Kategoriler
Güncel Haberler

Hadi kürt sorununu çözelim hep beraber…

Şunu kabul edelim: Türkler ve Türk devleti olarak çok büyük bir hata yaptık. Kürt probleminin doğmasına biz neden olduk.

Nasıl yaptığımızıda anlayalım: Biz Türkler asırlar boyunca bizden olmayan insanlara çok fazla hoşgörü ile yaklaştık, bizim yanımızda yer almalarına izin verdik, onarı Türk kimliği altında toplama hatasına düştük. Aynı şeyi Kürtler içinde yaptık. Adamlara kendi ırkları adı altında yaşamaları yerine Türk kimliği ile yaşamalarını istedik, bunun içinde devlet olarak mantıksız yollar izledik.

Bunu anlamak için biraz empati yapalım: Almayanyada yaşan türkler için Alman devleti Almanız, hepimiz dese ve Alman kimliği altında Türkleri toplamaya çalışsa ne yapardınız ? ne yapardık ? Bunu kabul edebilirmiydik ? Tabiki etmezdik..

Aynı şey Kürtler içinde geçerli, onlara dayatılan şey aslında kardeşlik felsefesi altında Türk kimliği ile birleşmek olmamalıydı. Bunun yerine onlara oldukları gibi, azınlık kimlikleri ile hitap etmeli, kimliklerini kabul etmeli, onlarında kendi kimlikleri ile yaşayabilmelerini sağlamalıydık.. İsde bu yol kürt problemini ortadan kaldırabilirdi. Ancak biz tam tersini yaptık.

Aslında bu bir hata değil eksiklikti. Çünkü Türkler başka milletden insanlara kendi ırklarından daha fazla yakın olmuşlardır hep ve tek millet, tek vatan felsevesi ile yüzyıllar boyunca dünyanın yarısını feth edip 600 yılı aşkın hüküm sürmüşüzdür. Ancak tabiki sonuda tek vatan tek millet kuyrgüsü yüzünden olmuştur..

Kürt problemini çözmek mi istiyorsunuz, şunlardan başlayalım:
Kürtleri kendimizden görmeyi bırakıp azınlık olarak görmeliyiz. Onlara Kürt kimliklerini geri verelim, kendi kimlikleri ile Canım T.C topraklarında yaşasınlar. Bunu Türkiyeye yayalım ve artık Türk-Kürt kardeş değildir vurgusunu yapalım (bunu ben değil kürtler söylüyor), ancak bu demek değildirki kardeş gördüğümüz kürtleri ayrı koyacağız, asla onlar yine kardeşimiz. İsteyen olur kardeş, istemeyen olur yan tarafta komşu :)

Çözelim diyoruz ya kürt problemini, yukarıdakilerden başlayalım. Sonrada demokrasi adına her ırkdan insana bu topraklarda eşit ve özgür haklar verelim. Ancak bu haklar Türklüğü ve Türk milletini küçültecek şeyler olmamalı.

Azınlıklarımıza Türk demeyi bırakıp sadece kendini Türk olarak görenleri, hissedenleri Türk diye bilelim. Bırakalım azınlıklar kendi dinleri, ırkları ile yaşasınlar. Onlara bu verilmesi gereken özgürlüğü verelim.

Bunları yaparken Türkiye cumhuriyeti devleti bölünmez ilkesinden ayrılmayalım. Bu ülke Türkiye ve Türk milletinindir, içinde yaşayanlar bizim zenginliklerimizdir. Ancak buna tehtid oluşturacak her ihtimalide çözebilecek organları kurmalı. ABD nin CIA, FBI i varsa bizimde bu tarz ulusal güvenlik örgütlerimiz olamalı.

Bak bu problemide çözdük, artık kardeş kardeş yaşayın Türkiye Cumhuriyetinde..

Kategoriler
Genel Konular Günlük hayat Kişisel makaleler Milli Görüş Tarih Makale Toplumsal Konular Türkiye üzerine

FAZLA AÇILMAYIN YOKSA…

Evet…

Fazla ileri gitmeyin yoksa giden her şehidin arkasından ayğlayanların gözyaşlarında boğulacaksınız. O gözyaşları öyle bir deryadır ki, ne kadar yüzme bilirseniz bilin açıldıkça batacaksınız. Herkesin kolları gücünün yettiğince yüzdürür, bu derya Oğuz Kağan’dan beri sonsuzdur.

Evet…

Yüzebilir misiniz bu deryada?

Onurunuz elveriyor mu bebek katillerinin vekilleri ile muhatap olmaya? Elveriyorsa bir sorun yok, biz alışığız onur yoksunlarına.

Geçen, açılımın partisinde gençlik kolları başkanı ile görüştüm. Açılımı tartıştık, bana Müslüman Müslüman ile savaşırsa şehit mi olur dedi!

Bunu diyen kişi, malum kesimin genel zihniyetidir. Müslüman dediğide, Marksist-Leninist terör örgütü üyeleridir!

İslam’da, Müslüman ile Müslümanın çatışması, haklılığa bağlı sonuçlar doğurur. Haklı olan şehit, haksız olan kafirdir. İslam’da apaçık böyledir. Dediğim gibi, Müslüman da değildir zaten terör örgütü.

Bir Milletvekili’de, teröristbaşının muhatap alınabileceğini, bunu demokrasi uğruna yaptığını söyledi!

Söylesin.

Millet, uyanıyor. Emin olunuz, açılım AKP’ye oy kaybettirecektir. Daha şimdiden, tepkileri ölçtüğüm kadarı ile-ki AKP kesimleri yoğunlukta- açılım ters etki yaptı.

Yani bir hükümet daha bu kadar oy almış iken, kendi kuyusunu kazdı, kazıyor.

Bir azınlığa Türkçe öğretmek yerine ona kendi dili başta olmak üzere taviz verilir ise, Üniter Devlet yapısı ağır hasar görür.

Bu Kürt sorunu dedikleri, 3 aşamadır. İlk aşamada,

" Her Kürt dilini konuşmalıdır, hakkıdır. Ayrı Devlet istemiyoruz. "

İkinci aşamada,

" Biz, diğer unsurlardan farklıyız, kendi dilini konuşan insanlar olarak özerklik istiyoruz. "

Üçüncü aşamada olacaklar ise, Devlet isteyen ve bunu her batı ülkesinde dile getiren özerk yönetimin yöneticileri ile Türkiye karşılaşacak.

Emin olun, bu açılımın en önemli olan kısmı 17.000 cinayet kısmıdır. Fail-i Meçhul olan kimselerin yaptığı iş sorgulanmadan savunan kişilerin bana onların cesedini bul Devlet’te ceza ödesin demesine haklılık vermek, ihanetin göstergesidir.

Üniter Devlet’te farklılıklar yaratmak, diğer unsurları da Kürtler ile aynı isteklere yöneltmek hiç şüphe yoktur ki farkında olunulsun yada olunmasın ihanettir!

Her zaman derim, yaptığı iş meçhul olanın Fail’i de meçhul olur. 17.000 kişinin içerisinde, Türkiye’nin en büyük uyuşturucu kaçakçısı olan ve PKK’yı çekinmeden finanse eden Behçet Cantürk yok mu?

Şimdi Devlet, bu kadar sorunun içerisinde bu hainin mi failini arayacak?

Terör örgütü ile hiçbir şekilde alakasını kesmeyen, onlardan olduğu söylenilmesine gerek bile olmayan kimseleri meclise sokup adını demokrasi koyanların Türkiye’yi getirdiği nokta, tehlike yüklüdür.