Kategoriler
Makale Yazıları - Yarışma Türkiye üzerine

Ey Ruh!

EY RUH, NERDESİN?

Kurtuluş Savaşı Dönemi…

Türk Milleti, neredeyse bütün Dünya’ya kafa tutmakta, her türlü zorluğua, imansızlığa göğüs germekte. Bu dönemde, çok şehit verdik, çok değerli Devlet Adamlarımızdan, mühendisine, doktoruna kadar. Bu dönemde Türkiye’nin temelleri, yalnızca kan ile atılmadı. Türkiye o dönemde, sanat nasıl herşeye rağmen sürdürülürmüş, onuda gösterdi.

Peki, Türkiye’nin bu dönemde, düşmanları kimler idi?

Tarih kitaplarında yazanları bir kenara bırakalım, Türk Milleti’nin mücadele verdiği Devlet’lerin en başta bilinmeyeni, Amerika Birleşik Devletleri’dir. Bunun belgeleri vardır. Ben bu yazımda, Hulki Cevizoğlu’nun anlatımlarından yararlanarak sesimi duyurmaya çalışacağım…

Bakın, ABD-Fransa-İngiltere, Yüce Üçler adı ile anılmaktadır. Yeni Dünya’da yönetimi yavaş yavaş devralmakta olan ABD, Türkiye’dede çeşitli planlar uygulamış, uygulamaya koymak için elinden geleni yapmıştır. Bakın, ABD’nin planları;

1-Türkiye’de İstanbul ve Padişah, Vatikan ve Papa konumuna getirilecektir.

2-Ermeni Soykırımı(!) nedeni ile, Ermeni’lere toprak verilecektir.

3-Bunun sonucunda, Büyük Ermenistan Devlet’i kurulacaktır.

4-Ermeni’ler ile Kürt’ler ittifak yaparak, kendi Devletleri’ni kurmada bize(Yüce Üçler) yardımcı olacaktır.

5-Türkiye’de, Ilımlı İslam Hükümeti kurulacaktır.

Yüce Üçler bu görüşmeyi, Paris’te yapmışlardır.

Peki bu görüşmelerden sonra neler oldu?

Amerika Birleşik Devlet’leri, General Harbord’u, Ermeni Meselesi ile ilgili rapor hazırlaması için Türkiye’ye gönderdi. Plananlara göre, Harbord soykırım var diyecek, Ermeni Devleti’nin de, kurulması için düğmeye basılacaktı. General Harbord, sonunda Türkiye’ye geldi. Bu durumu duyan bir Türk Gazetecesi de, Ankara’dan aldığı direktif ile bu gemiye gitti. Harbord’u, Ankara’ya gelip, soykırım var mı yok mu incelemesi için ikna etti. Sonunda Harbord, Türkiye’ye geldi, çok iyi bir şekilde ağırlandı, katliamın yapıldığı söylenen yerlere gitti, oralardaki mezarlar açıldı,kafatasları, uzmanlar tarafından Türk olduğu gösterilince, Harbord şoka girdi. Üstüne bir de, Türk Kafataslarının, üst üste dizilip yüksek bir duvar yapıldığı resimleri görünce, iyice dehşete düştü. Bu araştırmalardan sonra, Harbord tekrar Ankara’ya döndü ve Mustafa Kemal ATATÜRK ile aralarında şöyle bir konuşma geçti;

Harbord: Tarihinizi okudum. Büyük komutanlar yetiştirmişsiniz. Milleti’niz, bu Kurtluş Savaşı ile Dünya’ya kafa tutuyor. Bu kadar imkansızlık ile, Millet’iniz intihar mı ediyor?

Mustafa Kemal: Tarihimizi okumuşsunuz, öğrenmişsiniz. Bu kadar büyük bir Millet, esir olmaktansa, onurlu bir şekilde ölmeyi göze alacaktır.

Harbord: Haklısınız, biz de olsak, böyle yapardık…

Daha sonra, Harbord Amerika’ya raporunu hazırladı. Soykırımı tanımayan bu rapor, Senato’da reddedildi!

Tıpkı, Lozan görüşmelerine baş mütarakeci olarak katılan ABD’nin, hiç bir zaman Lozan Antlaşmasını, yani Türkiye’yi tanımamıştır! Hatta, ilk yıllarda kesinlikle elçi göndermemiştir.

Peki, bugün ne olduda bize, o kudretli ruh’u kaybettik? Suç bizde mi?

Biraz bizde, biraz da yönetimdedir. Biz gençlik olarak okumuyoruz. Okuyan gençlerde kesin bilgileri alamıyor. Burdada sorun tabi ki, Yönetimden kaynaklanıyor. Eğer Amerika Birleşik Devletleri’nin, işgali tarih kitaplarına sokulsa idi, Amerika’nın 100 yıl önce ne istiyorsa, bugünde aynı şeyleri istediğini gören gençlik böyle olamayacak idi!

Son zamanlarda, Kurtuluş Savaşı’na inanmıyorum diyen kişilikler türedi! Bunun çoğunluğuda maalesef "Türk Genci"’dir. Bugün, taviz vermeyi, strateji olara görenlere gösterilecekler vardır.

Bu adamlar, kullanıldıklarını anlamalıdır. Bana kalırsa, anladılar bile.

BTC,yani Batu-Tiflis-Ceyhan boru hattında,olmazsa olmaz tek ülke Türkiye’dir.Ancak,%6 kadar hissesi vardır.En büyük hissedar da,Amerikan ve İngiliz şirketleridir.İlginç bir nokta daha söyliyeyim,BTC boru hattının,döşendiği yolun haritasını çizdiğinizde,ortaya sözde Kürdistan’ın kuzey sınırı çıkıyor!Hatta,Türkiye sınırı.İsteyenler araştırabilir.

İsrail,Filistin’e saldırdığında "Strateji" dinlemeyen,Davos’ta ki çıkışı ve daha fazlasını yapan Hükümet,iş Türk Yurtlarına gelince,en fazla göbek atıyor!Bakınız,Doğu Türkistan’da,Mhp ve Dtp’li vekiller karşılıklı göbek attılar!Bizim oradaki soydaşlarımızın istekleri göbek atmak değildi,en azından terörün siyasal destekçileri ile,Öz oyunlarını oynamak değildi!En acısı da,Abdullah Gül,Doğu Türkistan’a bizi Çin davet etti dedi!Ne de güzel,kontrol altına alıyorlar öyle değil mi?

Doğu Türkistan’da,çevreye radyasyon yayılmış,toprakların çoğunluğu kullanımda olmadığı halde doğum yasaklanmış,soyu,150 Milyon kadar,geröek rakamdan,40 Milyon resmi rakama kadar düşürülmüştür.Ancak,bizim politikacılarımız bu bölgeye "strateji" adına,Uygur-Sincan özerk bölgesi diyebilmektedir.Bizler,Kurtuluş Savaşında,Dünya’ya kafa tutan Türk Ruhu’nu görmek isteriz,seçim zamanı,önce hacca,sonra kımız içmeye,sonrada en iyi sosyalist-demokrat biziz demeyen politikacıları görmek isteriz.Bu,Türk Milleti’nin en doğal hakkıdır.Bugün bir gerçek vardır ki,o da Türk Milleti’nin Atatürk Dönemindeki Türk Milleti olmadığıdır.

Atatürk’e her fırsatta hakaret yağdıranlar,bilsinler ki,100 yıl önceki düşman aynı düşmandır.Kesinlikle istedikleri de aynıdır.Biz o dönemdeki zorlukları Atatürk’ün politikaları sayesinde aştık.Atatürk geride kaldı diyenler,aynı amaçların,izlenen aynı yolların haberini almadıkça,Atatürk’ün politikalarının çürüdüğüne inanmaya devam edeceklerdir.Bu,büyük gafletin görünen kısmıdır.

Bir de,Selanik’li olduğu için,Mustafa Kemal ATATÜRK’e,sabetay diyeninden tutun,Yunan bilmem neyi diye hakaret edenleride görmeye başladım.Onlara da cevabım vardır.

Bir kere Atatürk’ün sabetay olmasına imkan yoktur.Rıfat Ilgaz,artık korkmaya gerek yok diyerek,bütün Sabetay aileleri deşifre etmiştir.Bu ailelerden birisi de,Latife Hanım’ın ailesidir.Bu da,Atatürk’ün Latife Hanım’dan neden ayrıldığını açık ediyor.Atatürk’e Sabetay diyenler,hiç bir sabetayın "Yahudi Uşakları,çıfıtlar" deyip,üzerine bir de Mason localarını kapatan birisini görmüşler mi?Hiç bir sabetay bunu yapmaz.

Peki,Maviz gözlü sarı saçlı Türk olur mu diye sapıtanlara ne diyeceğiz?

Onlara da şunu diyeceğiz,yaşadığı coğrafyadan ötürü,sarı saçlı ve mavi gözlü olan,Dünyanın en yakışıklı ve en güzellerini içinde barındıran Kıpçak Boyu vardır.İşte,Mustafa Kemal ATATÜRK,bu boydan alınıp,Karaman dolaylarına yerleştirilen yörük bir aileden gelir.Onlar için sonraki durak,Selanik olmuştur.Sarı saç,mavi göz burdan gelir.

İşte Atatürk’ün Türk olan Soyunun kanıtı!

Peki,hiç Atatürk’ün soy ağacını gördünüz mü?Uzun yıllar geriye gidebiliyorsunuz.Kabaca tabir ile,Ulu Önder’in 77 sülalesi bellidir.

Peki ya kaç yobaz’ın soyu sopu bellidir?

Atatürk’ü putlaştırıyorsunuz deyip,kendini Atatürk sevgisinden uzaklaştıranlara ne demeli?

Al-İlah’ta,yani Allah adı da,İslamiyet öncesi en büyük putun adıdır efendiler!99 addan biriside değildir.

Atatürk,kutsalımızdır,din kurumundan başka kutsal bilmeyenler,bunu anlayamaz.Onlara göre Allah en büyüktür,ancak onun yarattığını sevmekte en büyük putçuluktur!Tanrı,gelmiş geçmiş en büyük dahilerden birisini Millet’imize göndermiş iken,bununla guru duymak var iken,putlaştırmaktan bahis açıp,ben Atatürk’ü sevmiyorum deyip Atatürk’e hakaret edip,fıkralar anlatmayı kendisine hak gören zavallılar,bir nebze olsun İslam Ahlakından nasiplenselerdi,emin olun akıllı olurlardı.

Ben,Ulu Türk Milleti’nin,Ulu Ruhunu arıyorum.

Ey Ruh,nerdeysen geri dön bize!

Esenlikler…

 

(Yararlanılan kaynaklardan biriside,sayın Hulki Cevizoğlu’dur.)