Kategoriler
Güncel Haberler Günlük hayat Kişisel makaleler Toplumsal Konular Türkiye üzerine

Hain Olmak Bedava

Birtakım haber kaynaklarında verilen ülkücüler Kürtlere saldırdı haberi, her ne hikmetse pkk yandaşları ülkücülere saldırdığında solcular sağcılarla çatıştı şeklinde değişiyor. Anlatım biçimi yani. Gözlemlerime dayanarak söylüyorum bunu. Bu ülkede sol kavramının ardına sığınan birtakım insanlar mevcut. Ve senelerdir insanımızı birbirine düşürmekten zerre utanç duymadılar. Öyle ki geçtiğimiz günlerde Ortadoğu Teknik Üniversitesinde yaşanan olaylar bu ülkede hala Türk solunun, yani gerçek Türk solunun var olduğunu bir kez daha gösterdi. Hiç kimse kavga yanlısı değil elbette. Fakat devletin üniversitesinde bölücülük yapmak hiç kimsenin haddi olamaz. Gereken tepkiyi Türk solcuları en iyi şekilde göstermiştir. Öyle ki ODTÜ’de Tkp ve Bdp’ mi çatıştı yok canım olmaz öyle şey diyen insanlar gördüm olayın hemen ardından. Ne yani dedim onlara hani ikisi aynı değildi, ayrı oluşumlarda fikir ayrılıkları söz konusu olamaz mı?

Muğla’da yaşanan olaylar bahsettiğim konuda en büyük örneği oluşturuyor. Olaylar hakkında söylenen senaryolar çeşitli. Güvenlik görevlileri eminim ki olayın nasıl cereyan ettiği konusunda bir yargıya varmışlardır. Ancak işin ilginç tarafı, öğrencilerden oluşan bu grubun çevredeki işyerlerine ve etrafa taşlı saldırılarda bulunmasıdır. Masum öğrenci maskesi ardına saklanarak şiddet yanlısı tavır sergileyen bu kişiler öğrenci olamaz, hele ki Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde. Aynı şeyler bu kişilere kurşun sıkan kişiler içinde geçerli. Ancak bana hiçbir birey her ne olursa olsun sivil yaşama zarar vermenin haklılığını savunamaz.

Bu kişilerin amacı gayet açık. Ve ne yazık ki hala kendilerini sol görüş içerisinde olarak nitelendiriyorlar. Kimseyi kandıramıyorsunuz artık, buna inanın. Ülkenin bölünmesi yönünde çığırtkanlık yapanlar faşist olmuyor da, nedense ülkesine laf atan kişilerin karşısında duranlar faşist damgası yiyor sağcı solcu fark etmeden.

Şu soruyu soruyorum sizlere, huzuru bozan sözde Kürt halkının savunuculuğunu yaptığını söyleyen kitlelere. Ortalığı karıştırarak sivil yaşama zarar verecek tek bir hamleye herhangi bir doğu ilinde bu yaşananların dörtte biri yaşansa ne gibi tepkiler ortaya koyulurdu halk tarafından. O yüzden elinizi başınızın üstüne koyarak düşünün. Bırakın artık ezilmiş halk senaryolarını sürdürmeyi. Bu ülkede herkes eşittir ve öyle kalacaktır. Ayrımcılığı yapanlar, üniversiteli gençlerin beynini yıkayanlar bu ülkedeki en büyük hain ve suçlulardır, bizim gibi gençler ise sadece piyonlar…

Kategoriler
Dünya ülkeleri Genel Konular Günlük hayat Günün Tarihi iletişim Kişisel makaleler Milli Görüş Toplumsal Konular Türkiye üzerine

Yeni dengeler – Türk Milleti

 

AKP’nin sürekli dilinden düşmeyen bir tabiri vardı;

" Yeni dünya düzeni, dünya değişiyor. "

Türk Milleti’nin Milli değerlerini ayaklar altına aldıkları her vakit, bunu bahane ettiler.

Milliyetçiyiz diyene; " Dünya değişiyor. "

Atatürkçüyüz diyene; " Dünya değişiyor. "

Karabağ’ı istiyoruz diyene; " Dünya değişiyor. "  deyip susturmaya kalktılar.

Peki kardeşim, dünya değişiyor biz Milliyetçiliği bırakalım…

Kendi değerlerimizi savunmayalım. O zaman Kürt açılımı niye?

Dünya bir tek bize mi değişiyor? Kürtler’e değişmiyor mu?

                            ***

Ve bütün bunların üzerine, AKP Millet’in gözünde bitmiştir. Bu Millet, Milli değerlerinin yok olmasına razı değil. Bu durumun, ABD’de farkında. Artık AKP, zamanını doldurmuştur. Çünkü bu açılımın AKP eli ile yapılması, Millet’in irkilip kendine gelmesine neden oluyor. AKP’nin 7 yıldır sicili kabarık.

Peki alternatifler kimler?

CHP-MHP koalisyonu yada Abdüllatif Şener’in partisi. Belki de, " Üçü bir arada " tadına bakmak isteyebilir Amerika. Amerika’nın bu alternatifler üzerinde durmasının yegane nedeni, CHP-MHP açılımı devam ettirir fakat bu kez Millet ses çıkarmaz düşüncesidir.

Onlara göre bizim içimiz, CHP-MHP koalisyonunda, nasıl olsa biri Atatürkçü diğeri Milliyetçi diyerek rahat olacak.

Halbuki, yanılıyorlar.

Aksine, CHP-MHP’ye olan güven eskisi gibi değil. Yine kemikleşmiş kitlelerinin yanına bir de kesinleşmiş sempatizanları, yani ana-baba faktöründen dünyaya MHP’li yada CHP’li gelenler, bu partileri ayakta tutacaktır.

Ama, CHP-MHP’nin genel anlamda değişimi şart!

Başka türlü, sürekli olduğumuz yerde saymaya devam ederiz…

Değişime örnek vereyim…

MHP’nin, Ülkü Ocaklarını kaldırmaktan vazgeçip, yenilemesi en doğru olanıdır. Bugün gençliğin Milli şuura ihtiyacı var. Ülkü Ocakları, son zamanlarda gittikçe dahada kötüleşmeye başlayan imajından sıyrılabilir. Çok sayıda, Üniversite mezunu Ülkücü insanımız var. Bunlar, Ülkü Ocaklarında eğitim amaçlı aktif rol almalıdır. Ülkü Ocakları, asıl amacı olan kültürel birliğimizi korumaya daha çok önem vermelidir. Kısacası, MHP Türkçü kimliğine geri dönmelidir ki, Oktay Vural’ın, " Bozkurtlar’ın nefesi ensenizde. " gibi söylemleri, buna bir işaret kabul edilebilir ama öyle olmama ihtimalini göz ardı etmemek lazım…

CHP’de, koalisyon olursa Türkçü kimliğini geri kazanmak zorundadır. Bu şekilde toplum daha da birlik olacaktır. Bakın, Mustafa Kemal ATATÜRK ne diyor;

" Etimin ve kemiğimin babası Ali Rıza ise, fikrimin babası Ziya Gökalp’tir. "

Bu kadar net söylüyor Ulu Önder. CHP, sosyalist bir partidir. Örneğin, gençlik kolları bir afiş hazırlamış. Atatürk’e hediye edilen kurt heykelinde ki figürün kafası ile aynı olan kurt başlarını, Gamalı haç şekline getirip, ağzından kan damlayan kurt efektine sokup, " Faşizme hayır " sloganı hazırlamıştır!

Bu, en başta Atatürk’e saygısızlıktır, tabi CHP açısından bakıldığında. Esasında ise, bütün Türk Milleti’ne yapılmıştır bu saygısızlık. CHP, aklını başına toplamalıdır.

Zira, kendini birşey zanneden cahil gençler ile dolmaya başladı parti. Görüldüğü gibi, Türkçü çizgi aslında iki partiye de uzak değil. İmkansız değil…

Bunu, ABD istemeyecektir.

                             ***

ABD bunu neden istemez?

Bakınız…

Türkçülüğün amacı bellidir; en büyük kaynak her zaman Millet’tir. Türkçülük, Türk Milleti’nin potansiyelini kullanabilecek en doğru ideolojidir.

Türkçüler, Amerikancı yada Rusçu değildir. Bu yüzden Türkçü’dür!

Ama, Türkçülüğün yakasına ısrar ile yapışan bir iddia var ki, yalanın daniskası…

" Türkçüler, Amerikancı’dır. Mason’dur. "

Böyle bir iddia bulunan kimseler ki ben bizzat defalarca farklı kişilerden duydum bunları, Türkler!

Peki bunlar Türkçüler’in kurduğu memlekette yaşamıyor mu?

Yada sormak lazım, Mason locasında mı karşılaştınız Türkçüler ile?

Ağızlarından salyası akan hocaları, Kuzey Irak’ta okul açtılar. Barzani’de açtı.

İkisindede ortak nokta şu; ikisindede Kürtler’e Kürtçe, Türkmenler’e İngilizce eğitim veriliyor!

Oysa, Türkiye’de ki üniter yapıyı sorgulayanlar, Kuzey Irak’ta kurulmak istenen Kürt Devleti’nin kimliğini, son yazdığımdan beri hala sorgulamıyor…

Ve sorgulamayacaklarda.

Türkiye-Ermenistan maçında, Ahmet Kaya’nın eşi Gülten Kaya, Ermenistan tribünlerinde barış adına Ermeni tribününde yerini aldı.

Bu bayan, barışı Ermeni tribünlerinden değil, Türkiye tribünlerinden sağlamaya çalışmalıydı! Sanki, Türkiye tribünleri ile, ülkeleri ile barışıklarda…

Bizi temsilen Ermeni tribününe geçiyorlar. Sizi bir gün, bizimle barışmak için Türkiye tribünlerine davet ediyoruz!

Bir de, Kürt filmi vizyona girdi. Kürtçe bir de…

Yapsınlar, Türk’ü ilgilendirmez. Bizi farklılıklara alıştırıyorlar ya…

Bu ülkede, artık " Tarkan, Malkoçoğlu " gibi filmler yapılmıyor. Oğuz Kağan’ın hayatı yada Kanuni’nin hayatı film yapılmıyor.

Yapılsa, " Faşist " damgası yiyor!

Bu ülkede, Kürtler " Kürdistan " deyip durarak kendi kültürlerini yaşarken, Türkler, " Bozkurt " sembolünden, kendi tarihinden bahsettiğinde, " Faşist " oluyor.

Sonuç olarak, bu ülkeye Kürt değil, Türk açılımı gereklidir.

İlk adımını da, AKP ülke dışına defolarak atmalıdır. Aynı şekilde, AKP zihniyeti ve onu savunanlarda…

Başka türlü çözüleceği yok bu işin!