasta yapılan kongrelerde alınan kararlar ve Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘’Tek bir egemenlik var, o da Milli egemenliktir. Ülkeyi yine ulusun kendi gücü kurtaracaktır. ’’ Sözü dikkate alınarak yurdun dört bir yanından gelen ulus temsilcileri ve milletvekilleri ile 23 Nisan 1920 de Ankara’da Büyük Millet Meclisi’nde toplantı yapıldı. Meclis başkanı seçilen ulu önder Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Ulusal Kurtuluş Savaşı başlatıldı.Bir yandan efeler,dadaşlar, seymenler bulundukları yörede düşmana karşı koydular. Öte yandan düzenli ordular İnönü’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da savaştılar. Yurdumuz düşmanlardan kurtuldu.

İkinci dönem Büyük Millet Meclisi 11 Ağustos 1923’te ilk toplantısını yaptı.Burada alınan kararlarla birlikte 29 Ekim 1923 günü Türkiye Cumhuriyeti kuruldu.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması görüldüğü üzere hiçte kolay olmamıştır.Şu yazılanları eğer ben bir yabancı olarak okumuş olsaydım değerli yazar arkadaşlar, bu ülkeyi yıkmak , parçalamak değil mümkün hayal dahi edilemez derdim.Ama bu hükümeti araştırmadan önce.
Ülke deyince nasıl ki bir inşaat ustasına bina deyince temelindeki kum ve çimento gelir,benimde aklıma önce Askeriye daha sonra devletin bağımsız mahkemeleri gelir.Peki önce askeriyeyi daha sonra anayasa mahkemelerini yıpratmaya çalışmak.Tamamen halkın bu kurumlar üzerindeki özgür iradelerini etkileyerek güvenininin sarsılmasını sağlamak için hazırlanan adına da yurdun adı anlamına gelen ergenekon denen bu oyun, temellerine bomba yerleştirilmiş bir binadan farksızdır, ülkemiz için.
Hergün ergenekondan tutuklananlardan bahsediliyor televizyonlarda. En çokta dikkatimi çeken olay nedir biliyor musunuz arkadaşlar?, ergenekon adı bir operasyon adı olarak nasıl verilir ve buna neden kimse itiraz etmez bu bir. İkincisi de bizim ülkemizde Ergenekon savcılığı diye bir savcılık makamı, ergenekon hakimleri diye bir makam, bir kuruluş, bir kurum var mıdır? Hadi buna da peki diyelim kimse itiraz etmedi. Yaaa, bir savcı, bir hakim,  ergenekon savcısı, ergenekon hakimi kelimesinden zerre kadar mı Rahatsız olmazda? herhangi bir şikayette herhangi bir sitemde bulunmaz. Ben yazımın açıklama kısmında bunların ülkemizin temeline nasıl dinamit bağladıklarından bahsettim. Ergenekon buna bir örnektir, ha bu örnekle tatmin olamayan arkadaşlar varsa alın size bir örnek daha Ülkenin önemli gelir kaynaklarından olan Türk Telekom’un satılması, birtakım kamu kurumlarının devlet denetimi altında satılamayacağından, özelleştirmeye gidip A.Ş damgasını vurduktan sonra elden çıkarma çabaları.
Kendilerine birisi bir laf söyleyince köpürürler, allah korkusundan girerler, peygamber efendimizin hadislerine geçerler ve sonucu seçim otobüslerinde çaldırdıkları şarkı sözleriyle bitirirler. Neden;  canları tatlıdır, sevdikleri değerlidir. Peki ya işsiz bıraktığın insanların canlarının tatsız olduklarından, sevdiklerinin değersiz olduklarından şüphen mi Vardırda söz haklarını gayet dikdatör, gayet külhan beyi naralarında tehditle, zorbalıkla ellerinden almaya çalışırsın?.
Senin bahsettiğin allah korkusu eğer bu ülkenin bir bireyi olan, bu ülkeye hizmet eden tekel işçilerinin sorununu bırakıp, üç yıl önce eşinin başörtüsüyle GATA ya alınmamasından bahsetmekse, korkarım bu ülkede senden ve kurmaylarından başka allahtan korkan kimse yok. Sana bu saatten sonra halkın içinde dolaşan bir birey olarak tavsiyem eğer aklının bir köşesinde bu ülkeyi parçalama yada yıpratma çabası düşüncesi hala devam ediyorsa biran önce beynini formatlamandır. Yoksa eğer o iktidardan düşersen, dokunulmazlık hakkını kaybedersen, bu ülkede o dokunulmazlık hakkına sırtını dayayarak yürüdüğün uzun – ince yolun kısa – kalına, yürüdüğün o gündüzlerin geceye gecelerin gündüze ufuklarda cumhuriyet ateşi kızaranlar tarafından çevirilecektir.
Bu vatanı alabilmek için önce askeri, yargıyı değil, bizim gibi elinde dokunulmazlık hakkı olmasa bile cesurca konuşabilen yazabilen yazarları yok etmen gerekir.
SAYGILARIMLA
Rıdvan KARAKOYUN

Kategoriler
Güncel Haberler Günlük hayat İnternet Dünyası Kişisel makaleler Türk Tarihi Türkiye üzerine Videolar

30 Kupona Almadık ki 30 Köpeğe Sattınız

Facebook.com sitesinde izlediğim bir videoyu paylaşmak istedim, başlığı çok güzeldi, aynen aldım zaten burayada. Son zamanlarda Türkiyede yaşananlar, Türkiye üzerinde oynanan oyunlar, tarihlerdir Türk insanının bir türlü rahata kavuşamadığını gösterdi. Ve Gördü ki gerçekten bir güç Türk insanının üzerine devamlı dolaşmakta. Bence İnsanlarımız önce kendilerini toparlamalı ve birlik içinde olmalı. Eminim eski ihtişam ve kuvvetine çok kısa sürede yeniden dönecektir.

Türk kardeşlerim, üzerimizden oyun oynanmasına asla izin vermeyelim. Ve verdiğimiz şehitlerimizin kanınıda asla yerde bırakmayalım. Şu an gündemdeki kardeşlik naraları atanların asıl amaçlarının Türkiyeyi bir bütün haline getirmek değil, ileriyi göremedikleri için oluşan kutuplaşmayı düzenlemeye çalışan şaklabanlardan başkaları değildir.

T.S.K. ya atılan her suç, iftira zamanı gelince bu oyunu oynayanların suratında patlayacaktir. Tutuklanan askerlerimizi suçladıkları krokileri bende bir sonraki konumda burada paylaşacağım. Dünyada herkesin elinde olabilecek, ve bir program kadar yakında olan bu krokiler nasıl oluyorda askerimizin bilgisayarında bulundu diye dikkate alınıyor ? Nedenini herkes biliyor. T.S.K ya sonsuza kadar güvenim var çünkü beni onlar koruyor, mecliste 3 öğün yemeklerini yeyip çiftçimizin anasına laf atan şerefsizler değil. Dönüp kendi ananıza bakmanızda yarar var.

Bu ülkede yaşamayan, sorunlarını, sıkıntılarını görmeyen, çilesini çekmeyen hiç kimse ne demek istediğimi anlayamaz. Mecliste bulunanlar dönüp geçmişlerine bi baksınlar, misyonları 70 milyon Türk’ün AHI ile yarışabilecek mi? merak ediyorum.

Son olarak görevi bizleri korumak olan Türk Silahlı Kuvvetlerine yapılan her iftirayı, hareketi kınıyorum. Amaçları ne biliyorum, tek temennim Türk halkının gerçekleri basında çıkan boyama ve taraflı haberler ile birbirine karıştırmaması.

Mustafa Kemal Atatürk bizleri bırakmadan önce Gençliğe Hitabe’sinde yazmış olduğu aşağıdaki cümleler ile yazıma son veriyorum. Sizce Atatürk ileri görüşlü değilmiydi?

Gençliğe hitabeden kısa bir alıntı:

İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!