Kategoriler
Genel Konular

Köşe yazısı kıvamı

Bir kar tanesi ol kon dilimin ucuna.. Bu şarkıyı yana yakıla dinleyeceğim aklıma gelmezdi ben ki güneşi, ışıl ışıl havayı, hafif yaz esintilerini severim hatta baya baya severim yahu. Ama bu nedir arkadaş; yağmurlar bitti diye sevindik sıcaklar ürkütmeye başladı. Aslında bazen ikiyüzlülük yaptığımı itiraf edeyim size. Kışın yazdan kalma son günleri yaşarken hiç bitmemelerini isterdim; ama daha geçen hafta son bulan yaz yağmurları için de bir an önce bitse de yaz gelse diye düşündüm. Şimdi ikiyüzlülük bunun neresinde? Aslında iki türlüsü de doğru değil; yazın yaz kışın kış yani denklem en başında böyle kurmuş tutup bozuyoruz biz insanlar olarak. Kışın yağmurlar bitsin güneş açsın isteriz ama kışa bir dirlik vermek lazım ki hüküm sürsün rahatça. Malum “barajlarımızın” dolması lazım(!); ne barajmış ki arkadaş etrafı sel götürdü hala yarısı dolmamıştı. Barajdı seldi derken aklım yine bak şimdi tatile ve daha çok da denize gitti açıkçası. Dur dedim bir araştırayım; güzelim İstanbul sınırları içinde doğru düzgün bir deniz kum güneş keyfi yapabilir miyiz diye de sonuç tam bir fiyasko. Her şeyde olduğu gibi bu konuda da uçlarda yaşamayı seviyoruz; ya çok ya az ki siz bence ne demek istediğimi anladınız; cümlenin ucunu açık bırakmak daha makbul geldi gözüme şu an için. Bu arada şunu biliyor muydunuz: üç silahşörler aldıkları isme rağmen hiç silah kullanmazlarmış; tam beş dakika önce duydum bunu da yani her türlü paralel yapıya rağmen aynı zaman diliminde yaşadığımız için içimden geldi paylaşmak.

***

Teoman şarkısıyla başladık bari oradan ufak bir girişle daha devam edeyim… Yine o müthiş şarkılarından biri olan “Daha 17” nin bir aşk şarkısı olduğunu sanan kaç kişiyiz? Klibinde de o dünyalar tatlısı genç kıza rağmen hiç bilmeyenler için söyleyebilirim ki uzaktan akrabası olan Erdal Eren için yazdığına dair güçlü yorumlar duydum. Ne kadarı doğrudur bilmem ama tekrar tekrar dinlerken “ömrü kelebek kadarmış” dizesi şimdi daha da çok bana dokunmaya başladı ne yalan söyleyeyim. Keza Teoman’ın içinde bulunduğu her işin koşulsuz kalıcı olacağını da düşünürsek bu da onun arşivlik parçalarındandır. Aynı 64 yılındaki Erdal Eren idami ya da cinayetinin ,artık nasıl isimlendirirsiniz size kalmış, hafızalara kazınması gibi; ama tozlu arşiv raflarına değil. Ne de olsa güzide ülkemizde tarih tekerrür ve paralellik(!) göstermeye pek yatkın.

***

Gelgelelim Altın Kelebek ödül törenine.. Pek severiz öyle kırmızı halılar, tuvaletler, smokinler.. Tamamen kişisel fikrim olmakla beraber bence üzerimize uymayan bu şekle girmek için daha fazla uğraşmasak hani biraz rahatlasak.. Hayır Cannes başarımızı asla es geçmemek lazım; gurur tablosuydu. Ama gerçekten biz yapamıyoruz o kırmızı halı işlerini. Hâlbuki oyunculuk deseniz yönetmenlik deseniz Cannes’da bulunmak zaten boynumuzun borcuydu. Şahsen özetle özensiz buldum. Yani tabi güzel ve takdir edilesi bir düşünce ama bu tarz organizasyonlarda illa Türk tasarımcı kıyafeti giyme düşüncesi de bilmiyorum olmasa da olur. Malum giden iki bayan oyuncumuzda olan fizik çoğu yabancı oyuncu da yok; ama değerlendiremediklerini düşünüyorum bu fırsatlarını. Bunun sebebi ülkece yaşadığımız Soma yasımız da olabilirdi ki zaten orda da oyuncularımız acımızı unutmadığımızı hatırlattılar cümle âleme. Helal olsun demek düşer bize de…Ülkece bu tarz başarılara açız; devamının gelmesi dileğiyle…

Kategoriler
Makaleci.com Hakkinda Mutluluk anlarımız

2000. Konu benim olsun :D

Makaleci.com da yayinlanan 2 bininci konu bu olacak arkadaslar. Bu vesile ile yakinda makaleci.com ailesi olarak neler yapacagimizi duyurayim :)

Oncelikle yeni tasarima gecis yapilacak yakinda. Ucretli bir tasarim ve hiz, gorsellik acisindan sitemize olumlu bir etkisi olacagini dusunuyorum.

Yazarlarimiz icin herzaman daha fazlasini istedim, bir kazancimiz olmadi hic, olmayacakta. Ama onemli olan onlarin ic dunyalarina bu site araciligi ile ulasmakti, oylede oluyor.

Son zamanlarda yeni gelen yazarlarimiz ile listemiz cok genisledi. Bu yazarlarimizi bir sayfa ile herkese taktim edecegim insallah. Ayrica aktivitesi az olan yazarlarimizida yazmaya tesvik etmeyi dusunuyorum (telefonla arayip, konusmayarak :D).

Simdiden hayirli olmasi dilegiyle :)

Kategoriler
Deneme Yazıları Genel Konular Güncel Haberler Günün Tarihi Radyo ve Tv medya Türkiye üzerine

ÖFKE !!!!!!!!!!!!!!

kldrm[1].jpg
kldrm[1

Herkez yargı memuru,herkez dürüst,herkez doğru,bir de bilir kişi herkez… (OY DÜNYALIK MENFAATLER OYYYYYYYYYYYYYYYYY) şimdi suçlu ağzı laf yapamayanlarmı,suçlu yoklukta aczde doğanlarmı,yada hep olduğu gibi suçlu diye adlandırılanlar hep masumlarmı?Düşüncelerinizde ki yargısız infaza sesleniyorum…El insaf vicdan fakirleri, el insaf böbüründen gözleri kapananlar , el insaf bakıp……ta duyarsız kalanlar, el insaf ki ne ramazanlar terbiye eder zihninizi ne mektepler nede ellerinize bulaştırdığınız kanı sildiğiniz ipek mendiller,çok kısa” zaman” hayli kısa görebilene; kazanılmış küçük zaferleriniz kurtaramıyacak sizi,ağıtlar senfonisi olmuş akıttığınız gözyaşlarının içinde susayarak boğulacaksınız.Soğukta terleyerek öleceksiniz.Gözlerimi kör, kulaklarımı sağır yapıyorum……..
Yaptığınız her işkence haberlerinde de,,,,, şu sokakta feryad eden şehitler için kopan çığlıkları, daha iyi görmek daha iyi duymak daha iyi yaşatmak için benliğimde ,size tüm duyu organlarım kapalı ;lanetler eksik olmayacak başınızdan bende lanet ediyorum aldığınız tüm gereksiz soluğa…
SVD..
Kategoriler
Makaleci.com Hakkinda

Makaleci.com icin editor araniyor! Editor ve yonetici!

Merhaba arkadaslar, uzun yillardir sitemiz faaliyetde ve bir cok yazar geldi, yazdi. Devamli yazan arkadaslarda var, arada gelip yazan arkadaslarda. Hepsine oncelikle bizimle olduklari ve ozgur ruhlarini yansittiklari icin tesekkur ediyorum.

 

Bir sure makaleci.com da gorev yapamayacagim. Bu sebeple uzun zamandir da dusundugum editor ve yonetici alimi icin basvurulari aciyorum.

Editor ve yonetici arkadaslar yeni yetkilere sahip olacak. Bu yetkilerin basinda sitede kullanicilar ve misafirler tarafindan gelen yazilari inceleyerek yayina almak olacak. Sonrasinda arada bir onaydan gecmeyen yorumlarin onaylanmasi olacak. Basit bir gorev ama manevi olarak yuku buyuk olacak. Sitenin butun manevi agirligi uzerinizde olacak.

Sitedeki yazarlar yazilarini direk olarak yayina alabiliyorlar, ancak cogu zaman yazar olmayan kullanicilarimizda yazi gonderiyor. Bu yazilar editor tarafindan incelenerek yayina aliniyor. Statunuz bu olacak. Ancak bununla beraber sitenin yonetim kademesinde olacaginiz icin, gelismeleri ve gelistirmeleride paylasacaginizi unutmamaniz gerek.

Uygun gordugumde birden fazla editor almayi dusunuyorum. Bu gorevi hakkiyla yerine getirebilmeniz yeterli olacak bir ozelliktir.

Editor secimini sadece YAZARLARIMIZ icerisinde sececegim, ancak genel olarak tanidigim ve guvendigim kisilerde ayni sekilde editor olarak aramiza katilabilirler. Bu surecte secimi ben ve sitemizdeki yazar arkadaslarin gorusleri belirleyecek. Editor seciminde Sitemizdeki makaleci YAZAR arkadaslardan da goruslerini isteyecegim son adimda.

Editor olacak arkadaslar, hergun mutlaka siteye giris yapip, gelen yazi varmi diye kontrol etmesi gerekli. inceleme icin gelen bir yazi varsa, okuyup, gerekli duzenlemeleri yaparak (resim ekleme, etiket ve uygun kategoriyi secme) yayinlamasi gerekli. bunun disinda sitenin gelismesi, gelistirilmesi, tanitilmasi gibi konularda da kendisi isterse ozveri gosterebilir. Bu konuda zorunlugumuz yok.

Editorlerin kendileride icerik girebilecek arkaslar. Duyuru, uyari, haber v.s gibi konularda da icerik ekleyerek kullanicilarimizi bilgilendirebilirler.

Editor olacak arkadaslar icerikleri paylasabilmeleri icin facebook, google + sayfalarinda da yetki verilecektir.

Basvuru icin bana mail atmaniz yeterlidir arkadaslar, kendiniz hakkinda kisa bir anlatim ve varsa siteniz, tecrubeniz eklemeniz secmemde cok yardimci olacaktir.

Basvuru icin mail adresimiz: [email protected]

Simdiden herkese tesekkurler..

Kategoriler
Aklımdan geçenler Deneme Yazıları Günlük hayat kompozisyon Öylesin Esti Şuan Düşündüklerim

İntiKAN 3. Bölüm

Özgürlük kaybedilince hissedilen,
Tekrar kazanılınca kullanılamayan histir.
O iki sözü Şöyleydi: Baban Öldü…

Büyük bir şoka girdim.Bugün bile hala o şoku üstümden atamam.Düşünsenize karşınıza biri geçmiş.Tanımadığınız etmediğiniz bir insan size babanızın öldüğünü söylüyor.Gerçekten dehşet bir şey bu.Bunu düşünmek için hayal gücü bile yetmez diyebilirim.Size gözlerim dolarken şöyle devam edeyim.O iki kelimeyi duyduktan sonra biraz soğukkanlı gözükmeye çalıştım.Fakat bu karanlık yere dizi izlemek için gittiğim evden gelmişim.Karşımda sesini bile yeni duyduğum bir adam ve bana öyle şeyler söylüyor ki donup kalıyorum.Adam bile uzun süre durdu bu sözlerden sonra.

Soğukkanlı gibi gözükmeye devam ettim.İçimde başarıyormuş gibi bir his olmasına rağmen karşımdakilerin şokumu anladığı hissediyordum..Kekeleyerek ”Şaka mı bu?” demeyi başarabildim.Adam karşımda oturmuş kafasını iki yana salladı ve ” Eğer şaka olsaydı baban seni buraya getirmemize izin vermezdi” dedi.

‘Üzgünüm babasız yaşamayı bilen bir kişi olarak bu haberi en azından ben vermek istedim sana’ dedi.Ben  böyle hatırlıyorum o kabus dakikalarını kim bilir daha adam neler dedi de ben bu kadarını anladım.Ya da bu kadarını hatırlıyorum.O an yukarıdaki camlara doğru bakıp babamın sabah ki halleri önümden geçiyordu.Özellikle de o son cümlem

”Ölünce öğreniriz mesleğini” deyişim.İki kulağımda çınlıyordu.Babamı geçmişte ki televizyonlar gibi siyah beyaz hayal edebiliyordum anca.Artık hep öyle mi olacaktı ? Sadece siyah-beyaz hayallerde mi buluşacaktık?Yoksa hala renkli hayatta mıydı?Adama bakıp ” Sen iki kelime ettin diye babamın öldüğüne nasıl inanırım ” dedim. Adam ‘Şu torbaları getir Allah aşkına” dedi Adamlarından birine. Ayrıca ekledi: ”Birde polis olacaksın.Birde böyle bir babanın oğlusun.Ellerini bağlamışlar.Seni karanlık bir yere getirmişler.Hatta öldüresiye döveceklerken gelip ben seni kurtarmışım.Sende bana gelip inanmıyorsun.Baban hep derdi: ‘O biraz dayak yemeden adam olmaz’ diye de bakalım neler görücez daha” dedi.

O bunları söylerken geçmiş zaman kullanması beni deli ediyordu.Kendini bu kadar inandırmış olamazdı ya.Umudum tükenmiş üzereyken torbaları getirdiler.Torbaları artık kafama takmıyordum.Babam ölmüştü.Bundan daha kötü ne çıkabilirdi ki.Hayatta kimin için yaşayacaktım ben derken adam benim içimden geçenleri okurcasına: ” Bunun için yaşayacaksın” dedi.Babamın başıydı torbadan çıkan.Bunu yazmak ne kadar iğrenç bir duygu bilemesiniz.Fakat artık kana o kadar alıştım ki.Bunu o kadar tekrarladım ki.20 kişinin kafasını gelin önümde kesin artık bana bişi olmaz.Düşünsenize yirmi yıl boyunca her gün o görüntüyle uyanıp onla uyuduğunuzu.Fakat o zamanlar böyle değildim.O görüntüyü gördüğümde şüphelerim bile donmuştu.O görüntüyü diğerleri 1-2 saniye görmüştü.Fakat ben onu 20 yıl gördüm..

Adam torbayı yere koydu.Sanki Poşetin İçinde Oyuncak varmışcasına duvara yaslamaya çalışması da beni uyuz etti.” Düzgün davranır mısın? O torbaya ” dedim.” Adam özür dilercesine torbayı düzeltti.Şimdi adamın ne diyeceğini merak edercesine soğukkanlı bir şekilde ”Eee benden isteğin nedir? Hayatımı Mahveden adam” dedim.”Ben hayatını etkilemedim. Sadece Etkileneceği haberi verdim ” dedi.

‘Şimdi de senden şunu istiyorum.Bizde işler babadan babaya geçmez.Fakat senin baban işini bitirmeden gitti bu dünyadan.Sana hem İntikam hemde güzel bir hayat vadediyorum” dedi.Babamın ölümü  ve güzel hayat kelimelerinin aynı günde geçmesi anca bir komedi filminde olurdu herhalde.” Güzel şeyler vaat ediyorsun da ben babamın öldüğü günde güzel hayattan bahsedemem” dedim.Bana ” Zaten uzun süre buradasın rahat ol uzun uzun düşün” dedi ve tüm adamları alarak bu fabrika vari yerden ayrıldı.

3 Gün sonra…

Hayla bir ses bir seda yoktu.Fakat bugün önemli şeyler olacağını hissediyordum.O an kapı açıldı.3 gün boyunca hiç açılmayan o kapı açılmıştı.Burada olmama rağmen buna sevinmiştim.O sesin bana yaklaştığını ve ellerimdeki ipi kesmeye çalıştığını hissettim.Kız ipi keserken ”Seni buradan kaçırıcam merak etme” dedi.İpleri çözdükten sonra kapıya yöneldik.Kapıyı Açıyorduk.Ben şoktaydım.Kimdi bu kız?Üç Gündür tek başına yaşayan bir insan olarak konuşamadım.Kapıyı aralarken içimde değişik bir his vardı.Özgürlük hissi.Üç gün önce içimde böyle bir hissi de yaşayacağım aklıma gelmezdi.

Kapıyı açtık ve…

3. Bölüm Sonu…

Yorumlarınızı ve kapıyı açtıktan sonra başımıza gelecekler hakkında yorumlarınızı bekliyoruz.

Okumayanlara 2.Bölüm
Okumayanlara 1. Bölüm

Kategoriler
Aklımdan geçenler Kişisel makaleler Öylesin Esti Şuan Düşündüklerim

İntiKAN (2.Bölüm)

2. Bölüm:

İntikam Kanla Yapılan Antremandır.

Önemli Olan İntikam Bittikten Sonra Yapılacak Olan Maçtır.

Torbayı eninde sonunda açmıştım.Fakat Paketin içinde ne olduğuna bakmamıştım.Pakete doğru elimi uzattığımda alt katta kapının zorlandığını duydum.Polisiği sevmezdim ama böyle işlerde verdikleri silah işe yarardı.Silahı çıkardıktan sonra pencereye sesizce ilerledim.Pencereden baktığımda gelirken gördüğüm arabanın evimin önüne park ettiğini gördüm.Alt kattada kapının kırıldığını anlayınca hızla koridora ilerledim.Sesin geldiği yere konsantre olmuşken arkamdan gelen biri kollarımdan tutup beni yere eğdirdi.

Bir polis olarak bu duruma düşmek iğrençti.Daha sonrada kollarımı kelepçeledi.Bu beni iyice sinirlendirmişti.’Lanet olası pislik ben bir polisim ve sana bu yaptıklarını ödeticem’ deyince arkadan diziyle sırtıma vurdu.Bu andada karşımda bir adam belirdi.Kafasında siyah maske olduğundan yüzünü göremiyordum.Sadece ağzı görünüyordu.Adama bakarak ‘Keşke kadın çorabı geçirseydin başına en azından yüzünün birazını görür.Benden az kortuğunu sanardım.Bu halle senden ancak çocuklar korkar’ dedim.Adam sadece sustu.

Arabalara merakımla bilinen bir polistim bundan dolayı gördüğüm sarı cargoyu unutmamıştım.Yoldan geçerkende dikkatimi çekmişti demekki bundanmış diye içimden geçirdim.Beni arka tarafa oturtuktan sonra arabayı sürmeye başladılar.Bir adamda silah elinde tetik parmağında benim bir harekette bulunmamam için başımda bekliyordu.Beni bu kadar önemseyen adamların da kim olduğunu merak etmiştim.’ Kimsiniz siz ‘ diye bağırdım.Bunu duyduktan sonra adam öncelikle eliyle ağzımı kapattı.Sanki birileri duymasın diye kapatmış gibiydi.Ama kimse Yoktu.Adamın bundan hoşlanmadığını anlayınca tekrarladım.Ama ağzımı kapatıyordu.Öncelikle elinden
kurtulmalıydım.Bunuda iyi bir yöntemle başardım.Tabikide elini ısırarak.Tekrar Bağırdım.Dirseğiyle yüzüme vurdu.Daha sonrada bantla ağzımı kapattım.

Bundan sonra sadece içimden konuşabilecektim.Adamların beni niye aldığını anlamamıştım.Acaba ceza yazdığım adamlardan biri bana uyuz mu olmuştu? Yok daha neler diyede içimden geçirdim.Heralde 100-200 TL için bunları yapacak bir deliyle karşılaşmadığım  içinde şanslıydım herhalde.Kesinlikle torbalar için geldiler diye bir an geçirdim.Fakat öyle olsa torbalarıda alırlardı değilmi? Kesinlikle bir yanlış anlaşılma olmuştu.Bunu nasıl anlatacaktım birde o vardı tabi.Dualarım en azından beni sorgulasınlar isteğimi yansıtıyordu.Onlar birşey anlamasada.Allaha ulaşabileceğimi inanarak devam ediyordum.Daha 25 yaşında olan genç bir insandım.Daha ibadetlerimi bile yerine getirememiştim.Bir an cennete gidememe korkusuyla hareket etmeye çalışmamla namluyu başımda hissettim.Tehlikeli konulara hep espirili bakışla bakardım.Ama hiç böyle tehlikeli bir konu başıma gelmemişti.Ne yapacağımı bilememiştim.

Bu durumdan sonrada polisleri aramadıktan sonra polislerin bir işe yaramayacağıda aklıma geldi.Onlara ulaşmak içinde birşeyler düşündüm fakat hiçbir yol bulamadım.Bir polis söylemiyle düşüncelerimi bitirdim.Yani Adamlar işi temiz yapmış ve Benim
kurtulabilmem için hiçbir yol bırakmamışlardı.Arabanın durduğunu gördüm.Yanımdaki Silahı kafama doğrultarak yerimden kalkmamı ve arabadan inmem gerektiğini söylemiş oldu.Bunuda yaşadıktan sonra ne kadar amerikan filmi izlesemde, hatta arka sokaklarıda izlesem böyle birşey gelince başınıza dizilerdeki veya filmlerdeki gibi olmuyordu.Burdan katılırsam bu yaşadıklarımı senaristle paylaşsam iyi bir ödül kazanılacak film yazdırabilirdim.

Sonunda beni sorgulayacaklarını tahmin ettiğim bir ortama getirdiler.Ortam karanlıktı.Beni bağladıktan sonra giden adamlar kapıyı kapattıktan sonra bu büyük alandan ayrıldılar.Büyük bir depo benzeri olan ortamda elleri ve kolları bağlı olarak ben oturuyordum. Yoksa beni burda ölümemi terketmişlerdi.Ama bunları düşünürken kapıdan gelen sesle böyle bir ortamda bile ‘oh be’ diyebildim.Fakat Karşıma 3 tane adam geçti.Ellerinde sopa cinsi aletler vardı.Öncelikle Ağzımı Açtılar.Açar açmaz ‘Beni burada neden tutuyorsunuz?’ diye bağırdım.Cevap alamadım.Bu sefer ‘suskunlar çetesimisiniz?Bir ses Verin lütfen’ Dedim.Adamlardan Biri Sırıtarak ‘Merak etme’ dedi. Sopasını havaya kaldırdı.Dalga geçer gibi uzun süre havada tuttu.Tam o an bir ses ‘O adam senle konuşmak bile istemeyecek kadar değerli bir insan’ dedi. Ses tonu müthişti.Ancak film oyuncularının böyle bir sesi olurdu.Bu sesi duyunca adamlar önümden çekildi.Arkadan takım elbise giyen uzun boylu bir adam belirdi.Fakat Yüzü belirgin değildi.

Karşımda sandalye olduğunuda o an fark ettim.Adam sandalyesini çevirerek oturdu.Bir sorgu polisi gibi.Adama bir anda hayran olmuştum.Soğukkanlı insan olmama rağmen buda neydi böyle.Aslında düşününce hayatımı kurtardı diyede hayran olmuş olabileceğimi düşündüm.Adam ‘Neden burdasın biliyormusun ? ‘ dedi.Korkak bir duyguyla ‘Hayır, Bilmiyorum.’ diye kekeledim resmen.Adamın sesi ayrı ortam ayrı bir korkunçtu.

Adam bu andan sonra bana öyle birşey söylediki, Hayatım boyunca unutamayacaktım.Öyle iki kelime ki yıllar boyunca hayatımı etkileyecekti.O iki kelime Şöyleydi:

2.Bölüm Sonu…

2.Bölüm Hakkındaki görüşlerinizi yorum olarak yazarsanız.3.Bölümde isteklerinize göre yazımızı şekillendiririz.

3.Bölüm Hakkındaki Kehanetlerinizi Aşağı Yazabilirsiniz.

 

1. Bölümü Okumak İsteyenler

Muhammed Emin Aykaç

Kategoriler
Makaleci.com Hakkinda

Yeni tasarima gecis ve makaleci.com

Arkadaslar yeni tasarima gececegim, makaleci.com olarak ancak cok sade ve fazla kafa karistirmayacak bir tasarim. WordPress in orjinal temasi olacak. Bir kac ufak degisiklik yapip ona gecis yapacagim. Sizlerinde gorus ve onerilerine ihtiyacim olacak.

Hazirladigim yeni makaleci.com: http://www.makaleci.com/yeni/

Ornek bir makale sayfasi: http://www.makaleci.com/yeni/cennet-sevmeyi-bilenlerin.html

herhangi bir oneriye acigim.

Kategoriler
İnternet yarışmaları Mutluluk anlarımız

Bööööööööööööö!!!!

Blog ödülleri kapsamında düzenlenen yarışma blog yazarlarına hakettikleri değeri vermeyi hedefleyen bir organizasyon. Bu yarışmanın kurucuları ve sponsorları bize çok ısrar ettikleri için bu yarışmaya katılma kararı aldık. Yani artık gina geldi, yeter tamam katılacaz dedik. Sonunda yakamızı bıraktılar.

Hazır Blog ödülleri yarışmasına katıldık, bunu sizlerlede paylaşalım dedik. Olaki oylama zamanı başlarsa boş durmayın ise yarayın. Farkında değilim zannetmeyin, boş boş geziyorsunuz sitede. Ne demiş atalarımız, insanın hayırlısı, insanlığa faydalı olanlardır. Bu faydayı oylama süresinde bize gösterin, bizde size göstereceğiz, dostluğumuzu :)

Hazır bu vesile ilede sitemizde yazarlık yapma eğiliminde olan ama bir türlü açılamayan arkadaşlara çağrıda bulunayım. internasyonel bir siteyiz biz, çekinmenize gerek yok, grup olarak herkese bu servisi vermeyi garanti ediyoruz. Yani korkmayın sizi red etmeyeceğiz :)

O zaman ne diyelim? yarışma sonunda kazandığımızda sizinle tekrar görüşelim, olaki kazanamazsak elbet bir cezai işlem uygulanacaktır, siz okuyucularımıza.

Şimdi napalım ? konuyu uzatmadan kaybolalım…

Kategoriler
Günlük hayat Spor

Milli Takım 2012 Aday Kadrosu

Türkiye 2012 A Milli Takımı
Türkiye 2012 A Milli Takımı

A Milli Takım’ın Kazakistan ve Avusturya maçlarının aday kadrosu açıklandı. A Milli Takımımızın 2012 Avrupa Şampiyonası elemelerinde Kazakistan ve Avusturya ile oynayacağı maçların aday kadrosu ile programı açıklandı.

Aday kadroya şu oyuncular davet edildi:

1-VOLKAN DEMİREL FENERBAHÇE

2- SİNAN BOLAT STANDARD LIEGE

3-TOLGA ZENGİN TRABZONSPOR A.Ş.

4- GÖKHAN GÖNÜL FENERBAHÇE

5-SABRİ SARIOĞLU GALATASARAY A.Ş.

6- SERDAR KESİMAL FENERBAHÇE

7- GÖKHAN ZAN GALATASARAY A.Ş.

8- SERVET ÇETİN GALATASARAY A.Ş.

9- EGEMEN KORKMAZ BEŞİKTAŞ A.Ş.

10- HAKAN KADİR BALTA GALATASARAY A.Ş.

11- İSMAİL KÖYBAŞI BEŞİKTAŞ A.Ş.

12- ÇAĞLAR BİRİNCİ GALATASARAY A.Ş.

13- MEHMET EKİCİ WERDER BREMEN

14- TUNAY TORUN HERTHA BSC

15- SELÇUK İNAN GALATASARAY A.Ş.

16- SELÇUK ŞAHİN FENERBAHÇE

17- EMRE BELÖZOĞLU FENERBAHÇE

18- MEHMET TOPAL VALENCIA C.F.

19- ARDA TURAN CLUB ATLETICO DE MADRID

20- GÖKHAN TÖRE HAMBURGER SV

21- BURAK YILMAZ TRABZONSPOR A.Ş.

22- CENK TOSUN GAZİANTEPSPOR

23- KAZIM KAZIM GALATASARAY A.Ş.

24- UMUT BULUT TOULOUSE FC

 

Arkadaşlar Kadroyu Beğendim Zaten Olması Gereken Kadroda Fakat Birkaç Şey Dikkatimi Çekti.

1.si Necip Hani Şu Fifa Sıralamasında Geleceğin En İyi 7. Oyuncusu Olan Necip Neden Bir Türlü Milli Takımı Alınmıyor veya Isındırılmıyor.Ayrıca Tuncayında Bence Milli Takıma Alınması Lazım.Şuan Başarısız Olsa Bile Tuncay Milli Takıma Bir Tuhaf Oynuyor.Ayrıca Sakatlığı Geçen Nuri ve Hamit Neden Kadroda Yok.Hazır Değil Derselerde Milli Takımın Kapisitesi 2 Futbolcuyu 6-7 Günde Yıldız Bir Futbolcuyu Hazır Etmeye Yetmezmi?

2.si Hiddink Geldiğinden Beri Ne Değişti?

Hiddink Geldiğinden Beri Birşeyleri Değiştir.Birincisi F.Terim Döneminde Herkeze Karşı Tek Kale Oynayan Milli Takım Şimdi En fazla 20 Pas Yapabiliyor(Bunuda 3. Sınıf Bir Takım Karşısında son Hazırlık Maçında).

Euro 2008 Çok Geç Değil Çok Harika Futbol Oynamıyorduk Belki Ama En Azından İyi takım Olduğumuz Belliydi.Son Dakikalarda Bile Topu Yerden Oynuyorduk.Sakindik güvenimiz Tamdı.Ve Şimdide O Kadroya Yakın Bir Kadrodayız.Fakat Nedense Aynı Oyun Yok.

Evet Teknik Direktör Değişti.Ama Hiddink Diye Bir Adam Getirildi. Severimde.Fakat Hiddink Pas sistemimi Oluşturdu.Hava Toplarımızımı Geliştirdi.Neyi Geliştirdi Bence Hiçbirşeyi. Takım Zaten Çıkar Bu Grubtan Deyip İşi Futbolculara Yıkıyor. F.Terimin Sistemini Devam da Etiremiyor. Bu Kadar Başarılı (Pahalı) Bir T.Adamın Hatta Milli Takım T.Dnün Birşeyleri En azından Doğru Yapması Gerekmektedir.

 

İnş. bu 2 Maçta Eski Milli Takımımızı Görebiliriz.

İnş. Hiddink bu Sefer Oyunumuza Birşeyler Katar.

Bence Necip Dışında Kadroda İyi.

Bence Euro 2008 Den Sonraki En İyi Kadro.

Ve.. İnş. Bu İki Maçta İki Takımıda Yenerek Almanya Maçına Yaklaşırkende Bu Kadro Birbirine Yaşıkır İyi Bir Futbol Oynar.Eğer Her Futbolcumuz Kapisitesini Gösterirse Almanyanın Karizmasını Çizer Kendimizi Avrupaya Postalarız.

 

Muhammed Emin Aykaç

Şimdiden Bayramınızı Kutlarım.

Kategoriler
Günlük hayat İnternet Dünyası Radyo Programları

Makaleci.com Yelken Radyo’nun katkılarıyla Sesli Oluyor…

Sitemizde Yayın Yönetmeni olarak görev yapan Selçuk ERAT ve Türkiye’nin İlk ve Tek Tematik Ağ Radyosu Yelken Radyo’nun katkılarıyla, Makaleci.Com’da yayınlanan ve özel olarak oluşturulacak bir ekip tarafından seçilecek olan makaleleriniz canlı yayında seslendirilecek. Daha öncede burada küçük bir açıklama yapmıştım.

Seslendirilen eserlerin kayıtları daha sonra Makaleci.Com’da ve Yelken Radyo web sitesinde de okura sunulacak. Kayıtların ayrıca Yelken Radyo’nun tematik kuşağında, gün içerisinde de sürekli yayınlanması planlanıyor.

Bu kampanyamızla ilgili ayrıntılı bilgi ilerleyen günlerde web sitemizde yayınlanacaktır. Şimdiden duyurmak ve paylaşmak istedim.